Gönül İzi — Salih Ağar

Gönül İzi
Salih AğarKUYTU YAYINLARI
Gönül İzi
Salih AğarOlduğu yerde öylece kalakaldı Karanlıkta yürürken birden tokat yemiş ensesinden vurulmuş felç olmuş kalbi durmuş düşünceleri donmuş teni ölmüş de soğumuş gibi durdu Her yer karardı elleri kendine yabancılaştı son arzusuna bile sövülüp sayılmış darağacında asılı bir masum gibi olduğu yerde çaresiz sallandı cehennemi bir sıcak bedenini kavradı gözleri kanlandı elleri karıncalandı damarları parçalanıp kanı içine aktı Ruhu savruldu ölü müydü uykuda mıydı bilemedi Ruhu âlemin duvarlarına çarpa çarpa öylece uçup gitti Önce cennettin kapısından kovuldu sonra ıstırap çekmeye gönüllü bir köle gibi cehennemin kapısından içeriye sokuldu Ateşten olan şeytan bile görmedi böyle kudurmuş bir ateşin ağzını dilini yandı yandı yandı ama bir Ah bile demedi Kalbi aşkıyla birlikte damla damla eriyip yitti Arsız zaman öylece çivilendi Her bir hücresi kilit kilit kilitlendi Derisine amansız bir zehir işlemiş gibi titredi Soluğu kesildi Aklı uyuştu Olduğu yere çöktü Etleri lime lime ayaklarının ucuna döküldü Onunla var olmuştum onsuz yok oluyorum diyerek acıyla mırıldandı

Kuytu Yayınları
Olduğu yerde öylece kalakaldı Karanlıkta yürürken birden tokat yemiş ensesinden vurulmuş felç olmuş kalbi durmuş düşünceleri donmuş teni ölmüş de soğumuş gibi durdu Her yer karardı elleri kendine yabancılaştı son arzusuna bile sövülüp sayılmış darağacında asılı bir masum gibi olduğu yerde çaresiz sallandı cehennemi bir sıcak bedenini kavradı gözleri kanlandı elleri karıncalandı damarları parçalanıp kanı içine aktı Ruhu savruldu ölü müydü uykuda mıydı bilemedi Ruhu âlemin duvarlarına çarpa çarpa öylece uçup gitti Önce cennettin kapısından kovuldu sonra ıstırap çekmeye gönüllü bir köle gibi cehennemin kapısından içeriye sokuldu Ateşten olan şeytan bile görmedi böyle kudurmuş bir ateşin ağzını dilini yandı yandı yandı ama bir Ah bile demedi Kalbi aşkıyla birlikte damla damla eriyip yitti Arsız zaman öylece çivilendi Her bir hücresi kilit kilit kilitlendi Derisine amansız bir zehir işlemiş gibi titredi Soluğu kesildi Aklı uyuştu Olduğu yere çöktü Etleri lime lime ayaklarının ucuna döküldü Onunla var olmuştum onsuz yok oluyorum diyerek acıyla mırıldandı Tanıtım Bülteninden

Kuytu Yayınları
Olduğu yerde öylece kalakaldı Karanlıkta yürürken birden tokat yemiş ensesinden vurulmuş felç olmuş kalbi durmuş düşünceleri donmuş teni ölmüş de soğumuş gibi durdu Her yer karardı elleri kendine yabancılaştı son arzusuna bile sövülüp sayılmış darağacında asılı bir masum gibi olduğu yerde çaresiz sallandı cehennemi bir sıcak bedenini kavradı gözleri kanlandı elleri karıncalandı damarları parçalanıp kanı içine aktı Ruhu savruldu ölü müydü uykuda mıydı bilemedi Ruhu âlemin duvarlarına çarpa çarpa öylece uçup gitti Önce cennettin kapısından kovuldu sonra ıstırap çekmeye gönüllü bir köle gibi cehennemin kapısından içeriye sokuldu Ateşten olan şeytan bile görmedi böyle kudurmuş bir ateşin ağzını dilini yandı yandı yandı ama bir Ah bile demedi Kalbi aşkıyla birlikte damla damla eriyip yitti Arsız zaman öylece çivilendi Her bir hücresi kilit kilit kilitlendi Derisine amansız bir zehir işlemiş gibi titredi Soluğu kesildi Aklı uyuştu Olduğu yere çöktü Etleri lime lime ayaklarının ucuna döküldü Onunla var olmuştum onsuz yok oluyorum diyerek acıyla mırıldandı

