Güvenliğin Bedeli — Ufuk Akay

Güvenliğin Bedeli
Ufuk AkayBerikan Yayınları
Güvenliğin Bedeli
Ufuk AkayUluslararası sistem uzun bir süredir alışıldık denge kalıplarının çözülmeye başladığı belirsizliğin ve öngörülemezliğin kalıcı hâle geldiği bir kırılma döneminden geçmektedir Soğuk Savaş ın sona ermesiyle birlikte tarihin sonu liberal barış ya da küresel entegrasyon gibi kavramlar etrafında şekillenen iyimser beklentiler 21 yüzyılın ilk çeyreği tamamlanmadan yerini sert güç rekabetine jeopolitik bloklaşmalara ve güvenliğin yeniden merkezî bir politika alanı hâline gelmesine bırakmıştır Bugün artık küresel sistem tek bir merkezin yön verdiği doğrusal bir yapıdan ziyade çok aktörlü çok katmanlı ve kırılgan bir denge düzeni olarak tanımlanmalıdır Soğuk Savaş dönemi güvenlik anlayışı büyük ölçüde devletler arası askerî tehditlere nükleer caydırıcılığa ve iki kutuplu bir güç mimarisine dayanıyordu Savunma harcamaları da bu çerçevede cephelerin orduların ve silah sistemlerinin niceliksel üstünlüğü üzerinden şekillenmekteydi Ancak 1990 ların başından itibaren ortaya çıkan tablo bu klasik güvenlik paradigmalarının giderek yetersiz kaldığını göstermiştir Devlet dışı aktörlerin yükselişi asimetrik tehditler terörizm siber saldırılar hibrit savaş yöntemleri enerji ve gıda güvenliği sorunları iklim değişikliği ve teknolojik rekabet gibi unsurlar güvenliği yalnızca askerî kapasiteyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir zemine taşımıştır

Berikan Yayınevi
Uluslararası sistem uzun bir süredir alışıldık denge kalıplarının çözülmeye başladığı belirsizliğin ve öngörülemezliğin kalıcı hâle geldiği bir kırılma döneminden geçmektedir Soğuk Savaş ın sona ermesiyle birlikte tarihin sonu liberal barış ya da küresel entegrasyon gibi kavramlar etrafında şekillenen iyimser beklentiler 21 yüzyılın ilk çeyreği tamamlanmadan yerini sert güç rekabetine jeopolitik bloklaşmalara ve güvenliğin yeniden merkezî bir politika alanı hâline gelmesine bırakmıştır Bugün artık küresel sistem tek bir merkezin yön verdiği doğrusal bir yapıdan ziyade çok aktörlü çok katmanlı ve kırılgan bir denge düzeni olarak tanımlanmalıdır Soğuk Savaş dönemi güvenlik anlayışı büyük ölçüde devletler arası askerî tehditlere nükleer caydırıcılığa ve iki kutuplu bir güç mimarisine dayanıyordu Savunma harcamaları da bu çerçevede cephelerin orduların ve silah sistemlerinin niceliksel üstünlüğü üzerinden şekillenmekteydi Ancak 1990 ların başından itibaren ortaya çıkan tablo bu klasik güvenlik paradigmalarının giderek yetersiz kaldığını göstermiştir Devlet dışı aktörlerin yükselişi asimetrik tehditler terörizm siber saldırılar hibrit savaş yöntemleri enerji ve gıda güvenliği sorunları iklim değişikliği ve teknolojik rekabet gibi unsurlar güvenliği yalnızca askerî kapasiteyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir zemine taşımıştır

Berikan Yayınevi
Uluslararası sistem uzun bir süredir alışıldık denge kalıplarının çözülmeye başladığı belirsizliğin ve öngörülemezliğin kalıcı hâle geldiği bir kırılma döneminden geçmektedir Soğuk Savaş ın sona ermesiyle birlikte tarihin sonu liberal barış ya da küresel entegrasyon gibi kavramlar etrafında şekillenen iyimser beklentiler 21 yüzyılın ilk çeyreği tamamlanmadan yerini sert güç rekabetine jeopolitik bloklaşmalara ve güvenliğin yeniden merkezî bir politika alanı hâline gelmesine bırakmıştır Bugün artık küresel sistem tek bir merkezin yön verdiği doğrusal bir yapıdan ziyade çok aktörlü çok katmanlı ve kırılgan bir denge düzeni olarak tanımlanmalıdır Soğuk Savaş dönemi güvenlik anlayışı büyük ölçüde devletler arası askerî tehditlere nükleer caydırıcılığa ve iki kutuplu bir güç mimarisine dayanıyordu Savunma harcamaları da bu çerçevede cephelerin orduların ve silah sistemlerinin niceliksel üstünlüğü üzerinden şekillenmekteydi Ancak 1990 ların başından itibaren ortaya çıkan tablo bu klasik güvenlik paradigmalarının giderek yetersiz kaldığını göstermiştir Devlet dışı aktörlerin yükselişi asimetrik tehditler terörizm siber saldırılar hibrit savaş yöntemleri enerji ve gıda güvenliği sorunları iklim değişikliği ve teknolojik rekabet gibi unsurlar güvenliği yalnızca askerî kapasiteyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir zemine taşımıştır

