Hafif Metro Günleri — Murat Yalçın

Hafif Metro Günleri
Murat YalçınYapı Kredi Yayınları ( YKY )
Hafif Metro Günleri
Murat YalçınHangi ağaçtan düştüm Hangi ağacı taşladım Hangi köprülerden geçtim Ayakta kalabilmek için rambo laşmak zorundaymışız Dişini tırnağına geçirip yaşayanları anlayamıyorum Parmaklarıma inen satırlardan kurtulmuş değilim Kırk katır mı kırk satır mı diye soran yok kırk satıra yazgılı düşmüşüm ağaçtan bir sıkıntı gibi Buzlu camlar var aramızda devinen gölgelerle konuşuyorum sanki Hayata atıldığım gün hayattan atıldığım gün olmuş meğer soğuk düşlere dalmış mırıltı atlarını eğerlemiş bir yarım yarnıç gibi gidiyorum Bir karabasan ve ironi kuyusu olan Murat Yalçın bu kez içinden geçenleri Hafif Metro Günleri nde ağırlıyor Tadımlık Bakıyorum da kimse kapılara dayanmıyor Dün yaşlı bir adam tam kapılar kapanırken binmek istedi Sıkıştı kafasını ve gövdesinin sol yarısını içeri sokabildi Ortalık karıştı birden sonunda iki kişi adamı yaka paça içeri çektiler Epeyi azarlandı Acelen neydi diye Dakikalarca sırıttı durdu büyük bir iş becermiş gibi Canını yolda bulmuş bu adama öfkeli gözlerle baktım kendi aptallığımı görür gibi oldum İstasyona yürürken de bir grup ilkokul öğrencisi bağıra çağıra caddeyi karşıya geçiyordu Üç kafadar çocuk kolkola girmişti Koskoca bir halk otobüsünün altından son anda kurtuldular Otobüs acı bir fren yaptı yolun ortasında hafif yan döndü Aklım gitti yanlarından geçerken azarladım dayanamayıp Üçü birden sırıtarak tükürükler saçarak Ali Şen başkan Fenerbahçe şampiyon diye tempo tuttular Baktım kimsenin umurunda değil istasyona gelesiye kendimi azarladım sana ne oluyor diye Kafamı dağıtmak için vagonu bir boydan bir boya turladım Spor gazeteleri okuyanların başında dikilip okuma hırsızlığı yaptım Haldun Taner in Ases adlı öyküsünü düşündüm Fenerbahçe Hacettepe maçını anlattığı arada da Hiç şüphe yok gol futbolun orgazmıdır ya da Profesyonel futbolcu bir çeşit sermayedir Ne yapacaksanız birinci yarıda yapın çocuklar gibi inciler döktüğü öyküyü Belediye araçlarındaki metal etiketler canımı sıkıyor Saçma sapan uyarılar berbat bir Türkçe yerli yersiz İngilizce Kimse kimseyi takmıyor Olur olmaz her şeye öfkelenen ya da içinde bulunduğu tehlikelerden habersiz sırıtkan kalabalık Bir de ben

Yapı Kredi Yayınları
Hangi ağaçtan düştüm Hangi ağacı taşladım Hangi köprülerden geçtim Ayakta kalabilmek için rambo laşmak zorundaymışız Dişini tırnağına geçirip yaşayanları anlayamıyorum Parmaklarıma inen satırlardan kurtulmuş değilim Kırk katır mı kırk satır mı diye soran yok kırk satıra yazgılı düşmüşüm ağaçtan bir sıkıntı gibi Buzlu camlar var aramızda devinen gölgelerle konuşuyorum sanki Hayata atıldığım gün hayattan atıldığım gün olmuş meğer soğuk düşlere dalmış mırıltı atlarını eğerlemiş bir yarım yarnıç gibi gidiyorum Bir karabasan ve ironi kuyusu olan Murat Yalçın bu kez içinden geçenleri Hafif Metro Günleri nde ağırlıyor

Notos Kitap
Sahi nereye gidiyorum ben İnsan hiç değilse avucunu yalamalı ki bir yeri temiz kalsın türünden özlü sözler etme sevdasıyla yaşayan çevresini usanmaksızın yorumlayan sıkıntılarını küçük filozofluk oyunlarıyla karşılayan yaşadıklarından sürekli pay çıkaran ama içindeki kara derin kuyudan çıkıp yaşama katılamayan yalnızlığıyla ikiz kardeş olmuş kendi fanusunun içinde yaşayan bir marjinal in içinden geçenler Hafif Metro Günleri ister ironik bir dram ister kaotik bir güldürü olarak okunsun ya sıradanlıklarla alay ederek ya da kimi cinsel dürtüleriyle uğraşarak saçmalık çukurundan çıkmaya kendini durultmaya çalışan birinin hezeyanlarını öne çıkarıyor

