Halk Şiiri ve Divan Şiirinin Müşterekleri — Cemal Kurnaz

Halk Şiiri ve Divan Şiirinin Müşterekleri
Cemal KurnazGAZİ KİTABEVİ

Gazi Kitabevi
Halk Şiiri ve Divan Şiirinin Müşterekleri img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Bilge Kültür Sanat
Ahmet Talât Onay ın ününü sağlayan eserlerinin başında Halk Şiirlerinin Şekil ve Nev i gelir Yazar bu eserinde örneklerden hareketle halk şiirimizin bazı kurallarını tespit etmeyi denemiştir Fuat Köprülü Veled Çelebi Necip Âsım Ahmet Kemal Nurullah Ataç Brockelman ve Kowalski gibi yerli ve yabancı ilim adamı ve edebiyatçılar bu eserlerin önemini gösteren tenkit ve tanıtma yazıları yazmışlardır Ahmet Talât Halk Şiirlerinin Şekil ve Nev i ni 1924 te yazmış 1928 yılında Maarif Vekâleti tarafından yayınlanmıştır Yazar 1940 ta eserini ilavelerle genişletmiş ise de sağlığında ikinci baskısı yapılamamıştır Ahmet Talât eseri yeni baskıya hazırlarken eski baskıda bulunan birçok konuyu bazen yeniden yazacak kadar değiştirmiş ve genişletmiş bazen de yeni konular ilave etmiştir Bu ilaveler sonucunda ilk baskısı 166 sayfa olan eser 400 sayfaya ulaşmıştır Türk Halk Şiirlerinin Şekil ve Nev i kendi konusunda ilk kapsamlı çalışmadır Çok ve çeşitli örnek ihtiva etmektedir Yazarın ifadesiyle halk edebiyatı tarihi yazacaklar için zengin malzeme vermektedir Önerdiği bazı terimler bugün için yadırgansa ve hatta bazı fikirleri eskimiş eksik ve yanlış olsa dahi halk edebiyatı alanında çalışacakların başvurmadan geçemeyecekleri klasik kaynaklar arasında yerini almıştır Yazarın sağlığında büyük ölçüde genişlettiği bu yeni baskıya günümüz okuyucusuna hitap etmek amacıyla Halk Şiirinde Şekil ve Türler demeyi uygun gördük Eserin halk edebiyatı araştırmacıları için yararlı olmasını dileriz Tanıtım Bülteninden

BİLGE KÜLTÜR SANAT
Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırmamız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin birbirine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım Eski şehirlerimizin kendilerine özgü bir mimarisi vardı Safranbolu ve başka şehirlerde gördüğümüz gibi Bu şehirlerin aynı zamanda şiirde musikide giyim kuşamda belli bir üslûbu vardı Tanpınar bu örneklere mahallî klasik diyor Bunlar halk şiirini divan şiirine bağlayan zincirin halkaları gibi ara örneklerdir Ben Türk Edebiyatını bir şehre benzetiyorum Edebiyatın dönemleri ve farklı üslûpları şehrin sokakları caddeleri meydanları gibidir Aynı anda hem bunları hem de şehrin tamamını göz önünde bulundurmak gerekir Türk Edebiyatı kendi içinde bölümlenmeler içerse de yabancı bir edebiyatla karşılaştığında bu farklılıklar ortadan kalkar ve bir bütün olarak görünür Onu değerlendirirken farklılıklarını ve ortak yönlerini bir arada değerlendirmelidir

