Gözün Vicdanı — Richard Sennett

Gözün Vicdanı
Richard SennettAyrıntı Yayınları
Gözün Vicdanı
Richard SennettÇağımızıda modern Batı kentinin insanlarla dolu mekanları ya tüketimi ya da turizmi sahneye koyan yerlerden ibarettir ve kentin böyle bir sahneye indirgenmesi anlamsızlaştırılması rastlantı değildir Hırisiyanlık Batı uygalrığında öznel iç yaşamla fiziksel dış yaşam araısndkaki ayrıma neden olmuş içine dönen bir sığınak arayışına giren insan aradığı bu sığınağın evi de olamayacağını fark edince bu ayrımı görmezden gelmeyi yeğleyip nötr kentler inşa ederek sorundan adeta kaçmıştır

Ayrıntı Yayınları
Çağımızda modern Batı kentinin insanlarla dolu mekanları ya tüketimi ya da turizmi sahneye koyan yerlerden ibarettir ve kentin böyle bir sahneye indirgenmesi anlamsızlaştırılması rastlantı değildir Hıristiyanlık Batı uygarlığında öznel iç yaşamla fiziksel dış yaşam arasındaki ayrıma neden olmuş içine dönen bir sığınak arayışına giren insan aradığı bu sığınağın evi de olamayacağını fark edince bu ayrımı görmezden gelmeyi yeğleyip nötr kentler inşa ederek sorundan adeta kaçmıştır Kaçışın çözüm olmadığını bile bile bunda ısrar edemeyeceğimize göre yaşamın bütünlüğünün net bir şekilde görülmesini sağlayacak bir kent tasarımını nasıl gerçekleştirebiliriz Çağdaş mimarlardan kent tasarımcılarından örneğin demokrasiyi teşvik edecek ya da cinsel isteğin ahlaki boyutlarının öğretileceği mekanlar tasarlamalarını isteyebilir miyiz Antikçağdan günümüze Batı kentini iç ve dış ı ayırma ya da bütünleştirme çabaları biçimlendirmiş her düşünce ve sanat akımı o günün kentini şekillendirmiştir Günümüzde bu ayrımı ortadan kaldırmanın yolunu arayan Sennet bizi bazen bir yağlıboya resimle bazen bir şiirle ya da dikilitaşların öyküsüyle bazen bir fotoğraf bazen bir felsefecinin düşüncesi ya da bestecinin eseriyle başta New York Paris ve Roma olmak üzere birçok kentin kentleşme tarihinde ilginç bir geziye çıkarıyor ve bir bale yapıtıyla gezimizi sonlandırıyor Kendi kentlerimizi ve şimdiye kadar gördüğümüz kentleri yeni bir gözle görmemizi sağlayan yazar kişiliksiz kentlerin çözümünün farklılığın zenginliğinde olduğunu farkları farklılıkları birbirinden ayırmak yerine üst üste yığmanın kentlerde önceden belirlenmiş değişmez mekanları yaratmak yerine kentinin kimliğini kentlinin kendinin belirleyeceği tasarımlar geliştirmenin gereğini ortaya koyuyor Kentleri gittikçe birbirinin aynı olmaya başlayan kalabalığı arttıkça kentleri kendine özgülüğünü hızla yitiren ülkemizde farkların iletişimsizlik kopukluk yabancılaşma değil yeni zenginlikler yaratmasını istiyorsak Richard Sennett in bu kitabında ilgimizi çekecek çok şey var Kent tasarımının bir öykü kurgular gibi yapılmasını kentlerin yeni keşiflere sürprizlere açık olmasını öneren yazarın kitabı kent gibi bir kent te yaşamak isteyen herkese

Ayrıntı Yayınları
çev. Süha Sertabiboğlu & Can Kurultay
