Gülderen — Ümmiye Yılmaz

Gülderen
Ümmiye YılmazCenevre Fikir Sanat
Gülderen
Ümmiye YılmazDışarda bir fırtına bir kıyamet kopuyordu gitsin Rüzgâr sokağın içinde dört dönüyordu Aylardan Ocak ve kar taneleri bizim evin balkonun kenarında birbirleriyle dans ediyorlardı Balkonda donmasından korktuğu çiçeklerini tek tek peteğin kenarına özenle yerleştiren annem mırıldanarak İnsan ancak yarasından çiçek açar dedi Ben de gülümseyerek Biz hep dikenler içinde çiçek açmayı zaten senden öğrenmedik mi dedim Annem belki de tüm diğer savaşçı kadınlar gibi zorluklarla mücadele etmekten kaçınmazdı Zaten bizi her düştüğümüzde de o kaldırmadı mı On beşinde evlenmişti Bir sürü görümce elti birlikte oturuluyor O dönemler bir de yokluk yıllarında beni kucağına alıvermişti Ben çocuk o çocuk tabi o zamanlar depresyona girdim falan diye bahane de yok Bana kalk artık kitabına başla ne bekliyorsun dedi Son zamanlarda hep bir kaçış sebebim vardı zaten Ya kırgındım ya yorgun Yorgunum anne demeye ona utandım Gerçi anneler çocuklarının bakışından anlarlar ruh hallerini öyle değil mi Gönlüm yorgun küle döndüm deseydim de gül olmaya çabala derdi biliyorum Sıcak naif merhametli kadındır benim annem Keskin zekâsı sayesinde çoktan anlatmıştı bana anlatmak istediğini Gülderen Gül bahçesi gül toplayan gülleri derleyen manasına gelmektedir Eskiden gül toplayıcısı kadınlar varmış Tüm gün üstleri başları gül kokan elleri dikenlerden parçalanma pahasına topladıkları bu gülleri satıp evine ekmek götüren kadınlar Ben de istedim ki bu kitabı okuyan okurlarımın elinde gül kokusu kalsın

Cenevre Fikir Sanat
Dışarda bir fırtına bir kıyamet kopuyordu gitsin Rüzgâr sokağın içinde dört dönüyordu Aylardan Ocak ve kar taneleri bizim evin balkonun kenarında birbirleriyle dans ediyorlardı Balkonda donmasından korktuğu çiçeklerini tek tek peteğin kenarına özenle yerleştiren annem mırıldanarak İnsan ancak yarasından çiçek açar dedi Ben de gülümseyerek Biz hep dikenler içinde çiçek açmayı zaten senden öğrenmedik mi dedim Annem belki de tüm diğer savaşçı kadınlar gibi zorluklarla mücadele etmekten kaçınmazdı Zaten bizi her düştüğümüzde de o kaldırmadı mı On beşinde evlenmişti Bir sürü görümce elti birlikte oturuluyor O dönemler bir de yokluk yıllarında beni kucağına alıvermişti Ben çocuk o çocuk tabi o zamanlar depresyona girdim falan diye bahane de yok Bana kalk artık kitabına başla ne bekliyorsun dedi Son zamanlarda hep bir kaçış sebebim vardı zaten Ya kırgındım ya yorgun Yorgunum anne demeye ona utandım Gerçi anneler çocuklarının bakışından anlarlar ruh hallerini öyle değil mi Gönlüm yorgun küle döndüm deseydim de gül olmaya çabala derdi biliyorum Sıcak naif merhametli kadındır benim annem Keskin zekâsı sayesinde çoktan anlatmıştı bana anlatmak istediğini Gülderen Gül bahçesi gül toplayan gülleri derleyen manasına gelmektedir Eskiden gül toplayıcısı kadınlar varmış Tüm gün üstleri başları gül kokan elleri dikenlerden parçalanma pahasına topladıkları bu gülleri satıp evine ekmek götüren kadınlar Ben de istedim ki bu kitabı okuyan okurlarımın elinde gül kokusu kalsın

