Gün Gün Çanakkale 3 Cilt — Sadeddin Özgür

Gün Gün Çanakkale 3 Cilt
Sadeddin ÖzgürMostar Yayınları
Gün Gün Çanakkale 3 Cilt
Sadeddin ÖzgürNe kadar uzak kalmışız bırakılmışız Çanakkale den Ne kadar soğuk bakmışız baktırılmışız Çanakkale ye Savaşı kaybeden Britanya İmparatorluğu uğruna on binlerce gencini bu cephede rezillikler içinde savaştıran ve geri dönerken de çamur deryalarında 10 000 den fazla gencinin cesetlerini bırakarak firar eden Anzaklar ın tâ Avustralya dan baktığı kadar bile bakamıyoruz Çanakkale ye Onların tâ Avustralya dan gördükleri kadar bile göremiyoruz anladıkları kadar bile anlayamıyoruz Çanakkale yi Kaybettikleri rezil ve iğrenç bir savaşı savaştan sonra yazdıklarıyla öylesine kutsamışlar ki gören görmeyen bilen bilmeyen de sanki Avustralyalılar ın Gelibolu da muhteşem bir zafer kazandıklarını zanneder Senelerdir bu uğurda büyük uğraşlar vermekteyiz Çanakkale yi nasıl anlatabiliriz neler yapabiliriz diye İlk zamanlar Nigel Steel Peter Hart ikilisinin yazmış olduğu Gelibolu Yenilginin Destanı kitabını okuyunca çok etkilenmiştik İşte dedik böylesine bir mağlubiyet böyle kıymetlendirilip böyle değerli bir hale getirilir ve ancak bu şekilde bir zafere dönüştürülebilir İngiliz aklı denilen şey budur işte O kitabın önsözündeki şu ifade bizi hayretlere düşürmüştü İtilaf devletlerinin askerleri sonuçta Türkler tarafından yenilgiye uğratılmışlarsa da onurlarını korumuşlar ve bizim saygımızı hak etmişlerdir Nasıl bir onur korumak tan bahsedebiliyorlardı ki Hangi hak edilen bir saygı idi ki bu saygı O nasıl bir onur muş ki Çanakkale de korunmuş o nasıl bir saygı ymış ki Çanakkale de elde etmişler Aslında Çanakkale de utanç içinde karanlık ıssız sessiz ve sisli iki firar gecelerinde onurlarının en ufak kırıntılarını o kıyılarda 9 siper içlerinde ve dışarılarda perperişan yatan cesetleriyle birlikte bırakmışlardı Böylesine kuyruklarını bacaklarının arasına sokarak sessizce korkakça bir kaçışla neticelenen bir savaşın hak edilebilecek nasıl bir saygısı olabilirdi acaba İşte bu savaşta korunacak bir onur varsa o onur siperlerinde son nefer kalasıya kadar vatanlarını koruyan bizim kahramanlarımıza aittir hak edilecek bir saygı varsa o saygı da üç dakika sonra öleceklerini bildikleri halde düşmanın üzerine taarruz etmekte en ufak bir tereddüt göstermeyen o şanlı Mehmetçiklerimiz e aittir Sadettin Özgür ün kaleminden Gün Gün Çanakkale Serisi Mostar Yayınları ndan çıktı

Mostar Yayınları
Ne kadar uzak kalmışız bırakılmışız Çanakkale den Ne kadar soğuk bakmışız baktırılmışız Çanakkale ye Savaşı kaybeden Britanya İmparatorluğu uğruna on binlerce gencini bu cephede rezillikler içinde savaştıran ve geri dönerken de çamur deryalarında 10 000 den fazla gencinin cesetlerini bırakarak firar eden Anzaklar ın tâ Avustralya dan baktığı kadar bile bakamıyoruz Çanakkale ye Onların tâ Avustralya dan gördükleri kadar bile göremiyoruz anladıkları kadar bile anlayamıyoruz Çanakkale yi Kaybettikleri rezil ve iğrenç bir savaşı savaştan sonra yazdıklarıyla öylesine kutsamışlar ki gören görmeyen bilen bilmeyen de sanki Avustralyalılar ın Gelibolu da muhteşem bir zafer kazandıklarını zanneder Senelerdir bu uğurda büyük uğraşlar vermekteyiz Çanakkale yi nasıl anlatabiliriz