Görkemli Unutuş Toplumsal Belleğin Kıvrımlarında Dumlupınar Faciası — Ali Ergur

Görkemli Unutuş Toplumsal Belleğin Kıvrımlarında Dumlupınar Faciası
Ali ErgurSarmal Kitabevi
Görkemli Unutuş Toplumsal Belleğin Kıvrımlarında Dumlupınar Faciası
Ali ErgurToplumsal bellek üzerine düşünmede Türkiye deki genel eğilim ya resmi tezlerin sildiği gölgede kalmış tarihsel olaylar ve bakış açılarının önemini vurgulamaya ya da neredeyse genetik olduğu varsayılan unutma defosunun zararlarını irdeleme yönündedir Özellikle birincisinde doğruluk payı yüksek olmakla birlikte toplumsal unutmanın çok gözler önünde ama tam bu nedenle farkedilmeyen bir başka özelliği gözden kaçırılmaktadır Tarihsel gerçekliğin toplumsal yeniden inşasında resmi tarih tezlerinin genelgeçer güçlü yapılandırıcı bir etkisi olduğu varsayılır Bu yaklaşım kuşkusuz doğrudur ancak yine de bir tartışılmayan a priori den hakeket eder İnşa edilen tarih tahayyülünün aynen istendiği gibi bütünüyle ve içerdiği ideolojik bağlamı tam olarak yeniden üreterek ulusal atıfların neler olduğunu sürekli hatırlattığı varsayılır Oysa toplumsal boyutta unutmanın görünmeyen bir nedeni daha vardır Resmi tezler çok fazla yinelendikleri şematikleştirildikleri fazla heryerdemevcut oldukları ve hepsinden önemlisi hep bir hamâset söyleminin kaba yükünü fazlaca içererek toplumsala eklemlenmektedirler bu da onların sanılanın aksine hatırlamayı değil unutmayı kurumsallaştırdıklarına işarettir zira onca kutsanan tarihsel olay o kutsayıcı söylemin kendisi tarafından abartılı bir retorik kabuğuna indirgenir Geriye grotesk bir hatırlayış yanılsaması içindeki görkemli unutuş kalır Bu kitap bu sorunu kapsamlı olarak irdeleyen bir kuram metni değildir ancak monografik boyutta ve çok mütevazı bir ölçekte görkemli unutuşun varlığına dikkat çekmeye yönelik bir ilk adım girişimidir

Sarmal Kitabevi
Toplumsal bellek üzerine düşünmede Türkiye deki genel eğilim ya resmi tezlerin sildiği gölgede kalmış tarihsel olaylar ve bakış açılarının önemini vurgulamaya ya da neredeyse genetik olduğu varsayılan unutma defosunun zararlarını irdeleme yönündedir Özellikle birincisinde doğruluk payı yüksek olmakla birlikte toplumsal unutmanın çok gözler önünde ama tam bu nedenle farkedilmeyen bir başka özelliği gözden kaçırılmaktadır Tarihsel gerçekliğin toplumsal yeniden inşasında resmi tarih tezlerinin genelgeçer güçlü yapılandırıcı bir etkisi olduğu varsayılır Bu yaklaşım kuşkusuz doğrudur ancak yine de bir tartışılmayan a priori den hakeket eder İnşa edilen tarih tahayyülünün aynen istendiği gibi bütünüyle ve içerdiği ideolojik bağlamı tam olarak yeniden üreterek ulusal atıfların neler olduğunu sürekli hatırlattığı varsayılır Oysa toplumsal boyutta unutmanın görünmeyen bir nedeni daha vardır Resmi tezler çok fazla yinelendikleri şematikleştirildikleri fazla heryerdemevcut oldukları ve hepsinden önemlisi hep bir hamâset söyleminin kaba yükünü fazlaca içererek toplumsala eklemlenmektedirler bu da onların sanılanın aksine hatırlamayı değil unutmayı kurumsallaştırdıklarına işarettir zira onca kutsanan tarihsel olay o kutsayıcı söylemin kendisi tarafından abartılı bir retorik kabuğuna indirgenir Geriye grotesk bir hatırlayış yanılsaması içindeki görkemli unutuş kalır Bu kitap bu sorunu kapsamlı olarak irdeleyen bir kuram metni değildir ancak monografik boyutta ve çok mütevazı bir ölçekte görkemli unutuşun varlığına dikkat çekmeye yönelik bir ilk adım girişimidir Yayınevi Sarmal Kitabevi Yazar Ali Ergur Sayfa 198 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Mayıs 2023 Barkod 9786256885011 Kategori Diğer Tarih Kitapları Diğer İnsan ve Toplum

