Görünürün Kesişimi — Jean Luc Marion

Görünürün Kesişimi
Jean Luc MarionMonokl
Görünürün Kesişimi
Jean Luc MarionFransız Düşüncesinin Yaşayan Doruklarından Jean Luc Marion ilk kez Türkçe de Sanat Yapıtı İmge ve İkon Üstüne Olağanüstü Bir OkumaGörülmemiş olanın görünüre ulaşımını denetleyen bekçiye tüm sahneye girişlerin efendisine belirmenin sınırlarının muhafızına ressam denir Ressam görülmez olanın gecesinde görünürün bloklarını bu geceden aşkla ya da çoğu kez zorla çizgi çizgi leke leke söküp almak için bir maden damarı kazar Bir simyacı gibi tablo ile o olmasaydı kesinlikle görünmez kalacak olanı yani bizim görülmemiş diye adlandırdığımız şeyi görünüre dönüştürür O yukarıdaki ve aşağıdaki suların ayrılığını görülmemişle görünür arasındaki ayrımı önceleyen karanlık kaosta çalışır Yarı şahit yarı baş melek işçi olarak dünyanın yaratılışına geri gider Libido vivendi yani imge ile şeyi kesin bir denklik içine sokan saf görme arzusu her şeyin bir imgeye indirgendiği ve her imgenin bir şey değerinde olduğu bir dünyayı tanımlar Bu denklik mutlak bir tiranlıktır İmgeler dünyasına giriş neşeli bir zevk için imgesel olanı özgürleştirmekten ziyade zihnimizi ve arzumuzu adeta bir imgeler hapishanesine kapatır gibi şeylerin dışına hapseder imgeyle ilgili bir sürgün Sonunda arzu kendi nesnelerini karanlıktan çekip alır zira artık görünür ve dolayısıyla bir anlamda kabul edilebilir kılınan ya da en azından dağıtım ağında kabul gören bir imgeden fazlası değildir İmge bizim için bir tarzdan daha fazlası bir dünya haline gelir Dünya imge olmuştur Kabaca söylemek gerekirse bugün tarihin görsel işitsel çağında yaşıyoruz O halde bu sakin devrimi tereddütsüz bir coşkuyla kutlamak uygun düşer Ancak biz bunu yapmayacağız Bu görsel işitsel devrimin özgür kıldığını ya da açığa vurduğunu söylemeyeceğiz Eğer bizi boğmakta olan gevşek mutabakatlar arasında hâlâ boş yer varsa burada sorulması gereken soru şudur Neyin imgesi olarak sunar bu imge kendini Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 168Baskı Yılı 2014Dili TürkçeYayınevi Monokl

MONOKL YAYINLARI
çev. Murat Erşen
Fransız Düşüncesinin Yaşayan Doruklarından Jean Luc Marion ilk kez Türkçe de Sanat Yapıtı İmge ve İkon Üstüne Olağanüstü Bir Okuma Görülmemiş olanın görünüre ulaşımını denetleyen bekçiye tüm sahneye girişlerin efendisine belirmenin sınırlarının muhafızına ressam denir Ressam görülmez olanın gecesinde görünürün bloklarını bu geceden aşkla ya da çoğu kez zorla çizgi çizgi leke leke söküp almak için bir maden damarı kazar Bir simyacı gibi tablo ile o olmasaydı kesinlikle görünmez kalacak olanı yani bizim görülmemiş diye adlandırdığımız şeyi görünüre dönüştürür O yukarıdaki ve aşağıdaki suların ayrılığını görülmemişle görünür arasındaki ayrımı önceleyen karanlık kaosta çalışır Yarı şahit yarı baş melek işçi olarak dünyanın yaratılışına geri gider Libido vivendi yani imge ile şeyi kesin bir denklik içine sokan saf görme arzusu her şeyin bir imgeye indirgendiği ve her imgenin bir şey değerinde olduğu bir dünyayı tanımlar Bu denklik mutlak bir tiranlıktır İmgeler dünyasına giriş neşeli bir zevk için imgesel olanı özgürleştirmekten ziyade zihnimizi ve arzumuzu adeta bir imgeler hapishanesine kapatır gibi şeylerin dışına hapseder imgeyle ilgili bir sürgün Sonunda arzu kendi nesnelerini karanlıktan çekip alır zira artık görünür ve dolayısıyla bir anlamda kabul edilebilir kılınan ya da en azından dağıtım ağında kabul gören bir imgeden fazlası değildir İmge bizim için bir tarzdan daha fazlası bir dünya haline gelir Dünya imge olmuştur Kabaca söylemek gerekirse bugün tarihin görsel işitsel çağında yaşıyoruz O halde bu sakin devrimi tereddütsüz bir coşkuyla kutlamak uygun düşer Ancak biz bunu yapmayacağız Bu görsel işitsel devrimin özgür kıldığını ya da açığa vurduğunu söylemeyeceğiz Eğer bizi boğmakta olan gevşek mutabakatlar arasında hâlâ boş yer varsa burada sorulması gereken soru şudur Neyin imgesi olarak sunar bu imge kendini

