Güvercinler Kenti Hakkari — Müdessir Oğur

Güvercinler Kenti Hakkari
Müdessir OğurKlaros Yayınları
Güvercinler Kenti Hakkari
Müdessir Oğurİşin ilginç yanı vurduğu güvercini almadan gitmişti o sinsi insan müsveddesi Yoksa zevk için mi vurmuştu Uçana kaçana ateş eden biri miydi Evcil bir güvercin olduğunu anlayınca ürküp bırakmış mıydı yaralı kuşcağızı oracıkta bilinmez Gerçek olan bir şey vardı ki o da şuydu Gelecek günler güvercin düşümüzün vurulduğu yerden kanamaya başlamıştı Çünkü bu mahallenin gençleri cep harçlıklarını kuşa kümese yeme karşılıklı ıslıklar halinde şen şatır koşturmalara yatıracak denli güvercin sevdalısıydılar Gündüzün bittiği yerde geceleri güvercin düşüne yatarlardı

Klaros Yayınları
Engebeli ve çukurlaşmış patikaları adım gibi biliyor ve bir yerlere çarpmadan hatta kulak zarımı patlatmadan gözkararı ile yolumu bulabiliyordum Sürümün ölgün annesinin doğum sancısı azami ölçüde ne kadar can acıtabilirdi ki yahut insan ruhuna ne derece de sirayet edebilirdi Ve üzüntüye mahal olurdu Yahut bu olağan durumlar benim onu görene kadar mıydı

Klaros Yayınları
Engebeli ve çukurlaşmış patikaları adım gibi biliyor ve bir yerlere çarpmadan hatta kulak zarımı patlatmadan gözkararı ile yolumu bulabiliyordum Sürümün ölgün annesinin doğum sancısı azami ölçüde ne kadar can acıtabilirdi ki yahut insan ruhuna ne derece de sirayet edebilirdi Ve üzüntüye mahal olurdu Yahut bu olağan durumlar benim onu görene kadar mıydı

Klaros Yayınları
Engebeli ve çukurlaşmış patikaları adım gibi biliyor ve bir yerlere çarpmadan hatta kulak zarımı patlatmadan göz kararı ile yolumu bulabiliyordum Sürümün ölgün annesinin doğum sancısı azami ölçüde ne kadar can acıtabilirdi ki yahut insan ruhuna ne derece de sirayet edebilirdi Ve üzüntüye mahal olurdu Yahut bu olağan durumlar benim onu görene kadar mıydı

Klaros
Engebeli ve çukurlaşmış patikaları adım gibi biliyor ve bir yerlere çarpmadan hatta kulak zarımı patlatmadan göz kararı ile yolumu bulabiliyordum Sürümün ölgün annesinin doğum sancısı azami ölçüde ne kadar can acıtabilirdi ki yahut insan ruhuna ne derece de sirayet edebilirdi Ve üzüntüye mahal olurdu Yahut bu olağan durumlar benim onu görene kadar mıydı