Çağımızda modern Batı kentinin insanlarla dolu mekânları ya tüketimi ya da turizmi sahneye koyan yerlerden ibarettir ve kentin böyle bir sahneye indirgenmesi anlamsızlaştırılması rastlantı değildir Hıristiyanlık Batı uygarlığında öznel iç yaşamla fiziksel dış yaşam arasındaki ayrıma neden olmuş içine dönen bir sığınak arayışına giren insan aradığı bu sığınağın evi de olamayacağını fark edince bu ayrımı görmezden gelmeyi yeğleyip nötr kentler inşa ederek sorundan adeta kaçmıştır Kaçışın çözüm olmadığını bile bile bunda ısrar edemeyeceğimize göre yaşamın bütünlüğünün net bir şekilde görülmesini sağlayacak bir kent tasarımını nasıl gerçekleştirebiliriz Çağdaş mimarlardan kent tasarımcılarından örneğin demokrasiyi teşvik edecek ya da cinsel isteğin ahlâki boyutlarının öğretileceği mekânlar tasarlamalarını isteyebilir miyiz Antikçağdan günümüze Batı kentini iç ve dış ı ayırma ya da bütünleştirme çabaları biçimlendirmiş her düşünce ve sanat akımı o günün kentini şekillendirmiştir Günümüzde bu ayrımı ortadan kaldırmanın yolunu arayan Sennett bizi bazen bir yağlıboya resimle bazen bir şiirle ya da dikilitaşların öyküsüyle bazen bir fotoğraf bazen bir felsefecinin düşüncesi ya da bestecinin eseriyle başta New York Paris ve Roma olmak üzere birçok kentin kentleşme tarihinde ilginç bir geziye çıkarıyor ve bir bale yapıtıyla gezimizi sonlandırıyor Kendi kentlerimizi ve şimdiye kadar gördüğümüz kentleri yeni bir gözle görmemizi sağlayan yazar kişiliksiz kentlerin çözümünün farklılığın zenginliğinde olduğunu farkları farklılıkları birbirinden ayırmak yerine üst üste yığmanın kentlerde önceden belirlenmiş değişmez mekânları yaratmak yerine kentinin kimliğini kentlinin kendinin belirleyeceği tasarımlar geliştirmenin gereğini ortaya koyuyor Kentleri gittikçe birbirinin aynı olmaya başlayan kalabalığı arttıkça kentleri kendine özgülüğünü hızla yitiren ülkemizde farkların iletişimsizlik kopukluk yabancılaşma değil yeni zenginlikler yaratmasını istiyorsak Richard Sennett in bu kitabında ilgimizi çekecek çok şey var Kent tasarımının bir öykü kurgular gibi yapılmasını kentlerin yeni keşiflere sürprizlere açık olmasını öneren yazarın kitabı kent gibi bir kent te yaşamak isteyen herkese

AYRINTI YAYINLARI
Çağımızda modern Batı kentinin insanlarla dolu mekanları ya tüketimi ya da turizmi sahneye koyan yerlerden ibarettir ve kentin böyle bir sahneye indirgenmesi anlamsızlaştırılması rastlantı değildir Hıristiyanlık Batı uygarlığında öznel iç yaşamla fiziksel dış yaşam arasındaki ayrıma neden olmuş içine dönen bir sığınak arayışına giren insan aradığı bu sığınağın evi de olamayacağını fark edince bu ayrımı görmezden gelmeyi yeğleyip nötr kentler inşa ederek sorundan adeta kaçmıştır Kaçışın çözüm olmadığını bile bile bunda ısrar edemeyeceğimize göre yaşamın bütünlüğünün net bir şekilde görülmesini sağlayacak bir kent tasarımını nasıl gerçekleştirebiliriz Çağdaş mimarlardan kent tasarımcılarından örneğin demokrasiyi teşvik edecek ya da cinsel isteğin ahlaki boyutlarının öğretileceği mekanlar tasarlamalarını isteyebilir miyiz Antikçağdan günümüze Batı kentini iç ve dış ı ayırma ya da bütünleştirme çabaları biçimlendirmiş her düşünce ve sanat akımı o günün kentini şekillendirmiştir Günümüzde bu ayrımı ortadan kaldırmanın yolunu arayan Sennet bizi bazen bir yağlıboya resimle bazen bir şiirle ya da dikilitaşların öyküsüyle bazen bir fotoğraf bazen bir felsefecinin düşüncesi ya da bestecinin eseriyle başta New York Paris ve Roma olmak üzere birçok kentin kentleşme tarihinde ilginç bir geziye çıkarıyor ve bir bale yapıtıyla gezimizi sonlandırıyor Kendi kentlerimizi ve şimdiye kadar gördüğümüz kentleri yeni bir gözle görmemizi sağlayan yazar kişiliksiz kentlerin çözümünün farklılığın zenginliğinde olduğunu farkları farklılıkları birbirinden ayırmak yerine üst