Cenevre Fikir Sanat
Dışarda bir fırtına bir kıyamet kopuyordu gitsin Rüzgâr sokağın içinde dört dönüyordu Aylardan Ocak ve kar taneleri bizim evin balkonun kenarında birbirleriyle dans ediyorlardı Balkonda donmasından korktuğu çiçeklerini tek tek peteğin kenarına özenle yerleştiren annem mırıldanarak İnsan ancak yarasından çiçek açar dedi Ben de gülümseyerek Biz hep dikenler içinde çiçek açmayı zaten senden öğrenmedik mi dedim Annem belki de tüm diğer savaşçı kadınlar gibi zorluklarla mücadele etmekten kaçınmazdı Zaten bizi her düştüğümüzde de o kaldırmadı mı On beşinde evlenmişti Bir sürü görümce elti birlikte oturuluyor O dönemler bir de yokluk yıllarında beni kucağına alıvermişti Ben çocuk o çocuk tabi o zamanlar depresyona girdim falan diye bahane de yok Bana kalk artık kitabına başla ne bekliyorsun dedi Son zamanlarda hep bir kaçış sebebim vardı zaten Ya kırgındım ya yorgun Yorgunum anne demeye ona utandım Gerçi anneler çocuklarının bakışından anlarlar ruh hallerini öyle değil mi Gönlüm yorgun küle döndüm deseydim de gül olmaya çabala derdi biliyorum Sıcak naif merhametli kadındır benim annem Keskin zekâsı sayesinde çoktan anlatmıştı bana anlatmak istediğini Gülderen Gül bahçesi gül toplayan gülleri derleyen manasına gelmektedir Eskiden gül toplayıcısı kadınlar varmış Tüm gün üstleri başları gül kokan elleri dikenlerden parçalanma pahasına topladıkları bu gülleri satıp evine ekmek götüren kadınlar Ben de istedim ki bu kitabı okuyan okurlarımın elinde gül kokusu kalsın

Cenevre Fikir Sanat
Dışarda bir fırtına bir kıyamet kopuyordu gitsin Rüzgâr sokağın içinde dört dönüyordu Aylardan Ocak ve kar taneleri bizim evin balkonun kenarında birbirleriyle dans ediyorlardı Balkonda donmasından korktuğu çiçeklerini tek tek peteğin kenarına özenle yerleştiren annem mırıldanarak İnsan ancak yarasından çiçek açar dedi Ben de gülümseyerek Biz hep dikenler içinde çiçek açmayı zaten senden öğrenmedik mi dedim Annem belki de tüm diğer savaşçı kadınlar gibi zorluklarla mücadele etmekten kaçınmazdı Zaten bizi her düştüğümüzde de o kaldırmadı mı On beşinde evlenmişti Bir sürü görümce elti birlikte oturuluyor O dönemler bir de yokluk yıllarında beni kucağına alıvermişti Ben çocuk o çocuk tabi o zamanlar depresyona girdim falan diye bahane de yok Bana kalk artık kitabına başla ne bekliyorsun dedi Son zamanlarda hep bir kaçış sebebim vardı zaten Ya kırgındım ya yorgun Yorgunum anne demeye ona utandım Gerçi anneler çocuklarının bakışından anlarlar ruh hallerini öyle değil mi Gönlüm yorgun küle döndüm deseydim de gül olmaya çabala derdi biliyorum Sıcak naif merhametli kadındır benim annem Keskin zekâsı sayesinde çoktan anlatmıştı bana anlatmak istediğini Gülderen Gül bahçesi gül toplayan gülleri derleyen manasına gelmektedir Eskiden gül toplayıcısı kadınlar varmış Tüm gün üstleri başları gül kokan elleri dikenlerden parçalanma pahasına topladıkları bu gülleri satıp evine ekmek götüren kadınlar Ben de istedim ki bu kitabı okuyan okurlarımın elinde gül kokusu kalsın

Cenevre Fikir Sanat
Dışarda bir fırtına bir kıyamet kopuyordu gitsin Rüzgâr sokağın içinde dört dönüyordu Aylardan Ocak ve kar taneleri bizim evin balkonun kenarında birbirleriyle dans ediyorlardı Balkonda donmasından korktuğu çiçeklerini tek tek peteğin kenarına özenle yerleştiren annem mırıldanarak İnsan ancak yarasından çiçek açar dedi Ben de gülümseyerek Biz hep dikenler içinde çiçek açmayı zaten senden öğrenmedik mi dedim Annem belki de tüm diğer savaşçı kadınlar gibi zorluklarla mücadele etmekten kaçınmazdı Zaten bizi her düştüğümüzde de o kaldırmadı mı On beşinde evlenmişti Bir sürü görümce elti birlikte oturuluyor O dönemler bir de yokluk yıllarında beni kucağına alıvermişti Ben çocuk o çocuk tabi o zamanlar depresyona girdim falan diye bahane de yok Bana kalk artık kitabına başla ne bekliyorsun dedi Son zamanlarda hep bir kaçış sebebim vardı zaten Ya kırgındım ya yorgun Yorgunum anne demeye ona utandım Gerçi anneler çocuklarının bakışından anlarlar ruh hallerini öyle değil mi Gönlüm yorgun küle döndüm deseydim de gül olmaya çabala derdi biliyorum Sıcak naif merhametli kadındır benim annem Keskin zekâsı sayesinde çoktan anlatmıştı bana anlatmak istediğini Gülderen Gül bahçesi gül toplayan gülleri derleyen manasına gelmektedir Eskiden gül toplayıcısı kadınlar varmış Tüm gün üstleri başları gül kokan elleri dikenlerden parçalanma pahasına topladıkları bu gülleri satıp evine ekmek götüren kadınlar Ben de istedim ki bu kitabı okuyan okurlarımın elinde gül kokusu kalsın

