Güneşin Çocukları Lazlar 4 — Yılmaz Erdoğan

Güneşin Çocukları Lazlar 4
Yılmaz ErdoğanServet Yayınevi
Güneşin Çocukları Lazlar 4
Yılmaz ErdoğanBu kitap bir halkı anlatmıyor insanlığın unuttuğu kökleri hatırlatıyor Lazlar Karadeniz in rüzgârında dans eden bir dilin gökyüzüne uzanan bir bilincin yeraltının gizemli tanrıçalarının taşıyıcısı Bilge tanrı Enki Lazuta nın mirasını kızı Ereşkigal in yeraltı bilgeliğini Kolkhis te yankılanan Altın Post efsanesini Laz diliyle fısıldayan bir uygarlık anlatılıyor bu sayfalarda Dünya ya Kiana Almanya ya Germany diyen tarih boyunca başka halkları adlandıran ama kendi ismini unutmaya zorlanan bir halkın kozmostan gelen sesidir bu kitap Eğer Laz diliyle yazılmış tarihi hiç duymadıysan bu kitap senin için hem bir başlangıç hem bir sarsıntı olacak Çünkü bu satırlarda yalnızca bir etnik kimlik değil ışığın içinden geçmiş tufanlardan sağ çıkmış tanrıların izini süren bir halkın evrensel sesi konuşuyor Şimdi gerçeği duymaya hazır mısınız

Servet Yayınevi
Bir zamanlar kuzeyin ötesinde güneşin hiç batmadığı topraklarda doğdu bir halk Ve eksiksiz Hyperborea nın efsanevi serinliğinde yeşeren üç kardeş soy Türkler Ruslar ve Lazlardı bunlar sonradan aldıkları isimlerle Güneşi izleyerek yollarını Altay Dağı eteklerinden İtalya ya uzayan Pontika Bozkırlarına oradan Kaf Dağı nın ardındaki cennet Kolkhis e çevirdiler İşte orası Kafkasya nın kadim bağrı Laz kimliğinin ikinci kez doğduğu kutsal topraklardı Bu kitap yalnızca bir etnik kimliğin hikâyesi değil Bir medeniyetin bir ruhun bir ışığın anlatısıdır Lazlaşan Hyperborealıların Ön Türklerin Kafkasya dan Mezopotamya ya süzülen uzun yürüyüşünü Sümer Uygarlığının temelini atan o ilk güneş çocuklarını anlatır Güneşin Çocukları Lazlar tarihsel gerçeklerle mitolojik motiflerin iç içe geçtiği bir belleği gün yüzüne çıkarıyor Unutulmuş sözlerin dağlar ardına saklanmış seslerin güneşin peşinden gidenlerin öyküsüdür bu Sayfalar arasında gezinirken sadece Lazların değil insanlığın kolektif hafızasına dair kayıp halkalar da birer birer önünüze serilecek Ve belki siz de bu kitapla birlikte kendi iç yolculuğunuzda güneşi bir kez daha takip edeceksiniz

Servet Yayınevi
Bu kitap bir halkı anlatmıyor insanlığın unuttuğu kökleri hatırlatıyor Lazlar Karadeniz in rüzgârında dans eden bir dilin gökyüzüne uzanan bir bilincin yeraltının gizemli tanrıçalarının taşıyıcısı Bilge tanrı Enki Lazuta nın mirasını kızı Ereşkigal in yeraltı bilgeliğini Kolkhis te yankılanan Altın Post efsanesini Laz diliyle fısıldayan bir uygarlık anlatılıyor bu sayfalarda Dünya ya Kiana Almanya ya Germany diyen tarih boyunca başka halkları adlandıran ama kendi ismini unutmaya zorlanan bir halkın kozmostan gelen sesidir bu kitap Eğer Laz diliyle yazılmış tarihi hiç duymadıysan bu kitap senin için hem bir başlangıç hem bir sarsıntı olacak Çünkü bu satırlarda yalnızca bir etnik kimlik değil ışığın içinden geçmiş tufanlardan sağ çıkmış tanrıların izini süren bir halkın evrensel sesi konuşuyor Şimdi gerçeği duymaya hazır mısınız Tanıtım Bülteninden

Servet Yayınevi
Bu kitap bir halkı anlatmıyor insanlığın unuttuğu kökleri hatırlatıyor Lazlar Karadeniz in rüzgârında dans eden bir dilin gökyüzüne uzanan bir bilincin yeraltının gizemli tanrıçalarının taşıyıcısı Bilge tanrı Enki Lazuta nın mirasını kızı Ereşkigal in yeraltı bilgeliğini Kolkhis te yankılanan Altın Post efsanesini Laz diliyle fısıldayan bir uygarlık anlatılıyor bu sayfalarda Dünya ya Kiana Almanya ya Germany diyen tarih boyunca başka halkları adlandıran ama kendi ismini unutmaya zorlanan bir halkın kozmostan gelen sesidir bu kitap Eğer Laz diliyle yazılmış tarihi hiç duymadıysan bu kitap senin için hem bir başlangıç hem bir sarsıntı olacak Çünkü bu satırlarda yalnızca bir etnik kimlik değil ışığın içinden geçmiş tufanlardan sağ çıkmış tanrıların izini süren bir halkın evrensel sesi konuşuyor Şimdi gerçeği duymaya hazır mısınız