Monokl
Fransız Düşüncesinin Yaşayan Doruklarından Jean Luc Marion ilk kez Türkçe de Sanat Yapıtı İmge ve İkon Üstüne Olağanüstü Bir Okuma Görülmemiş olanın görünüre ulaşımını denetleyen bekçiye tüm sahneye girişlerin efendisine belirmenin sınırlarının muhafızına ressam denir Ressam görülmez olanın gecesinde görünürün bloklarını bu geceden aşkla ya da çoğu kez zorla çizgi çizgi leke leke söküp almak için bir maden damarı kazar Bir simyacı gibi tablo ile o olmasaydı kesinlikle görünmez kalacak olanı yani bizim görülmemiş diye adlandırdığımız şeyi görünüre dönüştürür O yukarıdaki ve aşağıdaki suların ayrılığını görülmemişle görünür arasındaki ayrımı önceleyen karanlık kaosta çalışır Yarı şahit yarı baş melek işçi olarak dünyanın yaratılışına geri gider Libido vivendi yani imge ile şeyi kesin bir denklik içine sokan saf görme arzusu her şeyin bir imgeye indirgendiği ve her imgenin bir şey değerinde olduğu bir dünyayı tanımlar Bu denklik mutlak bir tiranlıktır İmgeler dünyasına giriş neşeli bir zevk için imgesel olanı özgürleştirmekten ziyade zihnimizi ve arzumuzu adeta bir imgeler hapishanesine kapatır gibi şeylerin dışına hapseder imgeyle ilgili bir sürgün Sonunda arzu kendi nesnelerini karanlıktan çekip alır zira artık görünür ve dolayısıyla bir anlamda kabul edilebilir kılınan ya da en azından dağıtım ağında kabul gören bir imgeden fazlası değildir İmge bizim için bir tarzdan daha fazlası bir dünya haline gelir Dünya imge olmuştur Kabaca söylemek gerekirse bugün tarihin görsel işitsel çağında yaşıyoruz O halde bu sakin devrimi tereddütsüz bir coşkuyla kutlamak uygun düşer Ancak biz bunu yapmayacağız Bu görsel işitsel devrimin özgür kıldığını ya da açığa vurduğunu söylemeyeceğiz Eğer bizi boğmakta olan gevşek mutabakatlar arasında hâlâ boş yer varsa burada sorulması gereken soru şudur Neyin imgesi olarak sunar bu imge kendini Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 168 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Monokl

Ketebe Yayınları
Fransa nın yaşayan en önemli filozoflarından biri olan ve akademik çalışmalarında Descartes Martin Heidegger Edmund Husserl ve Emmanuel Levinas gibi düşünürlerden etkilenen Jean Luc Marion Kartezyen sistem fenomenoloji Hıristiyan teolojisi ve sevgi felsefesi philosophie de l amour alanlarında eserler vermiştir O Görünürün Kesişimi kitabında imge konusunu fenomenolojik bağlamda ele alır Resim tele görsel imgelem idol ikon meselesi gibi felsefi açıdan anlam ve önem yüklü birçok kavramı irdeler Ona göre resim genelde felsefenin özelde fenomenolojinin odak noktasında yer alır Zira resmin incelenmesi görünürün ve görünmezin koşulları üzerine düşünmek açısından mühim bir temel sağlamaktadır Görünür kendini görmeye sunar Henüz bir açığa çıkma révelation söz konusu değildir ama söz konusu olan zaten muhtemelen her daim mümkün olan bir açığa çıkma zuhur etme tarafından dayatılan şanın ağırlığına belki daha sonra dayanacak şeydir