Peon Kitap
Gönlümün raflarında çiçekler büyüttüm sana Kavanozlarda reçel ve gelecek için bir parça umut Yeniden hayat bulmaya inanmakla güçleniyor insan Umut ve dua bizim tek enerji kaynağımız Düşünsenize kupkuru bir dal ve hemen yan tarafında yemyeşil bir tomurcuk yaşama tutunmaya çalışıyor Öyle imkânsız ki âdemoğlunun gözüyle yeniden gül açabilmesi Acıyarak ona bakıyoruz Sen artık hiç açmayacaksın der gibi Oysa o tomurcuk kuru dalın kenarından inatla yemyeşil dünyaya gülümsemeye çalışıyor Ben de varım Hayata tutunuyorum diyor Kuru dal demişken insan denen varlık da böyledir Derdin var mı sevinmelisin Bu senin unutulmadığına işarettir Yakın da büyük ihtimalle çiçekler açacaksın Çünkü her güzel şey fırtınalardan sonra vücut bulmakta Bak gökyüzüne Gökkuşağı çıkmadan önce gürültü kopmadı mı orada Yağmurdan sonra açmadı mı papatyalar Ben en çok yeni bir günün doğumundan heyecan duymaya başladım Karanlıkları geride bırakarak leylak rengi bulutların arasından o güneşin her gün bıkmadan usanmadan nasıl savaşarak yeryüzüne sere serpe serildiğine şahitlik etmek mucizevi bir duygudur elbette Kaldır kafanı gökyüzüne bak Üzülüyorsan çiçekler açacaksın Üzülme artık Güzel bir hediyenvar geliyor yolda Biz bilmiyoruz ki ne hayırlı hayatımızda ne hayırsız

Peon Kitap
Gönlümün raflarında çiçekler büyüttüm sana Kavanozlarda reçel ve gelecek için bir parça umut Yeniden hayat bulmaya inanmakla güçleniyor insan Umut ve dua bizim tek enerji kaynağımız Düşünsenize kupkuru bir dal ve hemen yan tarafında yemyeşil bir tomurcuk yaşama tutunmaya çalışıyor Öyle imkânsız ki âdemoğlunun gözüyle yeniden gül açabilmesi Acıyarak ona bakıyoruz Sen artık hiç açmayacaksın der gibi Oysa o tomurcuk kuru dalın kenarından inatla yemyeşil dünyaya gülümsemeye çalışıyor Ben de varım Hayata tutunuyorum diyor Kuru dal demişken insan denen varlık da böyledir Derdin var mı sevinmelisin Bu senin unutulmadığına işarettir Yakın da büyük ihtimalle çiçekler açacaksın Çünkü her güzel şey fırtınalardan sonra vücut bulmakta Bak gökyüzüne Gökkuşağı çıkmadan önce gürültü kopmadı mı orada Yağmurdan sonra açmadı mı papatyalar Ben en çok yeni bir günün doğumundan heyecan duymaya başladım Karanlıkları geride bırakarak leylak rengi bulutların arasından o güneşin her gün bıkmadan usanmadan nasıl savaşarak yeryüzüne sere serpe serildiğine şahitlik etmek mucizevi bir duygudur elbette Kaldır kafanı gökyüzüne bak Üzülüyorsan çiçekler açacaksın Üzülme artık Güzel bir hediyen var geliyor yolda Biz bilmiyoruz ki ne hayırlı hayatımızda ne hayırsız