üste yığmanın kentlerde önceden belirlenmiş değişmez mekanları yaratmak yerine kentinin kimliğini kentlinin kendinin belirleyeceği tasarımlar geliştirmenin gereğini ortaya koyuyor Kentleri gittikçe birbirinin aynı olmaya başlayan kalabalığı arttıkça kentleri kendine özgülüğünü hızla yitiren ülkemizde farkların iletişimsizlik kopukluk yabancılaşma değil yeni zenginlikler yaratmasını istiyorsak Richard Sennett in bu kitabında ilgimizi çekecek çok şey var Kent tasarımının bir öykü kurgular gibi yapılmasını kentlerin yeni keşiflere sürprizlere açık olmasını öneren yazarın kitabı kent gibi bir kent te yaşamak isteyen herkese Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar RİCHARD SENNETT Sayfa Sayısı 295 Yıl 2013

Ayrıntı Yayınları
çev. Süha Sertabiboğlu,Can Kurultay
Çağımızda modern Batı kentinin insanlarla dolu mekânları ya tüketimi ya da turizmi sahneye koyan yerlerden ibarettir ve kentin böyle bir sahneye indirgenmesi anlamsızlaştırılması rastlantı değildir Hıristiyanlık Batı uygarlığında öznel iç yaşamla fiziksel dış yaşam arasındaki ayrıma neden olmuş içine dönen bir sığınak arayışına giren insan aradığı bu sığınağın evi de olamayacağını fark edince bu ayrımı görmezden gelmeyi yeğleyip nötr kentler inşa ederek sorundan adeta kaçmıştır Kaçışın çözüm olmadığını bile bile bunda ısrar edemeyeceğimize göre yaşamın bütünlüğünün net bir şekilde görülmesini sağlayacak bir kent tasarımını nasıl gerçekleştirebiliriz Çağdaş mimarlardan kent tasarımcılarından örneğin demokrasiyi teşvik edecek ya da cinsel isteğin ahlâki boyutlarının öğretileceği mekânlar tasarlamalarını isteyebilir miyiz Antikçağdan günümüze Batı kentini iç ve dış ı ayırma ya da bütünleştirme çabaları biçimlendirmiş her düşünce ve sanat akımı o günün kentini şekillendirmiştir Günümüzde bu ayrımı ortadan kaldırmanın yolunu arayan Sennett bizi bazen bir yağlıboya resimle bazen bir şiirle ya da dikilitaşların öyküsüyle bazen bir fotoğraf bazen bir felsefecinin düşüncesi ya da bestecinin eseriyle başta New York Paris ve Roma olmak üzere birçok kentin kentleşme tarihinde ilginç bir geziye çıkarıyor ve bir bale yapıtıyla gezimizi sonlandırıyor Kendi kentlerimizi ve şimdiye kadar gördüğümüz kentleri yeni bir gözle görmemizi sağlayan yazar kişiliksiz kentlerin çözümünün farklılığın zenginliğinde olduğunu farkları farklılıkları birbirinden ayırmak yerine üst üste yığmanın kentlerde önceden belirlenmiş değişmez mekânları yaratmak yerine kentinin kimliğini kentlinin kendinin belirleyeceği tasarımlar geliştirmenin gereğini ortaya koyuyor Kentleri gittikçe birbirinin aynı olmaya başlayan kalabalığı arttıkça kentleri kendine özgülüğünü hızla yitiren ülkemizde farkların iletişimsizlik kopukluk yabancılaşma değil yeni zenginlikler yaratmasını istiyorsak Richard Sennett in bu kitabında ilgimizi çekecek çok şey var Kent tasarımının bir öykü kurgular gibi yapılmasını kentlerin yeni keşiflere sürprizlere açık olmasını öneren yazarın kitabı kent gibi bir kent te yaşamak isteyen herkese

Ayrıntı Yayınları