Bilge Kültür Sanat
Ahmet Talât Onay ın ününü sağlayan eserlerinin başında Halk Şiirlerinin Şekil ve Nev i gelir Yazar bu eserinde örneklerden hareketle halk şiirimizin bazı kurallarını tespit etmeyi denemiştir Fuat Köprülü Veled Çelebi Necip Âsım Ahmet Kemal Nurullah Ataç Brockelman ve Kowalski gibi yerli ve yabancı ilim adamı ve edebiyatçılar bu eserlerin önemini gösteren tenkit ve tanıtma yazıları yazmışlardır Ahmet Talât Halk Şiirlerinin Şekil ve Nev i ni 1924 te yazmış 1928 yılında Maarif Vekâleti tarafından yayınlanmıştır Yazar 1940 ta eserini ilavelerle genişletmiş ise de sağlığında ikinci baskısı yapılamamıştır Ahmet Talât eseri yeni baskıya hazırlarken eski baskıda bulunan birçok konuyu bazen yeniden yazacak kadar değiştirmiş ve genişletmiş bazen de yeni konular ilave etmiştir Bu ilaveler sonucunda ilk baskısı 166 sayfa olan eser 400 sayfaya ulaşmıştırTürk Halk Şiirlerinin Şekil ve Nev i kendi konusunda ilk kapsamlı çalışmadır Çok ve çeşitli örnek ihtiva etmektedir Yazarın ifadesiyle halk edebiyatı tarihi yazacaklar için zengin malzeme vermektedir Önerdiği bazı terimler bugün için yadırgansa ve hatta bazı fikirleri eskimiş eksik ve yanlış olsa dahi halk edebiyatı alanında çalışacakların başvurmadan geçemeyecekleri klasik kaynaklar arasında yerini almıştır Yazarın sağlığında büyük ölçüde genişlettiği bu yeni baskıya günümüz okuyucusuna hitap etmek amacıyla Halk Şiirinde Şekil ve Türler demeyi uygun gördük Eserin halk edebiyatı araştırmacıları için yararlı olmasını dileriz

Bilge Kültür Sanat
Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırmamız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin birbirine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım Eski şehirlerimizin kendilerine özgü bir mimarisi vardı Safranbolu ve başka şehirlerde gördüğümüz gibi Bu şehirlerin aynı zamanda şiirde musikide giyim kuşamda belli bir üslûbu vardı Tanpınar bu örneklere mahallî klasik diyor Bunlar halk şiirini divan şiirine bağlayan zincirin halkaları gibi ara örneklerdir Ben Türk Edebiyatını bir şehre benzetiyorum Edebiyatın dönemleri ve farklı üslûpları şehrin sokakları caddeleri meydanları gibidir Aynı anda hem bunları hem de şehrin tamamını göz önünde bulundurmak gerekir Türk Edebiyatı kendi içinde bölümlenmeler içerse de yabancı bir edebiyatla karşılaştığında bu farklılıklar ortadan kalkar ve bir bütün olarak görünür Onu değerlendirirken farklılıklarını ve ortak yönlerini bir arada değerlendirmelidir

Bilge Kültür Sanat
Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırmamız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin birbirine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım Eski şehirlerimizin kendilerine özgü bir mimarisi vardı Safranbolu ve başka şehirlerde gördüğümüz gibi Bu şehirlerin aynı zamanda şiirde musikide giyim kuşamda belli bir üslûbu vardı Tanpınar bu örneklere mahallî klasik diyor Bunlar halk şiirini divan şiirine bağlayan zincirin halkaları gibi ara örneklerdir Ben Türk Edebiyatını bir şehre benzetiyorum Edebiyatın dönemleri ve farklı üslûpları şehrin sokakları caddeleri meydanları gibidir Aynı anda hem bunları hem de şehrin tamamını göz önünde bulundurmak gerekir Türk Edebiyatı kendi içinde bölümlenmeler içerse de yabancı bir edebiyatla karşılaştığında bu farklılıklar ortadan kalkar ve bir bütün olarak görünür Onu değerlendirirken farklılıklarını ve ortak yönlerini bir arada değerlendirmelidir

Bilge Kültür Sanat
Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırmamız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin birbirine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım Eski şehirlerimizin kendilerine özgü bir mimarisi vardı Safranbolu ve başka şehirlerde gördüğümüz gibi Bu şehirlerin aynı zamanda şiirde musikide giyim kuşamda belli bir üslûbu vardı Tanpınar bu örneklere mahallî klasik diyor Bunlar halk şiirini divan şiirine bağlayan zincirin halkaları gibi ara örneklerdir Ben Türk Edebiyatını bir şehre benzetiyorum Edebiyatın dönemleri ve farklı üslûpları şehrin sokakları caddeleri meydanları gibidir Aynı anda hem bunları hem de şehrin tamamını göz önünde bulundurmak gerekir Türk Edebiyatı kendi içinde bölümlenmeler içerse de yabancı bir edebiyatla karşılaştığında bu farklılıklar ortadan kalkar ve bir bütün olarak görünür Onu değerlendirirken farklılıklarını ve ortak yönlerini bir arada değerlendirmelidir

