Güneşin Doğduğu Yerde — Recep Seyhan

Güneşin Doğduğu Yerde
Recep SeyhanOkur Kitaplığı
Güneşin Doğduğu Yerde
Recep SeyhanGüneşin Doğduğu Yerde geleneksel hikâye ile modern öykü arasında güçlü bir köprü kuruyor Hem üzerinde titizlenilen dil hem de hikayenin kendisine odaklanan anlatım okuru uzun soluklu ve edebi hazla dolu bir okuma yolculuğuna davet ediyor Hem ironik hem hakiki hem acı hem de şaşırtıcı öyküler Meydan insanlara kalmıştı Her yer insanla doluydu dünyanın değişik ülkelerinden gelmiş farklı ırklardan ve farklı renklerden milyonlarca insan vardı Bütün bu gördüğüm değişiklikler büyük bir karşılamanın hazırlığı olarak yapılmıştı İnsanlar fevc fevc şehrin doğu giriş kapısında toplanıyordu Kendime kendi gerçeğimi kulağım duyacak kadar bir fısıltıyla duyurdum Büyük misafir şehrimizi şereflendirmişti ve ben onu karşılamaya gidiyordum Güneşin doğduğu yere vardığımda heyecanım da tırmanmaya başlamıştı Bir mahşer provasıydı sanki gördüğüm Açık güneşli ve sıcak bir gündü fakat sıcağın insanlar üzerinde yakıcı ve kavurucu bir etkisi de yoktu Şehrin bütün kuşları oradaydı milyonlarca insanın ve misafirin üzerindeydi İnsan türü rengârenk giysiler içinde bir mahşer şenliğini kutlamak üzere toplanmışlardı sanki Kadın erkek çocuk yaşlı genç her çevreden ve her anlayıştan her meslekten ve hermeşrepten insan oradaydı Mekandaki insan uğultusu mücessem hâle gelseydi uğultular gökyüzüne kubbe olurdu Milyonlarca insan o sabah akın akın onu karşılamak üzere erken saatlerde Güneşin Doğduğu Yerde toplanmak üzere yollara düşmüştür

Okur Kitaplığı Yayınları
Güneşin Doğduğu Yerde geleneksel hikâye ile modern öykü arasında güçlü bir köprü kuruyor Hem üzerinde titizlenilen dil hem de hikâyenin kendisine odaklanan anlatım okuru uzun soluklu ve edebi hazla dolu bir okuma yolculuğuna davet ediyor Hem ironik hem hakiki hem acı hem de şaşırtıcı öyküler Meydan insanlara kalmıştı Her yer insanla doluydu dünyanın değişik ülkelerinden gelmiş farklı ırklardan ve farklı renklerden milyonlarca insan vardı Bütün bu gördüğüm değişiklikler büyük bir karşılamanın hazırlığı olarak yapılmıştı İnsanlar fevc fevc şehrin doğu giriş kapısında toplanıyordu Kendime kendi gerçeğimi kulağım duyacak kadar bir fısıltıyla duyurdum Büyük misafir şehrimizi şereflendirmişti ve ben onu karşılamaya gidiyordum Güneşin doğduğu yere vardığımda heyecanım da tırmanmaya başlamıştı Bir mahşer provasıydı sanki gördüğüm Açık güneşli ve sıcak bir gündü fakat sıcağın insanlar üzerinde yakıcı ve kavurucu bir etkisi de yoktu Şehrin bütün kuşları oradaydı milyonlarca insanın ve misafirin üzerindeydi İnsan türü rengârenk giysiler içinde bir mahşer şenliğini kutlamak üzere toplanmışlardı sanki Kadın erkek çocuk yaşlı genç her çevreden ve her anlayıştan her meslekten ve her meşrepten insan oradaydı Mekândaki insan uğultusu mücessem hâle gelseydi uğultular gökyüzüne kubbe olurdu Milyonlarca insan o sabah akın akın onu karşılamak üzere erken saatlerde Güneşin Doğduğu Yerde toplanmak üzere yollara düşmüştür

OKUR KİTAPLIĞI
Güneşin Doğduğu Yerde geleneksel hikâye ile modern öykü arasında güçlü bir köprü kuruyor Hem üzerinde titizlenilen dil hem de hikâyenin kendisine odaklanan anlatım okuru uzun soluklu ve edebi hazla dolu bir okuma yolculuğuna davet ediyor Hem ironik hem hakiki hem acı hem de şaşırtıcı öyküler Koluma gelelim onunla helâlleştim birbirimizden hoşnut olarak vedalaştık Ona bir mezar yaptım ve onu törenle gömdüm O beni terk etse de şimdi bilinen bir yerde ve ben onu gücüm yettiği zamanlarda her hafta Perşembe günleri düzenli olarak aksatmadan mutlaka gidip ziyaret ettim Her ziyaretimde mezarına dokundum onunla konuştum Tuhaf bulacaksınız ama ruhaniyetine fatiha bile okudum Bunları son birkaç senedir yapam ıyor olmanın ıstırabı içindeyim Oysa sesim böyle mi Ona dokunamıyorum O beni terk etti ve ben onun nerede olduğunu bile bilmiyorum