Çağımızda modern Batı kentinin insanlarla dolu mekanları ya tüketimi ya da turizmi sahneye koyan yerlerden ibarettir ve kentin böyle bir sahneye indirgenmesi anlamsızlaştırılması rastlantı değildir Hıristiyanlık Batı uygarlığında öznel iç yaşamla fiziksel dış yaşam arasındaki ayrıma neden olmuş içine dönen bir sığınak arayışına giren insan aradığı bu sığınağın evi de olamayacağını fark edince bu ayrımı görmezden gelmeyi yeğleyip nötr kentler inşa ederek sorundan adeta kaçmıştır Kaçışın çözüm olmadığını bile bile bunda ısrar edemeyeceğimize göre yaşamın bütünlüğünün net bir şekilde görülmesini sağlayacak bir kent tasarımını nasıl gerçekleştirebiliriz Çağdaş mimarlardan kent tasarımcılarından örneğin demokrasiyi teşvik edecek ya da cinsel isteğin ahlaki boyutlarının öğretileceği mekanlar tasarlamalarını isteyebilir miyiz Antikçağdan günümüze Batı kentini iç ve dış ı ayırma ya da bütünleştirme çabaları biçimlendirmiş her düşünce ve sanat akımı o günün kentini şekillendirmiştir Günümüzde bu ayrımı ortadan kaldırmanın yolunu arayan Sennet bizi bazen bir yağlıboya resimle bazen bir şiirle ya da dikilitaşların öyküsüyle bazen bir fotoğraf bazen bir felsefecinin düşüncesi ya da bestecinin eseriyle başta New York Paris ve Roma olmak üzere birçok kentin kentleşme tarihinde ilginç bir geziye çıkarıyor ve bir bale yapıtıyla gezimizi sonlandırıyor Kendi kentlerimizi ve şimdiye kadar gördüğümüz kentleri yeni bir gözle görmemizi sağlayan yazar kişiliksiz kentlerin çözümünün farklılığın zenginliğinde olduğunu farkları farklılıkları birbirinden ayırmak yerine üst üste yığmanın kentlerde önceden belirlenmiş değişmez mekanları yaratmak yerine kentinin kimliğini kentlinin kendinin belirleyeceği tasarımlar geliştirmenin gereğini ortaya koyuyor Kentleri gittikçe birbirinin aynı olmaya başlayan kalabalığı arttıkça kentleri kendine özgülüğünü hızla yitiren ülkemizde farkların iletişimsizlik kopukluk yabancılaşma değil yeni zenginlikler yaratmasını istiyorsak Richard Sennett in bu kitabında ilgimizi çekecek çok şey var Kent tasarımının bir öykü kurgular gibi yapılmasını kentlerin yeni keşiflere sürprizlere açık olmasını öneren yazarın kitabı kent gibi bir kent te yaşamak isteyen herkese

Ayrıntı Yayınları
Çağımızda modern Batı kentinin insanlarla dolu mekanları ya tüketimi ya da turizmi sahneye koyan yerlerden ibarettir ve kentin böyle bir sahneye indirgenmesi anlamsızlaştırılması rastlantı değildir Hıristiyanlık Batı uygarlığında öznel iç yaşamla fiziksel dış yaşam arasındaki ayrıma neden olmuş içine dönen bir sığınak arayışına giren insan aradığı bu sığınağın evi de olamayacağını fark edince bu ayrımı görmezden gelmeyi yeğleyip nötr kentler inşa ederek sorundan adeta kaçmıştır Kaçışın çözüm olmadığını bile bile bunda ısrar edemeyeceğimize göre yaşamın bütünlüğünün net bir şekilde görülmesini sağlayacak bir kent tasarımını nasıl gerçekleştirebiliriz Çağdaş mimarlardan kent tasarımcılarından örneğin demokrasiyi teşvik edecek ya da cinsel isteğin ahlaki boyutlarının öğretileceği mekanlar tasarlamalarını isteyebilir miyiz Antikçağdan günümüze Batı kentini iç ve dış ı ayırma ya da bütünleştirme çabaları biçimlendirmiş her düşünce ve sanat akımı o günün kentini şekillendirmiştir Günümüzde bu ayrımı ortadan kaldırmanın yolunu arayan Sennet bizi bazen bir yağlıboya resimle bazen bir şiirle ya da dikilitaşların öyküsüyle bazen bir fotoğraf bazen bir felsefecinin düşüncesi ya da bestecinin eseriyle başta New York Paris ve Roma olmak üzere birçok kentin kentleşme tarihinde ilginç bir geziye çıkarıyor ve bir bale yapıtıyla gezimizi sonlandırıyor Kendi kentlerimizi ve şimdiye kadar gördüğümüz kentleri yeni bir gözle görmemizi sağlayan