Bilge Kültür Sanat
Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırmamız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin birbirine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım Eski şehirlerimizin kendilerine özgü bir mimarisi vardı Safranbolu ve başka şehirlerde gördüğümüz gibi Bu şehirlerin aynı zamanda şiirde musikide giyim kuşamda belli bir üslûbu vardı Tanpınar bu örneklere mahallî klasik diyor Bunlar halk şiirini divan şiirine bağlayan zincirin halkaları gibi ara örneklerdir Ben Türk Edebiyatını bir şehre benzetiyorum Edebiyatın dönemleri ve farklı üslûpları şehrin sokakları caddeleri meydanları gibidir Aynı anda hem bunları hem de şehrin tamamını göz önünde bulundurmak gerekir Türk Edebiyatı kendi içinde bölümlenmeler içerse de yabancı bir edebiyatla karşılaştığında bu farklılıklar ortadan kalkar ve bir bütün olarak görünür Onu değerlendirirken farklılıklarını ve ortak yönlerini bir arada değerlendirmelidir

Bilge Kültür Sanat
Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırmamız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin birbirine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım Eski şehirlerimizin kendilerine özgü bir mimarisi vardı Safranbolu ve başka şehirlerde gördüğümüz gibi Bu şehirlerin aynı zamanda şiirde musikide giyim kuşamda belli bir üslûbu vardı Tanpınar bu örneklere mahallî klasik diyor Bunlar halk şiirini divan şiirine bağlayan zincirin halkaları gibi ara örneklerdir Ben Türk Edebiyatını bir şehre benzetiyorum Edebiyatın dönemleri ve farklı üslûpları şehrin sokakları caddeleri meydanları gibidir Aynı anda hem bunları hem de şehrin tamamını göz önünde bulundurmak gerekir Türk Edebiyatı kendi içinde bölümlenmeler içerse de yabancı bir edebiyatla karşılaştığında bu farklılıklar ortadan kalkar ve bir bütün olarak görünür Onu değerlendirirken farklılıklarını ve ortak yönlerini bir arada değerlendirmelidir

Bilge Kültür Sanat
Ahmet Talât Onay ın ününü sağlayan eserlerinin başında Halk Şiirlerinin Şekil ve Nev i gelir Yazar bu eserinde örneklerden hareketle halk şiirimizin bazı kurallarını tespit etmeyi denemiştir Fuat Köprülü Veled Çelebi Necip Âsım Ahmet Kemal Nurullah Ataç Brockelman ve Kowalski gibi yerli ve yabancı ilim adamı ve edebiyatçılar bu eserlerin önemini gösteren tenkit ve tanıtma yazıları yazmışlardır Ahmet Talât Halk Şiirlerinin Şekil ve Nev i ni 1924 te yazmış 1928 yılında Maarif Vekâleti tarafından yayınlanmıştır Yazar 1940 ta eserini ilavelerle genişletmiş ise de sağlığında ikinci baskısı yapılamamıştır Ahmet Talât eseri yeni baskıya hazırlarken eski baskıda bulunan birçok konuyu bazen yeniden yazacak kadar değiştirmiş ve genişletmiş bazen de yeni konular ilave etmiştir Bu ilaveler sonucunda ilk baskısı 166 sayfa olan eser 400 sayfaya ulaşmıştırTürk Halk Şiirlerinin Şekil ve Nev i kendi konusunda ilk kapsamlı çalışmadır Çok ve çeşitli örnek ihtiva etmektedir Yazarın ifadesiyle halk edebiyatı tarihi yazacaklar için zengin malzeme vermektedir Önerdiği bazı terimler bugün için yadırgansa ve hatta bazı fikirleri eskimiş eksik ve yanlış olsa dahi halk edebiyatı alanında çalışacakların başvurmadan geçemeyecekleri klasik kaynaklar arasında yerini almıştır Yazarın sağlığında büyük ölçüde genişlettiği bu yeni baskıya günümüz okuyucusuna hitap etmek amacıyla Halk Şiirinde Şekil ve Türler demeyi uygun gördük Eserin halk edebiyatı araştırmacıları için yararlı olmasını dileriz

