Güven Cilt 2 — Vedat Türkali

Güven Cilt 2
Vedat TürkaliEverest Yayınları
Güven Cilt 2
Vedat TürkaliZaman İkinci Dünya Savaşı nın var gücüyle devam ettiği 1940 ların başı İstanbul Üniversitesi nde okuyan bir avuç anti faşist devrimci genç dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi ni aramaktadır Bir avuç insan 1940 ların Türkiye sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir Vedat Türkali beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komintern belgelerine dayanarak hakkında verilen desantralizasyon kararının durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla iç monologlar ve kişilerin akışıyla ortaya koyar Türkali İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye yi anlatan Güven de Türkiye Komünist Partisi nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil demokratından faşistine iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar Türkali nin coşkulu anlatımı birleşince Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza Toplumun her aktarıldığı uzun bir yolculuk bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar armağan eden dev bir yapıt

Everest Yayınları
Zaman İkinci Dünya Savaşı nın var gücüyle devam ettiği 1940 ların başı İstanbul Üniversitesi nde okuyan bir avuç anti faşist devrimci genç dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi ni aramaktadır Bir avuç insan 1940 ların Türkiye sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir Vedat Türkali beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komintern belgelerine dayanarak hakkında verilen desantralizasyon kararının durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla iç monologlar ve kişilerin akışıyla ortaya koyar Türkali İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye yi anlatan Güven de Türkiye Komünist Partisi nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil demokratından faşistine iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar Türkali nin coşkulu anlatımı birleşince Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza Toplumun her aktarıldığı uzun bir yolculuk bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar armağan eden dev bir yapıt

Everest Yayınları
Zaman İkinci Dünya Savaşı 39 nın var gücüyle devam ettiği 1940 39 ların başı İstanbul Üniversitesi 39 nde okuyan bir avuç anti faşist devrimci genç dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi 39 ni aramaktadır Bir avuç insan 1940 39 ların Türkiye 39 sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir Vedat Türkali beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komintern belgelerine dayanarak hakkında verilen desantralizasyon kararının durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla iç monologlar ve kişilerin akışıyla ortaya koyar Türkali İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye 39 yi anlatan Güven de Türkiye Komünist Partisi 39 nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil demokratından faşistine iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar Türkali 39 nin coşkulu anlatımı birleşince Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza Toplumun her aktarıldığı uzun bir yolculuk bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar armağan eden dev bir yapıt

Everest Yayınları
Zaman İkinci Dünya Savaşı nın var gücüyle devam ettiği 1940 ların başı İstanbul Üniversitesi nde okuyan bir avuç anti faşist devrimci genç dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi ni aramaktadır Bir avuç insan 1940 ların Türkiye sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir Vedat Türkali beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komintern belgelerine dayanarak hakkında verilen desantralizasyon kararının öncesindeki ve sonrasındaki TKP nin durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla iç monologlar ve diyaloglarla olayların olguların kişilerin akışıyla ortaya koyar Türkali İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye yi anlatan Güven de Türkiye Komünist Partisi nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil demokratından faşistine iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar Türkali nin coşkulu anlatımı karakterlere ve olaylara ilişkin derin bakışıyla birleşince Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza Toplumun her kesiminin görüşlerinin tarafsızca ustalıkla aktarıldığı uzun bir yolculuk bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar armağan eden dev bir yapıt Sayfa Sayısı 610 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Everest Yayınları

Everest Yayınları
Zaman İkinci Dünya Savaşı nın var gücüyle devam ettiği ig4o larm başı İstanbul Üniversitesi nde okuyan bir avuç anti faşist devrimci genç dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi ni aramaktadır Bir avuç insan 1940 larm Türkiye sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir Vedat Türkali beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komintern belgelerine dayanarak hakkında verilen desantralizasyon kararının öncesindeki ve sonrasındaki TKP nin durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla iç monologlar ve diyaloglarla olayların olguların kişilerin akışıyla ortaya koyar Türkali İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye yi anlatan Güven de Türkiye Komünist Partisi nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil demokratından faşistine iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar Türkali nin coşkulu anlatımı karakterlere ve olaylara ilişkin derin bakışıyla birleşince Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza Toplumun her kesiminin görüşlerinin tarafsızca ustalıkla aktarıldığı uzun bir yolculuk bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar armağan eden dev bir yapıt

Everest Yayınları
Zaman İkinci Dünya Savaşı nın var gücüyle devam ettiği 1940 ların başı İstanbul Üniversitesi nde okuyan bir avuç anti faşist devrimci genç dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi ni aramaktadır Bir avuç insan 1940 ların Türkiye sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir Vedat Türkali beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komintern belgelerine dayanarak hakkında verilen desantralizasyon kararının öncesindeki ve sonrasındaki TKP nin durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla iç monologlar ve diyaloglarla olayların olguların kişilerin akışıyla ortaya koyar Türkali İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye yi anlatan Güven de Türkiye Komünist Partisi nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil demokratından faşistine iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar Türkali nin coşkulu anlatımı karakterlere ve olaylara ilişkin derin bakışıyla birleşince Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza Toplumun her kesiminin görüşlerinin tarafsızca ustalıkla aktarıldığı uzun bir yolculuk bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar armağan eden dev bir yapıt