Servet Yayınevi
Bir zamanlar kuzeyin ötesinde güneşin hiç batmadığı topraklarda doğdu bir halk Ve eksiksiz Hyperborea nın efsanevi serinliğinde yeşeren üç kardeş soy Türkler Ruslar ve Lazlardı bunlar sonradan aldıkları isimlerle Güneşi izleyerek yollarını Altay Dağı eteklerinden İtalya ya uzayan Pontika Bozkırlarına oradan Kaf Dağı nın ardındaki cennet Kolkhis e çevirdiler İşte orası Kafkasya nın kadim bağrı Laz kimliğinin ikinci kez doğduğu kutsal topraklardı Bu kitap yalnızca bir etnik kimliğin hikâyesi değil Bir medeniyetin bir ruhun bir ışığın anlatısıdır Lazlaşan Hyperborealıların Ön Türklerin Kafkasya dan Mezopotamya ya süzülen uzun yürüyüşünü Sümer Uygarlığının temelini atan o ilk güneş çocuklarını anlatır Güneşin Çocukları Lazlar tarihsel gerçeklerle mitolojik motiflerin iç içe geçtiği bir belleği gün yüzüne çıkarıyor Unutulmuş sözlerin dağlar ardına saklanmış seslerin güneşin peşinden gidenlerin öyküsüdür bu Sayfalar arasında gezinirken sadece Lazların değil insanlığın kolektif hafızasına dair kayıp halkalar da birer birer önünüze serilecek Ve belki siz de bu kitapla birlikte kendi iç yolculuğunuzda güneşi bir kez daha takip edeceksiniz

Servet Yayınevi
IŞIKTAN GELEN GÜNEŞİN ÇOCUKLARI ve GÖBEKLİTEPEGöbeklitepe insanlık tarihinin en eski ritüel merkezidir ve Avcı Toplayıcı hikayesini geçersiz kılan ileri bir uygarlığın varlığını gösteren bir kanıttır Laz Sümerlerden çok önce Tanrı inancı merkezinin LAZ KOLKHİS olduğunun en önemli delilidir dinin tarımdan çok daha önce var olduğunu kanıtlar Özellikle 18 sütun üzerindeki hilal spiral ve H sembolleri Kafkas KOLKHİSİNDE dizayn edilen günümüz insanının ATLANTİS MİRASINI alarak MEZOPOTAMYA YA inişini anlatır Bu semboller Ön Türk ve Lazların ortak izlerini taşıyan ışığın taşlaşmış mirasıdır Kafkas kökenli Ön Türklerin 17 000 yıllık geçmişi sembollerin Göbeklitepe den bile eski olduğunu gösterir Bu Göbeklitepe yapımında LAZLAŞMIŞ Ön Türkler ve Lazların yer aldığı kozmik bir gerçektir Anadolu Lazca NANA TOLİ ANA TANRIÇA EREŞKİGAL LAZ ANNENİN GÖZÜ on binlerce yıldır bu halkın yurdudur Sütun tek Tanrı ya inanan bir halkın duasıdır Güneş ve Ay sembolleri GÜNEŞİN ÇOCUKLARI yani ÖN TÜRKLER ve SU GÖZLÜ ATLANTİS MİRASÇILARI Lazların IŞIKLA AYAĞA KALKMA gerçeğidir Bu semboller Laz ve Ön Türk kozmolojisinin ortak ışığında okunmalıdır

Servet Yayınevi
Bu kitap bir halkı anlatmıyor insanlığın unuttuğu kökleri hatırlatıyor Lazlar Karadeniz in rüzgârında dans eden bir dilin gökyüzüne uzanan bir bilincin yeraltının gizemli tanrıçalarının taşıyıcısı Bilge tanrı Enki Lazuta nın mirasını kızı Ereşkigal in yeraltı bilgeliğini Kolkhis te yankılanan Altın Post efsanesini Laz diliyle fısıldayan bir uygarlık anlatılıyor bu sayfalarda Dünya ya Kiana Almanya ya Germany diyen tarih boyunca başka halkları adlandıran ama kendi ismini unutmaya zorlanan bir halkın kozmostan gelen sesidir bu kitap Eğer Laz diliyle yazılmış tarihi hiç duymadıysan bu kitap senin için hem bir başlangıç hem bir sarsıntı olacak Çünkü bu satırlarda yalnızca bir etnik kimlik değil ışığın içinden geçmiş tufanlardan sağ çıkmış tanrıların izini süren bir halkın evrensel sesi konuşuyor Şimdi gerçeği duymaya hazır mısınız