Bilge Kültür Sanat
Cemal Kurnaz tarafından kaleme alınan Halk Şiiri ve Divan Şiirinin Müşterekleri Bilge Kültür Sanat eseri olarak okurlarla buluşuyor Halk Şiiri ve Divan Şiirinin Müşterekleri Cemal Kurnaz Kitap Özeti Ahmet Talât Onayın ününü sağlayan eserlerinin başında Halk Şiirlerinin Şekil ve Nevi gelir Yazar bu eserinde örneklerden hareketle halk şiirimizin bazı kurallarını tespit etmeyi denemiştir Fuat Köprülü Veled Çelebi Necip Âsım Ahmet Kemal Nurullah Ataç Brockelman ve Kowalski gibi yerli ve yabancı ilim adamı ve edebiyatçılar bu eserlerin önemini gösteren tenkit ve tanıtma yazıları yazmışlardır Ahmet Talât Halk Şiirlerinin Şekil ve Nevini 1924te yazmış 1928 yılında Maarif Vekâleti tarafından yayınlanmıştır Yazar 1940 ta eserini ilavelerle genişletmiş ise de sağlığında ikinci baskısı yapılamamıştır Ahmet Talât eseri yeni baskıya hazırlarken eski baskıda bulunan birçok konuyu bazen yeniden yazacak kadar değiştirmiş ve genişletmiş bazen de yeni konular ilave etmiştir Bu ilaveler sonucunda ilk baskısı 166 sayfa olan eser 400 sayfaya ulaşmıştır Türk Halk Şiirlerinin Şekil ve Nevi kendi konusunda ilk kapsamlı çalışmadır Çok ve çeşitli örnek ihtiva etmektedir Yazarın ifadesiyle halk edebiyatı tarihi yazacaklar için zengin malzeme vermektedir Önerdiği bazı terimler bugün için yadırgansa ve hatta bazı fikirleri eskimiş eksik ve yanlış olsa dahi halk edebiyatı alanında çalışacakların başvurmadan geçemeyecekleri klasik kaynaklar arasında yerini almıştır Yazarın sağlığında büyük ölçüde genişlettiği bu yeni baskıya günümüz okuyucusuna hitap etmek amacıyla Halk Şiirinde Şekil ve Türler demeyi uygun gördük Eserin halk edebiyatı araştırmacıları için yararlı olmasını dileriz Yayınevi Bilge Kültür Sanat Yazar Cemal Kurnaz Sayfa 168 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x24 00 cm Basım Yılı Şubat 2022 Barkod 9786257201612 Kategori Araştırma İnceleme Referans Divan Edebiyatı Halk Edebiyatı

Bilge Kültür Sanat
Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırmamız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin birbirine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım Eski şehirlerimizin kendilerine özgü bir mimarisi vardı Safranbolu ve başka şehirlerde gördüğümüz gibi Bu şehirlerin aynı zamanda şiirde musikide giyim kuşamda belli bir üslûbu vardı Tanpınar bu örneklere mahallî klasik diyor Bunlar halk şiirini divan şiirine bağlayan zincirin halkaları gibi ara örneklerdir Ben Türk Edebiyatını bir şehre benzetiyorum Edebiyatın dönemleri ve farklı üslûpları şehrin sokakları caddeleri meydanları gibidir Aynı anda hem bunları hem de şehrin tamamını göz önünde bulundurmak gerekir Türk Edebiyatı kendi içinde bölümlenmeler içerse de yabancı bir edebiyatla karşılaştığında bu farklılıklar ortadan kalkar ve bir bütün olarak görünür Onu değerlendirirken farklılıklarını ve ortak yönlerini bir arada değerlendirmelidir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Berikan Yayınevi
Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırmamız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin biri birine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım Bu iki edebiyattan birini tercih veya reddetme durumunda olduğumuzu sanmıyorum İkisi de bizim İkisi de müşterek yaşanmış bir kültürün içinden süzülüp geliyor Ben halk ve divan şiirinin kapılarını aralıyarak bazı güzellikleri göstermeye çalıştım Okuyucu bu kapıdan girdikten sonra kendisi yeni yeni güzellikler keşfedebilecektir Gelenekten faydalanma konusunda tartışmaların devam ettiği günümüzde bu yazdıklarımızın konuya ışık tutmasını diliyorum

