Hallül Meakıd Yeni Dizgi Tahkîkli — Şemseddin Sivâsî

Hallül Meakıd Yeni Dizgi Tahkîkli
Şemseddin SivâsîSiraç Yayınları
Hallül Meakıd Yeni Dizgi Tahkîkli
Şemseddin SivâsîŞemseddin Sivâsî nin Arap dili âlimi İbn Hişâm en Nahvî ye ait olan el İ râb an Kavâ idi l İ râb adlı eseri üzerine kaleme aldığı şerhtir İbn Hişâm ın eseri gibi meşhur olan bu kıymetli çalışma günümüzde daha çok Hallü l Me âkıd olarak bilinmekte ve özellikle Doğu medreselerinde okutulmaktadır EL İ RÂB AN KAV İDİ L İ RÂBİbn Hişâm el Ensârî nin Kavâ idü l İ râb diye meşhur olan eseri diğer bir kitabı olan Muğni l Lebîb an Kütübi l E ârîb in muhtasar çalışmasıdır Dört bölümden oluşan bu eser içerisinde Arapça da cümle şibh i cümle ve bazı i rab gibi konuları işlemektedir MUĞNİ L LEBÎB AN KÜTÜBİ L E ÂRÎBİbn Hişâm ın Arap gramerine dair olan eserlerinden bir tanesidir Müellif ilk olarak bu eserini 749 yılında Mekke de kaleme almış ancak Mısır a dönerken bazı kitaplarıyla birlikte kaybetmiştir İkinci olarak 756 tarihinde Mekke ye gittiğinde daha mükemmel şekilde tekrar yeniden kaleme almıştır İbn Hişâm ın henüz hayatta iken kendisiyle ün kazandığı ve en önemli eseri olan Muğni l Lebîb an Kütübi l E ârîb i sekiz bölümden meydana gelmektedir Özetle içerisinde şu konular işlenmektedir Bölümde Edatlar ve kaideleri Bölümde Cümleler kısımlar ve kaideleri Bölümde Zarf câr mecrûr ve kaideleri Bölümde İ râbda yapılan yanlışlar Bölümde İ râb ehline itiraz olabilecek yönler Bölümde İ râb ehli arasında bilinen ancak doğrusu başka olanlar Bölümde İ râbın yapılması Bölümde Birçok kısmî kural ve meseleyi kapsayan genel kurallar İbn Hişâm nahiv ile ilgili bütün konuları bu eserinde işlemiş ve Akıllı kimseleri terkip kitaplarından ihtiyaçsız bırakan adını vermiştir Böylelikle ilim erbabının nahiv ilminde ve özellikle de cümle tahlillerinde başka nahiv kitaplarından müstağni kıldığını ifade etmiştir Aynı zamanda müellif Rahimehüllâh bu eserinde Arap gramerine dair kaleme alınan kitaplarda takip edilen geleneksel âmil ma mûl i râb veya merfû ât mensûbât mecrûrât meczûmât şeklindeki tertibin aksine özgün bir yöntem izlemiştir Şöyle ki konuları müfredler edatlar mana harfleri ve terkipler cümle şibhü l cümle şeklinde iki ana kısım ve sekiz alt bölüm halinde işlemiştir Ayrıca İbn Hişâm kelimeleri fiil isim zarf ve harf olmaları açısından ele almış ve terkipte geçtiğini farz ederek her biri hakkında hüküm vermiştir Bu incelemelerini farklı Kur ân kıraatlerinden hadis atasözü ve Arap edebiyatından getirdiği şâhidlerle delillendirip zengin misallerle açıklamıştır İbn Hişâm eserinde nahiv konularının yanında sarf belâgat kısmen lehçe farklılıkları ve tefsire dair bazı meseleleri de işlemiştir Basra ve Kûfe başlıca olmak üzere Bağdat Mısır ve Endülüs dil mekteplerinin görüşlerini de tarafsız bir şekilde ortaya koymuş ve delilini güçlü bulduğu fikirleri benimsemiş ve tercih etmiştir Öyle ki Sîbeveyhi başta olmak üzere Basra mektebine mensup dil âlimlerin görüşlerine ağırlıklı olarak yer vermiş ve bunun yanı sıra Kûfe mektebine mensup dilcilerlerden de Kisâî Ferrâ Sa leb gibi âlimlerin kabul ettiği veya karşı çıktığı fikirlere de yer vermiştir Ayrıca İbn Hişâm eserinde en çok nakilde bulunduğu Zemahşerî ile İbnü l Hâcib in görüşlerinin çoğuna ve Ebû Hayyân el Endelüsî nin görüşlerinin tamamına muhalefet etmiştir Mısır ve Şam mekteplerinin temsilcisi kabul ettiği İbn Mâlik in görüşlerinin de çoğunu beğenmekle birlikte bazılarını yadırgamıştır MUĞNİ L LEBÎB ESERİ ÜZERİNE YAPILAN BAZI ÇALIŞMALARİbn Hişâm ın i rab konusunu sekiz bölümde