Servet Yayınevi
Bir zamanlar kuzeyin ötesinde güneşin hiç batmadığı topraklarda doğdu bir halk Ve eksiksiz Hyperborea nın efsanevi serinliğinde yeşeren üç kardeş soy Türkler Ruslar ve Lazlardı bunlar sonradan aldıkları isimlerle Güneşi izleyerek yollarını Altay Dağı eteklerinden İtalya ya uzayan Pontika Bozkırlarına oradan Kaf Dağı nın ardındaki cennet Kolkhis e çevirdiler İşte orası Kafkasya nın kadim bağrı Laz kimliğinin ikinci kez doğduğu kutsal topraklardı Bu kitap yalnızca bir etnik kimliğin hikâyesi değil Bir medeniyetin bir ruhun bir ışığın anlatısıdır Lazlaşan Hyperborealıların Ön Türklerin Kafkasya dan Mezopotamya ya süzülen uzun yürüyüşünü Sümer Uygarlığının temelini atan o ilk güneş çocuklarını anlatır Güneşin Çocukları Lazlar tarihsel gerçeklerle mitolojik motiflerin iç içe geçtiği bir belleği gün yüzüne çıkarıyor Unutulmuş sözlerin dağlar ardına saklanmış seslerin güneşin peşinden gidenlerin öyküsüdür bu Sayfalar arasında gezinirken sadece Lazların değil insanlığın kolektif hafızasına dair kayıp halkalar da birer birer önünüze serilecek Ve belki siz de bu kitapla birlikte kendi iç yolculuğunuzda güneşi bir kez daha takip edeceksiniz

Servet Yayınevi
Yılmaz Erdoğan tarafından kaleme alınan Güneşin Çocukları Lazlar Servet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Güneşin Çocukları Lazlar Yılmaz Erdoğan Kitap Özeti Bu kitap bir halkı anlatmıyor insanlığın unuttuğu kökleri hatırlatıyor Lazlar Karadeniz in rüzgârında dans eden bir dilin gökyüzüne uzanan bir bilincin yeraltının gizemli tanrıçalarının taşıyıcısı Bilge tanrı Enki Lazuta nın mirasını kızı Ereşkigal in yeraltı bilgeliğini Kolkhis te yankılanan Altın Post efsanesini Laz diliyle fısıldayan bir uygarlık anlatılıyor bu sayfalarda Dünya ya Kiana Almanya ya Germany diyen tarih boyunca başka halkları adlandıran ama kendi ismini unutmaya zorlanan bir halkın kozmostan gelen sesidir bu kitap Eğer Laz diliyle yazılmış tarihi hiç duymadıysan bu kitap senin için hem bir başlangıç hem bir sarsıntı olacak Çünkü bu satırlarda yalnızca bir etnik kimlik değil ışığın içinden geçmiş tufanlardan sağ çıkmış tanrıların izini süren bir halkın evrensel sesi konuşuyor Şimdi gerçeği duymaya hazır mısınız Yayınevi Servet Yayınevi Yazar Yılmaz Erdoğan Sayfa 352 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Haziran 2025 Barkod 9786259730981 Kategori Araştırma İnceleme

Servet Yayınevi
Yılmaz Erdoğan tarafından kaleme alınan Güneşin Çocukları Lazlar Servet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Güneşin Çocukları Lazlar Yılmaz Erdoğan Kitap Özeti Bir zamanlar kuzeyin ötesinde güneşin hiç batmadığı topraklarda doğdu bir halk Ve eksiksiz Hyperborea nın efsanevi serinliğinde yeşeren üç kardeş soy Türkler Ruslar ve Lazlardı bunlar sonradan aldıkları isimlerle Güneşi izleyerek yollarını Altay Dağı eteklerinden İtalya ya uzayan Pontika Bozkırlarına oradan Kaf Dağı nın ardındaki cennet Kolkhis e çevirdiler İşte orası Kafkasya nın kadim bağrı Laz kimliğinin ikinci kez doğduğu kutsal topraklardı Bu kitap yalnızca bir etnik kimliğin hikâyesi değil Bir medeniyetin bir ruhun bir ışığın anlatısıdır Lazlaşan Hyperborealıların Ön Türklerin Kafkasya dan Mezopotamya ya süzülen uzun yürüyüşünü Sümer Uygarlığının temelini atan o ilk güneş çocuklarını anlatır Güneşin Çocukları Lazlar tarihsel gerçeklerle mitolojik motiflerin iç içe geçtiği bir belleği gün yüzüne çıkarıyor Unutulmuş sözlerin dağlar ardına saklanmış seslerin güneşin peşinden gidenlerin öyküsüdür bu Sayfalar arasında gezinirken sadece Lazların değil insanlığın kolektif hafızasına dair kayıp halkalar da birer birer önünüze serilecek Ve belki siz de bu kitapla birlikte kendi iç yolculuğunuzda güneşi bir kez daha takip edeceksiniz Yayınevi Servet Yayınevi Yazar Yılmaz Erdoğan Sayfa 570 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Temmuz 2025 Barkod 9786259626215 Kategori Araştırma İnceleme