Berikan Yayınları

BERİKAN YAYINEVİ
Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırma mız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin biri birine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım

Berikan Yayınları
Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırmamız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin biri birine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım Bu iki edebiyattan birini tercih veya reddetme durumunda olduğumuzu sanmıyorum İkisi de bizim İkisi de müşterek yaşanmış bir kültürün içinden süzülüp geliyor Ben halk ve divan şiirinin kapılarını aralıyarak bazı güzellikleri göstermeye çalıştım Okuyucu bu kapıdan girdikten sonra kendisi yeni yeni güzellikler keşfedebilecektir Gelenekten faydalanma konusunda tartışmaların devam ettiği günümüzde bu yazdıklarımızın konuya ışık tutmasını diliyorum

Berikan Yayınevi
Cemal Kurnaz tarafından kaleme alınan Halk Şiiri ve Divan Şiirinin Müşterekleri Berikan Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Halk Şiiri ve Divan Şiirinin Müşterekleri Cemal Kurnaz Kitap Özeti Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırmamız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin biri birine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım Bu iki edebiyattan birini tercih veya reddetme durumunda olduğumuzu sanmıyorum İkisi de bizim İkisi de müşterek yaşanmış bir kültürün içinden süzülüp geliyor Ben halk ve divan şiirinin kapılarını aralıyarak bazı güzellikleri göstermeye çalıştım Okuyucu bu kapıdan girdikten sonra kendisi yeni yeni güzellikler keşfedebilecektir Gelenekten faydalanma konusunda tartışmaların devam ettiği günümüzde bu yazdıklarımızın konuya ışık tutmasını diliyorum Yayınevi Berikan Yayınevi Yazar Cemal Kurnaz Sayfa 237 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x23 00 cm Basım Yılı 2011 Barkod 9789752675636 Kategori Divan Edebiyatı Halk Edebiyatı Roman

Berikan Yayınevi
Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırmamız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin biri birine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım Bu iki edebiyattan birini tercih veya reddetme durumunda olduğumuzu sanmıyorum İkisi de bizim İkisi de müşterek yaşanmış bir kültürün içinden süzülüp geliyor Ben halk ve divan şiirinin kapılarını aralıyarak bazı güzellikleri göstermeye çalıştım Okuyucu bu kapıdan girdikten sonra kendisi yeni yeni güzellikler keşfedebilecektir Gelenekten faydalanma konusunda tartışmaların devam ettiği günümüzde bu yazdıklarımızın konuya ışık tutmasını diliyorum

Berikan Yayınları
Ben Türk şiirini gül i ra nâya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül Edebiyatımızı doğru anlayabilmek için önce zihnimizdeki ikiliği kaldırmamız gerektiğine inanıyorum Türk kültürü tarihi ve sanatı gibi edebiyatı da bir bütün Şiir de bu bütünlük içinde gelişimini sürdürüyor Farklı estetik çizgilere sahip olmakla birlikte ortak bir kültür birikimine yaslanan halk ve divan edebiyatlarımızın müşterekleri tahmin ettiğimizden çok daha fazla Şimdiye kadar ısrarla farklı taraflarına dikkat çekildiğinden bu ikisinin biri birine zıt ve tamamıyla farklı edebiyatlar olduğu sanılmış arada uçurumlar yaratılmıştır Ben bunun böyle olmadığını örnekleriyle ortaya koymaya çalıştım Bu iki edebiyattan birini tercih veya reddetme durumunda olduğumuzu sanmıyorum İkisi de bizim İkisi de müşterek yaşanmış bir kültürün içinden süzülüp geliyor Ben halk ve divan şiirinin kapılarını aralıyarak bazı güzellikleri göstermeye çalıştım Okuyucu bu kapıdan girdikten sonra kendisi yeni yeni güzellikler keşfedebilecektir Gelenekten faydalanma konusunda tartışmaların devam ettiği günümüzde bu yazdıklarımızın konuya ışık tutmasını diliyorum img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Berikan
Ben Türk şiirini gül i ra naya benzetiyorum yarı sarı yarı kırmızı Halk ve divan geleneğinden beslendiği için iki renkli Rengini kokusunu bizim havamız suyumuz ve toprağımızdan alan bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül