Hak Erenler Nebi — Halil Cibran

Hak Erenler Nebi
Halil CibranKARBON KİTAPLAR
Hak Erenler Nebi
Halil CibranHalil Cibran Hak Erenler adlı bu eserinde derin felsefi ve manevi düşüncelerini aşk evlilik çocuklar dostluk özgürlük ve ölüm gibi evrensel konular üzerinden ustalıkla aktarıyor Cibran ın zarif dili okurlarına içsel bir yolculuk sunarken onların kalplerine ve zihinlerine ilham veriyor Ömer Rıza Doğrul un özenli çevirisiyle Türkçeye kazandırılan bu eser hem Doğu nun hem de Batı nın mistik ve edebî zenginliklerini bir araya getiriyor Hak Erenler okura yaşamın derin anlamlarını keşfetme ve kendi içsel bilgeliklerine ulaşma fırsatı sunuyor

Büyüyenay Yayınları
Kudüs ile ona bitişik yerler zaten Nebî ve Velîler diyarıdır Ben de geçen yılın Kasım ayında Kudüs de idim Niyetim Kısas ı Enbiya yı ve Süleyman Dede nin Mevlid menkıbesini yaşamaktı Hazret i Muhammed Mustafa nın Enbiya ervahına imam olduğu yerde onun gibi iki rekât namaz kılmak istemiştim Yokuşu tırmanmayı göze alamadığım için sağa sola baktım ve bir kitabevinin vitrini beni kendisine çekti Çok geçmeden bu kitabevinin içinde idim ve adım adım dolaşa dolaşa bir İngilizce kitap önünde durdum Adı NEBÎ idi Kitabı karıştırmadan önce müellifinin adına baktım Yakınşarklı idi Kitabın içine baktım New York da basılmıştı Ve kırk dört kere Ben de bugün zaten bir Nebî ile hembezm olabilirdim ve başka bir kimse beni doyuramazdı Nebî ile karşı karşıya idik Oturduk ve konuştuk Nebî yi baştanbaşa okuyarak dinledim ve sevindim Çünkü içimde kalan her şeyi dışa vuran ve apaçık söyleyen bir kitap bulmuştum Ve bu kitabın adı Nebî idi Fakat bu kitabın kahramanı hakikaten bir Nebî mi idi Bana öyle gelmedi Çünkü daha doğrusu bir Velî idi bir Hak Erenlerdi Ve kullandığı dil tam Erenler dili idi Fakat bu dili ne güzel kullanmıştı Ve onunla söylemek istediklerini ne güzel söylemişti Dokunduğu her konuda ruhu bütün saffet ve samimiyeti ile konuşturan tabiatın dili ile konusunu söyleten bir Erenlerdi bu Bu Erenler kim Bizim gibi bir Şarklı Bu Erenler Mevlâna gibidir Attâr gibidir Sa di gibidir ve bilhassa Mevlâna gibidir Mevlâna nın bağında doğmuş onun bağından koparılmış bir meyvedir Onun Şarktan Garba attığı bir oktur Ve o ok yerini bulmuş vazifesini başarmıştır Bu eseri tam o Mi rac Gecesi Türkçeye çevirmeye karar vermiş ve otuz kırk sayfasını bir nefeste tercüme etmiştim Çünkü eser ruhumun öz ifadesi idi Ve sanki bu eser müellifinin kafası ve kalbi içinde doğduğu gibi bizim kalbimizin ve kafamızın içinde doğmuştu Arada o kadar âşinalık vardı ki âdeta eserin aslına bakmadan tercüme ediyormuş gibi yazı yazıyordum Çünkü bu eser Mesnevî nin bir yeni ifadesiydi Yahut bugünün Mesnevî siydi O da Mesnevî gibi bizim ruhumuzun bir çağlayanı idi Ömer Rıza Doğrul