Servet Yayınevi
Bir zamanlar kuzeyin ötesinde güneşin hiç batmadığı topraklarda doğdu bir halk Ve eksiksiz Hyperborea nın efsanevi serinliğinde yeşeren üç kardeş soy Türkler Ruslar ve Lazlardı bunlar sonradan aldıkları isimlerle Güneşi izleyerek yollarını Altay Dağı eteklerinden İtalya ya uzayan Pontika Bozkırlarına oradan Kaf Dağı nın ardındaki cennet Kolkhis e çevirdiler İşte orası Kafkasya nın kadim bağrı Laz kimliğinin ikinci kez doğduğu kutsal topraklardı Bu kitap yalnızca bir etnik kimliğin hikâyesi değil Bir medeniyetin bir ruhun bir ışığın anlatısıdır Lazlaşan Hyperborealıların Ön Türklerin Kafkasya dan Mezopotamya ya süzülen uzun yürüyüşünü Sümer Uygarlığının temelini atan o ilk güneş çocuklarını anlatır Güneşin Çocukları Lazlar tarihsel gerçeklerle mitolojik motiflerin iç içe geçtiği bir belleği gün yüzüne çıkarıyor Unutulmuş sözlerin dağlar ardına saklanmış seslerin güneşin peşinden gidenlerin öyküsüdür bu Sayfalar arasında gezinirken sadece Lazların değil insanlığın kolektif hafızasına dair kayıp halkalar da birer birer önünüze serilecek Ve belki siz de bu kitapla birlikte kendi iç yolculuğunuzda güneşi bir kez daha takip edeceksiniz

Servet Yayınevi
Bu kitap bir halkı anlatmıyor insanlığın unuttuğu kökleri hatırlatıyor Lazlar Karadeniz in rüzgârında dans eden bir dilin gökyüzüne uzanan bir bilincin yeraltının gizemli tanrıçalarının taşıyıcısı Bilge tanrı Enki Lazuta nın mirasını kızı Ereşkigal in yeraltı bilgeliğini Kolkhis te yankılanan Altın Post efsanesini Laz diliyle fısıldayan bir uygarlık anlatılıyor bu sayfalarda Dünya ya Kiana Almanya ya Germany diyen tarih boyunca başka halkları adlandıran ama kendi ismini unutmaya zorlanan bir halkın kozmostan gelen sesidir bu kitap Eğer Laz diliyle yazılmış tarihi hiç duymadıysan bu kitap senin için hem bir başlangıç hem bir sarsıntı olacak Çünkü bu satırlarda yalnızca bir etnik kimlik değil ışığın içinden geçmiş tufanlardan sağ çıkmış tanrıların izini süren bir halkın evrensel sesi konuşuyor Şimdi gerçeği duymaya hazır mısınız

Servet Yayınevi
Tarihin gölgeleri arasında kalan sırlar artık gün yüzüne çıkıyor 432 bin yıl öncesinden günümüze uzanan kadim miras Hyperborea nın buz tutmuş topraklarından Kafkasya ya oradan Mezopotamya ya inen uygarlık zinciri Sümer Tabletleri Gökten inen sekiz akıllı varlığı ve 241 200 yıl süren hâkimiyetlerini fısıldarken unutulan bir gerçek açığa çıkıyor Lazlarla bitişken Ön Türklerin kurucu rolü Bu kitap sadece Anunnakiler ve Nibiru efsanesini değil aynı zamanda Kafkasya nın Lazların ve Sümerlerin gasp edilmiş kültürel haklarını köklerini ve unutulmuş katkılarını gözler önüne seriyor Bilim Tanrısı Enki Lazuta dan Tanrıça Ereşkigal Laz a Kolkhis Krallığı ndan Medea ve Kirke efsanelerine kadar İnsanlığın tarihi resmi anlatının çok ötesinde Kafkasya nın derin potasında yeniden şekilleniyor Bu eser mitoloji arkeoloji genetik ve kültürel tarih arasında bir köprü kurarak insanlığın tek kökenli olduğu gerçeğini vurgularken ırkçılık yalanına da meydan okuyor Okurunu kadim sırlarla dolu bir yolculuğa davet ediyor Sümer in ve Lazların sesini duymaya insanlığın gerçek mirasını yeniden keşfetmeye