MonoKL Yayınları
Görülmemiş olanın görünüre ulaşımını denetleyen bekçiye tüm sahneye girişlerin efendisine belirmenin sınırlarının muhafızına ressam denir Ressam görülmez olanın gecesinde görünürün bloklarını bu geceden aşkla ya da çoğu kez zorla çizgi çizgi leke leke söküp almak için bir maden damarı kazar Bir simyacı gibi tablo ile o olmasaydı kesinlikle görünmez kalacak olanı yani bizim görülmemiş diye adlandırdığımız şeyi görünüre dönüştürür O yukarıdaki ve aşağıdaki suların ayrılığını görülmemişle görünür arasındaki ayrımı önceden karanlık kaosta çalışır Yarı şahit yarı baş melek işçi olarak dünyanın yaratılışına geri gider Libido vivendi yani imge ile şeyi kesin bir denklik içine sokan saf görme arzusu her şeyin bir imgeye indirgendiği ve her imgenin bir şey değerinde olduğu bir dünyayı tanımlar Bu denklik mutlak bir tiranlıktır İmgeler dünyasına giriş neşeli bir zevk için imgesel olanı özgürleştirmekten ziyade zihnimizi ve arzumuzu adeta bir imgeler hapishanesine kapatır gibi şeylerin dışına hapseder imgeyle ilgilli bir sürgün Sonunda arzu kendi nesnelerini karanlıktan çekip alır zira artık görünür ve dolayısıyla bir anlamda kabul edilebilir kılınan ya da en azından dağıtım ağında kabul gören bir imgeden fazlası değildir İmge bizim için bir tarzdan daha fazlası bir dünya haline gelir Dünya imge olmuştur Kabaca söylemek gerekirse bugün tarihin görsel işitsel çağında yaşıyoruz O halde bu sakin devrimi tereddütsüz bir coşkuyla kutlamak uygun düşer Ancak biz bunu yapmayacağız Bu görsel işitsel devrimin özgür kıldığını ya da açığa vurduğunu söylemeyeceğiz Eğer bizi boğmakta olan gevşek mutabakatlar arasında hala boş yer varsa burada sorulması gereken soru şudur Neyin imgesi olarak sunar bu imge kendini

Ketebe Yayınları
Fransa nın yaşayan en önemli filozoflarından biri olan ve akademik çalışmalarında Descartes Martin Heidegger Edmund Husserl ve Emmanuel Levinas gibi düşünürlerden etkilenen Jean Luc Marion Kartezyen sistem fenomenoloji Hıristiyan teolojisi ve sevgi felsefesi philosophie de l amour alanlarında eserler vermiştir O Görünürün Kesişimi kitabında imge konusunu fenomenolojik bağlamda ele alır Resim tele görsel imgelem idol ikon meselesi gibi felsefi açıdan anlam ve önem yüklü birçok kavramı irdeler Ona göre resim genelde felsefenin özelde fenomenolojinin odak noktasında yer alır Zira resmin incelenmesi görünürün ve görünmezin koşulları üzerine düşünmek açısından mühim bir temel sağlamaktadır Görünür kendini görmeye sunar Henüz bir açığa çıkma révelation söz konusu değildir ama söz konusu olan zaten muhtemelen her daim mümkün olan bir açığa çıkma zuhur etme tarafından dayatılan şanın ağırlığına belki daha sonra dayanacak şeydir

