Güzide i Mekkiyye — Ali Osman Solmaz

Güzide i Mekkiyye
Ali Osman SolmazFenomen Yayıncılık
Güzide i Mekkiyye
Ali Osman SolmazXI yüzyılda Anadolu yu yurt tutan Türkler sonraki yüzyıllarda bu topraklardaki ilk yazılı eserleri vermişler böylece Oğuz Türkçesine dayalı Batı Türkçesi ilk defa yazı dili hâline gelmiştir Eski Anadolu Türkçesi denilen bu dönem Eski Türkiye Türkçesi ya da Eski Osmanlıca diye de adlandırılmıştır ve Türkiye Türkçesinin temelini oluşturduğu için bizler için önemli bir dönemdir Anadolu da özellikle XIII ve XV yüzyıllarda çok sayıda Türkçe eser verilmiştir Bu eserler içerisinde telif ve tercüme onlarca eser yer alır Edebî eserlerin yanında Eski Anadolu Türkçesi döneminde dinî muhtevalı eserler de önemli yer tutar Dinî eserler arasında Kur an tercümeleri sure tefsirleri evliya menkıbeleri fıkıh kitapları sayılabilir bu eserler özellikle dönemlerinin dil özelliklerini yansıtmaları bakımından eşsiz değere sahiptirler Bu dönemden günümüze çok sayıda eser ulaşmıştır Bu eserlerden biri de Güzîde i Mekkiyye dir Eser müellifi müstensihi ve yazılış tarihi bilinmeyen bir fıkıh kitabıdır Eser 18 yüzyılda istinsah edilmiş olup tek nüshası Sırbistan Belgrad Üniversitesi Svetozar Markoviç Kütüphanesindedir Eserin dili oldukça sadedir Özellikle döneminin söz varlığını yansıtması bakımından zengin bir eserdir Bu çalışmada 126 varak olan eserin tamamı öncelikle transkribe edilmiş metnin dil özellikleri inceleme bölümünde ele alınmıştır Tüm kelimelerin yer aldığı ve metinde geçen anlamlarının verildiği dizini hazırlanarak kelimelerin geçtiği yerler gösterilmiştir Son bölümde eserin tıpkıbasımına yer verilmiştir

Fenomen Yayıncılık
11 yüzyılda Anadolu yu yurt tutan Türkler sonraki yüzyıllarda bu topraklardaki ilk yazılı eserleri vermişler böylece Oğuz Türkçesine dayalı Batı Türkçesi ilk defa yazı dili hâline gelmiştir Eski Anadolu Türkçesi denilen bu dönem Eski Türkiye Türkçesi ya da Eski Osmanlıca diye de adlandırılmıştır ve Türkiye Türkçesinin temelini oluşturduğu için bizler için önemli bir dönemdir Anadolu da özellikle 13 ve 15 yüzyıllarda çok sayıda Türkçe eser verilmiştir Bu eserler içerisinde telif ve tercüme onlarca eser yer alır Edebî eserlerin yanında Eski Anadolu Türkçesi döneminde dini muhtevalı eserler de önemli yer tutar Dini eserler arasında Kur an tercümeleri sure tefsirleri evliya menkıbeleri fıkıh kitapları sayılabilir bu eserler özellikle dönemlerinin dil özelliklerini yansıtmaları bakımından eşsiz değere sahiptirler Bu dönemden günümüze çok sayıda eser ulaşmıştır Bu eserlerden biri de Güzide i Mekkiyye dir Eser müellifi müstensihi ve yazılış tarihi bilinmeyen bir fıkıh kitabıdır Eser 18 yüzyılda istinsah edilmiş olup tek nüshası Sırbistan Belgrad Üniversitesi Svetozar Markoviç Kütüphanesindedir Eserin dili oldukça sadedir Özellikle döneminin söz varlığını yansıtması bakımından zengin bir eserdir Bu çalışmada 126 varak olan eserin tamamı öncelikle transkribe edilmiş metnin dil özellikleri inceleme bölümünde ele alınmıştır Tüm kelimelerin yer aldığı ve metinde geçen anlamlarının verildiği dizini hazırlanarak kelimelerin geçtiği yerler gösterilmiştir Son bölümde eserin tıpkıbasımına yer verilmiştir