yazar kişiliksiz kentlerin çözümünün farklılığın zenginliğinde olduğunu farkları farklılıkları birbirinden ayırmak yerine üst üste yığmanın kentlerde önceden belirlenmiş değişmez mekanları yaratmak yerine kentinin kimliğini kentlinin kendinin belirleyeceği tasarımlar geliştirmenin gereğini ortaya koyuyor Kentleri gittikçe birbirinin aynı olmaya başlayan kalabalığı arttıkça kentleri kendine özgülüğünü hızla yitiren ülkemizde farkların iletişimsizlik kopukluk yabancılaşma değil yeni zenginlikler yaratmas

Ayrıntı
çev. Sertabiboğlu, Süha
Çağımızda modern Batı kentinin insanlarla dolu mekânları ya tüketimi ya da turizmi sahneye koyan yerlerden ibarettir ve kentin böyle bir sahneye indirgenmesi anlamsızlaştırılması rastlantı değildir Hıristiyanlık Batı uygarlığında öznel iç yaşamla fiziksel dış yaşam arasındaki ayrıma neden olmuş içine dönen bir sığınak arayışına giren insan aradığı bu sığınağın evi de olamayacağını fark edince bu ayrımı görmezden gelmeyi yeğleyip nötr kentler inşa ederek sorundan adeta kaçmıştır Kaçışın çözüm olmadığını bile bile bunda ısrar edemeyeceğimize göre yaşamın bütünlüğünün net bir şekilde görülmesini sağlayacak bir kent tasarımını nasıl gerçekleştirebiliriz Çağdaş mimarlardan kent tasarımcılarından örneğin demokrasiyi teşvik edecek ya da cinsel isteğin ahlaki boyutlarının öğretileceği mekânlar ta sarlamalarını isteyebilir miyiz Antikçağdan günümüze Batı kentini iç ve dış ı ayırma ya da bütünleştirme çabaları biçimlendirmiş her düşünce ve sanat akımı o günün kentini şekillendirmiştir Günümüzde bu ayrımı ortadan kaldırmanın yolunu arayan Sennett bizi bazen bir yağlıboya resimle bazen bir şiirle ya da dikilitaşların öyküsüyle bazen bir fotoğraf bazen bir felsefecinin düşüncesi ya da bestecinin eseriyle başta New York Paris ve Roma olmak üzere birçok kentin kentleşme tarihinde ilginç bir geziye çıkarıyor ve bir bale yapıtıyla gezimizi sonlandırıyor Kendi kentlerimizi ve şimdiye kadar gördüğümüz kentleri yeni bir gözle görmemizi sağlayan yazar kişiliksiz kentlerin çözümünün farklılığın zenginliğinde olduğunu farkları farklılıkları birbirinden ayırmak yerine üst üste yığmanın kentlerde önceden belirlenmiş değişmez mekânları yaratmak yerine kentinin kimliğini kentlinin kendinin belirleyeceği tasarımlar geliştirmenin gereğini ortaya koyuyor Kentleri gittikçe birbirinin aynı olmaya başlayan kalabalığı arttıkça kentleri kendine özgülüğünü hızla yitiren ülkemizde farkların iletişimsizlik kopukluk yabancılaşma değil yeni zenginlikler yaratmasını istiyorsak Richard Sennett in bu kitabında ilgimizi çekecek çok şey var Kent tasarımının bir öykü kurgular gibi yapılmasını kentlerin yeni keşiflere sürprizlere açık olmasını öneren yazarın kitabı kent gibi bir kent te yaşamak isteyen herkese

Ayrıntı Yayınları
Richard Sennett tarafından kaleme alınan Gözün Vicdanı Ayrıntı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Gözün Vicdanı Richard Sennett Kitap Özeti Çağımızda modern Batı kentinin insanlarla dolu mekanları ya tüketimi ya da turizmi sahneye koyan yerlerden ibarettir ve kentin böyle bir sahneye indirgenmesi anlamsızlaştırılması rastlantı değildir Hıristiyanlık Batı uygarlığında öznel iç yaşamla fiziksel dış yaşam arasındaki ayrıma neden olmuş içine dönen bir sığınak arayışına giren insan aradığı bu sığınağın evi de olamayacağını fark edince bu ayrımı