Servet Yayınevi
Göbeklitepe insanlık tarihinin en eski ritüel merkezidir ve Avcı Toplayıcı hikayesini geçersiz kılan ileri bir uygarlığın varlığını gösteren bir kanıttır Laz Sümerlerden çok önce Tanrı inancı merkezinin LAZ KOLKHİS olduğunun en önemli delilidir dinin tarımdan çok daha önce var olduğunu kanıtlar Özellikle 18 sütun üzerindeki hilal spiral ve H sembolleri Kafkas KOLKHİSİNDE dizayn edilen günümüz insanının ATLANTİS MİRASINI alarak MEZOPOTAMYA YA inişini anlatır Bu semboller Ön Türk ve Lazların ortak izlerini taşıyan ışığın taşlaşmış mirasıdır Kafkas kökenli Ön Türklerin 17 000 yıllık geçmişi sembollerin Göbeklitepe den bile eski olduğunu gösterir Bu Göbeklitepe yapımında LAZLAŞMIŞ Ön Türkler ve Lazların yer aldığı kozmik bir gerçektir Anadolu Lazca NANA TOLİ ANA TANRIÇA EREŞKİGAL LAZ ANNENİN GÖZÜ on binlerce yıldır bu halkın yurdudur Sütun tek Tanrı ya inanan bir halkın duasıdır Güneş ve Ay sembolleri GÜNEŞİN ÇOCUKLARI yani ÖN TÜRKLER ve SU GÖZLÜ ATLANTİS MİRASÇILARI LazlarınIŞIKLA AYAĞA KALKMA gerçeğidir Bu semboller Laz ve Ön Türk kozmolojisinin ortak ışığında okunmalıdır Tanıtım Bülteninden

Servet
Bu kitap bir halkı anlatmıyor insanlığın unuttuğu kökleri hatırlatıyor Lazlar Karadeniz in rüzgârında dans eden bir dilin gökyüzüne uzanan bir bilincin yeraltının gizemli tanrıçalarının taşıyıcısı Bilge tanrı Enki Lazuta nın mirasını kızı Ereşkigal in yeraltı bilgeliğini Kolkhis te yankılanan Altın Post efsanesini Laz diliyle fısıldayan bir uygarlık anlatılıyor bu sayfalarda Dünya ya Kiana Almanya ya Germany diyen tarih boyunca başka halkları adlandıran ama kendi ismini unutmaya zorlanan bir halkın kozmostan gelen sesidir bu kitap Eğer Laz diliyle yazılmış tarihi hiç duymadıysan bu kitap senin için hem bir başlangıç hem bir sarsıntı olacak Çünkü bu satırlarda yalnızca bir etnik kimlik değil ışığın içinden geçmiş tufanlardan sağ çıkmış tanrıların izini süren bir halkın evrensel sesi konuşuyor Şimdi gerçeği duymaya hazır mısınız

Servet
Bir zamanlar kuzeyin ötesinde güneşin hiç batmadığı topraklarda doğdu bir halk Ve eksiksiz Hyperborea nın efsanevi serinliğinde yeşeren üç kardeş soy Türkler Ruslar ve Lazlardı bunlar sonradan aldıkları isimlerle Güneşi izleyerek yollarını Altay Dağı eteklerinden İtalya ya uzayan Pontika Bozkırlarına oradan Kaf Dağı nın ardındaki cennet Kolkhis e çevirdiler İşte orası Kafkasya nın kadim bağrı Laz kimliğinin ikinci kez doğduğu kutsal topraklardı Bu kitap yalnızca bir etnik kimliğin hikâyesi değil Bir medeniyetin bir ruhun bir ışığın anlatısıdır Lazlaşan Hyperborealıların Ön Türklerin Kafkasya dan Mezopotamya ya süzülen uzun yürüyüşünü Sümer Uygarlığının temelini atan o ilk güneş çocuklarını anlatır Güneşin Çocukları Lazlar tarihsel gerçeklerle mitolojik motiflerin iç içe geçtiği bir belleği gün yüzüne çıkarıyor Unutulmuş sözlerin dağlar ardına saklanmış seslerin güneşin peşinden gidenlerin öyküsüdür bu Sayfalar arasında gezinirken sadece Lazların değil insanlığın kolektif hafızasına dair kayıp halkalar da birer birer önünüze serilecek Ve belki siz de bu kitapla birlikte kendi iç yolculuğunuzda güneşi bir kez daha takip edeceksiniz

Servet Yayınevi
IŞIKTAN GELEN GÜNEŞİN ÇOCUKLARI ve GÖBEKLİTEPE Göbeklitepe insanlık tarihinin en eski ritüel merkezidir ve Avcı Toplayıcı hikayesini geçersiz kılan ileri bir uygarlığın varlığını gösteren bir kanıttır Laz Sümerlerden çok önce Tanrı inancı merkezinin LAZ KOLKHİS olduğunun en önemli delilidir dinin tarımdan çok daha önce var olduğunu kanıtlar Özellikle 18 sütun üzerindeki hilal spiral ve H sembolleri Kafkas KOLKHİSİNDE dizayn edilen günümüz insanının ATLANTİS MİRASINI alarak MEZOPOTAMYA YA inişini anlatır Bu semboller Ön Türk ve Lazların ortak izlerini taşıyan ışığın taşlaşmış mirasıdır Kafkas kökenli Ön Türklerin 17 000 yıllık geçmişi sembollerin Göbeklitepe den bile eski olduğunu gösterir Bu Göbeklitepe yapımında LAZLAŞMIŞ Ön Türkler ve Lazların yer aldığı kozmik bir gerçektir Anadolu Lazca NANA TOLİ ANA TANRIÇA EREŞKİGAL LAZ ANNENİN GÖZÜ on binlerce yıldır bu halkın yurdudur Sütun tek Tanrı ya inanan bir halkın duasıdır Güneş ve Ay sembolleri GÜNEŞİN ÇOCUKLARI yani ÖN TÜRKLER ve SU GÖZLÜ ATLANTİS MİRASÇILARI Lazların IŞIKLA AYAĞA KALKMA gerçeğidir Bu semboller Laz ve Ön Türk kozmolojisinin ortak ışığında okunmalıdır