Okur Kitaplığı
Güneşin Doğduğu Yerde geleneksel hikâye ile modern öykü arasında güçlü bir köprü kuruyor Hem üzerinde titizlenilen dil hem de hikâyenin kendisine odaklanan anlatım okuru uzun soluklu ve edebi hazla dolu bir okuma yolculuğuna davet ediyor Hem ironik hem hakiki hem acı hem de şaşırtıcı öyküler Meydan insanlara kalmıştı Her yer insanla doluydu dünyanın değişik ülkelerinden gelmiş farklı ırklardan ve farklı renklerden milyonlarca insan vardı Bütün bu gördüğüm değişiklikler büyük bir karşılamanın hazırlığı olarak yapılmıştı İnsanlar fevc fevc şehrin doğu giriş kapısında toplanıyordu Kendime kendi gerçeğimi kulağım duyacak kadar bir fısıltıyla duyurdum Büyük misafir şehrimizi şereflendirmişti ve ben onu karşılamaya gidiyordum Güneşin doğduğu yere vardığımda heyecanım da tırmanmaya başlamıştı Bir mahşer provasıydı sanki gördüğüm Açık güneşli ve sıcak bir gündü fakat sıcağın insanlar üzerinde yakıcı ve kavurucu bir etkisi de yoktu Şehrin bütün kuşları oradaydı milyonlarca insanın ve misafirin üzerindeydi İnsan türü rengârenk giysiler içinde bir mahşer şenliğini kutlamak üzere toplanmışlardı sanki Kadın erkek çocuk yaşlı genç her çevreden ve her anlayıştan her meslekten ve her meşrepten insan oradaydı Mekândaki insan uğultusu mücessem hâle gelseydi uğultular gökyüzüne kubbe olurdu Milyonlarca insan o sabah akın akın onu karşılamak üzere erken saatlerde Güneşin Doğduğu Yerde toplanmak üzere yollara düşmüştür

Okur Kitaplığı
Güneşin Doğduğu Yerde geleneksel hikâye ile modern öykü arasında güçlü bir köprü kuruyor Hem üzerinde titizlenilen dil hem de hikayenin kendisine odaklanan anlatım okuru uzun soluklu ve edebi hazla dolu bir okuma yolculuğuna davet ediyor Hem ironik hem hakiki hem acı hem de şaşırtıcı öyküler Meydan insanlara kalmıştı Her yer insanla doluydu dünyanın değişik ülkelerinden gelmiş farklı ırklardan ve farklı renklerden milyonlarca insan vardı Bütün bu gördüğüm değişiklikler büyük bir karşılamanın hazırlığı olarak yapılmıştı İnsanlar fevc fevc şehrin doğu giriş kapısında toplanıyordu Kendime kendi gerçeğimi kulağım duyacak kadar bir fısıltıyla duyurdum Büyük misafir şehrimizi şereflendirmişti ve ben onu karşılamaya gidiyordum Güneşin doğduğu yere vardığımda heyecanım da tırmanmaya başlamıştı Bir mahşer provasıydı sanki gördüğüm Açık güneşli ve sıcak bir gündü fakat sıcağın insanlar üzerinde yakıcı ve kavurucu bir etkisi de yoktu Şehrin bütün kuşları oradaydı milyonlarca insanın ve misafirin üzerindeydi İnsan türü rengârenk giysiler içinde bir mahşer şenliğini kutlamak üzere toplanmışlardı sanki Kadın erkek çocuk yaşlı genç her çevreden ve her anlayıştan her meslekten ve her meşrepten insan oradaydı Mekandaki insan uğultusu mücessem hâle gelseydi uğultular gökyüzüne kubbe olurdu Milyonlarca insan o sabah akın akın onu karşılamak üzere erken saatlerde Güneşin Doğduğu Yerde toplanmak üzere yollara düşmüştür

Okur Kitaplığı
Güneşin Doğduğu Yerde geleneksel hikâye ile modern öykü arasında güçlü bir köprü kuruyor Hem üzerinde titizlenilen dil hem de hikâyenin kendisine odaklanan anlatım okuru uzun soluklu ve edebi hazla dolu bir okuma yolculuğuna davet ediyor Hem ironik hem hakiki hem acı hem de şaşırtıcı öyküler Koluma gelelim onunla helâlleştim birbirimizden hoşnut olarak vedalaştık Ona bir mezar yaptım ve onu törenle gömdüm O beni terk etse de şimdi bilinen bir yerde ve ben onu gücüm yettiği zamanlarda her hafta Perşembe günleri düzenli olarak aksatmadan mutlaka gidip ziyaret ettim Her ziyaretimde mezarına dokundum onunla konuştum Tuhaf bulacaksınız ama ruhaniyetine fatiha bile okudum Bunları son birkaç senedir yapamıyor olmanın ıstırabı içindeyim Oysa sesim böyle mi Ona dokunamıyorum O beni terk etti ve ben onun nerede olduğunu bile bilmiyorum