Sarmal Kitabevi
Toplumsal bellek üzerine düşünmede Türkiye deki genel eğilim ya resmi tezlerin sildiği gölgede kalmış tarihsel olaylar ve bakış açılarının önemini vurgulamaya ya da neredeyse genetik olduğu varsayılan unutma defosunun zararlarını irdeleme yönündedir Özellikle birincisinde doğruluk payı yüksek olmakla birlikte toplumsal unutmanın çok gözler önünde ama tam bu nedenle farkedilmeyen bir başka özelliği gözden kaçırılmaktadır Tarihsel gerçekliğin toplumsal yeniden inşasında resmi tarih tezlerinin genelgeçer güçlü yapılandırıcı bir etkisi olduğu varsayılır Bu yaklaşım kuşkusuz doğrudur ancak yine de bir tartışılmayan a priori den hakeket eder İnşa edilen tarih tahayyülünün aynen istendiği gibi bütünüyle ve içerdiği ideolojik bağlamı tam olarak yeniden üreterek ulusal atıfların neler olduğunu sürekli hatırlattığı varsayılır Oysa toplumsal boyutta unutmanın görünmeyen bir nedeni daha vardır Resmi tezler çok fazla yinelendikleri şematikleştirildikleri fazla heryerdemevcut oldukları ve hepsinden önemlisi hep bir hamâset söyleminin kaba yükünü fazlaca içererek toplumsala eklemlenmektedirler bu da onların sanılanın aksine hatırlamayı değil unutmayı kurumsallaştırdıklarına işarettir zira onca kutsanan tarihsel olay o kutsayıcı söylemin kendisi tarafından abartılı bir retorik kabuğuna indirgenir Geriye grotesk bir hatırlayış yanılsaması içindeki görkemli unutuş kalır Bu kitap bu sorunu kapsamlı olarak irdeleyen bir kuram metni değildir ancak monografik boyutta ve çok mütevazı bir ölçekte görkemli unutuşun varlığına dikkat çekmeye yönelik bir ilk adım girişimidir

Sarmal Kitabevi
Toplumsal bellek üzerine düşünmede Türkiye deki genel eğilim ya resmi tezlerin sildiği gölgede kalmış tarihsel olaylar ve bakış açılarının önemini vurgulamaya ya da neredeyse genetik olduğu varsayılan unutma defosunun zararlarını irdeleme yönündedir Özellikle birincisinde doğruluk payı yüksek olmakla birlikte toplumsal unutmanın çok gözler önünde ama tam bu nedenle farkedilmeyen bir başka özelliği gözden kaçırılmaktadır Tarihsel gerçekliğin toplumsal yeniden inşasında resmi tarih tezlerinin genelgeçer güçlü yapılandırıcı bir etkisi olduğu varsayılır Bu yaklaşım kuşkusuz doğrudur ancak yine de bir tartışılmayan a priori den hakeket eder İnşa edilen tarih tahayyülünün aynen istendiği gibi bütünüyle ve içerdiği ideolojik bağlamı tam olarak yeniden üreterek ulusal atıfların neler olduğunu sürekli hatırlattığı varsayılır Oysa toplumsal boyutta unutmanın görünmeyen bir nedeni daha vardır Resmi tezler çok fazla yinelendikleri şematikleştirildikleri fazla heryerdemevcut oldukları ve hepsinden önemlisi hep bir hamâset söyleminin kaba yükünü fazlaca içererek toplumsala eklemlenmektedirler bu da onların sanılanın aksine hatırlamayı değil unutmayı kurumsallaştırdıklarına işarettir zira onca kutsanan tarihsel olay o kutsayıcı söylemin kendisi tarafından abartılı bir retorik kabuğuna indirgenir Geriye grotesk bir hatırlayış yanılsaması içindeki görkemli unutuş kalır Bu kitap bu sorunu kapsamlı olarak irdeleyen bir kuram metni değildir ancak monografik boyutta ve çok mütevazı bir ölçekte görkemli unutuşun varlığına dikkat çekmeye yönelik bir ilk adım girişimidir

Sarmal Kitabevi
Toplumsal bellek üzerine düşünmede Türkiye deki genel eğilim ya resmi tezlerin sildiği gölgede kalmış tarihsel olaylar ve bakış açılarının önemini vurgulamaya ya da neredeyse genetik olduğu varsayılan unutma defosunun zararlarını irdeleme yönündedir Özellikle birincisinde doğruluk payı yüksek olmakla birlikte toplumsal unutmanın çok gözler önünde ama tam bu nedenle farkedilmeyen bir başka özelliği gözden kaçırılmaktadır Tarihsel gerçekliğin toplumsal yeniden inşasında resmi tarih tezlerinin genelgeçer güçlü yapılandırıcı bir etkisi olduğu varsayılır Bu yaklaşım kuşkusuz doğrudur ancak yine de bir tartışılmayan a priori den hakeket eder İnşa edilen tarih tahayyülünün aynen istendiği gibi bütünüyle ve içerdiği ideolojik bağlamı tam olarak yeniden üreterek ulusal atıfların neler olduğunu sürekli hatırlattığı varsayılır Oysa toplumsal boyutta unutmanın görünmeyen bir nedeni daha vardır Resmi tezler çok fazla yinelendikleri şematikleştirildikleri fazla heryerdemevcut oldukları ve hepsinden önemlisi hep bir hamâset söyleminin kaba yükünü fazlaca içererek toplumsala eklemlenmektedirler bu da onların sanılanın aksine hatırlamayı değil unutmayı kurumsallaştırdıklarına işarettir zira onca kutsanan tarihsel olay o kutsayıcı söylemin kendisi tarafından abartılı bir retorik kabuğuna indirgenir Geriye grotesk bir hatırlayış yanılsaması içindeki görkemli unutuş kalır Bu kitap bu sorunu kapsamlı olarak irdeleyen bir kuram metni değildir ancak monografik boyutta ve çok mütevazı bir ölçekte görkemli unutuşun varlığına dikkat çekmeye yönelik bir ilk adım girişimidir