incelediği ve yüzyıllarca ders kitabı olarak okutulan Muğni l Lebîb an Kütübi l E ârîb eseri alanında pek çok ilim erbabı tarafından ilgi görmüş ve üzerine birçok şerh hâşiye ihtisar ve nazma çekme şeklinde çalışma yapılmıştır Bu çalışmalardan bazıları şunlardır Celâleddin es Süyûtî Şerhu Şevâhidi Mugni l Lebîb Abdülkâdir el Bağdâdî Şerhu Ebyâti Mugni l Lebîb İbnü d Demâmînî Tuhfetü l Garîb fi l Kelâm alâ Mugni l Lebîb Takıyyüddin eş Şümünnî el Münsıf mine l Kelâm alâ Mugni bni Hişâm İbn Molla Şehâbeddin Ahmed b Muhammed el Halebî Müntehâ Emeli l Erîb mine l Kelâm alâ Mugni l Lebîb Mustafa Remzî el Antâkî Gunyetü l Erîb an Şürûhi Mugni l Lebîb Muhammed b Ahmed ed Desûkî Hâşiye tü d Desûkî alâ Mugni l Lebîb el Emîrü l Kebîr es Sünbâvî Hâşiye alâ Mugni l Lebîb an Kütübi l E ârîb Muhammed Ali Tâhâ ed Dürre Fethu l Karîbi l Mücîb İ râbü Şevâhidi Mugni l Lebîb İBN HİŞÂM EN NAHVÎ ö 761 1360 Arap dili âlimi İbn Hişâm 708 1309 yılında Kahire de doğmuştur Nisbesiyle beraber tam olarak ismi Ebû Muhammed Cemâlüddîn Abdullâh b Yûsuf b Ahmed b Abdillâh b Hişâm el Ensârî el Mısrî dir Soy cihetinden iki Ensar kabilesinden biri olan Hazrec e dayandığından Ensârî Mısır da doğmuş büyümüş olduğundan Mısrî ve nahivde otorite olduğundan Nahvî nisbesiyle de anılmıştır İlk eğitimini Kahire de başlayan İbn Hişâm Muhammed İbnü s Serrâc Abdüllatîf b Murahhal ve Ebû Hayyân el Endelüsî gibi âlimlerden ders almıştır Aynı zamanda Şâfiî fakihi ve muhaddislerinden biri olan Tâcü t Tebrîzî nin derslerine devam etmiş Tâcü l Fâkîhânî den onun Şerhu l İşâre sini okumuş ve Bedreddin İbn Cemâa dan da kıraate dair eş Şâtıbiyye yi okutma icâzeti almıştır İbn Hişâm Rahimehüllâh ilim tahsilini bitirdikten sonra Kahire deki el Kubbetü l Mansûriyye Medresesi ne tefsir hocası olarak tayin edilmiş ayrıca vefatından beş yıl kadar önce de Hanbelî mezhebini benimseyerek Kahire deki el Medresetü l Hanbeliyye de müderrislik yapmıştır İlmi Şahsiyetiİbn Hişâm en Nahvî Arap dili ve edebiyatı yanında fıkıh ve tefsir gibi dinî ilimlerde de söz sahibi bir âlimdir İbn Haldûn onun nahiv hususunda nahiv ilminin öncülerinden sayılan Sîbeveyhi ve İbn Cinnî gibi âlimlerden sonra bu alanın en büyük üstatlarından biri olduğunu ikrar etmiştir Keskin kıvrak ve eleştirici bir zekaya sahip olmakla beraber disiplinli tertipli ve düzenli çalışmasından ötürü Arap gramerinin bütün inceliklerine vâkıf olma başarısını elde etmiş olan İbn Hişâm kaleme aldığı eserlerinde genellikle nahivde zirve otorite olanların görüşlerine yer vermiş bunlar arasında tercihler yapmış ve aynı zamanda kendi görüşlerini de ortaya koymuştur İbn Hişâm eserlerinde dil ile ilgili delil getirirken başta Kur ân olmak üzere hadis ve ardından şiir getirerek istişhâd yapmış bunun yanında kıyas ve ta lîl yöntemlerini de kullanmıştır VefatıArap dili ve edebiyatı nda otorite sayılan ve bunun yanında fıkıh ve tefsir gibi dinî ilimlerde de söz sahibi olan İbn Hişâm Rahimehüllâh 5 Zilkade 761 1360 tarihinde Kahire de vefat etmiş Kahire nin Nasr Kapısı yanında Sûfiye Mezarlığı na defnedilmiştir Allah Teâlâ Rahmet Etsin Cennetiyle Cemaliyle Müşerref Kılsın Âmin KIYMETLİ ESERLERİel İ râb an Kavâ idi l İ râb Muğni l Lebîb an Kütübi l E ârîKatrü n Nedâ ve Bellü s Sadâ Şerhu Katri n Nedâ ve Belli s Sadâ Evdahu l Mesâlik ilâ Elfiyyeti İbn Mâlik Şüzûrü z Zeheb fî Ma rifeti Kelâmi l Şerhu Şüzûri z Zeheb Şerhu Kasîdeti Bânet Sü âel Câmi u s Sağîr fi n Nahv Tahlîsü ş Şevâhid ve Telhîsü l Fevâ Şerhu l Lemhati l Bedriyye fî İlmi l Nüzhetü t Tarf fî İlmi s Sarf Şerhu Cümeli z Zeccâcî Hallü Elgâz ve