Görünür Bir Yerde — Eda İşler

Görünür Bir Yerde
Eda İşlerEverest Yayınları
Görünür Bir Yerde
Eda İşlerEda İşler öykülerinde yemek masalarında ekmek kırıntıları gibi biriken sessizliklerden hiçbir renge bürünmeden gelip geçen günlerden mecburi mesailerde ufalanan saatlerden kalabalıkların bir kenarında derinden derine büyüyen öfkelerden bir başkasına aitmişçesine yabancılanan çocukluk resimlerinden kalan tortulara dokunuyor Kayıp bir kolun ağrılı boşluğundan ömrün her anını kırılganlıkla işaretleyen bir kamburun ağırlığından ya da dile gelmeyen korkulu arzulardan damıtılmış anların toplamı kılı kırk yararak dokunmuş öykülere dönüşüyor Sırtımda kemiklerimi donduran soğuğu örten bir yelek renginden cümbüşünden iyice karardığım görünmezlere karıştığım yedi Mehmet in yeleği Ellerim kollarım etimin göründüğü her yerim mıncıklanmaktan patpatlanmaktan mosmor Annem her sabah giydiriyor gece olunca çıkarıp başucuma koyuyor Gün doğar doğmaz tenime yedi ayrı insan yedi farklı renk yapışıyor akşam olup yelekten soyununca da benden başka kimsenin görmediği bir ben benden dışarı sızıyor

Everest Yayınları
Eda İşler öykülerinde yemek masalarında ekmek kırıntıları gibi biriken sessizliklerden hiçbir renge bürünmeden gelip geçen günlerden mecburi mesailerde ufalanan saatlerden kalabalıkların bir kenarında derinden derine büyüyen öfkelerden bir başkasına aitmişçesine yabancılanan çocukluk resimlerinden kalan tortulara dokunuyor Kayıp bir kolun ağrılı boşluğundan ömrün her anını kırılganlıkla işaretleyen bir kamburun ağırlığından ya da dile gelmeyen korkulu arzulardan damıtılmış anların toplamı kılı kırk yararak dokunmuş öykülere dönüşüyor Sırtımda kemiklerimi donduran soğuğu örten bir yelek renginden cümbüşünden iyice karardığım görünmezlere karıştığım yedi Mehmet in yeleği Ellerim kollarım etimin göründüğü her yerim mıncıklanmaktan patpatlanmaktan mosmor Annem her sabah giydiriyor gece olunca çıkarıp başucuma koyuyor Gün doğar doğmaz tenime yedi ayrı insan yedi farklı renk yapışıyor akşam olup yelekten soyununca da benden başka kimsenin görmediği bir ben benden dışarı sızıyor

Everest Yayınları
Eda İşler öykülerinde yemek masalarında ekmek kırıntıları gibi biriken sessizliklerden hiçbir renge bürünmeden gelip geçen günlerden mecburi mesailerde ufalanan saatlerden kalabalıkların bir kenarında derinden derine büyüyen öfkelerden bir başkasına aitmişçesine yabancılanan çocukluk resimlerinden kalan tortulara dokunuyor Kayıp bir kolun ağrılı boşluğundan ömrün her anını kırılganlıkla işaretleyen bir kamburun ağırlığından ya da dile gelmeyen korkulu arzulardan damıtılmış anların toplamı kılı kırk yararak dokunmuş öykülere dönüşüyor Sırtımda kemiklerimi donduran soğuğu örten bir yelek renginden cümbüşünden iyice karardığım görünmezlere karıştığım yedi Mehmet in yeleği Ellerim kollarım etimin göründüğü her yerim mıncıklanmaktan patpatlanmaktan mosmor Annem her sabah giydiriyor gece olunca çıkarıp başucuma koyuyor Gün doğar doğmaz tenime yedi ayrı insan yedi farklı renk yapışıyor akşam olup yelekten soyununca da benden başka kimsenin görmediği bir ben benden dışarı sızıyor