neler yapabiliriz diye İlk zamanlar Nigel Steel Peter Hart ikilisinin yazmış olduğu Gelibolu Yenilginin Destanı kitabını okuyunca çok etkilenmiştik İşte dedik böylesine bir mağlubiyet böyle kıymetlendirilip böyle değerli bir hale getirilir ve ancak bu şekilde bir zafere dönüştürülebilir İngiliz aklı denilen şey budur işte O kitabın önsözündeki şu ifade bizi hayretlere düşürmüştü İtilaf devletlerinin askerleri sonuçta Türkler tarafından yenilgiye uğratılmışlarsa da onurlarını korumuşlar ve bizim saygımızı hak etmişlerdir Nasıl bir onur korumak tan bahsedebiliyorlardı ki Hangi hak edilen bir saygı idi ki bu saygı O nasıl bir onur muş ki Çanakkale de korunmuş o nasıl bir saygı ymış ki Çanakkale de elde etmişler Aslında Çanakkale de utanç içinde karanlık ıssız sessiz ve sisli iki firar gecelerinde onurlarının en ufak kırıntılarını o kıyılarda 9 siper içlerinde ve dışarılarda perperişan yatan cesetleriyle birlikte bırakmışlardı Böylesine kuyruklarını bacaklarının arasına sokarak sessizce korkakça bir kaçışla neticelenen bir savaşın hak edilebilecek nasıl bir saygısı olabilirdi acaba İşte bu savaşta korunacak bir onur varsa o onur siperlerinde son nefer kalasıya kadar vatanlarını koruyan bizim kahramanlarımıza aittir hak edilecek bir saygı varsa o saygı da üç dakika sonra öleceklerini bildikleri halde düşmanın üzerine taarruz etmekte en ufak bir tereddüt göstermeyen o şanlı Mehmetçiklerimiz e aittir Sadettin Özgür ün kaleminden Gün Gün Çanakkale Serisi Mostar Yayınları ndan çıktı

Mostar Yayınları
Ne kadar uzak kalmışız bırakılmışız Çanakkale den Ne kadar soğuk bakmışız baktırılmışız Çanakkale ye Savaşı kaybeden Britanya İmparatorluğu uğruna on binlerce gencini bu cephede rezillikler içinde savaştıran ve geri dönerken de çamur deryalarında 10 000 den fazla gencinin cesetlerini bırakarak firar eden Anzaklar ın tâ Avustralya dan baktığı kadar bile bakamıyoruz Çanakkale ye Onların tâ Avustralya dan gördükleri kadar bile göremiyoruz anladıkları kadar bile anlayamıyoruz Çanakkale yi Kaybettikleri rezil ve iğrenç bir savaşı savaştan sonra yazdıklarıyla öylesine kutsamışlar ki gören görmeyen bilen bilmeyen de sanki Avustralyalılar ın Gelibolu da muhteşem bir zafer kazandıklarını zanneder Senelerdir bu uğurda büyük uğraşlar vermekteyiz Çanakkale yi nasıl anlatabiliriz neler yapabiliriz diye İlk zamanlar Nigel Steel Peter Hart ikilisinin yazmış olduğu Gelibolu Yenilginin Destanı kitabını okuyunca çok etkilenmiştik İşte dedik böylesine bir mağlubiyet böyle kıymetlendirilip böyle değerli bir hale getirilir ve ancak bu şekilde bir zafere dönüştürülebilir İngiliz aklı denilen şey budur işte O kitabın önsözündeki şu ifade bizi hayretlere düşürmüştü İtilaf devletlerinin askerleri sonuçta Türkler tarafından yenilgiye uğratılmışlarsa da onurlarını korumuşlar ve bizim saygımızı hak etmişlerdir Nasıl bir onur korumak tan bahsedebiliyorlardı ki Hangi hak edilen bir saygı idi ki bu saygı O nasıl bir onur muş ki Çanakkale de korunmuş o nasıl bir saygı ymış ki Çanakkale de elde etmişler Aslında Çanakkale de utanç içinde karanlık ıssız sessiz ve sisli iki firar gecelerinde onurlarının en ufak kırıntılarını o kıyılarda 9 siper içlerinde ve dışarılarda perperişan yatan