Mesâ il İ râbiyye fi l Âyâti l Kur âniyye ve l Ehâdîsi n Nebeviyye İ râbü Fâtihati l Kitâb ve l Bakara Elgâzü İbn Hişâm fi n Nahv el Elgâzü n Nahviyye İ tirâzü ş Şart ale ş Şİkâmetü d Delîl alâ Sıhhati t Temsîl ve Fesâdi t Te vîFevhu ş Şezâ fî Mes eleti Kezâ el Mebâhisü l Murdıyye el Müte allika bi Meni ş Şartıyye Nüktetü l İ râMûkıdü l Ezhân ve Mûkızü l Vesnân Risâle fî Tevcîhi n Nasb fî İ râbi Kavlihim Fazlen ve Lugaten ve Istılâhan ve Hilâfen ve Eydan ve Helümme Cerren Mes eletü l Hikme fî Tezkîri Karîbin fî Kavlihî Te âlâ İnne Rahmeta llâhi Karîbün mine l Muhsinîn el Kavâ idü s Suğrâ el Mesâ ilü s Seferiyye fi n Nahv Mesâ il fî İ râbi l Kur âİ râbü Lâ ilâhe illallâh Mesâ il ve Ecvibetühâ Elgâz fî İ râbi Ba zı Âyâti l Kur ân ŞEMSEDDİN SİVÂSÎ ö 1006 1597 Osmanlı döneminde yaşamış âlim ve şair olmakla beraber daha çok Halvetiyye tarikatının Şemsiyye kolunun kurucusu olarak meşhur olan Şemseddin Sivâsî 926 1520 senesinde Tokat ın Zile kazasında doğmuştur Adı Ahmed künyesi Ebü s Senâ lakabı ise Şemseddîn dir Ayrıca esmer olduğundan Kara Şems diye şöhret bulmuştur Şems i Tebrîzî ve Akşemseddin ile birlikte Türk İslâm tarihindeki meşhur üç Şems ten biridir Babası Horasan dan Zile ye göç eden Ebü l Berekât Muhammed Efendi dir Ayrıca muhterem babası Anadolu da faaliyet gösteren ilk Halvetî şeyhlerinden Habib Karamânî nin halifelerinden Amasyalı Hacı Hızır dan hilâfet almış bir kimsedir Ahmed Şemseddin Sivâsî ilk temel öğrenimine Zile de başlamış ve orada bulunan âlimlerden okumuştur Daha sonra Tokat ta bulunan kardeşlerinin yanına gitmiş ve burada Arakiyecizâde Şemseddin Mahvî Efendi başta olmak üzere birçok âlimden de aklî ve naklî ilimleri öğrenerek istifade etmiştir Şemseddin Sivâsî Tokat ta aklî ve naklî ilimleri tahsil ettikten sonra İstanbul a gelerek eksik kalan ilim tahsilini tamamlamış ve Sahn ı Semân medreselerinden birinde müderrislik yapmaya başlamıştır Ancak müderrisliği çok kısa sürmüştür Bir müddet talebe yetiştirmekle meşgul olan Şemseddin Sivâsî bir gün ziyaret için gittiği kazasker tarafından müderrislerin aşağılandığını ve onların da ilmin vakarına yakışmayacak şekilde mevki ve makam için hareket ettiklerine şahit olmuştur Bunun üzerine pek üzülmüş Fâtih Câmii ne gelerek iki rek at tövbe namazı kılmış ve münacatta bulunmuştur Burada müderrisliği terk etmesi ve tasavvuf yoluna girmesi gerektiğine karar vermiştir Kısa bir zaman sonra İstanbul dan ayrılıp hacca gitmiştir Hac vazifesini yerine getirdikten sonra Zile ye dönmüş ve vaizlik yapmaya başlamıştır Ahmed Şemseddin Sivâsî bir müddet sonra Zile den ayrılarak Amasya ya geçmiş ve orada babasının şeyhi Hacı Hızır ın halifesi Muslihuddîn Efendi ye intisap etmiş ve hizmetinde bulunmuştur Muhterem Şeyhinin vefatı üzerine önce Tokat a ardından Zile ye dönerek talebe yetiştirmeye devam etmiştir Bir ara tekrar Tokat a geçmiş ve Şeyh Mustafa Kirbâsî Efendi ye biat etmek istemiştir Ancak Şeyh Efendi kendisinin yaşlı olduğunu ikrar etmiş ve altı ay kadar sonra Tokat a gelecek olan Şeyh Abdülmecid Şirvânî ye intisap etmesini tavsiye etmiştir Şemseddin Sivâsî bu tavsiyeyi dinlemiş ve bir müddet sonra Tokat a gelen Halvetî büyüklerinden Şeyh Abdülmecid Şirvanî ye intisap etmiştir Şeyhine on sene kadar hizmet ettikten sonra 35 yaşında icazet hilâfet almış ve tekrar Zile ye dönmüştür Daha sonra Sivas Valisi Hasan Paşa tarafından inşa ettirilen Meydan Camii Yeni Cami ye vâizlik görevi için Sivas a davet edilmiş kendisi de Tokat taki şeyhinin izniyle beraber yaşlı babası ailesi ve talebelerini de götürmek şartıyla bu daveti