Servet Yayınevi
Tarihin gölgeleri arasında kalan sırlar artık gün yüzüne çıkıyor 432 bin yıl öncesinden günümüze uzanan kadim miras Hyperborea nın buz tutmuş topraklarından Kafkasya ya oradan Mezopotamya ya inen uygarlık zinciri Sümer Tabletleri Gökten inen sekiz akıllı varlığı ve 241 200 yıl süren hâkimiyetlerini fısıldarken unutulan bir gerçek açığa çıkıyor Lazlarla bitişken Ön Türklerin kurucu rolü Bu kitap sadece Anunnakiler ve Nibiru efsanesini değil aynı zamanda Kafkasya nın Lazların ve Sümerlerin gasp edilmiş kültürel haklarını köklerini ve unutulmuş katkılarını gözler önüne seriyor Bilim Tanrısı Enki Lazuta dan Tanrıça Ereşkigal Laz a Kolkhis Krallığı ndan Medea ve Kirke efsanelerine kadar İnsanlığın tarihi resmi anlatının çok ötesinde Kafkasya nın derin potasında yeniden şekilleniyor Bu eser mitoloji arkeoloji genetik ve kültürel tarih arasında bir köprü kurarak insanlığın tek kökenli olduğu gerçeğini vurgularken ırkçılık yalanına da meydan okuyor Okurunu kadim sırlarla dolu bir yolculuğa davet ediyor Sümer in ve Lazların sesini duymaya insanlığın gerçek mirasını yeniden keşfetmeye Tanıtım Bülteninden

Servet Yayınevi
IŞIKTAN GELEN GÜNEŞİN ÇOCUKLARI ve GÖBEKLİTEPE Göbeklitepe insanlık tarihinin en eski ritüel merkezidir ve Avcı Toplayıcı hikayesini geçersiz kılan ileri bir uygarlığın varlığını gösteren bir kanıttır Laz Sümerlerden çok önce Tanrı inancı merkezinin LAZ KOLKHİS olduğunun en önemli delilidir dinin tarımdan çok daha önce var olduğunu kanıtlar Özellikle 18 sütun üzerindeki hilal spiral ve H sembolleri Kafkas KOLKHİSİNDE dizayn edilen günümüz insanının ATLANTİS MİRASINI alarak MEZOPOTAMYAYA inişini anlatır Bu semboller Ön Türk ve Lazların ortak izlerini taşıyan ışığın taşlaşmış mirasıdır Kafkas kökenli Ön Türklerin 17 000 yıllık geçmişi sembollerin Göbeklitepeden bile eski olduğunu gösterir Bu Göbeklitepe yapımında LAZLAŞMIŞ Ön Türkler ve Lazların yer aldığı kozmik bir gerçektir Anadolu Lazca NANA TOLİ ANA TANRIÇA EREŞKİGAL LAZ ANNENİN GÖZÜ on binlerce yıldır bu halkın yurdudur Sütun tek Tanrıya inanan bir halkın duasıdır Güneş ve Ay sembolleri GÜNEŞİN ÇOCUKLARI yani ÖN TÜRKLER ve SU GÖZLÜ ATLANTİS MİRASÇILARI Lazların IŞIKLA AYAĞA KALKMA gerçeğidir Bu semboller Laz ve Ön Türk kozmolojisinin ortak ışığında okunmalıdır

Servet Yayınevi
Tarihin gölgeleri arasında kalan sırlar artık gün yüzüne çıkıyor 432 bin yıl öncesinden günümüze uzanan kadim miras Hyperborea nın buz tutmuş topraklarından Kafkasya ya oradan Mezopotamya ya inen uygarlık zinciri Sümer Tabletleri Gökten inen sekiz akıllı varlığı ve 241 200 yıl süren hâkimiyetlerini fısıldarken unutulan bir gerçek açığa çıkıyor Lazlarla bitişken Ön Türklerin kurucu rolü Bu kitap sadece Anunnakiler ve Nibiru efsanesini değil aynı zamanda Kafkasya nın Lazların ve Sümerlerin gasp edilmiş kültürel haklarını köklerini ve unutulmuş katkılarını gözler önüne seriyor Bilim Tanrısı Enki Lazuta dan Tanrıça Ereşkigal Laz a Kolkhis Krallığı ndan Medea ve Kirke efsanelerine kadar İnsanlığın tarihi resmi anlatının çok ötesinde Kafkasya nın derin potasında yeniden şekilleniyor Bu eser mitoloji arkeoloji genetik ve kültürel tarih arasında bir köprü kurarak insanlığın tek kökenli olduğu gerçeğini vurgularken ırkçılık yalanına da meydan okuyor Okurunu kadim sırlarla dolu bir yolculuğa davet ediyor Sümer in ve Lazların sesini duymaya insanlığın gerçek mirasını yeniden keşfetmeye