MONOKL
Görülmemiş olanın görünüre ulaşımını denetleyen bekçiye tüm sahneye girişlerin efendisine belirmenin sınırlarının muhafızına ressam denir Ressam görülmez olanın gecesinde görünürün bloklarını bu geceden aşkla ya da çoğu kez zorla çizgi çizgi leke leke söküp almak için bir maden damarı kazar Bir simyacı gibi tablo ile o olmasaydı kesinlikle görünmez kalacak olanı yani bizim görülmemiş diye adlandırdığımız şeyi görünüre dönüştürür O yukarıdaki ve aşağıdaki suların ayrılığını görülmemişle görünür arasındaki ayrımı önceden karanlık kaosta çalışır Yarı şahit yarı baş melek işçi olarak dünyanın yaratılışına geri gider Libido vivendi yani imge ile şeyi kesin bir denklik içine sokan saf görme arzusu her şeyin bir imgeye indirgendiği ve her imgenin bir şey değerinde olduğu bir dünyayı tanımlar Bu denklik mutlak bir tiranlıktır İmgeler dünyasına giriş neşeli bir zevk için imgesel olanı özgürleştirmekten ziyade zihnimizi ve arzumuzu adeta bir imgeler hapishanesine kapatır gibi şeylerin dışına hapseder imgeyle ilgilli bir sürgün Sonunda arzu kendi nesnelerini karanlıktan çekip alır zira artık görünür ve dolayısıyla bir anlamda kabul edilebilir kılınan ya da en azından dağıtım ağında kabul gören bir imgeden fazlası değildir İmge bizim için bir tarzdan daha fazlası bir dünya haline gelir Dünya imge olmuştur Kabaca söylemek gerekirse bugün tarihin görsel işitsel çağında yaşıyoruz O halde bu sakin devrimi tereddütsüz bir coşkuyla kutlamak uygun düşer Ancak biz bunu yapmayacağız Bu görsel işitsel devrimin özgür kıldığını ya da açığa vurduğunu söylemeyeceğiz Eğer bizi boğmakta olan gevşek mutabakatlar arasında hala boş yer varsa burada sorulması gereken soru şudur Neyin imgesi olarak sunar bu imge kendini

Ketebe
Fransa nın yaşayan en önemli filozoflarından biri olan ve akademik çalışmalarında Descartes Martin Heidegger Edmund Husserl ve Emmanuel Levinas gibi düşünürlerden etkilenen Jean Luc Marion Kartezyen sistem fenomenoloji Hıristiyan teolojisi ve sevgi felsefesi philosophie de l amour alanlarında eserler vermiştir O Görünürün Kesişimi kitabında imge konusunu fenomenolojik bağlamda ele alır Resim tele görsel imgelem idol ikon meselesi gibi felsefi açıdan anlam ve önem yüklü birçok kavramı irdeler Ona göre resim genelde felsefenin özelde fenomenolojinin odak noktasında yer alır Zira resmin incelenmesi görünürün ve görünmezin koşulları üzerine düşünmek açısından mühim bir temel sağlamaktadır Görünür kendini görmeye sunar Henüz bir açığa çıkma révelation söz konusu değildir ama söz konusu olan zaten muhtemelen her daim mümkün olan bir açığa çıkma zuhur etme tarafından dayatılan şanın ağırlığına belki daha sonra dayanacak şeydir Tanıtım Bülteninden

Ketebe
çev. Murat Erşen
Fransa nın yaşayan en önemli filozoflarından biri olan ve akademik çalışmalarında Descartes Martin Heidegger Edmund Husserl ve Emmanuel Levinas gibi düşünürlerden etkilenen Jean Luc Marion Kartezyen sistem fenomenoloji Hıristiyan teolojisi ve sevgi felsefesi philosophie de l amour alanlarında eserler vermiştir O Görünürün Kesişimi kitabında imge konusunu fenomenolojik bağlamda ele alır Resim tele görsel imgelem idol ikon meselesi gibi felsefi açıdan anlam ve önem yüklü birçok kavramı irdeler Ona göre resim genelde felsefenin özelde fenomenolojinin odak noktasında yer alır Zira resmin incelenmesi görünürün ve görünmezin koşulları üzerine düşünmek açısından mühim bir temel sağlamaktadır Görünür kendini görmeye sunar Henüz bir açığa çıkma révelation söz konusu değildir ama söz konusu olan zaten muhtemelen her daim mümkün olan bir açığa çıkma zuhur etme tarafından dayatılan şanın ağırlığına belki daha sonra dayanacak şeydir

