Halveti Şeyhi Mehmed Nazmi Divan ı İlahiyat — Mehmet Büküm Rale Zehra Cengiz Varol

Halveti Şeyhi Mehmed Nazmi Divan ı İlahiyat
Mehmet Büküm Rale Zehra Cengiz VarolSonçağ Yayınları
Halveti Şeyhi Mehmed Nazmi Divan ı İlahiyat
Mehmet Büküm Rale Zehra Cengiz VarolXVII yüzyıl Osmanlı tasavvuf ve kültür muhitinde Halvetiyye i Şemsiyye ekolünün mümtaz temsilcilerinden Mehmed Nazmi Efendi 1622 1701 zahiri ve batıni ilimlerdeki vukuflyeti ve şeriat tarikat dengesini mutedil bir çizgide koruyan ârifane tavrıyla devrinde öne çıkmış bir mutasavvıftır Literatürde adı geçmeyen ve Süleymaniye Kütüphanesi nde hatalı tasnif edildiği için gizli kalan Divân ı İlâhiyât bu neşirle ilk kez gün yüzüne çıkarılarak ilim âlemine kazandırılmıştır Eser nazari bir manzum mukaddime ve hurûf ı hecâya göre tertip edilmiş coşkun ilahilerden oluşan toplam 113 manzumeyi ihtiva etmektedir Vahdet i vücûd neşvesini Nûr ı Muhammedi yi ve seyr ü süluk mertebelerini lirik bir dille terennüm eden Nazmi Efendi bu metinle şair ve bestekâr kimliğini de tescillemektedir Türk Tasavvuf Edebiyatı ve Türk Din Musikisi tarihi araştırmaları açısından birincil bir kaynak hüviyetini haiz bu çalışma kültürel mirasımızın kayıp bir halkasını tamamlamaktadır Tanıtım Bülteninden

Sonçağ Yayınları
XVII yüzyıl Osmanlı tasavvuf ve kültür muhitinde Halvetiyye i Şemsiyye ekolünün mümtaz temsilcilerinden Mehmed Nazmi Efendi 1622 1701 zahiri ve batıni ilimlerdeki vukuflyeti ve şeriat tarikat dengesini mutedil bir çizgide koruyan ârifane tavrıyla devrinde öne çıkmış bir mutasavvıftır Literatürde adı geçmeyen ve Süleymaniye Kütüphanesi nde hatalı tasnif edildiği için gizli kalan Divân ı İlâhiyât bu neşirle ilk kez gün yüzüne çıkarılarak ilim âlemine kazandırılmıştır Eser nazari bir manzum mukaddime ve hurûf ı hecâya göre tertip edilmiş coşkun ilahilerden oluşan toplam 113 manzumeyi ihtiva etmektedir Vahdet i vücûd neşvesini Nûr ı Muhammedi yi ve seyr ü süluk mertebelerini lirik bir dille terennüm eden Nazmi Efendi bu metinle şair ve bestekâr kimliğini de tescillemektedir Türk Tasavvuf Edebiyatı ve Türk Din Musikisi tarihi araştırmaları açısından birincil bir kaynak hüviyetini haiz bu çalışma kültürel mirasımızın kayıp bir halkasını tamamlamaktadır

Sonçağ -Akademik Kitaplar
XVII yüzyıl Osmanlı tasavvuf ve kültür muhitinde Halvetiyye i Şemsiyye ekolünün mümtaz temsilcilerinden Mehmed Nazmi Efendi 1622 1701 zahiri ve batıni ilimlerdeki vukuflyeti ve şeriat tarikat dengesini mutedil bir çizgide koruyan ârifane tavrıyla devrinde öne çıkmış bir mutasavvıftır Literatürde adı geçmeyen ve Süleymaniye Kütüphanesi nde hatalı tasnif edildiği için gizli kalan Divân ı İlâhiyât bu neşirle ilk kez gün yüzüne çıkarılarak ilim âlemine kazandırılmıştır Eser nazari bir manzum mukaddime ve hurûf ı hecâya göre tertip edilmiş coşkun ilahilerden oluşan toplam 113 manzumeyi ihtiva etmektedir Vahdet i vücûd neşvesini Nûr ı Muhammedi yi ve seyr ü süluk mertebelerini lirik bir dille terennüm eden Nazmi Efendi bu metinle şair ve bestekâr kimliğini de tescillemektedir Türk Tasavvuf Edebiyatı ve Türk Din Musikisi tarihi araştırmaları açısından birincil bir kaynak hüviyetini haiz bu çalışma kültürel mirasımızın kayıp bir halkasını tamamlamaktadır

Sonçağ Yayınları
XVII yüzyıl Osmanlı tasavvuf ve kültür muhitinde Halvetiyye i Şemsiyye ekolünün mümtaz temsilcilerinden Mehmed Nazmi Efendi 1622 1701 zahiri ve batıni ilimlerdeki vukuflyeti ve şeriat tarikat dengesini mutedil bir çizgide koruyan ârifane tavrıyla devrinde öne çıkmış bir mutasavvıftır Literatürde adı geçmeyen ve Süleymaniye Kütüphanesi nde hatalı tasnif edildiği için gizli kalan Divân ı İlâhiyât bu neşirle ilk kez gün yüzüne çıkarılarak ilim âlemine kazandırılmıştır Eser nazari bir manzum mukaddime ve hurûf ı hecâya göre tertip edilmiş coşkun ilahilerden oluşan toplam 113 manzumeyi ihtiva etmektedir Vahdet i vücûd neşvesini Nûr ı Muhammedi yi ve seyr ü süluk mertebelerini lirik bir dille terennüm eden Nazmi Efendi bu metinle şair ve bestekâr kimliğini de tescillemektedir Türk Tasavvuf Edebiyatı ve Türk Din Musikisi tarihi araştırmaları açısından birincil bir kaynak hüviyetini haiz bu çalışma kültürel mirasımızın kayıp bir halkasını tamamlamaktadır