Everest Yayınları
Eda İşler öykülerinde yemek masalarında ekmek kırıntıları gibi biriken sessizliklerden hiçbir renge bürünmeden gelip geçen günlerden mecburi mesailerde ufalanan saatlerden kalabalıkların bir kenarında derinden derine büyüyen öfkelerden bir başkasına aitmişçesine yabancılanan çocukluk resimlerinden kalan tortulara dokunuyor Kayıp bir kolun ağrılı boşluğundan ömrün her anını kırılganlıkla işaretleyen bir kamburun ağırlığından ya da dile gelmeyen korkulu arzulardan damıtılmış anların toplamı kılı kırk yararak dokunmuş öykülere dönüşüyor Sırtımda kemiklerimi donduran soğuğu örten bir yelek renginden cümbüşünden iyice karardığım görünmezlere karıştığım yedi Mehmet in yeleği Ellerim kollarım etimin göründüğü her yerim mıncıklanmaktan patpatlanmaktan mosmor Annem her sabah giydiriyor gece olunca çıkarıp başucuma koyuyor Gün doğar doğmaz tenime yedi ayrı insan yedi farklı renk yapışıyor akşam olup yelekten soyununca da benden başka kimsenin görmediği bir ben benden dışarı sızıyor Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
Eda İşler öykülerinde yemek masalarında ekmek kırıntıları gibi biriken sessizliklerden hiçbir renge bürünmeden gelip geçen günlerden mecburi mesailerde ufalanan saatlerden kalabalıkların bir kenarında derinden derine büyüyen öfkelerden bir başkasına aitmişçesine yabancılanan çocukluk resimlerinden kalan tortulara dokunuyor Kayıp bir kolun ağrılı boşluğundan ömrün her anını kırılganlıkla işaretleyen bir kamburun ağırlığından ya da dile gelmeyen korkulu arzulardan damıtılmış anların toplamı kılı kırk yararak dokunmuş öykülere dönüşüyor Sırtımda kemiklerimi donduran soğuğu örten bir yelek renginden cümbüşünden iyice karardığım görünmezlere karıştığım yedi Mehmet in yeleği Ellerim kollarım etimin göründüğü her yerim mıncıklanmaktan patpatlanmaktan mosmor Annem her sabah giydiriyor gece olunca çıkarıp başucuma koyuyor Gün doğar doğmaz tenime yedi ayrı insan yedi farklı renk yapışıyor akşam olup yelekten soyununca da benden başka kimsenin görmediği bir ben benden dışarı sızıyor