MonoKL
çev. Erşen, Murat
Fransız Düşüncesinin Yaşayan Doruklarından Jean Luc Marion ilk kez Türkçe de Sanat Yapıtı İmge ve İkon Üstüne Olağanüstü Bir Okuma Görülmemiş olanın görünüre ulaşımını denetleyen bekçiye tüm sahneye girişlerin efendisine belirmenin sınırlarının muhafızına ressam denir Ressam görülmez olanın gecesinde görünürün bloklarını bu geceden aşkla ya da çoğu kez zorla çizgi çizgi leke leke söküp almak için bir maden damarı kazar Bir simyacı gibi tablo ile o olmasaydı kesinlikle görünmez kalacak olanı yani bizim görülmemiş diye adlandırdığımız şeyi görünüre dönüştürür O yukarıdaki ve aşağıdaki suların ayrılığını görülmemişle görünür arasındaki ayrımı önceleyen karanlık kaosta çalışır Yarı şahit yarı baş melek işçi olarak dünyanın yaratılışına geri gider Libido vivendi yani imge ile şeyi kesin bir denklik içine sokan saf görme arzusu her şeyin bir imgeye indirgendiği ve her imgenin bir şey değerinde olduğu bir dünyayı tanımlar Bu denklik mutlak bir tiranlıktır İmgeler dünyasına giriş neşeli bir zevk için imgesel olanı özgürleştirmekten ziyade zihnimizi ve arzumuzu adeta bir imgeler hapishanesine kapatır gibi şeylerin dışına hapseder imgeyle ilgili bir sürgün Sonunda arzu kendi nesnelerini karanlıktan çekip alır zira artık görünür ve dolayısıyla bir anlamda kabul edilebilir kılınan ya da en azından dağıtım ağında kabul gören bir imgeden fazlası değildir İmge bizim için bir tarzdan daha fazlası bir dünya haline gelir Dünya imge olmuştur Kabaca söylemek gerekirse bugün tarihin görsel işitsel çağında yaşıyoruz O halde bu sakin devrimi tereddütsüz bir coşkuyla kutlamak uygun düşer Ancak biz bunu yapmayacağız Bu görsel işitsel devrimin özgür kıldığını ya da açığa vurduğunu söylemeyeceğiz Eğer bizi boğmakta olan gevşek mutabakatlar arasında hâlâ boş yer varsa burada sorulması gereken soru şudur Neyin imgesi olarak sunar bu imge kendini

MonoKL
Jean Luc Marion tarafından kaleme alınan Görünürün Kesişimi MonoKL eseri olarak okurlarla buluşuyor Görünürün Kesişimi Jean Luc Marion Kitap Özeti Görülmemiş olanın görünüre ulaşımını denetleyen bekçiye tüm sahneye girişlerin efendisine belirmenin sınırlarının muhafızına ressam denir Ressam görülmez olanın gecesinde görünürün bloklarını bu geceden aşkla ya da çoğu kez zorla çizgi çizgi leke leke söküp almak için bir maden damarı kazar Bir simyacı gibi tablo ile o olmasaydı kesinlikle görünmez kalacak olanı yani bizim görülmemiş diye adlandırdığımız şeyi görünüre dönüştürür O yukarıdaki ve aşağıdaki suların ayrılığını görülmemişle görünür arasındaki ayrımı önceden karanlık kaosta çalışır Yarı şahit yarı baş melek işçi olarak dünyanın yaratılışına geri gider Libido vivendi yani imge ile şeyi kesin bir denklik içine sokan saf görme arzusu her şeyin bir imgeye indirgendiği ve her imgenin bir şey değerinde olduğu bir dünyayı tanımlar Bu denklik mutlak bir tiranlıktır İmgeler dünyasına giriş neşeli bir zevk için imgesel olanı özgürleştirmekten ziyade zihnimizi ve arzumuzu adeta bir imgeler hapishanesine kapatır gibi şeylerin dışına hapseder imgeyle ilgilli bir sürgün Sonunda arzu kendi nesnelerini karanlıktan çekip alır zira artık görünür ve dolayısıyla bir anlamda kabul edilebilir kılınan ya da en azından dağıtım ağında kabul gören bir imgeden fazlası değildir İmge bizim için bir tarzdan daha fazlası bir dünya haline gelir Dünya imge olmuştur Kabaca söylemek gerekirse bugün tarihin görsel işitsel çağında yaşıyoruz O halde bu sakin devrimi tereddütsüz bir coşkuyla kutlamak uygun düşer Ancak biz bunu yapmayacağız Bu görsel işitsel devrimin özgür kıldığını ya da açığa vurduğunu söylemeyeceğiz Eğer bizi boğmakta olan gevşek mutabakatlar arasında hala boş yer varsa burada sorulması gereken soru şudur Neyin imgesi olarak sunar bu imge kendini Yayınevi MonoKL Yazar Jean Luc Marion Sayfa 166 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x20 00 cm Basım Yılı Kasım 2014 Barkod 9786055159009 Kategori Diğer Felsefe Kitapları Estetik

