Güneş Çavması 2 — Esra van der Wiel

Güneş Çavması 2
Esra van der WielEpsilon Yayınevi
Güneş Çavması 2
Esra van der WielEskiden Çok eskiden İnsanlar kavganın varlığından habersizken Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken Para icat olmamışken Fakir ya da zengin yokken Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken Ormanlar neşeli sular berrakken İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken Dünya sevgiden ibaretken Yani hayat basitken doğum kadar sevilirmiş ölüm Doğum gibi parçasıymış hayatın Ve doğum gibi kabul edilirmiş Gülümseyerek Ölüm saklanmazmış o zamanlar İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren güzel mi güzel huzurlu mu huzurlu çiçek kokulu bir ışıkmış Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış Ve herkes bu ışığı görürmüş İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar Güneş Çavması Düşmüşken ve düşsüzken yokluğa meydan okuyanların Dünyayı yıldızlardan dinleyenlerin Kalbi dellenip delirirken insanlığı bütün olanların Bir nefes fesleğene ihtiyaç duyanların Zorluk vaktinde nazının geçtiği maziye sığınanların Maviyle yeşili bölüşüp bahar olanların Uzak hatıraların yakınına düşenlerin Yağmuru anlayanların Aynaya bakınca kendini bulabilenlerin Aşkı kimsesiz bırakmayanların hikâyesi

Epsilon Yayınevi
Aşkın bereketine bak Lâl Bir kez daha Uğur landım Bir kez daha Ölüm istediği gibi öpebilir artık beni Ağırlığım yok Nihayet Kalbim kadar kaldım Şu güzelliğe bak Tanrı yla aramda sadece aşk kaldı Güneş Çavması Hayata dokunan ve hayatla dokunanların Kendine uğramadan bu dünyadan gitmeyenlerin Bir yaprağın neşesini görüp de alkışlamadan geçemeyenlerin Saat kurmaya başlayınca oyun kurmayı unutmayanların Kalbi üşüyünce aşka ömrü üşüyünce dosta sarılanların Kederden gülücük yapanların Düş çıkartmalarını ruhlarından söküp atamayanların hikâyesi

Epsilon Yayınları
çev. Aslı Güçlü
Eskiden Çok eskiden İnsanlar kavganın varlığından habersizken Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken Para icat olmamışken Fakir ya da zengin yokken Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken Ormanlar neşeli sular berrakken İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken Dünya sevgiden ibaretken Yani hayat basitken doğum kadar sevilirmiş ölüm Doğum gibi parçasıymış hayatın Ve doğum gibi kabul edilirmiş Gülümseyerek Ölüm saklanmazmış o zamanlar İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren güzel mi güzel huzurlu mu huzurlu çiçek kokulu bir ışıkmış Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış Ve herkes bu ışığı görürmüş İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar Güneş Çavması Düşmüşken ve düşsüzken yokluğa meydan okuyanların Dünyayı yıldızlardan dinleyenlerin Kalbi dellenip delirirken insanlığı bütün olanların Bir nefes fesleğene ihtiyaç duyanların Zorluk vaktinde nazının geçtiği maziye sığınanların Maviyle yeşili bölüşüp bahar olanların Uzak hatıraların yakınına düşenlerin Yağmuru anlayanların Aynaya bakınca kendini bulabilenlerin Aşkı kimsesiz bırakmayanların hikâyesi Tanıtım Bülteninden img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Epsilon Yayınları
Heidi Peter ve beyaz sakallı dedeye borcum vardı yıllardır ödemek istedim Annemi doğurmak istedim belki ve çocuğumdan doğmak Çilek kokulu karlar yağdırmak Hayaller ateş alsın istedim Eski köye yeni adetler getirmek Hayatın ortasına çivileme atlamak ve ölümle kadeh tokuşturmak Ve en çok da yeni bir oyun bulup kan ter içinde kalana kadar oynamak istedim Güneş Çavması Hayata dokunan ve hayatla dokunanların Kendine uğramadan bu dünyadan gitmeyenlerin Bir yaprağın neşesini görüp de alkışlamadan geçemeyenlerin Saat kurmaya başlayınca oyun kurmayı unutmayanların Kalbi üşüyünce aşka ömrü üşüyünce dosta sarılanların Kederden gülücük yapanların Düş çıkartmalarını ruhlarından söküp atamayanların hikayesi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kuzey Işığı Yayınları
Eskiden Çok eskiden İnsanlar kavganın varlığından habersizken Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken Para icat olmamışken Fakir ya da zengin yokken Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken Ormanlar neşeli sular berrakken İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken Dünya sevgiden ibaretken Yani hayat basitken doğum kadar sevilirmiş ölüm Doğum gibi parçasıymış hayatın Ve doğum gibi kabul edilirmiş Gülümseyerek Ölüm saklanmazmış o zamanlar İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren güzel mi güzel huzurlu mu huzurlu çiçek kokulu bir ışıkmış Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış Ve herkes bu ışığı görürmüş İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar

KUZEY IŞIĞI YAYINLARI
Eskiden Çok eskiden İnsanlar kavganın varlığından habersizken Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken Para icat olmamışken Fakir ya da zengin yokken Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken Ormanlar neşeli sular berrakken İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken Dünya sevgiden ibaretken Yani hayat basitken doğum kadar sevilirmiş ölüm Doğum gibi parçasıymış hayatın Ve doğum gibi kabul edilirmiş Gülümseyerek Ölüm saklanmazmış o zamanlar İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren güzel mi güzel huzurlu mu huzurlu çiçek kokulu bir ışıkmış Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış Ve herkes bu ışığı görürmüş İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar

Kuzey Işığı Yayınları
Eskiden Çok eskiden İnsanlar kavganın varlığından habersizken Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken Para icat olmamışken Fakir ya da zengin yokken Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken Ormanlar neşeli sular berrakken İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken Dünya sevgiden ibaretken Yani hayat basitken doğum kadar sevilirmiş ölüm Doğum gibi parçasıymış hayatın Ve doğum gibi kabul edilirmiş Gülümseyerek Ölüm saklanmazmış o zamanlar İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren güzel mi güzel huzurlu mu huzurlu çiçek kokulu bir ışıkmış Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış Ve herkes bu ışığı görürmüş İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar

Kuzey Işığı Yayınları
Eskiden Çok eskiden İnsanlar kavganın varlığından habersizken Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken Para icat olmamışken Fakir ya da zengin yokken Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken Ormanlar neşeli sular berrakken İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken Dünya sevgiden ibaretken Yani hayat basitken doğum kadar sevilirmiş ölüm Doğum gibi parçasıymış hayatın Ve doğum gibi kabul edilirmiş Gülümseyerek Ölüm saklanmazmış o zamanlar İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren güzel mi güzel huzurlu mu huzurlu çiçek kokulu bir ışıkmış Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış Ve herkes bu ışığı görürmüş İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar

Kuzey Işığı Yayınları
Eskiden Çok eskiden İnsanlar kavganın varlığından habersizken Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken Para icat olmamışken Fakir ya da zengin yokken Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken Ormanlar neşeli sular berrakken İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken Dünya sevgiden ibaretken Yani hayat basitken doğum kadar sevilirmiş ölüm Doğum gibi parçasıymış hayatın Ve doğum gibi kabul edilirmiş Gülümseyerek Ölüm saklanmazmış o zamanlar İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren güzel mi güzel huzurlu mu huzurlu çiçek kokulu bir ışıkmış Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış Ve herkes bu ışığı görürmüş İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar

Kuzey Işığı Yayınları
Eskiden Çok eskiden İnsanlar kavganın varlığından habersizken Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken Para icat olmamışken Fakir ya da zengin yokken Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken Ormanlar neşeli sular berrakken İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken Dünya sevgiden ibaretken Yani hayat basitken doğum kadar sevilirmiş ölüm Doğum gibi parçasıymış hayatın Ve doğum gibi kabul edilirmiş Gülümseyerek Ölüm saklanmazmış o zamanlar İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren güzel mi güzel huzurlu mu huzurlu çiçek kokulu bir ışıkmış Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış Ve herkes bu ışığı görürmüş İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar

Kuzey Işığı Yayınları
Eskiden Çok eskiden İnsanlar kavganın varlığından habersizken Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken Para icat olmamışken Fakir ya da zengin yokken Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken Ormanlar neşeli sular berrakken İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken Dünya sevgiden ibaretken Yani hayat basitken doğum kadar sevilirmiş ölüm Doğum gibi parçasıymış hayatın Ve doğum gibi kabul edilirmiş Gülümseyerek Ölüm saklanmazmış o zamanlar İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren güzel mi güzel huzurlu mu huzurlu çiçek kokulu bir ışıkmış Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış Ve herkes bu ışığı görürmüş İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar

EPSİLON YAYINEVİ
Eskiden Çok eskiden İnsanlar kavganın varlığından habersizken Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken Para icat olmamışken Fakir ya da zengin yokken Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken Ormanlar neşeli sular berrakken İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken Dünya sevgiden ibaretken Yani hayat basitken doğum kadar sevilirmiş ölüm Doğum gibi parçasıymış hayatın Ve doğum gibi kabul edilirmiş Gülümseyerek Ölüm saklanmazmış o zamanlar İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren güzel mi güzel huzurlu mu huzurlu çiçek kokulu bir ışıkmış Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış Ve herkes bu ışığı görürmüş İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar Güneş Çavması Düşmüşken ve düşsüzken yokluğa meydan okuyanların Dünyayı yıldızlardan dinleyenlerin Kalbi dellenip delirirken insanlığı bütün olanların Bir nefes fesleğene ihtiyaç duyanların Zorluk vaktinde nazının geçtiği maziye sığınanların Maviyle yeşili bölüşüp bahar olanların Uzak hatıraların yakınına düşenlerin Yağmuru anlayanların Aynaya bakınca kendini bulabilenlerin Aşkı kimsesiz bırakmayanların hikâyesi

EPSİLON YAYINEVİ
Heidi Peter ve beyaz sakallı dedeye borcum vardı yıllardır ödemek istedim Annemi doğurmak istedim belki ve çocuğumdan doğmak Çilek kokulu karlar yağdırmak Hayaller ateş alsın istedim Eski köye yeni adetler getirmek Hayatın ortasına çivileme atlamak ve ölümle kadeh tokuşturmak Ve en çok da yeni bir oyun bulup kan ter içinde kalana kadar oynamak istedim Güneş Çavması Hayata dokunan ve hayatla dokunanların Kendine uğramadan bu dünyadan gitmeyenlerin Bir yaprağın neşesini görüp de alkışlamadan geçemeyenlerin Saat kurmaya başlayınca oyun kurmayı unutmayanların Kalbi üşüyünce aşka ömrü üşüyünce dosta sarılanların Kederden gülücük yapanların Düş çıkartmalarını ruhlarından söküp atamayanların hikayesi