cesetleriyle birlikte bırakmışlardı Böylesine kuyruklarını bacaklarının arasına sokarak sessizce korkakça bir kaçışla neticelenen bir savaşın hak edilebilecek nasıl bir saygısı olabilirdi acaba İşte bu savaşta korunacak bir onur varsa o onur siperlerinde son nefer kalasıya kadar vatanlarını koruyan bizim kahramanlarımıza aittir hak edilecek bir saygı varsa o saygı da üç dakika sonra öleceklerini bildikleri halde düşmanın üzerine taarruz etmekte en ufak bir tereddüt göstermeyen o şanlı Mehmetçiklerimiz e aittir Sadettin Özgür ün kaleminden Gün Gün Çanakkale Serisi Mostar Yayınları ndan çıktı

Mostar Yayınları
Ne kadar uzak kalmışız bırakılmışız Çanakkale den Ne kadar soğuk bakmışız baktırılmışız Çanakkale ye Savaşı kaybeden Britanya İmparatorluğu uğruna on binlerce gencini bu cephede rezillikler içinde savaştıran ve geri dönerken de çamur deryalarında 10 000 den fazla gencinin cesetlerini bırakarak firar eden Anzaklar ın tâ Avustralya dan baktığı kadar bile bakamıyoruz Çanakkale ye Onların tâ Avustralya dan gördükleri kadar bile göremiyoruz anladıkları kadar bile anlayamıyoruz Çanakkale yi Kaybettikleri rezil ve iğrenç bir savaşı savaştan sonra yazdıklarıyla öylesine kutsamışlar ki gören görmeyen bilen bilmeyen de sanki Avustralyalılar ın Gelibolu da muhteşem bir zafer kazandıklarını zanneder Senelerdir bu uğurda büyük uğraşlar vermekteyiz Çanakkale yi nasıl anlatabiliriz neler yapabiliriz diye İlk zamanlar Nigel Steel Peter Hart ikilisinin yazmış olduğu Gelibolu Yenilginin Destanı kitabını okuyunca çok etkilenmiştik İşte dedik böylesine bir mağlubiyet böyle kıymetlendirilip böyle değerli bir hale getirilir ve ancak bu şekilde bir zafere dönüştürülebilir İngiliz aklı denilen şey budur işte O kitabın önsözündeki şu ifade bizi hayretlere düşürmüştü İtilaf devletlerinin askerleri sonuçta Türkler tarafından yenilgiye uğratılmışlarsa da onurlarını korumuşlar ve bizim saygımızı hak etmişlerdir Nasıl bir onur korumak tan bahsedebiliyorlardı ki Hangi hak edilen bir saygı idi ki bu saygı O nasıl bir onur muş ki Çanakkale de korunmuş o nasıl bir saygı ymış ki Çanakkale de elde etmişler Aslında Çanakkale de utanç içinde karanlık ıssız sessiz ve sisli iki firar gecelerinde onurlarının en ufak kırıntılarını o kıyılarda 9 siper içlerinde ve dışarılarda perperişan yatan cesetleriyle birlikte bırakmışlardı Böylesine kuyruklarını bacaklarının arasına sokarak sessizce korkakça bir kaçışla neticelenen bir savaşın hak edilebilecek nasıl bir saygısı olabilirdi acaba İşte bu savaşta korunacak bir onur varsa o onur siperlerinde son nefer kalasıya kadar vatanlarını koruyan bizim kahramanlarımıza aittir hak edilecek bir saygı varsa o saygı da üç dakika sonra öleceklerini bildikleri halde düşmanın üzerine taarruz etmekte en ufak bir tereddüt göstermeyen o şanlı Mehmetçiklerimiz e aittir Sadettin Özgür ün kaleminden Gün Gün Çanakkale Serisi Mostar Yayınları ndan çıktı

Mostar Yayınları