Servet Yayınevi
IŞIKTAN GELEN GÜNEŞİN ÇOCUKLARI ve GÖBEKLİTEPEGöbeklitepe insanlık tarihinin en eski ritüel merkezidir ve Avcı Toplayıcı hikayesini geçersiz kılan ileri bir uygarlığın varlığını gösteren bir kanıttır Laz Sümerlerden çok önce Tanrı inancı merkezinin LAZ KOLKHİS olduğunun en önemli delilidir dinin tarımdan çok daha önce var olduğunu kanıtlar Özellikle 18 sütun üzerindeki hilal spiral ve H sembolleri Kafkas KOLKHİSİNDE dizayn edilen günümüz insanının ATLANTİS MİRASINI alarak MEZOPOTAMYA YA inişini anlatır Bu semboller Ön Türk ve Lazların ortak izlerini taşıyan ışığın taşlaşmış mirasıdır Kafkas kökenli Ön Türklerin 17 000 yıllık geçmişi sembollerin Göbeklitepe den bile eski olduğunu gösterir Bu Göbeklitepe yapımında LAZLAŞMIŞ Ön Türkler ve Lazların yer aldığı kozmik bir gerçektir Anadolu Lazca NANA TOLİ ANA TANRIÇA EREŞKİGAL LAZ ANNENİN GÖZÜ on binlerce yıldır bu halkın yurdudur Sütun tek Tanrı ya inanan bir halkın duasıdır Güneş ve Ay sembolleri GÜNEŞİN ÇOCUKLARI yani ÖN TÜRKLER ve SU GÖZLÜ ATLANTİS MİRASÇILARI Lazların IŞIKLA AYAĞA KALKMA gerçeğidir Bu semboller Laz ve Ön Türk kozmolojisinin ortak ışığında okunmalıdır

Servet Yayınevi
Tarihin gölgeleri arasında kalan sırlar artık gün yüzüne çıkıyor 432 bin yıl öncesinden günümüze uzanan kadim miras Hyperborea nın buz tutmuş topraklarından Kafkasya ya oradan Mezopotamya ya inen uygarlık zinciri Sümer Tabletleri Gökten inen sekiz akıllı varlığı ve 241 200 yıl süren hâkimiyetlerini fısıldarken unutulan bir gerçek açığa çıkıyor Lazlarla bitişken Ön Türklerin kurucu rolü Bu kitap sadece Anunnakiler ve Nibiru efsanesini değil aynı zamanda Kafkasya nın Lazların ve Sümerlerin gasp edilmiş kültürel haklarını köklerini ve unutulmuş katkılarını gözler önüne seriyor Bilim Tanrısı Enki Lazuta dan Tanrıça Ereşkigal Laz a Kolkhis Krallığı ndan Medea ve Kirke efsanelerine kadar İnsanlığın tarihi resmi anlatının çok ötesinde Kafkasya nın derin potasında yeniden şekilleniyor Bu eser mitoloji arkeoloji genetik ve kültürel tarih arasında bir köprü kurarak insanlığın tek kökenli olduğu gerçeğini vurgularken ırkçılık yalanına da meydan okuyor Okurunu kadim sırlarla dolu bir yolculuğa davet ediyor Sümer in ve Lazların sesini duymaya insanlığın gerçek mirasını yeniden keşfetmeye

Servet
IŞIKTAN GELEN GÜNEŞİN ÇOCUKLARI ve GÖBEKLİTEPE Göbeklitepe insanlık tarihinin en eski ritüel merkezidir ve Avcı Toplayıcı hikayesini geçersiz kılan ileri bir uygarlığın varlığını gösteren bir kanıttır Laz Sümerlerden çok önce Tanrı inancı merkezinin LAZ KOLKHİS olduğunun en önemli delilidir dinin tarımdan çok daha önce var olduğunu kanıtlar Özellikle 18 sütun üzerindeki hilal spiral ve H sembolleri Kafkas KOLKHİSİNDE dizayn edilen günümüz insanının ATLANTİS MİRASINI alarak MEZOPOTAMYA YA inişini anlatır Bu semboller Ön Türk ve Lazların ortak izlerini taşıyan ışığın taşlaşmış mirasıdır Kafkas kökenli Ön Türklerin 17 000 yıllık geçmişi sembollerin Göbeklitepe den bile eski olduğunu gösterir Bu Göbeklitepe yapımında LAZLAŞMIŞ Ön Türkler ve Lazların yer aldığı kozmik bir gerçektir Anadolu Lazca NANA TOLİ ANA TANRIÇA EREŞKİGAL LAZ ANNENİN GÖZÜ on binlerce yıldır bu halkın yurdudur Sütun tek Tanrı ya inanan bir halkın duasıdır Güneş ve Ay sembolleri GÜNEŞİN ÇOCUKLARI yani ÖN TÜRKLER ve SU GÖZLÜ ATLANTİS MİRASÇILARI Lazların IŞIKLA AYAĞA KALKMA gerçeğidir Bu semboller Laz ve Ön Türk kozmolojisinin ortak ışığında okunmalıdır