kabul etmiştir Sivas a geçtikten sonra kendisi için yaptırılan dergâha yerleşerek vâizliğin yanı sıra bir de tekke açarak zahirî ve batınî ilimleri öğretmek suretiyle irşad faaliyetine başlamış pek çok talebe ve mürid yetiştirmiştir Sivâsî Rahimehüllâh Sivas ta uzun yıllar irşad faaliyetini sürdürdükten sonra ömrünün sonlarına doğru III Mehmed in daveti üzerine Eğri Seferi ve devamında yapılan Haçova Meydan Muhaberesi ne de katılmıştır Zafer elde edildikten sonra rahatsızlanmış ve bir süre İstanbul da istirahat etmek zorunda kalmıştır İyileşince sultanın da izniyle beraber tekrar Sivas a dönmüş ve döndükten kısa bir müddet sonra 1006 1597 tarihinde vefat etmiştir Cenaze namazı büyük bir kalabalıkla 60 000 civarında kişinin katılmasıyla Receb Efendi tarafından kıldırılmış ve Meydan Camii hazîresine defnedilmiştir Allah Teâlâ Rahmet Eylesin Cennetiyle Cemaliyle Müşerref Kılsın Âmin Şemseddin Sivâsî nin Eğri Seferi ve Haçova Meydan Muharebesi ndeki durumuyla ilgili şöyle bilgiler de kaydedilmiştir Sultan III Mehmed in daveti kendisine gelmeden önce sefer hazırlıklarına başlamış davet mektubu kendisine ulaşınca hemen İstanbul a doğru yola koyulmuştur İstanbul a gelince padişah başta olmak üzere devlet ricali ve ulemâ tarafından karşılanmış saygıda kusur edilmemiştir Aynı zamanda asırdaşı olan Aziz Mahmud Hüdâyî ile karşılaşınca kendisine yaşlı haliyle sefere katılmasının sebebi sorulmuş Şemseddin Sivâsî de şimdiye kadar cihâd ı ekber büyük cihad yaparak Peygamber in sünnetine uyduğunu fakat cihâd ı asgara küçük cihada katılamadığını bu yoldan da onun sünnetine uymak arzusunda olduğunu belirtmiştir Ayrıca şöyle de yazılmıştır Şemseddin Sivâsî savaştan önce sultana zaferi müjdelemiş bunun üzerine sultanın arzusu ile savaşa katılmış ve bir ara harbin en şiddetli anında ordunun bozulma ihtimali baş gösterince duası ve üstün gayretleri sonucunda savaş kazanılmıştır ŞEMSEDDİN SİVÂSÎ NİN ESERLERİAhmed Şemseddin Sivâsî vakûr bir şahsiyet sahibi olmakla birlikte velût bir âlimdir Nitekim pek çok insanı irşad etmiş ve birçok eser de kaleme almıştır Yazılan eserlerinden on bir tanesi mensur diğer on bir tanesi de manzum şeklindedir Ayrıca Manzum eserlerinin tamamı Türkçe dir Mensur eserlerinden de iki tanesi Arapça dışında diğerleri Türkçe dir Bu eserler incelendiğinde Şemseddin Sivâsî nin Arapça ya ve dinî ilimlere son derece vâkıf olduğu görülmektedir Yanı sıra Farsça grameri hakkında risâle yazması Farsça dan tercümeler yapması ve Mevlânâ nın Mesnevî sini müridlerine okuyup şerh etmesi onun Farsça yı da güzel bildiğini ortaya koymaktadır Kıymetli eserleri şöyledir Mensur EserleriHallü Me âkıdi l Kavâ Arapça Zübdetü l Esrâr fî Şerhi Muhtasari l Menâr Arapça Menâkıb ı Çehâr Yâr ı GüzînMenâzilü l ÂrifînUmdetü l Edîb fi t Ta lîm ve t Te dîb Kavâid i Fârisiyye Emr i İlâhî ve Hüccet i İlâhîes Safâyih fî Tercemeti l LevâyihNakdü l HâtırŞerh i Gazeliyyât ı Sultân Murâd ı SâlisŞerh i Terceme i Ecvibe Ali b Ebî Tâlib li Es ileti Kümeyl b ZiyâdDâiretü l UsûlManzum EserleriDîvân ı ŞemsîSüleymâniyye Süleymânnâme İbretnümâ Tercüme i İlâhînâme i Attâr MevlidGülşen ÂbâdHeşt BihiştMir âtü l Ahlâk ve Mirkâtü l EşvâkTercüme i Kasîde i BürdeMenâkıb ı İmâm ı A zamİrşâdü l AvâmMenâsik i Hac Umdetü l Huccâc HALLÜ ME ÂKIDİ L KAV İD ESERİN HAZIRLANIŞ ŞEKLİEser müellif nüshasından tahkik edilerek hazırlanıldı Müellifin hal tercümesi Açıklama Şemseddin Sivâsî nin Arap dili âlimi İbn Hişâm en Nahvî ye ait olan el İ râb an Kavâ idi l İ râb adlı eseri üzerine kaleme aldığı şerhtir İbn Hişâm ın eseri gibi meşhur