Ketebe Yayıncılık
Fransa nın yaşayan en önemli filozoflarından biri olan ve akademik çalışmalarında Descartes Martin Heidegger Edmund Husserl ve Emmanuel Levinas gibi düşünürlerden etkilenen Jean Luc Marion Kartezyen sistem fenomenoloji Hıristiyan teolojisi ve sevgi felsefesi philosophie de l amour alanlarında eserler vermiştir O Görünürün Kesişimi kitabında imge konusunu fenomenolojik bağlamda ele alır Resim tele görsel imgelem idol ikon meselesi gibi felsefi açıdan anlam ve önem yüklü birçok kavramı irdeler Ona göre resim genelde felsefenin özelde fenomenolojinin odak noktasında yer alır Zira resmin incelenmesi görünürün ve görünmezin koşulları üzerine düşünmek açısından mühim bir temel sağlamaktadır Görünür kendini görmeye sunar Henüz bir açığa çıkma révelation söz konusu değildir ama söz konusu olan zaten muhtemelen her daim mümkün olan bir açığa çıkma zuhur etme tarafından dayatılan şanın ağırlığına belki daha sonra dayanacak şeydir

Ketebe
çev. Erşen, Murat
Fransa nın yaşayan en önemli filozoflarından biri olan ve akademik çalışmalarında Descartes Martin Heidegger Edmund Husserl ve Emmanuel Levinas gibi düşünürlerden etkilenen Jean Luc Marion Kartezyen sistem fenomenoloji Hıristiyan teolojisi ve sevgi felsefesi philosophie de l amour alanlarında eserler vermiştir O Görünürün Kesişimi kitabında imge konusunu fenomenolojik bağlamda ele alır Resim tele görsel imgelem idol ikon meselesi gibi felsefi açıdan anlam ve önem yüklü birçok kavramı irdeler Ona göre resim genelde felsefenin özelde fenomenolojinin odak noktasında yer alır Zira resmin incelenmesi görünürün ve görünmezin koşulları üzerine düşünmek açısından mühim bir temel sağlamaktadır Görünür kendini görmeye sunar Henüz bir açığa çıkma révelation söz konusu değildir ama söz konusu olan zaten muhtemelen her daim mümkün olan bir açığa çıkma zuhur etme tarafından dayatılan şanın ağırlığına belki daha sonra dayanacak şeydir

Ketebe Yayınları
Fransa nın yaşayan en önemli filozoflarından biri olan ve akademik çalışmalarında Descartes Martin Heidegger Edmund Husserl ve Emmanuel Levinas gibi düşünürlerden etkilenen Jean Luc Marion Kartezyen sistem fenomenoloji Hıristiyan teolojisi ve sevgi felsefesi philosophie de lamour alanlarında eserler vermiştir O Görünürün Kesişimi kitabında imge konusunu fenomenolojik bağlamda ele alır Resim tele görsel imgelem idol ikon meselesi gibi felsefi açıdan anlam ve önem yüklü birçok kavramı irdeler Ona göre resim genelde felsefenin özelde fenomenolojinin odak noktasında yer alır Zira resmin incelenmesi görünürün ve görünmezin koşulları üzerine düşünmek açısından mühim bir temel sağlamaktadır Görünür kendini görmeye sunar Henüz bir açığa çıkma révelation söz konusu değildir ama söz konusu olan zaten muhtemelen her daim mümkün olan bir açığa çıkma zuhur etme tarafından dayatılan şanın ağırlığına belki daha sonra dayanacak şeydir