Berikan Yayınevi
Uluslararası sistem uzun bir süredir alışıldık denge kalıplarının çözülmeye başladığı belirsizliğin ve öngörülemezliğin kalıcı hâle geldiği bir kırılma döneminden geçmektedir Soğuk Savaş ın sona ermesiyle birlikte tarihin sonu liberal barış ya da küresel entegrasyon gibi kavramlar etrafında şekillenen iyimser beklentiler 21 yüzyılın ilk çeyreği tamamlanmadan yerini sert güç rekabetine jeopolitik bloklaşmalara ve güvenliğin yeniden merkezî bir politika alanı hâline gelmesine bırakmıştır Bugün artık küresel sistem tek bir merkezin yön verdiği doğrusal bir yapıdan ziyade çok aktörlü çok katmanlı ve kırılgan bir denge düzeni olarak tanımlanmalıdır Soğuk Savaş dönemi güvenlik anlayışı büyük ölçüde devletler arası askerî tehditlere nükleer caydırıcılığa ve iki kutuplu bir güç mimarisine dayanıyordu Savunma harcamaları da bu çerçevede cephelerin orduların ve silah sistemlerinin niceliksel üstünlüğü üzerinden şekillenmekteydi Ancak 1990 ların başından itibaren ortaya çıkan tablo bu klasik güvenlik paradigmalarının giderek yetersiz kaldığını göstermiştir Devlet dışı aktörlerin yükselişi asimetrik tehditler terörizm siber saldırılar hibrit savaş yöntemleri enerji ve gıda güvenliği sorunları iklim değişikliği ve teknolojik rekabet gibi unsurlar güvenliği yalnızca askerî kapasiteyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir zemine taşımıştır

Berikan Yayınları
Uluslararası sistem uzun bir süredir alışıldık denge kalıplarının çözülmeye başladığı belirsizliğin ve öngörülemezliğin kalıcı hâle geldiği bir kırılma döneminden geçmektedir Soğuk Savaş ın sona ermesiyle birlikte tarihin sonu liberal barış ya da küresel entegrasyon gibi kavramlar etrafında şekillenen iyimser beklentiler 21 yüzyılın ilk çeyreği tamamlanmadan yerini sert güç rekabetine jeopolitik bloklaşmalara ve güvenliğin yeniden merkezî bir politika alanı hâline gelmesine bırakmıştır Bugün artık küresel sistem tek bir merkezin yön verdiği doğrusal bir yapıdan ziyade çok aktörlü çok katmanlı ve kırılgan bir denge düzeni olarak tanımlanmalıdır Soğuk Savaş dönemi güvenlik anlayışı büyük ölçüde devletler arası askerî tehditlere nükleer caydırıcılığa ve iki kutuplu bir güç mimarisine dayanıyordu Savunma harcamaları da bu çerçevede cephelerin orduların ve silah sistemlerinin niceliksel üstünlüğü üzerinden şekillenmekteydi Ancak 1990 ların başından itibaren ortaya çıkan tablo bu klasik güvenlik paradigmalarının giderek yetersiz kaldığını göstermiştir Devlet dışı aktörlerin yükselişi asimetrik tehditler terörizm siber saldırılar hibrit savaş yöntemleri enerji ve gıda güvenliği sorunları iklim değişikliği ve teknolojik rekabet gibi unsurlar güvenliği yalnızca askerî kapasiteyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir zemine taşımıştır

Berikan
Uluslararası sistem uzun bir süredir alışıldık denge kalıplarının çözülmeye başladığı belirsizliğin ve öngörülemezliğin kalıcı hâle geldiği bir kırılma döneminden geçmektedir Soğuk Savaş ın sona ermesiyle birlikte tarihin sonu liberal barış ya da küresel entegrasyon gibi kavramlar etrafında şekillenen iyimser beklentiler 21 yüzyılın ilk çeyreği tamamlanmadan yerini sert güç rekabetine jeopolitik bloklaşmalara ve güvenliğin yeniden merkezî bir politika alanı hâline gelmesine bırakmıştır Bugün artık küresel sistem tek bir merkezin yön verdiği doğrusal bir yapıdan ziyade çok aktörlü çok katmanlı ve kırılgan bir denge düzeni olarak tanımlanmalıdır Soğuk Savaş dönemi güvenlik anlayışı büyük ölçüde devletler arası askerî tehditlere nükleer caydırıcılığa ve iki kutuplu bir güç mimarisine dayanıyordu Savunma harcamaları da bu çerçevede cephelerin orduların ve silah sistemlerinin niceliksel üstünlüğü üzerinden şekillenmekteydi Ancak 1990 ların başından itibaren ortaya çıkan tablo bu klasik güvenlik paradigmalarının giderek yetersiz kaldığını göstermiştir Devlet dışı aktörlerin yükselişi asimetrik tehditler terörizm siber saldırılar hibrit savaş yöntemleri enerji ve gıda güvenliği sorunları iklim değişikliği ve teknolojik rekabet gibi unsurlar güvenliği yalnızca askerî kapasiteyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir zemine taşımıştır