çev. Devrim Çakır
Görünür Bir Yerde Eda İşler öykülerinde yemek masalarında ekmek kırıntıları gibi biriken sessizliklerden hiçbir renge bürünmeden gelip geçen günlerden mecburi mesailerde ufalanan saatlerden kalabalıkların bir kenarında derinden derine büyüyen öfkelerden bir başkasına aitmişçesine yabancılanan çocukluk resimlerinden kalan tortulara dokunuyor Kayıp bir kolun ağrılı boşluğundan ömrün her anını kırılganlıkla işaretleyen bir kamburun ağırlığından ya da dile gelmeyen korkulu arzulardan damıtılmış anların toplamı kılı kırk yararak dokunmuş öykülere dönüşüyor Sırtımda kemiklerimi donduran soğuğu örten bir yelek renginden cümbüşünden iyice karardığım görünmezlere karıştığım yedi Mehmet in yeleği Ellerim kollarım etimin göründüğü her yerim mıncıklanmaktan patpatlanmaktan mosmor Annem her sabah giydiriyor gece olunca çıkarıp başucuma koyuyor Gün doğar doğmaz tenime yedi ayrı insan yedi farklı renk yapışıyor akşam olup yelekten soyununca da benden başka kimsenin görmediği bir ben benden dışarı sızıyor Yazar Eda İşler Sayfa Sayısı 112 Çeviri Devrim Çakır Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2021 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Everest
Eda İşler öykülerinde yemek masalarında ekmek kırıntıları gibi biriken sessizliklerden hiçbir renge bürünmeden gelip geçen günlerden mecburi mesailerde ufalanan saatlerden kalabalıkların bir kenarında derinden derine büyüyen öfkelerden bir başkasına aitmişçesine yabancılanan çocukluk resimlerinden kalan tortulara dokunuyor Kayıp bir kolun ağrılı boşluğundan ömrün her anını kırılganlıkla işaretleyen bir kamburun ağırlığından ya da dile gelmeyen korkulu arzulardan damıtılmış anların toplamı kılı kırk yararak dokunmuş öykülere dönüşüyor Sırtımda kemiklerimi donduran soğuğu örten bir yelek renginden cümbüşünden iyice karardığım görünmezlere karıştığım yedi Mehmet in yeleği Ellerim kollarım etimin göründüğü her yerim mıncıklanmaktan patpatlanmaktan mosmor Annem her sabah giydiriyor gece olunca çıkarıp başucuma koyuyor Gün doğar doğmaz tenime yedi ayrı insan yedi farklı renk yapışıyor akşam olup yelekten soyununca da benden başka kimsenin görmediği bir ben benden dışarı sızıyor

Everest Yayınları
Eda İşler öykülerinde yemek masalarında ekmek kırıntıları gibi biriken sessizliklerden hiçbir renge bürünmeden gelip geçen günlerden mecburi mesailerde ufalanan saatlerden kalabalıkların bir kenarında derinden derine büyüyen öfkelerden bir başkasına aitmişçesine yabancılanan çocukluk resimlerinden kalan tortulara dokunuyor Kayıp bir kolun ağrılı boşluğundan ömrün her anını kırılganlıkla işaretleyen bir kamburun ağırlığından ya da dile gelmeyen korkulu arzulardan damıtılmış anların toplamı kılı kırk yararak dokunmuş öykülere dönüşüyor Sırtımda kemiklerimi donduran soğuğu örten bir yelek renginden cümbüşünden iyice karardığım görünmezlere karıştığım yedi Mehmet in yeleği Ellerim kollarım etimin göründüğü her yerim mıncıklanmaktan patpatlanmaktan mosmor Annem her sabah giydiriyor gece olunca çıkarıp başucuma koyuyor Gün doğar doğmaz tenime yedi ayrı insan yedi farklı renk yapışıyor akşam olup yelekten soyununca da benden başka kimsenin görmediği bir ben benden dışarı sızıyor

Everest Yayınları
Eda İşler öykülerinde yemek masalarında ekmek kırıntıları gibi biriken sessizliklerden hiçbir renge bürünmeden gelip geçen günlerden mecburi mesailerde ufalanan saatlerden kalabalıkların bir kenarında derinden derine büyüyen öfkelerden bir başkasına aitmişçesine yabancılanan çocukluk resimlerinden kalan tortulara dokunuyor Kayıp bir kolun ağrılı boşluğundan ömrün her anını kırılganlıkla işaretleyen bir kamburun ağırlığından ya da dile gelmeyen korkulu arzulardan damıtılmış anların toplamı kılı kırk yararak dokunmuş öykülere dönüşüyor Sırtımda kemiklerimi donduran soğuğu örten bir yelek renginden cümbüşünden iyice karardığım görünmezlere karıştığım yedi Mehmet in yeleği Ellerim kollarım etimin göründüğü her yerim mıncıklanmaktan patpatlanmaktan mosmor Annem her sabah giydiriyor gece olunca çıkarıp başucuma koyuyor Gün doğar doğmaz tenime yedi ayrı insan yedi farklı renk yapışıyor akşam olup yelekten soyununca da benden başka kimsenin görmediği bir ben benden dışarı sızıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img