Everest Yayınları
Zaman İkinci Dünya Savaşı nın var gücüyle devam ettiği 1940 ların başı İstanbul Üniversitesi nde okuyan bir avuç anti faşist devrimci genç dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi ni aramaktadır Bir avuç insan 1940 ların Türkiye sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir Vedat Türkali beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komitern belgelerine dayanarak hakkında verilen desantralizasyon kararının öncesindeki ve sonrasındaki TKP nin durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla iç monologlar ve diyaloglara olayların olguların kişilerin akışıyla ortaya koyar Türkali İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye yi anlatan Güven de Türkiye Komünist Partisi nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil demokratından faşistine iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar Türkali nin coşkulu anlatımı karakterlere ve olaylara ilişkin derin bakışıyla birleşince Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza Toplumun her kesiminin görüşlerinin tarafsızca ustalıkla aktarıldığı uzun bir yolculuk bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar eden dev bir yapıt

Ayrıntı Yayınları
Polisin fellek fellek aradığı Hasan Basri Alp kayıptı nerde olduğunu bilen yoktu Ele geçeceği pek düşünülmediğinden olacak soruşturmada sıkışıldı mı kimi işleri onun üstüne yıkma eğilimi polisin Basri yi arama kızgınlığını daha da kışkırtıyordu İstanbul da İstanbulluluğunu yaşıyordu gene Kuzeyden Haliç üstlerinden çıkıveren kış azgını kara bulutları maviliklere mızrak gibi çakılmış minarelerin onuruyla kabaran kurşunlu ağırbaşlı kubbeleri kör olası açlığın kavgasında tedirgin dolanan delifişek martıları gelin gibi gezinen tekneleri Boğaz da yaşayan lüferleri istavritleri uskumruları kuyruğu sokakları süpürerek götürülen derya kuzusu torikleri balıkçı tablalarına manda gibi serilmiş Yabanıl sokak kedileriyle sekiz yüz binlik İstanbul kenti kıran kırana savaştaki bir dünyanın ortasında boynunu bükmüş karanlık bir beklenti içindeydi Yalnız İstanbul mu tüm Türkiye bekliyordu bu acılı karanlık içinde

Ayrıntı Yayınları
Polisin fellek fellek aradığı Hasan Basri Alp kayıptı nerde olduğunu bilen yoktu Ele geçeceği pek düşünülmediğinden olacak soruşturmada sıkışıldı mı kimi işleri onun üstüne yıkma eğilimi polisin Basri yi arama kızgınlığını daha da kışkırtıyordu İstanbul da İstanbulluluğunu yaşıyordu gene Kuzeyden Haliç üstlerinden çıkıveren kış azgını kara bulutları maviliklere mızrak gibi çakılmış minarelerin onuruyla kabaran kurşunlu ağırbaşlı kubbeleri kör olası açlığın kavgasında tedirgin dolanan delifişek martıları gelin gibi gezinen tekneleri Boğaz da yaşayan lüferleri istavritleri uskumruları kuyruğu sokakları süpürerek götürülen derya kuzusu torikleri balıkçı tablalarına manda gibi serilmiş Yabanıl sokak kedileriyle sekiz yüz binlik İstanbul kenti kıran kırana savaştaki bir dünyanın ortasında boynunu bükmüş karanlık bir beklenti içindeydi Yalnız İstanbul mu tüm Türkiye bekliyordu bu acılı karanlık içinde

Ayrıntı Yayınları
Polisin fellek fellek aradığı Hasan Basri Alp kayıptı nerde olduğunu bilen yoktu Ele geçeceği pek düşünülmediğinden olacak soruşturmada sıkışıldı mı kimi işleri onun üstüne yıkma eğilimi polisin Basri yi arama kızgınlığını daha da kışkırtıyordu İstanbul da İstanbulluluğunu yaşıyordu gene Kuzeyden Haliç üstlerinden çıkıveren kış azgını kara bulutları maviliklere mızrak gibi çakılmış minarelerin onuruyla kabaran kurşunlu ağırbaşlı kubbeleri kör olası açlığın kavgasında tedirgin dolanan delifişek martıları gelin gibi gezinen tekneleri Boğaz da yaşayan lüferleri istavritleri uskumruları kuyruğu sokakları süpürerek götürülen derya kuzusu torikleri balıkçı tablalarına manda gibi serilmiş Yabanıl sokak kedileriyle sekiz yüz binlik İstanbul kenti kıran kırana savaştaki bir dünyanın ortasında boynunu bükmüş karanlık bir beklenti içindeydi Yalnız İstanbul mu tüm Türkiye bekliyordu bu acılı karanlık içinde Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 576 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Ayrıntı Yayınları

Everest Yayınları
Zaman İkinci Dünya Savaşı nın var gücüyle devam ettiği 1940 ların başı İstanbul Üniversitesi nde okuyan bir avuç anti faşist devrimci genç dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi ni aramaktadır Bir avuç insan 1940 ların Türkiye sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir Vedat Türkali beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komitern belgelerine dayanarak hakkında verilen desantralizasyon kararının öncesindeki ve sonrasındaki TKP nin durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla iç monologlar ve diyaloglara olayların olguların kişilerin akışıyla ortaya koyar Türkali İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye yi anlatan Güven de Türkiye Komünist Partisi nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil demokratından faşistine iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar Türkali nin coşkulu anlatımı karakterlere ve olaylara ilişkin derin bakışıyla birleşince Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza Toplumun her kesiminin görüşlerinin tarafsızca ustalıkla aktarıldığı uzun bir yolculuk bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar eden dev bir yapıt img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Everest Yayınları
Zaman İkinci Dünya Savaşı nın var gücüyle devam ettiği 1940 39 ların başı İstanbul Üniversitesi nde okuyan bir avuç anti faşist devrimci genç dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi ni aramaktadır Bir avuç insan 1940 ların Türkiye sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir Vedat Türkali beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komitern belgelerine dayanarak hakkında verilen desantralizasyon kararının öncesindeki ve sonrasındaki TKP nin durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla iç monologlar ve diyaloglara olayların olguların kişilerin akışıyla ortaya koyar Türkali İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye yi anlatan Güven de Türkiye Komünist Partisi nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil demokratından faşistine iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar Türkali nin coşkulu anlatımı karakterlere ve olaylara ilişkin derin bakışıyla birleşince Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza Toplumun her kesiminin görüşlerinin tarafsızca ustalıkla aktarıldığı uzun bir yolculuk bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar eden dev bir yapıt

