Güneş Giderken — Necati Tosuner

Güneş Giderken
Necati TosunerYapı Kredi Yayınları ( YKY )
Güneş Giderken
Necati TosunerVE sen ne yapacaksın Çünkü biliyorsun nasıl olsa öyle de böyle de olsa yağmur dinecek Sen ne yapacaksın Yarın yarın ya da sonraki gün yağmur dindiğinde ıslaklık kuruduğunda her yer daha yeşillenmiş olduğunda sen ne yapacaksın Badem çiçeklendiğinde çağla çıkıp kabul olduğunda kırılıp ince kabuğu ayıklandığında sobaya kabuk atıldığında sen ne yapacaksın Şimdi nane limon kaynatanın da yoktur senin Güneş Giderken Necati Tosuner in daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış yeni öykülerinden oluşuyor

İş Bankası Kültür Yayınları
Necati Tosuner GÜNEŞ GİDERKEN de yaşlanıyor olma duygusunu işliyor Dün gibi gelen anıların eskidiği tutkuların yıprandığı telaşların boşuna olduğu pişmanlıkların geride kaldığı umutlara ulaşılamadığı fark edilse de o yaşlanmayan yüreğin nasıl kıpırdandığını öykülüyor Necati Tosuner bu öykülerde günlük olayları bilinen duyguları sıradan insanlık hallerini harikulade dil ustalığıyla ince ve kırılgan bir örgü haline getiriyor Mayısta ağustos sıcakları başlamıştı Ey kısa ömrüm nasıl geçersen geç diyen ağustosböcekleri daha görünmemişti ama karpuz çoktan çıkmıştı elbet ve hemen de kabuğu denize düşmüştü Evet kış olunca ağustosböceği kalıyor muydu ki gidip karıncanın kapısını çalsın Peki kışın karınca da mı kalmıyordu yoksa kapıyı açacak Kışın karınca kalmıyorsa o çalışkanlığın ne anlamı olabilirdi Ve o telaşların yiyecek diye delirmelerin Necati Tosuner GÜNEŞ GİDERKEN ile 1999 da SAİT FAİK HİKÂYE ARMAĞANI nı kazandı

İş Bankası Kültür Yayınları
SİSLİ Necati Tosuner in öykü kitaplarının dördüncüsü Bu kitapta yazarın İstanbul 12 Mart ve Almanya öyküleri üç bölümde toplanıyor Birbirinden farklı yer ve durumları anlatsa bile yazarın ince duyarlığı sürekli hissediliyor isteyiş kaçınış bekleyiş vazgeçiş ve hayatın her çarpıcı zıtlığı Necati Tosuner in harikulade dil ustalığıyla sergileniyor Bir sayfada şenlik içinde çoşan yüreği sevinçten duracakmış gibi anlatılan insan başka bir sayfayı saran ürpertiyle donup kalıyor Alttan alta bir ölüm düşüncesi metin boyunca sisler içinde ilerliyor Dursundu ellerimin titremesi Gönlümün eski çimenliğinde bir eski çiçek açsındı artık açsındı İstiyorum ki akıtsındı şurayaca çıkan yeşilin Zehirin sıkıntının acımsılığını ve ilkyaz yarın çıkıp gelince göveredyim yeniden yemişe duraydım usul ve dinsindi içimin sızıltılı kanyayışı acılı sızlılayışı buruluşu ve umutsuzluğun yerine çoşku doluşsun gerçekleşsindi varlığım Ve kimin ve neyin bedelini ödüyorum bitsindi

İş Bankası Kültür Yayınları
Necati Tosuner GÜNEŞ GİDERKEN de yaşlanıyor olma duygusunu işliyor Dün gibi gelen anıların eskidiği tutkuların yıprandığı telaşların boşuna olduğu pişmanlıkların geride kaldığı umutlara ulaşılamadığı fark edilse de o yaşlanmayan yüreğin nasıl kıpırdandığını öykülüyor Necati Tosuner bu öykülerde günlük olayları bilinen duyguları sıradan insanlık hallerini harikulade dil ustalığıyla ince ve kırılgan bir örgü haline getiriyor Mayısta ağustos sıcakları başlamıştı Ey kısa ömrüm nasıl geçersen geç diyen ağustosböcekleri daha görünmemişti ama karpuz çoktan çıkmıştı elbet ve hemen de kabuğu denize düşmüştü Evet kış olunca ağustosböceği kalıyor muydu ki gidip karıncanın kapısını çalsın Peki kışın karınca da mı kalmıyordu yoksa kapıyı açacak Kışın karınca kalmıyorsa o çalışkanlığın ne anlamı olabilirdi Ve o telaşların yiyecek diye delirmelerin Necati Tosuner GÜNEŞ GİDERKEN ile 1999 da SAİT FAİK HİKÂYE ARMAĞANI nı kazandı Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları

İş Bankası Kültür Yayınları
SİSLİ Necati Tosuner in öykü kitaplarının dördüncüsü Bu kitapta yazarın İstanbul 12 Mart ve Almanya öyküleri üç bölümde toplanıyor Birbirinden farklı yer ve durumları anlatsa bile yazarın ince duyarlığı sürekli hissediliyor isteyiş kaçınış bekleyiş vazgeçiş ve hayatın her çarpıcı zıtlığı Necati Tosuner in harikulade dil ustalığıyla sergileniyor Bir sayfada şenlik içinde çoşan yüreği sevinçten duracakmış gibi anlatılan insan başka bir sayfayı saran ürpertiyle donup kalıyor Alttan alta bir ölüm düşüncesi metin boyunca sisler içinde ilerliyor Dursundu ellerimin titremesi Gönlümün eski çimenliğinde bir eski çiçek açsındı artık açsındı İstiyorum ki akıtsındı şurayaca çıkan yeşilin Zehirin sıkıntının acımsılığını ve ilkyaz yarın çıkıp gelince göveredyim yeniden yemişe duraydım usul ve dinsindi içimin sızıltılı kanyayışı acılı sızlılayışı buruluşu ve umutsuzluğun yerine çoşku doluşsun gerçekleşsindi varlığım Ve kimin ve neyin bedelini ödüyorum bitsindi

İş Bankası Kültür Yayınları
Güneş Giderken Necati Tosuner GÜNE Ş G İ DERKEN de yaşlanıyor olma duygusunu işliyor Dün gibi gelen anıların eskidiği tutkuların yıprandığı telaşların boşuna olduğu pişmanlıkların geride kaldığı umutlara ulaşılamadığı fark edilse de o yaşlanmayan yüreğin nasıl kıpırdandığını öykülüyor Necati Tosuner bu öykülerde günlük olayları bilinen duyguları sıradan insanlık hallerini harikulade dil ustalığıyla ince ve kırılgan bir örgü haline getiriyor Mayısta a ğ ustos sıcakları ba ş lamı ş tı Ey kısa ömrüm nasıl geçersen geç diyen a ğ ustosböcekleri daha görünmemi ş ti ama karpuz çoktan çıkmı ş tı elbet ve hemen de kabu ğ u denize dü ş mü ş tü Evet kı ş olunca a ğ ustosböce ğ i kalıyor muydu ki gidip karıncanın kapısını çalsın Peki kı ş ın karınca da mı kalmıyordu yoksa kapıyı açacak Kı ş ın karınca kalmıyorsa o çalı ş kanlı ğ ın ne anlamı olabilirdi Ve o tela ş ların yiyecek diye delirmelerin Necati Tosuner GÜNEŞ GİDERKEN ile 1999 da SAİT FAİK HİKÂYE ARMAĞANI nı kazandı

İş Bankası Kültür Yayınları
Necati Tosuner tarafından kaleme alınan Güneş Giderken İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Güneş Giderken Necati Tosuner Kitap Özeti SİSLİ Necati Tosunerin öykü kitaplarının dördüncüsü Bu kitapta yazarın İstanbul 12 Mart ve Almanya öyküleri üç bölümde toplanıyor Birbirinden farklı yer ve durumları anlatsa bile yazarın ince duyarlığı sürekli hissediliyor isteyiş kaçınış bekleyiş vazgeçiş ve hayatın her çarpıcı zıtlığı Necati Tosunerin harikulade dil ustalığıyla sergileniyor Bir sayfada şenlik içinde çoşan yüreği sevinçten duracakmış gibi anlatılan insan başka bir sayfayı saran ürpertiyle donup kalıyor Alttan alta bir ölüm düşüncesi metin boyunca sisler içinde ilerliyor Dursundu ellerimin titremesi Gönlümün eski çimenliğinde bir eski çiçek açsındı artık açsındı İstiyorum ki akıtsındı şurayaca çıkan yeşilin Zehirin sıkıntının acımsılığını ve ilkyaz yarın çıkıp gelince göveredyim yeniden yemişe duraydım usul ve dinsindi içimin sızıltılı kanyayışı acılı sızlılayışı buruluşu ve umutsuzluğun yerine çoşku doluşsun gerçekleşsindi varlığım Ve kimin ve neyin bedelini ödüyorum bitsindi Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Necati Tosuner Sayfa 93 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı 2022 Barkod 9786053606727 Kategori Türk Edebiyatı

İş Bankası Kültür Yayınları
SİSLİ Necati Tosuner in öykü kitaplarının dördüncüsü Bu kitapta yazarın İstanbul 12 Mart ve Almanya öyküleri üç bölümde toplanıyor Birbirinden farklı yer ve durumları anlatsa bile yazarın ince duyarlığı sürekli hissediliyor isteyiş kaçınış bekleyiş vazgeçiş ve hayatın her çarpıcı zıtlığı Necati Tosuner in harikulade dil ustalığıyla sergileniyor Bir sayfada şenlik içinde çoşan yüreği sevinçten duracakmış gibi anlatılan insan başka bir sayfayı saran ürpertiyle donup kalıyor Alttan alta bir ölüm düşüncesi metin boyunca sisler içinde ilerliyor Dursundu ellerimin titremesi Gönlümün eski çimenliğinde bir eski çiçek açsındı artık açsındı İstiyorum ki akıtsındı şurayaca çıkan yeşilin Zehirin sıkıntının acımsılığını ve ilkyaz yarın çıkıp gelince göveredyim yeniden yemişe duraydım usul ve dinsindi içimin sızıltılı kanyayışı acılı sızlılayışı buruluşu ve umutsuzluğun yerine çoşku doluşsun gerçekleşsindi varlığım Ve kimin ve neyin bedelini ödüyorum bitsindi

İş Bankası
Necati Tosuner GÜNEŞ GİDERKEN de yaşlanıyor olma duygusunuişliyor Dün gibi gelen anıların eskidiği tutkuların yıprandığı telaşlarınboşuna olduğu pişmanlıkların geride kaldığı umutlara ulaşılamadığıfark edilse de o yaşlanmayan yüreğin nasıl kıpırdandığını öykülüyor Necati Tosuner bu öykülerde günlük olayları bilinen duyguları sıradan insanlık hallerini harikulade dil ustalığıyla ince ve kırılgan birörgü haline getiriyor Mayısta ağustos sıcakları başlamıştı Ey kısa ömrüm nasıl geçersen geç diyen ağustosböcekleri dahagörünmemişti ama karpuz çoktan çıkmıştı elbet ve hemen de kabuğu denize düşmüştü Evet kış oluncaağustosböceği kalıyor muydu ki gidip karıncanınkapısını çalsın Peki kışın karınca da mı kalmıyorduyoksa kapıyı açacak Kışın karınca kalmıyorsa o çalışkanlığın ne anlamı olabilirdi Ve o telaşların yiyecek diye delirmelerin Necati Tosuner GÜNEŞ GİDERKEN ile 1999 da SAİT FAİK HİKÂYEARMAĞANI nı kazandı

İş Bankası Kültür Yayınları
çev. Ali Alkan İnal
SİSLİ Necati Tosuner in öykü kitaplarının dördüncüsü Bu kitapta yazarın İstanbul 12 Mart ve Almanya öyküleri üç bölümde toplanıyor Birbirinden farklı yer ve durumları anlatsa bile yazarın ince duyarlığı sürekli hissediliyor isteyiş kaçınış bekleyiş vazgeçiş ve hayatın her çarpıcı zıtlığı Necati Tosuner in harikulade dil ustalığıyla sergileniyor Bir sayfada şenlik içinde çoşan yüreği sevinçten duracakmış gibi anlatılan insan başka bir sayfayı saran ürpertiyle donup kalıyor Alttan alta bir ölüm düşüncesi metin boyunca sisler içinde ilerliyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Necati Tosuner GÜNEŞ GİDERKEN de yaşlanıyor olma duygusunu işliyor Dün gibi gelen anıların eskidiği tutkuların yıprandığı telaşların boşuna olduğu pişmanlıkların geride kaldığı umutlara ulaşılamadığı fark edilse de o yaşlanmayan yüreğin nasıl kıpırdandığını öykülüyor Necati Tosuner bu öykülerde günlük olayları bilinen duyguları sıradan insanlık hallerini harikulade dil ustalığıyla ince ve kırılgan bir örgü haline getiriyor

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Necati Tosuner GÜNEŞ GİDERKEN de yaşlanıyor olma duygusunu işliyor Dün gibi gelen anıların eskidiği tutkuların yıprandığı telaşların boşuna olduğu pişmanlıkların geride kaldığı umutlara ulaşılamadığı fark edilse de o yaşlanmayan yüreğin nasıl kıpırdandığını öykülüyor Necati Tosuner bu öykülerde günlük olayları bilinen duyguları sıradan insanlık hallerini harikulade dil ustalığıyla ince ve kırılgan bir örgü haline getiriyor Mayısta ağustos sıcakları başlamıştı Ey kısa ömrüm nasıl geçersen geç diyen ağustosböcekleri daha görünmemişti ama karpuz çoktan çıkmıştı elbet ve hemen de kabuğu denize düşmüştü Evet kış olunca ağustosböceği kalıyor muydu ki gidip karıncanın kapısını çalsın Peki kışın karınca da mı kalmıyordu yoksa kapıyı açacak Kışın karınca kalmıyorsa o çalışkanlığın ne anlamı olabilirdi Ve o telaşların yiyecek diye delirmelerin