görmezden gelmeyi yeğleyip nötr kentler inşa ederek sorundan adeta kaçmıştır Kaçışın çözüm olmadığını bile bile bunda ısrar edemeyeceğimize göre yaşamın bütünlüğünün net bir şekilde görülmesini sağlayacak bir kent tasarımını nasıl gerçekleştirebiliriz Çağdaş mimarlardan kent tasarımcılarından örneğin demokrasiyi teşvik edecek ya da cinsel isteğin ahlaki boyutlarının öğretileceği mekanlar tasarlamalarını isteyebilir miyiz Antikçağdan günümüze Batı kentini iç ve dışı ayırma ya da bütünleştirme çabaları biçimlendirmiş her düşünce ve sanat akımı o günün kentini şekillendirmiştir Günümüzde bu ayrımı ortadan kaldırmanın yolunu arayan Sennet bizi bazen bir yağlıboya resimle bazen bir şiirle ya da dikilitaşların öyküsüyle bazen bir fotoğraf bazen bir felsefecinin düşüncesi ya da bestecinin eseriyle başta New York Paris ve Roma olmak üzere birçok kentin kentleşme tarihinde ilginç bir geziye çıkarıyor ve bir bale yapıtıyla gezimizi sonlandırıyor Kendi kentlerimizi ve şimdiye kadar gördüğümüz kentleri yeni bir gözle görmemizi sağlayan yazar kişiliksiz kentlerin çözümünün farklılığın zenginliğinde olduğunu farkları farklılıkları birbirinden ayırmak yerine üst üste yığmanın kentlerde önceden belirlenmiş değişmez mekanları yaratmak yerine kentinin kimliğini kentlinin kendinin belirleyeceği tasarımlar geliştirmenin gereğini ortaya koyuyor Kentleri gittikçe birbirinin aynı olmaya başlayan kalabalığı arttıkça kentleri kendine özgülüğünü hızla yitiren ülkemizde farkların iletişimsizlik kopukluk yabancılaşma değil yeni zenginlikler yaratmasını istiyorsak Richard Sennett in bu kitabında ilgimizi çekecek çok şey var Kent tasarımının bir öykü kurgular gibi yapılmasını kentlerin yeni keşiflere sürprizlere açık olmasını öneren yazarın kitabı kent gibi bir kentte yaşamak isteyen herkese Yayınevi Ayrıntı Yayınları Yazar Richard Sennett Sayfa 295 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı 1999 Barkod 9789755392622 Kategori Diğer İnsan ve Toplum Kentleşme Modernleşme

Ayrıntı Yayınları
çev. Süha Sertabiboğlu & Can Kurultay
Çağımızda modern Batı kentinin insanlarla dolu mekânları ya tüketimi ya da turizmi sahneye koyan yerlerden ibarettir ve kentin böyle bir sahneye indirgenmesi anlamsızlaştırılması rastlantı değildir Hıristiyanlık Batı uygarlığında öznel iç yaşamla fiziksel dış yaşam arasındaki ayrıma neden olmuş içine dönen bir sığınak arayışına giren insan aradığı bu sığınağın evi de olamayacağını fark edince bu ayrımı görmezden gelmeyi yeğleyip nötr kentler inşa ederek sorundan adeta kaçmıştır Kaçışın çözüm olmadığını bile bile bunda ısrar edemeyeceğimize göre yaşamın bütünlüğünün net bir şekilde görülmesini sağlayacak bir kent tasarımını nasıl gerçekleştirebiliriz Çağdaş mimarlardan kent tasarımcılarından örneğin demokrasiyi teşvik edecek ya da cinsel isteğin ahlaki boyutlarının öğretileceği mekânlar tasarlamalarını isteyebilir miyiz Antikçağdan günümüze Batı kentini iç ve dış ı ayırma ya da bütünleştirme çabaları biçimlendirmiş her düşünce ve sanat akımı o günün kentini şekillendirmiştir Günümüzde bu ayrımı ortadan kaldırmanın yolunu arayan Sennett bizi bazen bir yağlıboya resimle bazen bir şiirle ya da dikilitaşların öyküsüyle bazen bir fotoğraf bazen bir felsefecinin düşüncesi ya da bestecinin eseriyle başta New York Paris ve Roma olmak üzere birçok kentin kentleşme tarihinde ilginç bir