Ayrıntı Yayınları
Polisin fellek fellek aradığı Hasan Basri Alp kayıptı nerde olduğunu bilen yoktu Ele geçeceği pek düşünülmediğinden olacak soruşturmada sıkışıldı mı kimi işleri onun üstüne yıkma eğilimi polisin Basri yi arama kızgınlığını daha da kışkırtıyordu İstanbul da İstanbulluluğunu yaşıyordu gene Kuzeyden Haliç üstlerinden çıkıveren kış azgını kara bulutları maviliklere mızrak gibi çakılmış minarelerin onuruyla kabaran kurşunlu ağırbaşlı kubbeleri kör olası açlığın kavgasında tedirgin dolanan delifişek martıları gelin gibi gezinen tekneleri Boğaz da yaşayan lüferleri istavritleri uskumruları kuyruğu sokakları süpürerek götürülen derya kuzusu torikleri balıkçı tablalarına manda gibi serilmiş Yabanıl sokak kedileriyle sekiz yüz binlik İstanbul kenti kıran kırana savaştaki bir dünyanın ortasında boynunu bükmüş karanlık bir beklenti içindeydi Yalnız İstanbul mu tüm Türkiye bekliyordu bu acılı karanlık içinde

AYRINTI YAYINLARI
Polisin fellek fellek aradığı Hasan Basri Alp kayıptı nerde olduğunu bilen yoktu Ele geçeceği pek düşünülmediğinden olacak soruşturmada sıkışıldı mı kimi işleri onun üstüne yıkma eğilimi polisin Basri yi arama kızgınlığını daha da kışkırtıyordu İstanbul da İstanbulluluğunu yaşıyordu gene Kuzeyden Haliç üstlerinden çıkıveren kış azgını kara bulutları maviliklere mızrak gibi çakılmış minarelerin onuruyla kabaran kurşunlu ağırbaşlı kubbeleri kör olası açlığın kavgasında tedirgin dolanan delifişek martıları gelin gibi gezinen tekneleri Boğaz da yaşayan lüferleri istavritleri uskumruları kuyruğu sokakları süpürerek götürülen derya kuzusu torikleri balıkçı tablalarına manda gibi serilmiş Yabanıl sokak kedileriyle sekiz yüz binlik İstanbul kenti kıran kırana savaştaki bir dünyanın ortasında boynunu bükmüş karanlık bir beklenti içindeydi Yalnız İstanbul mu tüm Türkiye bekliyordu bu acılı karanlık içinde Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar VEDAT TÜRKALİ Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 576 SAYFA Yıl 2015

Ayrıntı Yayınları
Polisin fellek fellek aradığı Hasan Basri Alp kayıptı nerde olduğunu bilen yoktu Ele geçeceği pek düşünülmediğinden olacak soruşturmada sıkışıldı mı kimi işleri onun üstüne yıkma eğilimi polisin Basri yi arama kızgınlığını daha da kışkırtıyordu İstanbul da İstanbulluluğunu yaşıyordu gene Kuzeyden Haliç üstlerinden çıkıveren kış azgını kara bulutları maviliklere mızrak gibi çakılmış minarelerin onuruyla kabaran kurşunlu ağırbaşlı kubbeleri kör olası açlığın kavgasında tedirgin dolanan delifişek martıları gelin gibi gezinen tekneleri Boğaz da yaşayan lüferleri istavritleri uskumruları kuyruğu sokakları süpürerek götürülen derya kuzusu torikleri balıkçı tablalarına manda gibi serilmiş Yabanıl sokak kedileriyle sekiz yüz binlik İstanbul kenti kıran kırana savaştaki bir dünyanın ortasında boynunu bükmüş karanlık bir beklenti içindeydi Yalnız İstanbul mu tüm Türkiye bekliyordu bu acılı karanlık içinde

Ayrıntı Yayınları
Polisin fellek fellek aradığı Hasan Basri Alp kayıptı nerde olduğunu bilen yoktu Ele geçeceği pek düşünülmediğinden olacak soruşturmada sıkışıldı mı kimi işleri onun üstüne yıkma eğilimi polisin Basri yi arama kızgınlığını daha da kışkırtıyordu İstanbul da İstanbulluluğunu yaşıyordu gene Kuzeyden Haliç üstlerinden çıkıveren kış azgını kara bulutları maviliklere mızrak gibi çakılmış minarelerin onuruyla kabaran kurşunlu ağırbaşlı kubbeleri kör olası açlığın kavgasında tedirgin dolanan delifişek martıları gelin gibi gezinen tekneleri Boğaz da yaşayan lüferleri istavritleri uskumruları kuyruğu sokakları süpürerek götürülen derya kuzusu torikleri balıkçı tablalarına manda gibi serilmiş Yabanıl sokak kedileriyle sekiz yüz binlik İstanbul kenti kıran kırana savaştaki bir dünyanın ortasında boynunu bükmüş karanlık bir beklenti içindeydi Yalnız İstanbul mu tüm Türkiye bekliyordu bu acılı karanlık içinde