Ne kadar uzak kalmışız bırakılmışız Çanakkale den Ne kadar soğuk bakmışız baktırılmışız Çanakkale ye Savaşı kaybeden Britanya İmparatorluğu uğruna on binlerce gencini bu cephede rezillikler içinde savaştıran ve geri dönerken de çamur deryalarında 10 000 den fazla gencinin cesetlerini bırakarak firar eden Anzaklar ın tâ Avustralya dan baktığı kadar bile bakamıyoruz Çanakkale ye Onların tâ Avustralya dan gördükleri kadar bile göremiyoruz anladıkları kadar bile anlayamıyoruz Çanakkale yi Kaybettikleri rezil ve iğrenç bir savaşı savaştan sonra yazdıklarıyla öylesine kutsamışlar ki gören görmeyen bilen bilmeyen de sanki Avustralyalılar ın Gelibolu da muhteşem bir zafer kazandıklarını zanneder Senelerdir bu uğurda büyük uğraşlar vermekteyiz Çanakkale yi nasıl anlatabiliriz neler yapabiliriz diye İlk zamanlar Nigel Steel Peter Hart ikilisinin yazmış olduğu Gelibolu Yenilginin Destanı kitabını okuyunca çok etkilenmiştik İşte dedik böylesine bir mağlubiyet böyle kıymetlendirilip böyle değerli bir hale getirilir ve ancak bu şekilde bir zafere dönüştürülebilir İngiliz aklı denilen şey budur işte O kitabın önsözündeki şu ifade bizi hayretlere düşürmüştü İtilaf devletlerinin askerleri sonuçta Türkler tarafından yenilgiye uğratılmışlarsa da onurlarını korumuşlar ve bizim saygımızı hak etmişlerdir Nasıl bir onur korumak tan bahsedebiliyorlardı ki Hangi hak edilen bir saygı idi ki bu saygı O nasıl bir onur muş ki Çanakkale de korunmuş o nasıl bir saygı ymış ki Çanakkale de elde etmişler Aslında Çanakkale de utanç içinde karanlık ıssız sessiz ve sisli iki firar gecelerinde onurlarının en ufak kırıntılarını o kıyılarda 9 siper içlerinde ve dışarılarda perperişan yatan cesetleriyle birlikte bırakmışlardı Böylesine kuyruklarını bacaklarının arasına sokarak sessizce korkakça bir kaçışla neticelenen bir savaşın hak edilebilecek nasıl bir saygısı olabilirdi acaba İşte bu savaşta korunacak bir onur varsa o onur siperlerinde son nefer kalasıya kadar vatanlarını koruyan bizim kahramanlarımıza aittir hak edilecek bir saygı varsa o saygı da üç dakika sonra öleceklerini bildikleri halde düşmanın üzerine taarruz etmekte en ufak bir tereddüt göstermeyen o şanlı Mehmetçiklerimiz e aittir Sadettin Özgür ün kaleminden Gün Gün Çanakkale Serisi Mostar Yayınları ndan çıktı Yayınevi Mostar Yayınları Yazar Sadeddin Özgür Sayfa 1176 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2021 Barkod 9786057472526 Kategori Türkiye ve Cumhuriyet Tarihi

Mostar Yayınları
Ne kadar uzak kalmışız bırakılmışız Çanakkale den Ne kadar soğuk bakmışız baktırılmışız Çanakkale ye Savaşı kaybeden Britanya İmparatorluğu uğruna on binlerce gencini bu cephede rezillikler içinde savaştıran ve geri dönerken de çamur deryalarında 10 000 den fazla gencinin cesetlerini bırakarak firar eden Anzaklar ın tâ Avustralya dan baktığı kadar bile bakamıyoruz Çanakkale ye Onların tâ Avustralya dan gördükleri kadar bile göremiyoruz anladıkları kadar bile anlayamıyoruz Çanakkale yi Kaybettikleri rezil ve iğrenç bir savaşı savaştan sonra yazdıklarıyla öylesine kutsamışlar ki gören görmeyen bilen bilmeyen de sanki Avustralyalılar ın Gelibolu da muhteşem bir zafer kazandıklarını zanneder Senelerdir bu uğurda büyük uğraşlar vermekteyiz Çanakkale yi nasıl anlatabiliriz neler yapabiliriz diye İlk zamanlar Nigel Steel Peter Hart ikilisinin yazmış olduğu Gelibolu Yenilginin Destanı kitabını okuyunca çok etkilenmiştik İşte dedik böylesine bir mağlubiyet böyle kıymetlendirilip böyle değerli bir hale getirilir ve ancak bu