Hallac — Annemarie Schimmel

Hallac
Annemarie SchimmelPan Yayıncılık
Hallac
Annemarie Schimmel922 yılında Bağdat ta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac o günden bugüne bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir Doğu da ve Batı da hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır Hallac ı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur Ene l Hakk Ben Yaratıcı Hakikatim sözünü de bilir Vahdet i vücudu yaşayan birinin içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış onun Ben Tanrı yım dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır Oysa Hallac ı Ahmed Yesevi nin Mevlânâ Celâleddin Rumî nin gözünden görmek gerekir Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi Hallac varlığını İslam ın mutlak tek Tanrı inancına adayan bir dervişti O bütün varlığıyla buna tanıklık etmek istiyordu bunun için de bilinçli olarak her türlü çileyi sineye çekiyordu Sayfa Sayısı 120 Baskı Yılı 2011 Dili Türkçe Yayınevi Pan Yayıncılık

Pan Yayıncılık
922 yılında Bağdatta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac o günden bugüne bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir Doğuda ve Batıda hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır Hallacı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur Enel Hakk Ben Yaratıcı Hakikatim sözünü de bilir Vahdet i vücudu yaşayan birinin içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış onun Ben Tanrıyım dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır Oysa Hallacı Ahmed Yesevinin Mevlânâ Celâleddin Rumînin gözünden görmek gerekir Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi Hallac varlığını İslamın mutlak tek Tanrı inancına adayan bir dervişti O bütün varlığıyla buna tanıklık etmek istiyordu bunun için de bilinçli olarak her türlü çileyi sineye çekiyordu

Pan Yayıncılık
922 yılında Bağdat ta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac o günden bugüne bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir Doğu da ve Batı da hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır Hallac ı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur Ene l Hakk Ben Yaratıcı Hakikatim sözünü de bilir Vahdet i vücudu yaşayan birinin içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış onun Ben Tanrı yım dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır Oysa Hallac ı Ahmed Yesevi nin Mevlânâ Celâleddin Rumî nin gözünden görmek gerekir Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi Hallac varlığını İslam ın mutlak tek Tanrı inancına adayan bir dervişti O bütün varlığıyla buna tanıklık etmek istiyordu bunun için de bilinçli olarak her türlü çileyi sineye çekiyordu Onun şahsi Tanrı tecrübesini ve Tanrı yı arayış çabalarını dile getirdiği şiirleri ve paradoksları bugün de okuyucuyu cezbetmekte ve düşünmeye sevketmektedir Şimdi okuyucunun önünde iki seçenek var Hayatın gerçek mânâsını derinleştirmek üzere kendini kor gibi yanan Tanrı ateşine bırakmak ya da Hallac ı tehlikeli bir muhalif olarak görüp mahkûm eden zihniyetin yanında yer almak

Pan
çev. Asena, G. Ahmetcan
922 yılında Bağdat ta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac o günden bugüne bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir Doğu da ve Batı da hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır Hallac ı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur Ene l Hakk Ben Yaratıcı Hakikatim sözünü de bilir Vahdet i vücudu yaşayan birinin içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış onun Ben Tanrı yım dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır Oysa Hallac ı Ahmed Yesevi nin Mevlânâ Celâleddin Rumî nin gözünden görmek gerekir Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi

Pan Yayıncılık
çev. G. Ahmetcan Asena
922 yılında Bağdat ta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac o günden bugüne bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir Doğu da ve Batı da hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır Hallac ı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur Ene l Hakk Ben Yaratıcı Hakikatim sözünü de bilir Vahdet i vücudu yaşayan birinin içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış onun Ben Tanrı yım dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır Oysa Hallac ı Ahmed Yesevi nin Mevlânâ Celâleddin Rumî nin gözünden görmek gerekir Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi Hallac varlığını İslam ın mutlak tek Tanrı inancına adayan bir dervişti O bütün varlığıyla buna tanıklık etmek istiyordu bunun için de bilinçli olarak her türlü çileyi sineye çekiyordu Onun şahsi Tanrı tecrübesini ve Tanrı yı arayış çabalarını dile getirdiği şiirleri ve paradoksları bugün de okuyucuyu cezbetmekte ve düşünmeye sevketmektedir Şimdi okuyucunun önünde iki seçenek var Hayatın gerçek mânâsını derinleştirmek üzere kendini kor gibi yanan Tanrı ateşine bırakmak ya da Hallac ı tehlikeli bir muhalif olarak görüp mahkûm eden zihniyetin yanında yer almak