geziye çıkarıyor ve bir bale yapıtıyla gezimizi sonlandırıyor Kendi kentlerimizi ve şimdiye kadar gördüğümüz kentleri yeni bir gözle görmemizi sağlayan yazar kişiliksiz kentlerin çözümünün farklılığın zenginliğinde olduğunu farkları farklılıkları birbirinden ayırmak yerine üst üste yığmanın kentlerde önceden belirlenmiş değişmez mekânları yaratmak yerine kentinin kimliğini kentlinin kendinin belirleyeceği tasarımlar geliştirmenin gereğini ortaya koyuyor Kentleri gittikçe birbirinin aynı olmaya başlayan kalabalığı arttıkça kentleri kendine özgülüğünü hızla yitiren ülkemizde farkların iletişimsizlik kopukluk yabancılaşma değil yeni zenginlikler yaratmasını istiyorsak Richard Sennett in bu kitabında ilgimizi çekecek çok şey var Kent tasarımının bir öykü kurgular gibi yapılmasını kentlerin yeni keşiflere sürprizlere açık olmasını öneren yazarın kitabı kent gibi bir kent te yaşamak isteyen herkese img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ayrıntı Yayınları
çev. Süha Sertabiboğlu, Can Kurultay
Çağımızda modern Batı kentinin insanlarla dolu mekânları ya tüketimi ya da turizmi sahneye koyan yerlerden ibarettir ve kentin böyle bir sahneye indirgenmesi anlamsızlaştırılması rastlantı değildir Hıristiyanlık Batı uygarlığında öznel iç yaşamla fiziksel dış yaşam arasındaki ayrıma neden olmuş içine dönen bir sığınak arayışına giren insan aradığı bu sığınağın evi de olamayacağını fark edince bu ayrımı görmezden gelmeyi yeğleyip nötr kentler inşa ederek sorundan adeta kaçmıştır Kaçışın çözüm olmadığını bile bile bunda ısrar edemeyeceğimize göre yaşamın bütünlüğünün net bir şekilde görülmesini sağlayacak bir kent tasarımını nasıl gerçekleştirebiliriz Çağdaş mimarlardan kent tasarımcılarından örneğin demokrasiyi teşvik edecek ya da cinsel isteğin ahlaki boyutlarının öğretileceği mekânlar ta sarlamalarını isteyebilir miyiz Antikçağdan günümüze Batı kentini iç ve dış ı ayırma ya da bütünleştirme çabaları biçimlendirmiş her düşünce ve sanat akımı o günün kentini şekillendirmiştir Günümüzde bu ayrımı ortadan kaldırmanın yolunu arayan Sennett bizi bazen bir yağlıboya resimle bazen bir şiirle ya da dikilitaşların öyküsüyle bazen bir fotoğraf bazen bir felsefecinin düşüncesi ya da bestecinin eseriyle başta New York Paris ve Roma olmak üzere birçok kentin kentleşme tarihinde ilginç bir geziye çıkarıyor ve bir bale yapıtıyla gezimizi sonlandırıyor Kendi kentlerimizi ve şimdiye kadar gördüğümüz kentleri yeni bir gözle görmemizi sağlayan yazar kişiliksiz kentlerin çözümünün farklılığın zenginliğinde olduğunu farkları farklılıkları birbirinden ayırmak yerine üst üste yığmanın kentlerde önceden belirlenmiş değişmez mekânları yaratmak yerine kentinin kimliğini kentlinin kendinin belirleyeceği tasarımlar geliştirmenin gereğini ortaya koyuyor Kentleri gittikçe birbirinin aynı olmaya başlayan kalabalığı arttıkça kentleri kendine özgülüğünü hızla yitiren ülkemizde farkların iletişimsizlik kopukluk yabancılaşma değil yeni zenginlikler yaratmasını istiyorsak Richard Sennett in bu kitabında ilgimizi çekecek çok şey var Kent tasarımının bir öykü kurgular gibi yapılmasını kentlerin yeni keşiflere sürprizlere açık olmasını öneren yazarın kitabı kent gibi bir kent te yaşamak isteyen herkese Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 295Baskı Yılı 2013Dili İngilizceYayınevi Ayrıntı Yayınları