Peon Kitap
Gönlümün raflarında çiçekler büyüttüm sana Kavanozlarda reçel ve gelecek için bir parça umut Yeniden hayat bulmaya inanmakla güçleniyor insan Umut ve dua bizim tek enerji kaynağımız Düşünsenize kupkuru bir dal ve hemen yan tarafında yemyeşil bir tomurcuk yaşama tutunmaya çalışıyor Öyle imkânsız ki âdemoğlunun gözüyle yeniden gül açabilmesi Acıyarak ona bakıyoruz Sen artık hiç açmayacaksın der gibi Oysa o tomurcuk kuru dalın kenarından inatla yemyeşil dünyaya gülümsemeye çalışıyor Ben de varım Hayata tutunuyorum diyor Kuru dal demişken insan denen varlık da böyledir Derdin var mı sevinmelisin Bu senin unutulmadığına işarettir Yakın da büyük ihtimalle çiçekler açacaksın Çünkü her güzel şey fırtınalardan sonra vücut bulmakta Bak gökyüzüne Gökkuşağı çıkmadan önce gürültü kopmadı mı orada Yağmurdan sonra açmadı mı papatyalar Ben en çok yeni bir günün doğumundan heyecan duymaya başladım Karanlıkları geride bırakarak leylak rengi bulutların arasından o güneşin her gün bıkmadan usanmadan nasıl savaşarak yeryüzüne sere serpe serildiğine şahitlik etmek mucizevi bir duygudur elbette Kaldır kafanı gökyüzüne bak Üzülüyorsan çiçekler açacaksın Üzülme artık Güzel bir hediyenvar geliyor yolda Biz bilmiyoruz ki ne hayırlı hayatımızda ne hayırsız

Peon
Gönlümün raflarında çiçekler büyüttüm sana Kavanozlarda reçel ve gelecek için bir parça umut Yeniden hayat bulmaya inanmakla güçleniyor insan Umut ve dua bizim tek enerji kaynağımız Düşünsenize kupkuru bir dal ve hemen yan tarafında yemyeşil bir tomurcuk yaşama tutunmaya çalışıyor Öyle imkânsız ki âdemoğlunun gözüyle yeniden gül açabilmesi Acıyarak ona bakıyoruz Sen artık hiç açmayacaksın der gibi Oysa o tomurcuk kuru dalın kenarından inatla yemyeşil dünyaya gülümsemeye çalışıyor Ben de varım Hayata tutunuyorum diyor Kuru dal demişken insan denen varlık da böyledir Derdin var mı sevinmelisin Bu senin unutulmadığına işarettir Yakın da büyük ihtimalle çiçekler açacaksın Çünkü her güzel şey fırtınalardan sonra vücut bulmakta Bak gökyüzüne Gökkuşağı çıkmadan önce gürültü kopmadı mı orada Yağmurdan sonra açmadı mı papatyalar Ben en çok yeni bir günün doğumundan heyecan duymaya başladım Karanlıkları geride bırakarak leylak rengi bulutların arasından o güneşin her gün bıkmadan usanmadan nasıl savaşarak yeryüzüne sere serpe serildiğine şahitlik etmek mucizevi bir duygudur elbette Kaldır kafanı gökyüzüne bak Üzülüyorsan çiçekler açacaksın Üzülme artık Güzel bir hediyen var geliyor yolda Biz bilmiyoruz ki ne hayırlı hayatımızda ne hayırsız

Peon Kitap
Gönlümün raflarında çiçekler büyüttüm sana Kavanozlarda reçel ve gelecek için bir parça umut Yeniden hayat bulmaya inanmakla güçleniyor insan Umut ve dua bizim tek enerji kaynağımız Düşünsenize kupkuru bir dal ve hemen yan tarafında yemyeşil bir tomurcuk yaşama tutunmaya çalışıyor Öyle imkânsız ki âdemoğlunun gözüyle yeniden gül açabilmesi Acıyarak ona bakıyoruz Sen artık hiç açmayacaksın der gibi Oysa o tomurcuk kuru dalın kenarından inatla yemyeşil dünyaya gülümsemeye çalışıyor Ben de varım Hayata tutunuyorum diyor Kuru dal demişken insan denen varlık da böyledir Derdin var mı sevinmelisin Bu senin unutulmadığına işarettir Yakın da büyük ihtimalle çiçekler açacaksın Çünkü her güzel şey fırtınalardan sonra vücut bulmakta Bak gökyüzüne Gökkuşağı çıkmadan önce gürültü kopmadı mı orada Yağmurdan sonra açmadı mı papatyalar Ben en çok yeni bir günün doğumundan heyecan duymaya başladım Karanlıkları geride bırakarak leylak rengi bulutların arasından o güneşin her gün bıkmadan usanmadan nasıl savaşarak yeryüzüne sere serpe serildiğine şahitlik etmek mucizevi bir duygudur elbette Kaldır kafanı gökyüzüne bak Üzülüyorsan çiçekler açacaksın Üzülme artık Güzel bir hediyen var geliyor yolda Biz bilmiyoruz ki ne hayırlı hayatımızda ne hayırsız