Pan Kitap
çev. G. Ahmetcan Asena
Annemarie Schimmel Hallac Kurtarın Beni Tanrı dan isimli kitabında 922 yılında öldürülen Hallac ı Mansur un yaşamına felsefesine ve çeşitli konulara ilişkin şiirlerine dualarına ve sözlerine yer veriyor 922 yılında Bağdat ta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac o günden bugüne bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir Doğu da ve Batı da hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır Hallac ı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur Ene l Hakk Ben Yaratıcı Hakikatim sözünü de bilir Vahdet i vücudu yaşayan birinin içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış onun Ben Tanrı yım dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır Oysa Hallac ı Ahmed Yesevi nin Mevlânâ Celâleddin Rumî nin gözünden görmek gerekir Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi Hallac varlığını İslam ın mutlak tek Tanrı inancına adayan bir dervişti O bütün varlığıyla buna tanıklık etmek istiyordu bunun için de bilinçli olarak her türlü çileyi sineye çekiyordu Onun şahsi Tanrı tecrübesini ve Tanrı yı arayış çabalarını dile getirdiği şiirleri ve paradoksları bugün de okuyucuyu cezbetmekte ve düşünmeye sevketmektedir Şimdi okuyucunun önünde iki seçenek var Hayatın gerçek mânâsını derinleştirmek üzere kendini kor gibi yanan Tanrı ateşine bırakmak ya da Hallac ı tehlikeli bir muhalif olarak görüp mahkûm eden zihniyetin yanında yer almak

Pan Yayıncılık
çev. G. Ahmetcan Asena
922 yılında Bağdat ta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac o günden bugüne bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir Doğu da ve Batı da hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır Hallac ı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur Ene l Hakk Ben Yaratıcı Hakikatim sözünü de bilir Vahdet i vücudu yaşayan birinin içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış onun Ben Tanrı yım dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır Oysa Hallac ı Ahmed Yesevi nin Mevlânâ Celâleddin Rumî nin gözünden görmek gerekir Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi Hallac varlığını İslam ın mutlak tek Tanrı inancına adayan bir dervişti O bütün varlığıyla buna tanıklık etmek istiyordu bunun için de bilinçli olarak her türlü çileyi sineye çekiyordu Sayfa Sayısı 120Baskı Yılı 2011Dili TürkçeYayınevi Pan Yayıncılık

Pan Yayıncılık
922 yılında Bağdat ta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac o günden bugüne bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir Doğu da ve Batı da hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır Hallac ı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur Ene l Hakk Ben Yaratıcı Hakikatim sözünü de bilir Vahdet i vücudu yaşayan birinin içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış onun Ben Tanrı yım dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır Oysa Hallac ı Ahmed Yesevi nin Mevlânâ Celâleddin Rumî nin gözünden görmek gerekir Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi Hallac varlığını İslam ın mutlak tek Tanrı inancına adayan bir dervişti O bütün varlığıyla buna tanıklık etmek istiyordu bunun için de bilinçli olarak her türlü çileyi sineye çekiyordu Onun şahsi Tanrı tecrübesini ve Tanrı yı arayış çabalarını dile getirdiği şiirleri ve paradoksları bugün de okuyucuyu cezbetmekte ve düşünmeye sevketmektedir Şimdi okuyucunun önünde iki seçenek var Hayatın gerçek mânâsını derinleştirmek üzere kendini kor gibi yanan Tanrı ateşine bırakmak ya da Hallac ı tehlikeli bir muhalif olarak görüp mahkûm eden zihniyetin yanında yer almak