olan bu kıymetli çalışma günümüzde daha çok Hallü l Me âkıd olarak bilinmekte ve özellikle Doğu medreselerinde okutulmaktadır EL İ RÂB AN KAV İDİ L İ RÂBİbn Hişâm el Ensârî nin Kavâ idü l İ râb diye meşhur olan eseri diğer bir kitabı olan Muğni l Lebîb an Kütübi l E ârîb in muhtasar çalışmasıdır Dört bölümden oluşan bu eser içerisinde Arapça da cümle şibh i cümle ve bazı i rab gibi konuları işlemektedir MUĞNİ L LEBÎB AN KÜTÜBİ L E ÂRÎBİbn Hişâm ın Arap gramerine dair olan eserlerinden bir tanesidir Müellif ilk olarak bu eserini 749 yılında Mekke de kaleme almış ancak Mısır a dönerken bazı kitaplarıyla birlikte kaybetmiştir İkinci olarak 756 tarihinde Mekke ye gittiğinde daha mükemmel şekilde tekrar yeniden kaleme almıştır İbn Hişâm ın henüz hayatta iken kendisiyle ün kazandığı ve en önemli eseri olan Muğni l Lebîb an Kütübi l E ârîb i sekiz bölümden meydana gelmektedir Özetle içerisinde şu konular işlenmektedir Bölümde Edatlar ve kaideleri Bölümde Cümleler kısımlar ve kaideleri Bölümde Zarf câr mecrûr ve kaideleri Bölümde İ râbda yapılan yanlışlar Bölümde İ râb ehline itiraz olabilecek yönler Bölümde İ râb ehli arasında bilinen ancak doğrusu başka olanlar Bölümde İ râbın yapılması Bölümde Birçok kısmî kural ve meseleyi kapsayan genel kurallar İbn Hişâm nahiv ile ilgili bütün konuları bu eserinde işlemiş ve Akıllı kimseleri terkip kitaplarından ihtiyaçsız bırakan adını vermiştir Böylelikle ilim erbabının nahiv ilminde ve özellikle de cümle tahlillerinde başka nahiv kitaplarından müstağni kıldığını ifade etmiştir Aynı zamanda müellif Rahimehüllâh bu eserinde Arap gramerine dair kaleme alınan kitaplarda takip edilen geleneksel âmil ma mûl i râb veya merfû ât mensûbât mecrûrât meczûmât şeklindeki tertibin aksine özgün bir yöntem izlemiştir Şöyle ki konuları müfredler edatlar mana harfleri ve terkipler cümle şibhü l cümle şeklinde iki ana kısım ve sekiz alt bölüm halinde işlemiştir Ayrıca İbn Hişâm kelimeleri fiil isim zarf ve harf olmaları açısından ele almış ve terkipte geçtiğini farz ederek her biri hakkında hüküm vermiştir Bu incelemelerini farklı Kur ân kıraatlerinden hadis atasözü ve Arap edebiyatından getirdiği şâhidlerle delillendirip zengin misallerle açıklamıştır İbn Hişâm eserinde nahiv konularının yanında sarf belâgat kısmen lehçe farklılıkları ve tefsire dair bazı meseleleri de işlemiştir Basra ve Kûfe başlıca olmak üzere Bağdat Mısır ve Endülüs dil mekteplerinin görüşlerini de tarafsız bir şekilde ortaya koymuş ve delilini güçlü bulduğu fikirleri benimsemiş ve tercih etmiştir Öyle ki Sîbeveyhi başta olmak üzere Basra mektebine mensup dil âlimlerin görüşlerine ağırlıklı olarak yer vermiş ve bunun yanı sıra Kûfe mektebine mensup dilcilerlerden de Kisâî Ferrâ Sa leb gibi âlimlerin kabul ettiği veya karşı çıktığı fikirlere de yer vermiştir Ayrıca İbn Hişâm eserinde en çok nakilde bulunduğu Zemahşerî ile İbnü l Hâcib in görüşlerinin çoğuna ve Ebû Hayyân el Endelüsî nin görüşlerinin tamamına muhalefet etmiştir Mısır ve Şam mekteplerinin temsilcisi kabul ettiği İbn Mâlik in görüşlerinin de çoğunu beğenmekle birlikte bazılarını yadırgamıştır MUĞNİ L LEBÎB ESERİ ÜZERİNE YAPILAN BAZI ÇALIŞMALARİbn Hişâm ın i rab konusunu sekiz bölümde incelediği ve yüzyıllarca ders kitabı olarak okutulan Muğni l Lebîb an Kütübi l E ârîb eseri alanında pek çok ilim erbabı tarafından ilgi görmüş ve üzerine birçok şerh hâşiye ihtisar ve nazma çekme şeklinde çalışma yapılmıştır Bu çalışmalardan bazıları şunlardır Celâleddin es Süyûtî Şerhu Şevâhidi Mugni l Lebîb Abdülkâdir el Bağdâdî Şerhu Ebyâti