Ayrıntı Yayınları
Polisin fellek fellek aradığı Hasan Basri Alp kayıptı nerde olduğunu bilen yoktu Ele geçeceği pek düşünülmediğinden olacak soruşturmada sıkışıldı mı kimi işleri onun üstüne yıkma eğilimi polisin Basri yi arama kızgınlığını daha da kışkırtıyordu İstanbul da İstanbulluluğunu yaşıyordu gene Kuzeyden Haliç üstlerinden çıkıveren kış azgını kara bulutları maviliklere mızrak gibi çakılmış minarelerin onuruyla kabaran kurşunlu ağırbaşlı kubbeleri kör olası açlığın kavgasında tedirgin dolanan delifişek martıları gelin gibi gezinen tekneleri Boğaz da yaşayan lüferleri istavritleri uskumruları kuyruğu sokakları süpürerek götürülen derya kuzusu torikleri balıkçı tablalarına manda gibi serilmiş Yabanıl sokak kedileriyle sekiz yüz binlik İstanbul kenti kıran kırana savaştaki bir dünyanın ortasında boynunu bükmüş karanlık bir beklenti içindeydi Yalnız İstanbul mu tüm Türkiye bekliyordu bu acılı karanlık içinde

Ayrıntı
Polisin fellek fellek aradığı Hasan Basri Alp kayıptı nerde olduğunu bilen yoktu Ele geçeceği pek düşünülmediğinden olacak soruşturmada sıkışıldı mı kimi işleri onun üstüne yıkma eğilimi polisin Basri yi arama kızgınlığını daha da kışkırtıyordu İstanbul da İstanbulluluğunu yaşıyordu gene Kuzeyden Haliç üstlerinden çıkıveren kış azgını kara bulutları maviliklere mızrak gibi çakılmış minarelerin onuruyla kabaran kurşunlu ağırbaşlı kubbeleri kör olası açlığın kavgasında tedirgin dolanan delifişek martıları gelin gibi gezinen tekneleri Boğaz da yaşayan lüferleri istavritleri uskumruları kuyruğu sokakları süpürerek götürülen derya kuzusu torikleri balıkçı tablalarına manda gibi serilmiş Yabanıl sokak kedileriyle sekiz yüz binlik İstanbul kenti kıran kırana savaştaki bir dünyanın ortasında boynunu bükmüş karanlık bir beklenti içindeydi Yalnız İstanbul mu tüm Türkiye bekliyordu bu acılı karanlık içinde

AYRINTI YAYINLARI
Polisin fellek fellek aradığı Hasan Basri Alp kayıptı nerde olduğunu bilen yoktu Ele geçeceği pek düşünülmediğinden olacak soruşturmada sıkışıldı mı kimi işleri onun üstüne yıkma eğilimi polisin Basri yi arama kızgınlığını daha da kışkırtıyordu İstanbul da İstanbulluluğunu yaşıyordu gene Kuzeyden Haliç üstlerinden çıkıveren kış azgını kara bulutları maviliklere mızrak gibi çakılmış minarelerin onuruyla kabaran kurşunlu ağırbaşlı kubbeleri kör olası açlığın kavgasında tedirgin dolanan delifişek martıları gelin gibi gezinen tekneleri Boğaz da yaşayan lüferleri istavritleri uskumruları kuyruğu sokakları süpürerek götürülen derya kuzusu torikleri balıkçı tablalarına manda gibi serilmiş Yabanıl sokak kedileriyle sekiz yüz binlik İstanbul kenti kıran kırana savaştaki bir dünyanın ortasında boynunu bükmüş karanlık bir beklenti içindeydi Yalnız İstanbul mu tüm Türkiye bekliyordu bu acılı karanlık içinde

Ayrıntı Yayınları
Doğru Kim ne yapıyor ki Bir şeyler diyecek oldu vazgeçti Rahmi TKP için alınan desantralizasyon kararında bunun gerekçelerini açıklama görevi de verilmemiş miydi kendilerine Doğru dürüst yaptık mı bunu biz Yapmadık Niye İşimize gelmediğinden O güne dek tuttuğumuz yolun çıkmazlığını yanlışlığını bir özeleştiriyle halka duyurmamız isteniyordu bizden Gelmedi işimize Muhalefet doğru mu söylemişti yani Muhalefet nerden çıktı şimdi O muhalefeti suçlayan da Komintern di İlkelerine göre doğruydu suçlarken 32 lerdeydi o suçlama Dünya devrimi peşinde Komintern Sınıf sınıfa karşı Muhalefet de Merkez den daha keskin o günler Yedinci Kongre den sonra alındı desantralizasyon kararı 36 sonları Karar 37 başlarında çıktı Naziler iktidara gelmiş Savaş kazanları kaynıyor Dengeler altüst olmuş Bizimkiler doğru dürüst anlamamış Yedinci Kongre de alınmış kararları Kemalistleri değerlendirmeler değişmiş savaştan yana olmayan devlet sayılmış Kemalist Türkiye Biz Kahrolsun kanımızı emen zenginler iktidarı Kemalist burjuvazi diyoruz Hiç mi iyi bir şey yapmadı bu adamlar dediler Komintern de Dediler Yıllarca sonra dediler Habersiz mi yapıyorduk onlardan bilmiyorlar mıydı daha önce yaptıklarımızı Bu işin tüm sorumluluğu Merkez Komitesi nindir biz bunu üstleniyoruz dedi Doktor Evet Komintern e verdiği yazılı bildiride dedi Kaç kişi gördü o bildiriyi Devlet sırrı gibi sakladık Oturup şimdi anlatayım mı bunları Kim ne yapıyor ki diye taş atıp dursun mu bu adam Legaliteye geçin dediler Olan biteni şu adamla bile konuşamıyorsak nasıl geçeceğiz legaliteye Rakı mı çarpıyor Ağır ol bakalım Rahmi Yoldaş Kimsenin sana bir şey sorduğu yok