Notos
Sahi nereye gidiyorum ben İnsan hiç değilse avucunu yalamalı ki bir yeri temiz kalsın türünden özlü sözler etme sevdasıyla yaşayan çevresini usanmaksızın yorumlayan sıkıntılarını küçük filozofluk oyunlarıyla karşılayan yaşadıklarından sürekli pay çıkaran ama içindeki kara derin kuyudan çıkıp yaşama katılamayan yalnızlığıyla ikiz kardeş olmuş kendi fanusunun içinde yaşayan bir marjinal in içinden geçenler Hafif Metro Günleri ister ironik bir dram ister kaotik bir güldürü olarak okunsun ya sıradanlıklarla alay ederek ya da kimi cinsel dürtüleriyle uğraşarak saçmalık çukurundan çıkmaya kendini durultmaya çalışan birinin hezeyanlarını öne çıkarıyor İnce Kapak Sayfa Sayısı 95 Baskı Yılı 2010 e Kitap Sayfa Sayısı 75 Baskı Yılı 2010 Dili Türkçe Yayınevi Notos

NOTOS KİTAP
Sahi nereye gidiyorum ben İnsan hiç değilse avucunu yalamalı ki bir yeri temiz kalsın türünden özlü sözler etme sevdasıyla yaşayan çevresini usanmaksızın yorumlayan sıkıntılarını küçük filozofluk oyunlarıyla karşılayan yaşadıklarından sürekli pay çıkaran ama içindeki kara derin kuyudan çıkıp yaşama katılamayan yalnızlığıyla ikiz kardeş olmuş kendi fanusunun içinde yaşayan bir marjinal in içinden geçenler Hafif Metro Günleri ister ironik bir dram ister kaotik bir güldürü olarak okunsun ya sıradanlıklarla alay ederek ya da kimi cinsel dürtüleriyle uğraşarak saçmalık çukurundan çıkmaya kendini durultmaya çalışan birinin hezeyanlarını öne çıkarıyor

Can Yayınları
Hafif Metro Günleri Kitap Açıklaması Karanlıkta yol alan hikâye karanlıkta son bulur demesi ne Borges in sevdalısı Esin perileri kurşuna dizilirken kalemin kurşunlarında can verirken Gecenin sessizliği bozulunca perdeleri açmak ışığı kapamak istemiyorum Güneşin doğuşundan bana ne Güneşin altında eski yen i bir şey olmadığını ayırt etmek istemiyorum Yazılanlar hafifler kurur uçar silinir güneşte Sözcükler tümceler bütün canlılıklarını koyuluklarını tazeliklerini yitirir ya Sayfalar da ağarır sözcükler solar gece serpilen renklerle kelebek kanadına dönen sayfalar hücre duvarın a ı tırm andırır artık Hafif Metro Günleri anlatıcısının zihninde ayrıntı avına çıkmış bir metin Tanımlanmayan anlatıcıysa yaşamı da tüm anlatıları da bir göstergeler kuyusu olarak görmeye başlamış bu nedenle çevresinde gördüğü her şeyi durmaksızın yorumlayan bu yorumlardan sonuçlar çıkaran öfkeli ve alaycı bir kent gezgini Hafif Metro Günleri 1998 de anlatı olarak yayımlanmıştı Yalçın sonraki baskılarda kitabına türlü nedenlerle roman demeyi uygun gördü

CAN YAYINLARI KAMPANYA
Karanlıkta yol alan hikâye karanlıkta son bulur demesi ne Borges in sevdalısı Esin perileri kurşuna dizilirken kalemin kurşunlarında can verirken Gecenin sessizliği bozulunca perdeleri açmak ışığı kapamak istemiyorum Güneşin doğuşundan bana ne Güneşin altında eski yen i bir şey olmadığını ayırt etmek istemiyorum Yazılanlar hafifler kurur uçar silinir güneşte Sözcükler tümceler bütün canlılıklarını koyuluklarını tazeliklerini yitirir ya Sayfalar da ağarır sözcükler solar gece serpilen renklerle kelebek kanadına dönen sayfalar hücre duvarın a ı tırm andırır artık Hafif Metro Günleri anlatıcısının zihninde ayrıntı avına çıkmış bir metin Tanımlanmayan anlatıcıysa yaşamı da tüm anlatıları da bir göstergeler kuyusu olarak görmeye başlamış bu nedenle çevresinde gördüğü her şeyi durmaksızın yorumlayan bu yorumlardan sonuçlar çıkaran öfkeli ve alaycı bir kent gezgini Hafif Metro Günleri 1998 de anlatı olarak yayımlanmıştı Yalçın sonraki baskılarda kitabına türlü nedenlerle roman demeyi uygun gördü