şekilde bir zafere dönüştürülebilir İngiliz aklı denilen şey budur işte O kitabın önsözündeki şu ifade bizi hayretlere düşürmüştü İtilaf devletlerinin askerleri sonuçta Türkler tarafından yenilgiye uğratılmışlarsa da onurlarını korumuşlar ve bizim saygımızı hak etmişlerdir Nasıl bir onur korumak tan bahsedebiliyorlardı ki Hangi hak edilen bir saygı idi ki bu saygı O nasıl bir onur muş ki Çanakkale de korunmuş o nasıl bir saygı ymış ki Çanakkale de elde etmişler Aslında Çanakkale de utanç içinde karanlık ıssız sessiz ve sisli iki firar gecelerinde onurlarının en ufak kırıntılarını o kıyılarda 9 siper içlerinde ve dışarılarda perperişan yatan cesetleriyle birlikte bırakmışlardı Böylesine kuyruklarını bacaklarının arasına sokarak sessizce korkakça bir kaçışla neticelenen bir savaşın hak edilebilecek nasıl bir saygısı olabilirdi acaba İşte bu savaşta korunacak bir onur varsa o onur siperlerinde son nefer kala

Mostar
Ne kadar uzak kalmışız bırakılmışız Çanakkale den Ne kadar soğuk bakmışız baktırılmışız Çanakkale ye Savaşı kaybeden Britanya İmparatorluğu uğruna on binlerce gencini bu cephede rezillikler içinde savaştıran ve geri dönerken de çamur deryalarında 10 000 den fazla gencinin cesetlerini bırakarak firar eden Anzaklar ın tâ Avustralya dan baktığı kadar bile bakamıyoruz Çanakkale ye Onların tâ Avustralya dan gördükleri kadar bile göremiyoruz anladıkları kadar bile anlayamıyoruz Çanakkale yi Kaybettikleri rezil ve iğrenç bir savaşı savaştan sonra yazdıklarıyla öylesine kutsamışlar ki gören görmeyen bilen bilmeyen de sanki Avustralyalılar ın Gelibolu da muhteşem bir zafer kazandıklarını zanneder Senelerdir bu uğurda büyük uğraşlar vermekteyiz Çanakkale yi nasıl anlatabiliriz neler yapabiliriz diye İlk zamanlar Nigel Steel Peter Hart ikilisinin yazmış olduğu Gelibolu Yenilginin Destanı kitabını okuyunca çok etkilenmiştik İşte dedik böylesine bir mağlubiyet böyle kıymetlendirilip böyle değerli bir hale getirilir ve ancak bu şekilde bir zafere dönüştürülebilir İngiliz aklı denilen şey budur işte O kitabın önsözündeki şu ifade bizi hayretlere düşürmüştü İtilaf devletlerinin askerleri sonuçta Türkler tarafından yenilgiye uğratılmışlarsa da onurlarını korumuşlar ve bizim saygımızı hak etmişlerdir Nasıl bir onur korumak tan bahsedebiliyorlardı ki Hangi hak edilen bir saygı idi ki bu saygı O nasıl bir onur muş ki Çanakkale de korunmuş o nasıl bir saygı ymış ki Çanakkale de elde etmişler Aslında Çanakkale de utanç içinde karanlık ıssız sessiz ve sisli iki firar gecelerinde onurlarının en ufak kırıntılarını o kıyılarda 9 siper içlerinde ve dışarılarda perperişan yatan cesetleriyle birlikte bırakmışlardı Böylesine kuyruklarını bacaklarının arasına sokarak sessizce korkakça bir kaçışla neticelenen bir savaşın hak edilebilecek nasıl bir saygısı olabilirdi acaba İşte bu savaşta korunacak bir onur varsa o onur siperlerinde son nefer kalasıya kadar vatanlarını koruyan bizim kahramanlarımıza aittir hak edilecek bir saygı varsa o saygı da üç dakika sonra öleceklerini bildikleri halde düşmanın üzerine taarruz etmekte en ufak bir tereddüt göstermeyen o şanlı Mehmetçiklerimiz e aittir Sadettin Özgür ün kaleminden Gün Gün Çanakkale Serisi Mostar Yayınları ndan çıktı