Mugni l Lebîb İbnü d Demâmînî Tuhfetü l Garîb fi l Kelâm alâ Mugni l Lebîb Takıyyüddin eş Şümünnî el Münsıf mine l Kelâm alâ Mugni bni Hişâm İbn Molla Şehâbeddin Ahmed b Muhammed el Halebî Müntehâ Emeli l Erîb mine l Kelâm alâ Mugni l Lebîb Mustafa Remzî el Antâkî Gunyetü l Erîb an Şürûhi Mugni l Lebîb Muhammed b Ahmed ed Desûkî Hâşiye tü d Desûkî alâ Mugni l Lebîb el Emîrü l Kebîr es Sünbâvî Hâşiye alâ Mugni l Lebîb an Kütübi l E ârîb Muhammed Ali Tâhâ ed Dürre Fethu l Karîbi l Mücîb İ râbü Şevâhidi Mugni l Lebîb İBN HİŞÂM EN NAHVÎ ö 761 1360 Arap dili âlimi İbn Hişâm 708 1309 yılında Kahire de doğmuştur Nisbesiyle beraber tam olarak ismi Ebû Muhammed Cemâlüddîn Abdullâh b Yûsuf b Ahmed b Abdillâh b Hişâm el Ensârî el Mısrî dir Soy cihetinden iki Ensar kabilesinden biri olan Hazrec e dayandığından Ensârî Mısır da doğmuş büyümüş olduğundan Mısrî ve nahivde otorite olduğundan Nahvî nisbesiyle de anılmıştır İlk eğitimini Kahire de başlayan İbn Hişâm Muhammed İbnü s Serrâc Abdüllatîf b Murahhal ve Ebû Hayyân el Endelüsî gibi âlimlerden ders almıştır Aynı zamanda Şâfiî fakihi ve muhaddislerinden biri olan Tâcü t Tebrîzî nin derslerine devam etmiş Tâcü l Fâkîhânî den onun Şerhu l İşâre sini okumuş ve Bedreddin İbn Cemâa dan da kıraate dair eş Şâtıbiyye yi okutma icâzeti almıştır İbn Hişâm Rahimehüllâh ilim tahsilini bitirdikten sonra Kahire deki el Kubbetü l Mansûriyye Medresesi ne tefsir hocası olarak tayin edilmiş ayrıca vefatından beş yıl kadar önce de Hanbelî mezhebini benimseyerek Kahire deki el Medresetü l Hanbeliyye de müderrislik yapmıştır İlmi Şahsiyetiİbn Hişâm en Nahvî Arap dili ve edebiyatı yanında fıkıh ve tefsir gibi dinî ilimlerde de söz sahibi bir âlimdir İbn Haldûn onun nahiv hususunda nahiv ilminin öncülerinden sayılan Sîbeveyhi ve İbn Cinnî gibi âlimlerden sonra bu alanın en büyük üstatlarından biri olduğunu ikrar etmiştir Keskin kıvrak ve eleştirici bir zekaya sahip olmakla beraber disiplinli tertipli ve düzenli çalışmasından ötürü Arap gramerinin bütün inceliklerine vâkıf olma başarısını elde etmiş olan İbn Hişâm kaleme aldığı eserlerinde genellikle nahivde zirve otorite olanların görüşlerine yer vermiş bunlar arasında tercihler yapmış ve aynı zamanda kendi görüşlerini de ortaya koymuştur İbn Hişâm eserlerinde dil ile ilgili delil getirirken başta Kur ân olmak üzere hadis ve ardından şiir getirerek istişhâd yapmış bunun yanında kıyas ve ta lîl yöntemlerini de kullanmıştır VefatıArap dili ve edebiyatı nda otorite sayılan ve bunun yanında fıkıh ve tefsir gibi dinî ilimlerde de söz sahibi olan İbn Hişâm Rahimehüllâh 5 Zilkade 761 1360 tarihinde Kahire de vefat etmiş Kahire nin Nasr Kapısı yanında Sûfiye Mezarlığı na defnedilmiştir Allah Teâlâ Rahmet Etsin Cennetiyle Cemaliyle Müşerref Kılsın Âmin KIYMETLİ ESERLERİel İ râb an Kavâ idi l İ râb Muğni l Lebîb an Kütübi l E ârîKatrü n Nedâ ve Bellü s Sadâ Şerhu Katri n Nedâ ve Belli s Sadâ Evdahu l Mesâlik ilâ Elfiyyeti İbn Mâlik Şüzûrü z Zeheb fî Ma rifeti Kelâmi l Şerhu Şüzûri z Zeheb Şerhu Kasîdeti Bânet Sü âel Câmi u s Sağîr fi n Nahv Tahlîsü ş Şevâhid ve Telhîsü l Fevâ Şerhu l Lemhati l Bedriyye fî İlmi l Nüzhetü t Tarf fî İlmi s Sarf Şerhu Cümeli z Zeccâcî Hallü Elgâz ve Mesâ il İ râbiyye fi l Âyâti l Kur âniyye ve l Ehâdîsi n Nebeviyye İ râbü Fâtihati l Kitâb ve l Bakara Elgâzü İbn Hişâm fi n Nahv el Elgâzü n Nahviyye İ tirâzü ş Şart ale ş Şİkâmetü d Delîl alâ Sıhhati t Temsîl ve Fesâdi t Te vîFevhu ş Şezâ fî Mes eleti Kezâ el Mebâhisü l Murdıyye el Müte allika bi Meni ş Şartıyye Nüktetü l İ râMûkıdü l