Fenomen Yayıncılık
11 yüzyılda Anadolu yu yurt tutan Türkler sonraki yüzyıllarda bu topraklardaki ilk yazılı eserleri vermişler böylece Oğuz Türkçesine dayalı Batı Türkçesi ilk defa yazı dili hâline gelmiştir Eski Anadolu Türkçesi denilen bu dönem Eski Türkiye Türkçesi ya da Eski Osmanlıca diye de adlandırılmıştır ve Türkiye Türkçesinin temelini oluşturduğu için bizler için önemli bir dönemdir Anadolu da özellikle 13 ve 15 yüzyıllarda çok sayıda Türkçe eser verilmiştir Bu eserler içerisinde telif ve tercüme onlarca eser yer alır Edebî eserlerin yanında Eski Anadolu Türkçesi döneminde dini muhtevalı eserler de önemli yer tutar Dini eserler arasında Kur an tercümeleri sure tefsirleri evliya menkıbeleri fıkıh kitapları sayılabilir bu eserler özellikle dönemlerinin dil özelliklerini yansıtmaları bakımından eşsiz değere sahiptirler Bu dönemden günümüze çok sayıda eser ulaşmıştır Bu eserlerden biri de Güzide i Mekkiyye dir Eser müellifi müstensihi ve yazılış tarihi bilinmeyen bir fıkıh kitabıdır Eser 18 yüzyılda istinsah edilmiş olup tek nüshası Sırbistan Belgrad Üniversitesi Svetozar Markoviç Kütüphanesindedir Eserin dili oldukça sadedir Özellikle döneminin söz varlığını yansıtması bakımından zengin bir eserdir Bu çalışmada 126 varak olan eserin tamamı öncelikle transkribe edilmiş metnin dil özellikleri inceleme bölümünde ele alınmıştır Tüm kelimelerin yer aldığı ve metinde geçen anlamlarının verildiği dizini hazırlanarak kelimelerin geçtiği yerler gösterilmiştir Son bölümde eserin tıpkıbasımına yer verilmiştir

Fenomen Yayıncılık
11 yüzyılda Anadolu yu yurt tutan Türkler sonraki yüzyıllarda bu topraklardaki ilk yazılı eserleri vermişler böylece Oğuz Türkçesine dayalı Batı Türkçesi ilk defa yazı dili hâline gelmiştir Eski Anadolu Türkçesi denilen bu dönem Eski Türkiye Türkçesi ya da Eski Osmanlıca diye de adlandırılmıştır ve Türkiye Türkçesinin temelini oluşturduğu için bizler için önemli bir dönemdir Anadolu da özellikle 13 ve 15 yüzyıllarda çok sayıda Türkçe eser verilmiştir Bu eserler içerisinde telif ve tercüme onlarca eser yer alır Edebî eserlerin yanında Eski Anadolu Türkçesi döneminde dini muhtevalı eserler de önemli yer tutar Dini eserler arasında Kur an tercümeleri sure tefsirleri evliya menkıbeleri fıkıh kitapları sayılabilir bu eserler özellikle dönemlerinin dil özelliklerini yansıtmaları bakımından eşsiz değere sahiptirler Bu dönemden günümüze çok sayıda eser ulaşmıştır Bu eserlerden biri de Güzide i Mekkiyye dir Eser müellifi müstensihi ve yazılış tarihi bilinmeyen bir fıkıh kitabıdır Eser 18 yüzyılda istinsah edilmiş olup tek nüshası Sırbistan Belgrad Üniversitesi Svetozar Markoviç Kütüphanesindedir Eserin dili oldukça sadedir Özellikle döneminin söz varlığını yansıtması bakımından zengin bir eserdir Bu çalışmada 126 varak olan eserin tamamı öncelikle transkribe edilmiş metnin dil özellikleri inceleme bölümünde ele alınmıştır Tüm kelimelerin yer aldığı ve metinde geçen anlamlarının verildiği dizini hazırlanarak kelimelerin geçtiği yerler gösterilmiştir Son bölümde eserin tıpkıbasımına yer verilmiştir