Okur Kitaplığı
Recep Seyhan tarafından kaleme alınan Güneşin Doğduğu Yerde Okur Kitaplığı eseri olarak okurlarla buluşuyor Güneşin Doğduğu Yerde Recep Seyhan Kitap Özeti Güneşin Doğduğu Yerde geleneksel hikâye ile modern öykü arasında güçlü bir köprü kuruyor Hem üzerinde titizlenilen dil hem de hikayenin kendisine odaklanan anlatım okuru uzun soluklu ve edebi hazla dolu bir okuma yolculuğuna davet ediyor Hem ironik hem hakiki hem acı hem de şaşırtıcı öyküler Meydan insanlara kalmıştı Her yer insanla doluydu dünyanın değişik ülkelerinden gelmiş farklı ırklardan ve farklı renklerden milyonlarca insan vardı Bütün bu gördüğüm değişiklikler büyük bir karşılamanın hazırlığı olarak yapılmıştı İnsanlar fevc fevc şehrin doğu giriş kapısında toplanıyordu Kendime kendi gerçeğimi kulağım duyacak kadar bir fısıltıyla duyurdum Büyük misafir şehrimizi şereflendirmişti ve ben onu karşılamaya gidiyordum Güneşin doğduğu yere vardığımda heyecanım da tırmanmaya başlamıştı Bir mahşer provasıydı sanki gördüğüm Açık güneşli ve sıcak bir gündü fakat sıcağın insanlar üzerinde yakıcı ve kavurucu bir etkisi de yoktu Şehrin bütün kuşları oradaydı milyonlarca insanın ve misafirin üzerindeydi İnsan türü rengârenk giysiler içinde bir mahşer şenliğini kutlamak üzere toplanmışlardı sanki Kadın erkek çocuk yaşlı genç her çevreden ve her anlayıştan her meslekten ve her meşrepten insan oradaydı Mekandaki insan uğultusu mücessem hâle gelseydi uğultular gökyüzüne kubbe olurdu Milyonlarca insan o sabah akın akın onu karşılamak üzere erken saatlerde Güneşin Doğduğu Yerde toplanmak üzere yollara düşmüştür Yayınevi Okur Kitaplığı Yazar Recep Seyhan Sayfa 200 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x20 00 cm Basım Yılı Ekim 2016 Barkod 9786058312920 Kategori Öykü Türk Edebiyatı

Okur Kitaplığı
Güneşin Doğduğu Yerde geleneksel hikâye ile modern öykü arasında güçlü bir köprü kuruyor Hem üzerinde titizlenilen dil hem de hikayenin kendisine odaklanan anlatım okuru uzun soluklu ve edebi hazla dolu bir okuma yolculuğuna davet ediyor Hem ironik hem hakiki hem acı hem de şaşırtıcı öyküler Meydan insanlara kalmıştı Her yer insanla doluydu dünyanın değişik ülkelerinden gelmiş farklı ırklardan ve farklı renklerden milyonlarca insan vardı Bütün bu gördüğüm değişiklikler büyük bir karşılamanın hazırlığı olarak yapılmıştı İnsanlar fevc fevc şehrin doğu giriş kapısında toplanıyordu Kendime kendi gerçeğimi kulağım duyacak kadar bir fısıltıyla duyurdum Büyük misafir şehrimizi şereflendirmişti ve ben onu karşılamaya gidiyordum Güneşin doğduğu yere vardığımda heyecanım da tırmanmaya başlamıştı Bir mahşer provasıydı sanki gördüğüm Açık güneşli ve sıcak bir gündü fakat sıcağın insanlar üzerinde yakıcı ve kavurucu bir etkisi de yoktu Şehrin bütün kuşları oradaydı milyonlarca insanın ve misafirin üzerindeydi İnsan türü rengârenk giysiler içinde bir mahşer şenliğini kutlamak üzere toplanmışlardı sanki Kadın erkek çocuk yaşlı genç her çevreden ve her anlayıştan her meslekten ve hermeşrepten insan oradaydı Mekandaki insan uğultusu mücessem hâle gelseydi uğultular gökyüzüne kubbe olurdu Milyonlarca insan o sabah akın akın onu karşılamak üzere erken saatlerde Güneşin Doğduğu Yerde toplanmak üzere yollara düşmüştür