Ayrıntı Yayınları
Doğru Kim ne yapıyor ki Bir şeyler diyecek oldu vazgeçti Rahmi TKP için alınan desantralizasyon kararında bunun gerekçelerini açıklama görevi de verilmemiş miydi kendilerine Doğru dürüst yaptık mı bunu biz Yapmadık Niye İşimize gelmediğinden O güne dek tuttuğumuz yolun çıkmazlığını yanlışlığını bir özeleştiriyle halka duyurmamız isteniyordu bizden Gelmedi işimize Muhalefet doğru mu söylemişti yani Muhalefet nerden çıktı şimdi O muhalefeti suçlayan da Komintern di İlkelerine göre doğruydu suçlarken 32 lerdeydi o suçlama Dünya devrimi peşinde Komintern Sınıf sınıfa karşı Muhalefet de Merkez den daha keskin o günler Yedinci Kongre den sonra alındı desantralizasyon kararı 36 sonları Karar 37 başlarında çıktı Naziler iktidara gelmiş Savaş kazanları kaynıyor Dengeler altüst olmuş Bizimkiler doğru dürüst anlamamış Yedinci Kongre de alınmış kararları Kemalistleri değerlendirmeler değişmiş savaştan yana olmayan devlet sayılmış Kemalist Türkiye Biz Kahrolsun kanımızı emen zenginler iktidarı Kemalist burjuvazi diyoruz Hiç mi iyi bir şey yapmadı bu adamlar dediler Komintern de Dediler Yıllarca sonra dediler Habersiz mi yapıyorduk onlardan bilmiyorlar mıydı daha önce yaptıklarımızı Bu işin tüm sorumluluğu Merkez Komitesi nindir biz bunu üstleniyoruz dedi Doktor Evet Komintern e verdiği yazılı bildiride dedi Kaç kişi gördü o bildiriyi Devlet sırrı gibi sakladık Oturup şimdi anlatayım mı bunları Kim ne yapıyor ki diye taş atıp dursun mu bu adam Legaliteye geçin dediler Olan biteni şu adamla bile konuşamıyorsak nasıl geçeceğiz legaliteye Rakı mı çarpıyor Ağır ol bakalım Rahmi Yoldaş Kimsenin sana bir şey sorduğu yok Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 800 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Ayrıntı Yayınları

Ayrıntı Yayınları
Doğru Kim ne yapıyor ki Bir şeyler diyecek oldu vazgeçti Rahmi TKP için alınan desantralizasyon kararında bunun gerekçelerini açıklama görevi de verilmemiş miydi kendilerine Doğru dürüst yaptık mı bunu biz Yapmadık Niye İşimize gelmediğinden O güne dek tuttuğumuz yolun çıkmazlığını yanlışlığını bir özeleştiriyle halka duyurmamız isteniyordu bizden Gelmedi işimize Muhalefet doğru mu söylemişti yani Muhalefet nerden çıktı şimdi O muhalefeti suçlayan da Komintern di İlkelerine göre doğruydu suçlarken 32 lerdeydi o suçlama Dünya devrimi peşinde Komintern Sınıf sınıfa karşı Muhalefet de Merkez den daha keskin o günler Yedinci Kongre den sonra alındı desantralizasyon kararı 36 sonları Karar 37 başlarında çıktı Naziler iktidara gelmiş Savaş kazanları kaynıyor Dengeler altüst olmuş Bizimkiler doğru dürüst anlamamış Yedinci Kongre de alınmış kararları Kemalistleri değerlendirmeler değişmiş savaştan yana olmayan devlet sayılmış Kemalist Türkiye Biz Kahrolsun kanımızı emen zenginler iktidarı Kemalist burjuvazi diyoruz Hiç mi iyi bir şey yapmadı bu adamlar dediler Komintern de Dediler Yıllarca sonra dediler Habersiz mi yapıyorduk onlardan bilmiyorlar mıydı daha önce yaptıklarımızı Bu işin tüm sorumluluğu Merkez Komitesi nindir biz bunu üstleniyoruz dedi Doktor Evet Komintern e verdiği yazılı bildiride dedi Kaç kişi gördü o bildiriyi Devlet sırrı gibi sakladık Oturup şimdi anlatayım mı bunları Kim ne yapıyor ki diye taş atıp dursun mu bu adam Legaliteye geçin dediler Olan biteni şu adamla bile konuşamıyorsak nasıl geçeceğiz legaliteye Rakı mı çarpıyor Ağır ol bakalım Rahmi Yoldaş Kimsenin sana bir şey sorduğu yok

Ayrıntı Yayınları
Doğru Kim ne yapıyor ki Bir şeyler diyecek oldu vazgeçti Rahmi TKP için alınan desantralizasyon kararında bunun gerekçelerini açıklama görevi de verilmemiş miydi kendilerine Doğru dürüst yaptık mı bunu biz Yapmadık Niye İşimize gelmediğinden O güne dek tuttuğumuz yolun çıkmazlığını yanlışlığını bir özeleştiriyle halka duyurmamız isteniyordu bizden Gelmedi işimize Muhalefet doğru mu söylemişti yani Muhalefet nerden çıktı şimdi O muhalefeti suçlayan da Komintern di İlkelerine göre doğruydu suçlarken 32 lerdeydi o suçlama Dünya devrimi peşinde Komintern Sınıf sınıfa karşı Muhalefet de Merkez den daha keskin o günler Yedinci Kongre den sonra alındı desantralizasyon kararı 36 sonları Karar 37 başlarında çıktı Naziler iktidara gelmiş Savaş kazanları kaynıyor Dengeler altüst olmuş Bizimkiler doğru dürüst anlamamış Yedinci Kongre de alınmış kararları Kemalistleri değerlendirmeler değişmiş savaştan yana olmayan devlet sayılmış Kemalist Türkiye Biz Kahrolsun kanımızı emen zenginler iktidarı Kemalist burjuvazi diyoruz Hiç mi iyi bir şey yapmadı bu adamlar dediler Komintern de Dediler Yıllarca sonra dediler Habersiz mi yapıyorduk onlardan bilmiyorlar mıydı daha önce yaptıklarımızı Bu işin tüm sorumluluğu Merkez Komitesi nindir biz bunu üstleniyoruz dedi Doktor Evet Komintern e verdiği yazılı bildiride dedi Kaç kişi gördü o bildiriyi Devlet sırrı gibi sakladık Oturup şimdi anlatayım mı bunları Kim ne yapıyor ki diye taş atıp dursun mu bu adam Legaliteye geçin dediler Olan biteni şu adamla bile konuşamıyorsak nasıl geçeceğiz legaliteye Rakı mı çarpıyor Ağır ol bakalım Rahmi Yoldaş Kimsenin sana bir şey sorduğu yok

AYRINTI YAYINLARI
Doğru Kim ne yapıyor ki Bir şeyler diyecek oldu vazgeçti Rahmi TKP için alınan desantralizasyon kararında bunun gerekçelerini açıklama görevi de verilmemiş miydi kendilerine Doğru dürüst yaptık mı bunu biz Yapmadık Niye İşimize gelmediğinden O güne dek tuttuğumuz yolun çıkmazlığını yanlışlığını bir özeleştiriyle halka duyurmamız isteniyordu bizden Gelmedi işimize Muhalefet doğru mu söylemişti yani Muhalefet nerden çıktı şimdi O muhalefeti suçlayan da Komintern di İlkelerine göre doğruydu suçlarken 32 lerdeydi o suçlama Dünya devrimi peşinde Komintern Sınıf sınıfa karşı Muhalefet de Merkez den daha keskin o günler Yedinci Kongre den sonra alındı desantralizasyon kararı 36 sonları Karar 37 başlarında çıktı Naziler iktidara gelmiş Savaş kazanları kaynıyor Dengeler altüst olmuş Bizimkiler doğru dürüst anlamamış Yedinci Kongre de alınmış kararları Kemalistleri değerlendirmeler değişmiş savaştan yana olmayan devlet sayılmış Kemalist Türkiye Biz Kahrolsun kanımızı emen zenginler iktidarı Kemalist burjuvazi diyoruz Hiç mi iyi bir şey yapmadı bu adamlar dediler Komintern de Dediler Yıllarca sonra dediler Habersiz mi yapıyorduk onlardan bilmiyorlar mıydı daha önce yaptıklarımızı Bu işin tüm sorumluluğu Merkez Komitesi nindir biz bunu üstleniyoruz dedi Doktor Evet Komintern e verdiği yazılı bildiride dedi Kaç kişi gördü o bildiriyi Devlet sırrı gibi sakladık Oturup şimdi anlatayım mı bunları Kim ne yapıyor ki diye taş atıp dursun mu bu adam Legaliteye geçin dediler Olan biteni şu adamla bile konuşamıyorsak nasıl geçeceğiz legaliteye Rakı mı çarpıyor Ağır ol bakalım Rahmi Yoldaş Kimsenin sana bir şey sorduğu yok Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar VEDAT TÜRKALİ Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 800 SAYFA Yıl 2015

Ayrıntı Yayınları
Doğru Kim ne yapıyor ki Bir şeyler diyecek oldu vazgeçti Rahmi TKP için alınan desantralizasyon kararında bunun gerekçelerini açıklama görevi de verilmemiş miydi kendilerine Doğru dürüst yaptık mı bunu biz Yapmadık Niye İşimize gelmediğinden O güne dek tuttuğumuz yolun çıkmazlığını yanlışlığını bir özeleştiriyle halka duyurmamız isteniyordu bizden Gelmedi işimize Muhalefet doğru mu söylemişti yani Muhalefet nerden çıktı şimdi O muhalefeti suçlayan da Komintern di İlkelerine göre doğruydu suçlarken 32 lerdeydi o suçlama Dünya devrimi peşinde Komintern Sınıf sınıfa karşı Muhalefet de Merkez den daha keskin o günler Yedinci Kongre den sonra alındı desantralizasyon kararı 36 sonları Karar 37 başlarında çıktı Naziler iktidara gelmiş Savaş kazanları kaynıyor Dengeler altüst olmuş Bizimkiler doğru dürüst anlamamış Yedinci Kongre de alınmış kararları Kemalistleri değerlendirmeler değişmiş savaştan yana olmayan devlet sayılmış Kemalist Türkiye Biz Kahrolsun kanımızı emen zenginler iktidarı Kemalist burjuvazi diyoruz Hiç mi iyi bir şey yapmadı bu adamlar dediler Komintern de Dediler Yıllarca sonra dediler Habersiz mi yapıyorduk onlardan bilmiyorlar mıydı daha önce yaptıklarımızı Bu işin tüm sorumluluğu Merkez Komitesi nindir biz bunu üstleniyoruz dedi Doktor Evet Komintern e verdiği yazılı bildiride dedi Kaç kişi gördü o bildiriyi Devlet sırrı gibi sakladık Oturup şimdi anlatayım mı bunları Kim ne yapıyor ki diye taş atıp dursun mu bu adam Legaliteye geçin dediler Olan biteni şu adamla bile konuşamıyorsak nasıl geçeceğiz legaliteye Rakı mı çarpıyor Ağır ol bakalım Rahmi Yoldaş Kimsenin sana bir şey sorduğu yok