Ezhân ve Mûkızü l Vesnân Risâle fî Tevcîhi n Nasb fî İ râbi Kavlihim Fazlen ve Lugaten ve Istılâhan ve Hilâfen ve Eydan ve Helümme Cerren Mes eletü l Hikme fî Tezkîri Karîbin fî Kavlihî Te âlâ İnne Rahmeta llâhi Karîbün mine l Muhsinîn el Kavâ idü s Suğrâ el Mesâ ilü s Seferiyye fi n Nahv Mesâ il fî İ râbi l Kur âİ râbü Lâ ilâhe illallâh Mesâ il ve Ecvibetühâ Elgâz fî İ râbi Ba zı Âyâti l Kur ân ŞEMSEDDİN SİVÂSÎ ö 1006 1597 Osmanlı döneminde yaşamış âlim ve şair olmakla beraber daha çok Halvetiyye tarikatının Şemsiyye kolunun kurucusu olarak meşhur olan Şemseddin Sivâsî 926 1520 senesinde Tokat ın Zile kazasında doğmuştur Adı Ahmed künyesi Ebü s Senâ lakabı ise Şemseddîn dir Ayrıca esmer olduğundan Kara Şems diye şöhret bulmuştur Şems i Tebrîzî ve Akşemseddin ile birlikte Türk İslâm tarihindeki meşhur üç Şems ten biridir Babası Horasan dan Zile ye göç eden Ebü l Berekât Muhammed Efendi dir Ayrıca muhterem babası Anadolu da faaliyet gösteren ilk Halvetî şeyhlerinden Habib Karamânî nin halifelerinden Amasyalı Hacı Hızır dan hilâfet almış bir kimsedir Ahmed Şemseddin Sivâsî ilk temel öğrenimine Zile de başlamış ve orada bulunan âlimlerden okumuştur Daha sonra Tokat ta bulunan kardeşlerinin yanına gitmiş ve burada Arakiyecizâde Şemseddin Mahvî Efendi başta olmak üzere birçok âlimden de aklî ve naklî ilimleri öğrenerek istifade etmiştir Şemseddin Sivâsî Tokat ta aklî ve naklî ilimleri tahsil ettikten sonra İstanbul a gelerek eksik kalan ilim tahsilini tamamlamış ve Sahn ı Semân medreselerinden birinde müderrislik yapmaya başlamıştır Ancak müderrisliği çok kısa sürmüştür Bir müddet talebe yetiştirmekle meşgul olan Şemseddin Sivâsî bir gün ziyaret için gittiği kazasker tarafından müderrislerin aşağılandığını ve onların da ilmin vakarına yakışmayacak şekilde mevki ve makam için hareket ettiklerine şahit olmuştur Bunun üzerine pek üzülmüş Fâtih Câmii ne gelerek iki rek at tövbe namazı kılmış ve münacatta bulunmuştur Burada müderrisliği terk etmesi ve tasavvuf yoluna girmesi gerektiğine karar vermiştir Kısa bir zaman sonra İstanbul dan ayrılıp hacca gitmiştir Hac vazifesini yerine getirdikten sonra Zile ye dönmüş ve vaizlik yapmaya başlamıştır Ahmed Şemseddin Sivâsî bir müddet sonra Zile den ayrılarak Amasya ya geçmiş ve orada babasının şeyhi Hacı Hızır ın halifesi Muslihuddîn Efendi ye intisap etmiş ve hizmetinde bulunmuştur Muhterem Şeyhinin vefatı üzerine önce Tokat a ardından Zile ye dönerek talebe yetiştirmeye devam etmiştir Bir ara tekrar Tokat a geçmiş ve Şeyh Mustafa Kirbâsî Efendi ye biat etmek istemiştir Ancak Şeyh Efendi kendisinin yaşlı olduğunu ikrar etmiş ve altı ay kadar sonra Tokat a gelecek olan Şeyh Abdülmecid Şirvânî ye intisap etmesini tavsiye etmiştir Şemseddin Sivâsî bu tavsiyeyi dinlemiş ve bir müddet sonra Tokat a gelen Halvetî büyüklerinden Şeyh Abdülmecid Şirvanî ye intisap etmiştir Şeyhine on sene kadar hizmet ettikten sonra 35 yaşında icazet hilâfet almış ve tekrar Zile ye dönmüştür Daha sonra Sivas Valisi Hasan Paşa tarafından inşa ettirilen Meydan Camii Yeni Cami ye vâizlik görevi için Sivas a davet edilmiş kendisi de Tokat taki şeyhinin izniyle beraber yaşlı babası ailesi ve talebelerini de götürmek şartıyla bu daveti kabul etmiştir Sivas a geçtikten sonra kendisi için yaptırılan dergâha yerleşerek vâizliğin yanı sıra bir de tekke açarak zahirî ve batınî ilimleri öğretmek suretiyle irşad faaliyetine başlamış pek çok talebe ve mürid yetiştirmiştir Sivâsî Rahimehüllâh Sivas ta uzun yıllar irşad faaliyetini sürdürdükten sonra ömrünün sonlarına doğru III