MonoKL Yayınları
Görülmemiş olanın görünüre ulaşımını denetleyen bekçiye tüm sahneye girişlerin efendisine belirmenin sınırlarının muhafızına ressam denir Ressam görülmez olanın gecesinde görünürün bloklarını bu geceden aşkla ya da çoğu kez zorla çizgi çizgi leke leke söküp almak için bir maden damarı kazar Bir simyacı gibi tablo ile o olmasaydı kesinlikle görünmez kalacak olanı yani bizim görülmemiş diye adlandırdığımız şeyi görünüre dönüştürür O yukarıdaki ve aşağıdaki suların ayrılığını görülmemişle görünür arasındaki ayrımı önceden karanlık kaosta çalışır Yarı şahit yarı baş melek işçi olarak dünyanın yaratılışına geri gider Libido vivendi yani imge ile şeyi kesin bir denklik içine sokan saf görme arzusu her şeyin bir imgeye indirgendiği ve her imgenin bir şey değerinde olduğu bir dünyayı tanımlar Bu denklik mutlak bir tiranlıktır İmgeler dünyasına giriş neşeli bir zevk için imgesel olanı özgürleştirmekten ziyade zihnimizi ve arzumuzu adeta bir imgeler hapishanesine kapatır gibi şeylerin dışına hapseder imgeyle ilgilli bir sürgün Sonunda arzu kendi nesnelerini karanlıktan çekip alır zira artık görünür ve dolayısıyla bir anlamda kabul edilebilir kılınan ya da en azından dağıtım ağında kabul gören bir imgeden fazlası değildir İmge bizim için bir tarzdan daha fazlası bir dünya haline gelir Dünya imge olmuştur Kabaca söylemek gerekirse bugün tarihin görsel işitsel çağında yaşıyoruz O halde bu sakin devrimi tereddütsüz bir coşkuyla kutlamak uygun düşer Ancak biz bunu yapmayacağız Bu görsel işitsel devrimin özgür kıldığını ya da açığa vurduğunu söylemeyeceğiz Eğer bizi boğmakta olan gevşek mutabakatlar arasında hala boş yer varsa burada sorulması gereken soru şudur Neyin imgesi olarak sunar bu imge kendini

Ketebe Yayınları
çev. Murat Erşen
Fransa nın yaşayan en önemli filozoflarından biri olan ve akademik çalışmalarında Descartes Martin Heidegger Edmund Husserl ve Emmanuel Levinas gibi düşünürlerden etkilenen Jean Luc Marion Kartezyen sistem fenomenoloji Hıristiyan teolojisi ve sevgi felsefesi philosophie de l amour alanlarında eserler vermiştir O Görünürün Kesişimi kitabında imge konusunu fenomenolojik bağlamda ele alır Resim tele görsel imgelem idol ikon meselesi gibi felsefi açıdan anlam ve önem yüklü birçok kavramı irdeler Ona göre resim genelde felsefenin özelde fenomenolojinin odak noktasında yer alır Zira resmin incelenmesi görünürün ve görünmezin koşulları üzerine düşünmek açısından mühim bir temel sağlamaktadır Görünür kendini görmeye sunar Henüz bir açığa çıkma révelation söz konusu değildir ama söz konusu olan zaten muhtemelen her daim mümkün olan bir açığa çıkma zuhur etme tarafından dayatılan şanın ağırlığına belki daha sonra dayanacak şeydir

Ketebe Yayınları
Jean Luc Marion tarafından kaleme alınan Görünürün Kesişimi Ketebe Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Görünürün Kesişimi Jean Luc Marion Kitap Özeti Fransa nın yaşayan en önemli filozoflarından biri olan ve akademik çalışmalarında Descartes Martin Heidegger Edmund Husserl ve Emmanuel Levinas gibi düşünürlerden etkilenen Jean Luc Marion Kartezyen sistem fenomenoloji Hıristiyan teolojisi ve sevgi felsefesi philosophie de lamour alanlarında eserler vermiştir O Görünürün Kesişimi kitabında imge konusunu fenomenolojik bağlamda ele alır Resim tele görsel imgelem idol ikon meselesi gibi felsefi açıdan anlam ve önem yüklü birçok kavramı irdeler Ona göre resim genelde felsefenin özelde fenomenolojinin odak noktasında yer alır Zira resmin incelenmesi görünürün ve görünmezin koşulları üzerine düşünmek açısından mühim bir temel sağlamaktadır Görünür kendini görmeye sunar Henüz bir açığa çıkma révelation söz konusu değildir ama söz konusu olan zaten muhtemelen her daim mümkün olan bir açığa çıkma zuhur etme tarafından dayatılan şanın ağırlığına belki daha sonra dayanacak şeydir Yayınevi Ketebe Yayınları Yazar Jean Luc Marion Sayfa 144 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2025 Barkod 9786255998736 Kategori Diğer Sanat Kitapları