Servet Yayınevi
Tarihin gölgeleri arasında kalan sırlar artık gün yüzüne çıkıyor 432 bin yıl öncesinden günümüze uzanan kadim miras Hyperborea nın buz tutmuş topraklarından Kafkasya ya oradan Mezopotamya ya inen uygarlık zinciri Sümer Tabletleri Gökten inen sekiz akıllı varlığı ve 241 200 yıl süren hâkimiyetlerini fısıldarken unutulan bir gerçek açığa çıkıyor Lazlarla bitişken Ön Türklerin kurucu rolü Bu kitap sadece Anunnakiler ve Nibiru efsanesini değil aynı zamanda Kafkasya nın Lazların ve Sümerlerin gasp edilmiş kültürel haklarını köklerini ve unutulmuş katkılarını gözler önüne seriyor Bilim Tanrısı Enki Lazuta dan Tanrıça Ereşkigal Laz a Kolkhis Krallığı ndan Medea ve Kirke efsanelerine kadar İnsanlığın tarihi resmi anlatının çok ötesinde Kafkasya nın derin potasında yeniden şekilleniyor Bu eser mitoloji arkeoloji genetik ve kültürel tarih arasında bir köprü kurarak insanlığın tek kökenli olduğu gerçeğini vurgularken ırkçılık yalanına da meydan okuyor Okurunu kadim sırlarla dolu bir yolculuğa davet ediyor Sümer in ve Lazların sesini duymaya insanlığın gerçek mirasını yeniden keşfetmeye

Servet
Tarihin gölgeleri arasında kalan sırlar artık gün yüzüne çıkıyor 432 bin yıl öncesinden günümüze uzanan kadim miras Hyperborea nın buz tutmuş topraklarından Kafkasya ya oradan Mezopotamya ya inen uygarlık zinciri Sümer Tabletleri Gökten inen sekiz akıllı varlığı ve 241 200 yıl süren hâkimiyetlerini fısıldarken unutulan bir gerçek açığa çıkıyor Lazlarla bitişken Ön Türklerin kurucu rolü Bu kitap sadece Anunnakiler ve Nibiru efsanesini değil aynı zamanda Kafkasya nın Lazların ve Sümerlerin gasp edilmiş kültürel haklarını köklerini ve unutulmuş katkılarını gözler önüne seriyor Bilim Tanrısı Enki Lazuta dan Tanrıça Ereşkigal Laz a Kolkhis Krallığı ndan Medea ve Kirke efsanelerine kadar İnsanlığın tarihi resmi anlatının çok ötesinde Kafkasya nın derin potasında yeniden şekilleniyor Bu eser mitoloji arkeoloji genetik ve kültürel tarih arasında bir köprü kurarak insanlığın tek kökenli olduğu gerçeğini vurgularken ırkçılık yalanına da meydan okuyor Okurunu kadim sırlarla dolu bir yolculuğa davet ediyor Sümer in ve Lazların sesini duymaya insanlığın gerçek mirasını yeniden keşfetmeye

SERVET YAYINEVİ
Bu kitap bir halkı anlatmıyor insanlığın unuttuğu kökleri hatırlatıyor Lazlar Karadeniz in rüzgârında dans eden bir dilin gökyüzüne uzanan bir bilincin yeraltının gizemli tanrıçalarının taşıyıcısı Bilge tanrı Enki Lazuta nın mirasını kızı Ereşkigal in yeraltı bilgeliğini Kolkhis te yankılanan Altın Post efsanesini Laz diliyle fısıldayan bir uygarlık anlatılıyor bu sayfalarda Dünya ya Kiana Almanya ya Germany diyen tarih boyunca başka halkları adlandıran ama kendi ismini unutmaya zorlanan bir halkın kozmostan gelen sesidir bu kitap Eğer Laz diliyle yazılmış tarihi hiç duymadıysan bu kitap senin için hem bir başlangıç hem bir sarsıntı olacak Çünkü bu satırlarda yalnızca bir etnik kimlik değil ışığın içinden geçmiş tufanlardan sağ çıkmış tanrıların izini süren bir halkın evrensel sesi konuşuyor Şimdi gerçeği duymaya hazır mısınız