Mehmed in daveti üzerine Eğri Seferi ve devamında yapılan Haçova Meydan Muhaberesi ne de katılmıştır Zafer elde edildikten sonra rahatsızlanmış ve bir süre İstanbul da istirahat etmek zorunda kalmıştır İyileşince sultanın da izniyle beraber tekrar Sivas a dönmüş ve döndükten kısa bir müddet sonra 1006 1597 tarihinde vefat etmiştir Cenaze namazı büyük bir kalabalıkla 60 000 civarında kişinin katılmasıyla Receb Efendi tarafından kıldırılmış ve Meydan Camii hazîresine defnedilmiştir Allah Teâlâ Rahmet Eylesin Cennetiyle Cemaliyle Müşerref Kılsın Âmin Şemseddin Sivâsî nin Eğri Seferi ve Haçova Meydan Muharebesi ndeki durumuyla ilgili şöyle bilgiler de kaydedilmiştir Sultan III Mehmed in daveti kendisine gelmeden önce sefer hazırlıklarına başlamış davet mektubu kendisine ulaşınca hemen İstanbul a doğru yola koyulmuştur İstanbul a gelince padişah başta olmak üzere devlet ricali ve ulemâ tarafından karşılanmış saygıda kusur edilmemiştir Aynı zamanda asırdaşı olan Aziz Mahmud Hüdâyî ile karşılaşınca kendisine yaşlı haliyle sefere katılmasının sebebi sorulmuş Şemseddin Sivâsî de şimdiye kadar cihâd ı ekber büyük cihad yaparak Peygamber in sünnetine uyduğunu fakat cihâd ı asgara küçük cihada katılamadığını bu yoldan da onun sünnetine uymak arzusunda olduğunu belirtmiştir Ayrıca şöyle de yazılmıştır Şemseddin Sivâsî savaştan önce sultana zaferi müjdelemiş bunun üzerine sultanın arzusu ile savaşa katılmış ve bir ara harbin en şiddetli anında ordunun bozulma ihtimali baş gösterince duası ve üstün gayretleri sonucunda savaş kazanılmıştır ŞEMSEDDİN SİVÂSÎ NİN ESERLERİAhmed Şemseddin Sivâsî vakûr bir şahsiyet sahibi olmakla birlikte velût bir âlimdir Nitekim pek çok insanı irşad etmiş ve birçok eser de kaleme almıştır Yazılan eserlerinden on bir tanesi mensur diğer on bir tanesi de manzum şeklindedir Ayrıca Manzum eserlerinin tamamı Türkçe dir Mensur eserlerinden de iki tanesi Arapça dışında diğerleri Türkçe dir Bu eserler incelendiğinde Şemseddin Sivâsî nin Arapça ya ve dinî ilimlere son derece vâkıf olduğu görülmektedir Yanı sıra Farsça grameri hakkında risâle yazması Farsça dan tercümeler yapması ve Mevlânâ nın Mesnevî sini müridlerine okuyup şerh etmesi onun Farsça yı da güzel bildiğini ortaya koymaktadır Kıymetli eserleri şöyledir Mensur EserleriHallü Me âkıdi l Kavâ Arapça Zübdetü l Esrâr fî Şerhi Muhtasari l Menâr Arapça Menâkıb ı Çehâr Yâr ı GüzînMenâzilü l ÂrifînUmdetü l Edîb fi t Ta lîm ve t Te dîb Kavâid i Fârisiyye Emr i İlâhî ve Hüccet i İlâhîes Safâyih fî Tercemeti l LevâyihNakdü l HâtırŞerh i Gazeliyyât ı Sultân Murâd ı SâlisŞerh i Terceme i Ecvibe Ali b Ebî Tâlib li Es ileti Kümeyl b ZiyâdDâiretü l UsûlManzum EserleriDîvân ı ŞemsîSüleymâniyye Süleymânnâme İbretnümâ Tercüme i İlâhînâme i Attâr MevlidGülşen ÂbâdHeşt BihiştMir âtü l Ahlâk ve Mirkâtü l EşvâkTercüme i Kasîde i BürdeMenâkıb ı İmâm ı A zamİrşâdü l AvâmMenâsik i Hac Umdetü l Huccâc HALLÜ ME ÂKIDİ L KAV İD ESERİN HAZIRLANIŞ ŞEKLİEser müellif nüshasından tahkik edilerek hazırlanıldı Müellifin hal tercümesi yapıldı Müellifin bu eserindeki menheci belirtildi Âyet hadis şiir ve mesellerin referansları yapıldı İsmi zikredilen âlimler hakkında bilgiler verildi Metnin tamamı harekelendirildi Mesele ve şahidlerin ilgili

Siraç Yayınevi
Şemseddin Sivâsî nin Arap dili âlimi İbn Hişâm en Nahvî ye ait olan el İ râb an Kavâ idi l İ râb adlı eseri üzerine kaleme aldığı şerhtir İbn Hişâm ın eseri gibi meşhur olan bu kıymetli çalışma günümüzde daha çok Hallü l Me âkıd olarak bilinmekte ve özellikle Doğu medreselerinde okutulmaktadır