Kuytu Yayınları
Olduğu yerde öylece kalakaldı Karanlıkta yürürken birden tokat yemiş ensesinden vurulmuş felç olmuş kalbi durmuş düşünceleri donmuş teni ölmüş de soğumuş gibi durdu Her yer karardı elleri kendine yabancılaştı son arzusuna bile sövülüp sayılmış darağacında asılı bir masum gibi olduğu yerde çaresiz sallandı cehennemi bir sıcak bedenini kavradı gözleri kanlandı elleri karıncalandı damarları parçalanıp kanı içine aktı Ruhu savruldu ölü müydü uykuda mıydı bilemedi Ruhu âlemin duvarlarına çarpa çarpa öylece uçup gitti Önce cennettin kapısından kovuldu sonra ıstırap çekmeye gönüllü bir köle gibi cehennemin kapısından içeriye sokuldu Ateşten olan şeytan bile görmedi böyle kudurmuş bir ateşin ağzını dilini yandı yandı yandı ama bir Ah bile demedi Kalbi aşkıyla birlikte damla damla eriyip yitti Arsız zaman öylece çivilendi Her bir hücresi kilit kilit kilitlendi Derisine amansız bir zehir işlemiş gibi titredi Soluğu kesildi Aklı uyuştu Olduğu yere çöktü Etleri lime lime ayaklarının ucuna döküldü Onunla var olmuştum onsuz yok oluyorum diyerek acıyla mırıldandı

Gönül İzi Olduğu yerde öylece kalakaldı Karanlıkta yürürken birden tokat yemiş ensesinden vurulmuş felç olmuş kalbi durmuş düşünceleri donmuş teni ölmüş de soğumuş gibi durdu Her yer karardı elleri kendine yabancılaştı son arzusuna bile sövülüp sayılmış darağacında asılı bir masum gibi olduğu yerde çaresiz sallandı cehennemi bir sıcak bedenini kavradı gözleri kanlandı elleri karıncalandı damarları parçalanıp kanı içine aktı Ruhu savruldu ölü müydü uykuda mıydı bilemedi Ruhu âlemin duvarlarına çarpa çarpa öylece uçup gitti Önce cennettin kapısından kovuldu sonra ıstırap çekmeye gönüllü bir köle gibi cehennemin kapısından içeriye sokuldu Ateşten olan şeytan bile görmedi böyle kudurmuş bir ateşin ağzını dilini yandı yandı yandı ama bir Ah bile demedi Kalbi aşkıyla birlikte damla damla eriyip yitti Arsız zaman öylece çivilendi Her bir hücresi kilit kilit kilitlendi Derisine amansız bir zehir işlemiş gibi titredi Soluğu kesildi Aklı uyuştu Olduğu yere çöktü Etleri lime lime ayaklarının ucuna döküldü Onunla var olmuştum onsuz yok oluyorum diyerek acıyla mırıldandı Yazar Salih Ağar Sayfa Sayısı 304 Çeviri Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Temmuz 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Kuytu Yayınları
Olduğu yerde öylece kalakaldı Karanlıkta yürürken birden tokat yemiş ensesinden vurulmuş felç olmuş kalbi durmuş düşünceleri donmuş teni ölmüş de soğumuş gibi durdu Her yer karardı elleri kendine yabancılaştı son arzusuna bile sövülüp sayılmış darağacında asılı bir masum gibi olduğu yerde çaresiz sallandı cehennemi bir sıcak bedenini kavradı gözleri kanlandı elleri karıncalandı damarları parçalanıp kanı içine aktı Ruhu savruldu ölü müydü uykuda mıydı bilemedi Ruhu âlemin duvarlarına çarpa çarpa öylece uçup gitti Önce cennettin kapısından kovuldu sonra ıstırap çekmeye gönüllü bir köle gibi cehennemin kapısından içeriye sokuldu Ateşten olan şeytan bile görmedi böyle kudurmuş bir ateşin ağzını dilini yandı yandı yandı ama bir Ah bile demedi Kalbi aşkıyla birlikte damla damla eriyip yitti Arsız zaman öylece çivilendi Her bir hücresi kilit kilit kilitlendi Derisine amansız bir zehir işlemiş gibi titredi Soluğu kesildi Aklı uyuştu Olduğu yere çöktü Etleri lime lime ayaklarının ucuna döküldü Onunla var olmuştum onsuz yok oluyorum diyerek acıyla mırıldandı