Doğru Kim ne yapıyor ki Bir şeyler diyecek oldu vazgeçti Rahmi TKP için alınan desantralizasyon kararında bunun gerekçelerini açıklama görevi de verilmemiş miydi kendilerine Doğru dürüst yaptık mı bunu biz Yapmadık Niye İşimize gelmediğinden O güne dek tuttuğumuz yolun çıkmazlığını yanlışlığını bir özeleştiriyle halka duyurmamız isteniyordu bizden Gelmedi işimize Muhalefet doğru mu söylemişti yani Muhalefet nerden çıktı şimdi O muhalefeti suçlayan da Komintern di İlkelerine göre doğruydu suçlarken 32 lerdeydi o suçlama Dünya devrimi peşinde Komintern Sınıf sınıfa karşı Muhalefet de Merkez den daha keskin o günler Yedinci Kongre den sonra alındı desantralizasyon kararı 36 sonları Karar 37 başlarında çıktı Naziler iktidara gelmiş Savaş kazanları kaynıyor Dengeler altüst olmuş Bizimkiler doğru dürüst anlamamış Yedinci Kongre de alınmış kararları Kemalistleri değerlendirmeler değişmiş savaştan yana olmayan devlet sayılmış Kemalist Türkiye Biz Kahrolsun kanımızı emen zenginler iktidarı Kemalist burjuvazi diyoruz Hiç mi iyi bir şey yapmadı bu adamlar dediler Komintern de Dediler Yıllarca sonra dediler Habersiz mi yapıyorduk onlardan bilmiyorlar mıydı daha önce yaptıklarımızı Bu işin tüm sorumluluğu Merkez Komitesi nindir biz bunu üstleniyoruz dedi Doktor Evet Komintern e verdiği yazılı bildiride dedi Kaç kişi gördü o bildiriyi Devlet sırrı gibi sakladık Oturup şimdi anlatayım mı bunları Kim ne yapıyor ki diye taş atıp dursun mu bu adam Legaliteye geçin dediler Olan biteni şu adamla bile konuşamıyorsak nasıl geçeceğiz legaliteye Rakı mı çarpıyor Ağır ol bakalım Rahmi Yoldaş Kimsenin sana bir şey sorduğu yok

Ayrıntı Yayınları
Doğru Kim ne yapıyor ki Bir şeyler diyecek oldu vazgeçti Rahmi TKP için alınan desantralizasyon kararında bunun gerekçelerini açıklama görevi de verilmemiş miydi kendilerine Doğru dürüst yaptık mı bunu biz Yapmadık Niye İşimize gelmediğinden O güne dek tuttuğumuz yolun çıkmazlığını yanlışlığını bir özeleştiriyle halka duyurmamız isteniyordu bizden Gelmedi işimize Muhalefet doğru mu söylemişti yani Muhalefet nerden çıktı şimdi O muhalefeti suçlayan da Komintern di İlkelerine göre doğruydu suçlarken 32 lerdeydi o suçlama Dünya devrimi peşinde Komintern Sınıf sınıfa karşı Muhalefet de Merkez den daha keskin o günler Yedinci Kongre den sonra alındı desantralizasyon kararı 36 sonları Karar 37 başlarında çıktı Naziler iktidara gelmiş Savaş kazanları kaynıyor Dengeler altüst olmuş Bizimkiler doğru dürüst anlamamış Yedinci Kongre de alınmış kararları Kemalistleri değerlendirmeler değişmiş savaştan yana olmayan devlet sayılmış Kemalist Türkiye Biz Kahrolsun kanımızı emen zenginler iktidarı Kemalist burjuvazi diyoruz Hiç mi iyi bir şey yapmadı bu adamlar dediler Komintern de Dediler Yıllarca sonra dediler Habersiz mi yapıyorduk onlardan bilmiyorlar mıydı daha önce yaptıklarımızı Bu işin tüm sorumluluğu Merkez Komitesi nindir biz bunu üstleniyoruz dedi Doktor Evet Komintern e verdiği yazılı bildiride dedi Kaç kişi gördü o bildiriyi Devlet sırrı gibi sakladık Oturup şimdi anlatayım mı bunları Kim ne yapıyor ki diye taş atıp dursun mu bu adam Legaliteye geçin dediler Olan biteni şu adamla bile konuşamıyorsak nasıl geçeceğiz legaliteye Rakı mı çarpıyor Ağır ol bakalım Rahmi Yoldaş Kimsenin sana bir şey sorduğu yok

Ayrıntı
Doğru Kim ne yapıyor ki Bir şeyler diyecek oldu vazgeçti Rahmi TKP için alınan desantralizasyon kararında bunun gerekçelerini açıklama görevi de verilmemiş miydi kendilerine Doğru dürüst yaptık mı bunu biz Yapmadık Niye İşimize gelmediğinden O güne dek tuttuğumuz yolun çıkmazlığını yanlışlığını bir özeleştiriyle halka duyurmamız isteniyordu bizden Gelmedi işimize Muhalefet doğru mu söylemişti yani Muhalefet nerden çıktı şimdi O muhalefeti suçlayan da Komintern di İlkelerine göre doğruydu suçlarken 32 lerdeydi o suçlama Dünya devrimi peşinde Komintern Sınıf sınıfa karşı Muhalefet de Merkez den daha keskin o günler Yedinci Kongre den sonra alındı desantralizasyon kararı 36 sonları Karar 37 başlarında çıktı Naziler iktidara gelmiş Savaş kazanları kaynıyor Dengeler altüst olmuş Bizimkiler doğru dürüst anlamamış Yedinci Kongre de alınmış kararları Kemalistleri değerlendirmeler değişmiş savaştan yana olmayan devlet sayılmış Kemalist Türkiye Biz Kahrolsun kanımızı emen zenginler iktidarı Kemalist burjuvazi diyoruz Hiç mi iyi bir şey yapmadı bu adamlar dediler Komintern de Dediler Yıllarca sonra dediler Habersiz mi yapıyorduk onlardan bilmiyorlar mıydı daha önce yaptıklarımızı Bu işin tüm sorumluluğu Merkez Komitesi nindir biz bunu üstleniyoruz dedi Doktor Evet Komintern e verdiği yazılı bildiride dedi Kaç kişi gördü o bildiriyi Devlet sırrı gibi sakladık Oturup şimdi anlatayım mı bunları Kim ne yapıyor ki diye taş atıp dursun mu bu adam Legaliteye geçin dediler Olan biteni şu adamla bile konuşamıyorsak nasıl geçeceğiz legaliteye Rakı mı çarpıyor Ağır ol bakalım Rahmi Yoldaş Kimsenin sana bir şey sorduğu yok