Ketebe Yayınları
Fransa nın yaşayan en önemli filozoflarından biri olan ve akademik çalışmalarında Descartes Martin Heidegger Edmund Husserl ve Emmanuel Levinas gibi düşünürlerden etkilenen Jean Luc Marion Kartezyen sistem fenomenoloji Hıristiyan teolojisi ve sevgi felsefesi philosophie de l amour alanlarında eserler vermiştir O Görünürün Kesişimi kitabında imge konusunu fenomenolojik bağlamda ele alır Resim tele görsel imgelem idol ikon meselesi gibi felsefi açıdan anlam ve önem yüklü birçok kavramı irdeler Ona göre resim genelde felsefenin özelde fenomenolojinin odak noktasında yer alır Zira resmin incelenmesi görünürün ve görünmezin koşulları üzerine düşünmek açısından mühim bir temel sağlamaktadır Görünür kendini görmeye sunar Henüz bir açığa çıkma révelation söz konusu değildir ama söz konusu olan zaten muhtemelen her daim mümkün olan bir açığa çıkma zuhur etme tarafından dayatılan şanın ağırlığına belki daha sonra dayanacak şeydir

Ketebe Yayınları
Fransa nın yaşayan en önemli filozoflarından biri olan ve akademik çalışmalarında Descartes Martin Heidegger Edmund Husserl ve Emmanuel Levinas gibi düşünürlerden etkilenen Jean Luc Marion Kartezyen sistem fenomenoloji Hıristiyan teolojisi ve sevgi felsefesi philosophie de l amour alanlarında eserler vermiştir O Görünürün Kesişimi kitabında imge konusunu fenomenolojik bağlamda ele alır Resim tele görsel imgelem idol ikon meselesi gibi felsefi açıdan anlam ve önem yüklü birçok kavramı irdeler Ona göre resim genelde felsefenin özelde fenomenolojinin odak noktasında yer alır Zira resmin incelenmesi görünürün ve görünmezin koşulları üzerine düşünmek açısından mühim bir temel sağlamaktadır Görünür kendini görmeye sunar Henüz bir açığa çıkma révelation söz konusu değildir ama söz konusu olan zaten muhtemelen her daim mümkün olan bir açığa çıkma zuhur etme tarafından dayatılan şanın ağırlığına belki daha sonra dayanacak şeydir

Monokl Yayınları
Fransız Düşüncesinin Yaşayan Doruklarından Jean Luc Marion ilk kez Türkçe de Sanat Yapıtı İmge ve İkon Üstüne Olağanüstü Bir Okuma Görülmemiş olanın görünüre ulaşımını denetleyen bekçiye tüm sahneye girişlerin efendisine belirmenin sınırlarının muhafızına ressam denir Ressam görülmez olanın gecesinde görünürün bloklarını bu geceden aşkla ya da çoğu kez zorla çizgi çizgi leke leke söküp almak için bir maden damarı kazar Bir simyacı gibi tablo ile o olmasaydı kesinlikle görünmez kalacak olanı yani bizim görülmemiş diye adlandırdığımız şeyi görünüre dönüştürür O yukarıdaki ve aşağıdaki suların ayrılığını görülmemişle görünür arasındaki ayrımı önceleyen karanlık kaosta çalışır Yarı şahit yarı baş melek işçi olarak dünyanın yaratılışına geri gider Libido vivendi yani imge ile şeyi kesin bir denklik içine sokan saf görme arzusu her şeyin bir imgeye indirgendiği ve her imgenin bir şey değerinde olduğu bir dünyayı tanımlar Bu denklik mutlak bir tiranlıktır İmgeler dünyasına giriş neşeli bir zevk için imgesel olanı özgürleştirmekten ziyade zihnimizi ve arzumuzu adeta bir imgeler hapishanesine kapatır gibi şeylerin dışına hapseder imgeyle ilgili bir sürgün Sonunda arzu kendi nesnelerini karanlıktan çekip alır zira artık görünür ve dolayısıyla bir anlamda kabul edilebilir kılınan ya da en azından dağıtım ağında kabul gören bir imgeden fazlası değildir İmge bizim için bir tarzdan daha fazlası bir dünya haline gelir Dünya imge olmuştur Kabaca söylemek gerekirse bugün tarihin görsel işitsel çağında yaşıyoruz O halde bu sakin devrimi tereddütsüz bir coşkuyla kutlamak uygun düşer Ancak biz bunu yapmayacağız Bu görsel işitsel devrimin özgür kıldığını ya da açığa vurduğunu söylemeyeceğiz Eğer bizi boğmakta olan gevşek mutabakatlar arasında hâlâ boş yer varsa burada sorulması gereken soru şudur Neyin imgesi olarak sunar bu imge kendini