Kuytu Yayınları
Olduğu yerde öylece kalakaldı Karanlıkta yürürken birden tokat yemiş ensesinden vurulmuş felç olmuş kalbi durmuş düşünceleri donmuş teni ölmüş de soğumuş gibi durdu Her yer karardı elleri kendine yabancılaştı son arzusuna bile sövülüp sayılmış darağacında asılı bir masum gibi olduğu yerde çaresiz sallandı cehennemi bir sıcak bedenini kavradı gözleri kanlandı elleri karıncalandı damarları parçalanıp kanı içine aktı Ruhu savruldu ölü müydü uykuda mıydı bilemedi Ruhu âlemin duvarlarına çarpa çarpa öylece uçup gitti Önce cennettin kapısından kovuldu sonra ıstırap çekmeye gönüllü bir köle gibi cehennemin kapısından içeriye sokuldu Ateşten olan şeytan bile görmedi böyle kudurmuş bir ateşin ağzını dilini yandı yandı yandı ama bir Ah bile demedi Kalbi aşkıyla birlikte damla damla eriyip yitti Arsız zaman öylece çivilendi Her bir hücresi kilit kilit kilitlendi Derisine amansız bir zehir işlemiş gibi titredi Soluğu kesildi Aklı uyuştu Olduğu yere çöktü Etleri lime lime ayaklarının ucuna döküldü Onunla var olmuştum onsuz yok oluyorum diyerek acıyla mırıldandı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kuytu Yayınevi
Olduğu yerde öylece kalakaldı Karanlıkta yürürken birden tokat yemiş ensesinden vurulmuş felç olmuş kalbi durmuş düşünceleri donmuş teni ölmüş de soğumuş gibi durdu Her yer karardı elleri kendine yabancılaştı son arzusuna bile sövülüp sayılmış darağacında asılı bir masum gibi olduğu yerde çaresiz sallandı cehennemi bir sıcak bedenini kavradı gözleri kanlandı elleri karıncalandı damarları parçalanıp kanı içine aktı Ruhu savruldu ölü müydü uykuda mıydı bilemedi Ruhu âlemin duvarlarına çarpa çarpa öylece uçup gitti Önce cennettin kapısından kovuldu sonra ıstırap çekmeye gönüllü bir köle gibi cehennemin kapısından içeriye sokuldu Ateşten olan şeytan bile görmedi böyle kudurmuş bir ateşin ağzını dilini yandı yandı yandı ama bir Ah bile demedi Kalbi aşkıyla birlikte damla damla eriyip yitti Arsız zaman öylece çivilendi Her bir hücresi kilit kilit kilitlendi Derisine amansız bir zehir işlemiş gibi titredi Soluğu kesildi Aklı uyuştu Olduğu yere çöktü Etleri lime lime ayaklarının ucuna döküldü Onunla var olmuştum onsuz yok oluyorum diyerek acıyla mırıldandı