Ayrıntı Yayınları
Doğru Kim ne yapıyor ki Bir şeyler diyecek oldu vazgeçti Rahmi TKP için alınan desantralizasyon kararında bunun gerekçelerini açıklama görevi de verilmemiş miydi kendilerine Doğru dürüst yaptık mı bunu biz Yapmadık Niye İşimize gelmediğinden O güne dek tuttuğumuz yolun çıkmazlığını yanlışlığını bir özeleştiriyle halka duyurmamız isteniyordu bizden Gelmedi işimize Muhalefet doğru mu söylemişti yani Muhalefet nerden çıktı şimdi O muhalefeti suçlayan da Komintern di İlkelerine göre doğruydu suçlarken 32 lerdeydi o suçlama Dünya devrimi peşinde Komintern Sınıf sınıfa karşı Muhalefet de Merkez den daha keskin o günler Yedinci Kongre den sonra alındı desantralizasyon kararı 36 sonları Karar 37 başlarında çıktı Naziler iktidara gelmiş Savaş kazanları kaynıyor Dengeler altüst olmuş Bizimkiler doğru dürüst anlamamış Yedinci Kongre de alınmış kararları Kemalistleri değerlendirmeler değişmiş savaştan yana olmayan devlet sayılmış Kemalist Türkiye Biz Kahrolsun kanımızı emen zenginler iktidarı Kemalist burjuvazi diyoruz Hiç mi iyi bir şey yapmadı bu adamlar dediler Komintern de Dediler Yıllarca sonra dediler Habersiz mi yapıyorduk onlardan bilmiyorlar mıydı daha önce yaptıklarımızı Bu işin tüm sorumluluğu Merkez Komitesi nindir biz bunu üstleniyoruz dedi Doktor Evet Komintern e verdiği yazılı bildiride dedi Kaç kişi gördü o bildiriyi Devlet sırrı gibi sakladık Oturup şimdi anlatayım mı bunları Kim ne yapıyor ki diye taş atıp dursun mu bu adam Legaliteye geçin dediler Olan biteni şu adamla bile konuşamıyorsak nasıl geçeceğiz legaliteye Rakı mı çarpıyor Ağır ol bakalım Rahmi Yoldaş Kimsenin sana bir şey sorduğu yok

EVEREST YAYINLARI
Zaman İkinci Dünya Savaşı nın var gücüyle devam ettiği 1940 ların başı İstanbul Üniversitesi nde okuyan bir avuç anti faşist devrimci genç dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi ni aramaktadır Bir avuç insan 1940 ların Türkiye sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir Vedat Türkali beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komitern belgelerine dayanarak hakkında verilen desantralizasyon kararının öncesindeki ve sonrasındaki TKP nin durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla iç monologlar ve diyaloglara olayların olguların kişilerin akışıyla ortaya koyar Türkali İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye yi anlatan Güven de Türkiye Komünist Partisi nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil demokratından faşistine iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar Türkali nin coşkulu anlatımı karakterlere ve olaylara ilişkin derin bakışıyla birleşince Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza Toplumun her kesiminin görüşlerinin tarafsızca ustalıkla aktarıldığı uzun bir yolculuk bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar eden dev bir yapıt

EVEREST YAYINLARI
Zaman İkinci Dünya Savaşı nın var gücüyle devam ettiği ig4o larm başı İstanbul Üniversitesi nde okuyan bir avuç anti faşist devrimci genç dönemin tek muhalefet partisi olan illegal Türkiye Komünist Partisi ni aramaktadır Bir avuç insan 1940 larm Türkiye sindeki tüm boyutlarıyla sergilenen karanlığı bir ucundan yırtmak için mücadele vermektedir Vedat Türkali beş kitaplık ve iki ciltlik romanı boyunca Komintern belgelerine dayanarak hakkında verilen desantralizasyon kararının öncesindeki ve sonrasındaki TKP nin durumunu romancılığının bilinen ustalığıyla iç monologlar ve diyaloglarla olayların olguların kişilerin akışıyla ortaya koyar Türkali İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye yi anlatan Güven de Türkiye Komünist Partisi nin tarihini sürece tanıklık etmiş bir yazar olarak tüm içsel dinamikleri ve sorunsallarıyla gözler önüne sererken yalnızca o dönemdeki sol hareketin değil demokratından faşistine iş adamından polisine bir toplumun tüm farklı kesimlerinin aynalığını yapar Türkali nin coşkulu anlatımı karakterlere ve olaylara ilişkin derin bakışıyla birleşince Türk edebiyatında benzersiz bir roman çıkar karşımıza Toplumun her kesiminin görüşlerinin tarafsızca ustalıkla aktarıldığı uzun bir yolculuk bize kendi yanıtlarımızı üretmemizi sağlayacak yepyeni araçlar armağan eden dev bir yapıt