Hançer — Ahmet Efe

Hançer
Ahmet EfeNar Yayınları
Hançer
Ahmet EfeHer saadet bir zaman sonra zevâle erer dedi Bâki olan Allah dır Sonra namaza durdu Sanki İsfahan da kılacağı sayılı namazlardan birini kılar gibiydi Namazın hitamında Kuruntular huzursuzluk verir diye söylendi kendi kendine Oturup çalışmanın son ana son nefese kadar hizmet etmenin şart olduğunu bilmeliydi insan Sızlayan ayaklarıyla geniş odanın öbür köşesindeki oymalı çekmeceyi açtı Birbirine karışmış kâğıtları desteleyip çıkarttı Okkasını divitini aldı eline Diz kırıp oturdu Yıllarını verdiği eserdi bu Belki bütün hayatını verdiği eser Bitmek üzere Yazılacak üç dört sahife kalmış Yazılacak bu üç dört sahifeyi geciktirmiş şimdiye kadar İçinde yüreğinin gizli bir yerinde fısıldayan bir ses dolaba her varışında kâğıtlar eline değdiğinde bırak sonra yazarsın vakti değil demiş Ya bu akşam günlerdir fısıldayan ses yok Onu duymadı Öyleyse her şey bitti Hayatına benzeyen bu eser bittiğinde her şey bitecek Hayatı da Onu hissediyor

Nar Yayınları
Her saadet bir zaman sonra zevâle erer dedi Bâki olan Allah dır Sonra namaza durdu Sanki İsfahan da kılacağı sayılı namazlardan birini kılar gibiydi Namazın hitamında Kuruntular huzursuzluk verir diye söylendi kendi kendine Oturup çalışmanın son ana son nefese kadar hizmet etmenin şart olduğunu bilmeliydi insan Sızlayan ayaklarıyla geniş odanın öbür köşesindeki oymalı çekmeceyi açtı Birbirine karışmış kâğıtları desteleyip çıkarttı Okkasını divitini aldı eline Diz kırıp oturdu Yıllarını verdiği eserdi bu Belki bütün hayatını verdiği eser Bitmek üzere Yazılacak üç dört sahife kalmış Yazılacak bu üç dört sahifeyi geciktirmiş şimdiye kadar İçinde yüreğinin gizli bir yerinde fısıldayan bir ses dolaba her varışında kâğıtlar eline değdiğinde bırak sonra yazarsın vakti değil demiş Ya bu akşam günlerdir fısıldayan ses yok Onu duymadı Öyleyse her şey bitti Hayatına benzeyen bu eser bittiğinde her şey bitecek Hayatı da Onu hissediyor

NAR ÇOCUK YAYINLARI
Her saadet bir zaman sonra zevâle erer dedi Bâki olan Allah dır Sonra namaza durdu Sanki İsfahan da kılacağı sayılı namazlardan birini kılar gibiydi Namazın hitamında Kuruntular huzursuzluk verir diye söylendi kendi kendine Oturup çalışmanın son ana son nefese kadar hizmet etmenin şart olduğunu bilmeliydi insan Sızlayan ayaklarıyla geniş odanın öbür köşesindeki oymalı çekmeceyi açtı Birbirine karışmış kâğıtları desteleyip çıkarttı Okkasını divitini aldı eline Diz kırıp oturdu Yıllarını verdiği eserdi bu Belki bütün hayatını verdiği eser Bitmek üzere Yazılacak üç dört sahife kalmış Yazılacak bu üç dört sahifeyi geciktirmiş şimdiye kadar İçinde yüreğinin gizli bir yerinde fısıldayan bir ses dolaba her varışında kâğıtlar eline değdiğinde bırak sonra yazarsın vakti değil demiş Ya bu akşam günlerdir fısıldayan ses yok Onu duymadı Öyleyse her şey bitti Hayatına benzeyen bu eser bittiğinde her şey bitecek Hayatı da Onu hissediyor

Nar Yayınları
Her saadet bir zaman sonra zevâle erer dedi Bâki olan Allah dır Sonra namaza durdu Sanki İsfahan da kılacağı sayılı namazlardan birini kılar gibiydi Namazın hitamında Kuruntular huzursuzluk verir diye söylendi kendi kendine Oturup çalışmanın son ana son nefese kadar hizmet etmenin şart olduğunu bilmeliydi insan Sızlayan ayaklarıyla geniş odanın öbür köşesindeki oymalı çekmeceyi açtı Birbirine karışmış kâğıtları desteleyip çıkarttı Okkasını divitini aldı eline Diz kırıp oturdu Yıllarını verdiği eserdi bu Belki bütün hayatını verdiği eser Bitmek üzere Yazılacak üç dört sahife kalmış Yazılacak bu üç dört sahifeyi geciktirmiş şimdiye kadar İçinde yüreğinin gizli bir yerinde fısıldayan bir ses dolaba her varışında kâğıtlar eline değdiğinde bırak sonra yazarsın vakti değil demiş Ya bu akşam günlerdir fısıldayan ses yok Onu duymadı Öyleyse her şey bitti Hayatına benzeyen bu eser bittiğinde her şey bitecek Hayatı da Onu hissediyor

Nar Yayınları
Her saadet bir zaman sonra zevâle erer dedi Bâki olan Allah dır Sonra namaza durdu Sanki İsfahan da kılacağı sayılı namazlardan birini kılar gibiydi Namazın hitamında Kuruntular huzursuzluk verir diye söylendi kendi kendine Oturup çalışmanın son ana son nefese kadar hizmet etmenin şart olduğunu bilmeliydi insan Sızlayan ayaklarıyla geniş odanın öbür köşesindeki oymalı çekmeceyi açtı Birbirine karışmış kâğıtları desteleyip çıkarttı Okkasını divitini aldı eline Diz kırıp oturdu Yıllarını verdiği eserdi bu Belki bütün hayatını verdiği eser Bitmek üzere Yazılacak üç dört sahife kalmış Yazılacak bu üç dört sahifeyi geciktirmiş şimdiye kadar İçinde yüreğinin gizli bir yerinde fısıldayan bir ses dolaba her varışında kâğıtlar eline değdiğinde bırak sonra yazarsın vakti değil demiş Ya bu akşam günlerdir fısıldayan ses yok Onu duymadı Öyleyse her şey bitti Hayatına benzeyen bu eser bittiğinde her şey bitecek Hayatı da Onu hissediyor

Nar Yayınları
Her saadet bir zaman sonra zevâle erer dedi Bâki olan Allah dır Sonra namaza durdu Sanki İsfahan da kılacağı sayılı namazlardan birini kılar gibiydi Namazın hitamında Kuruntular huzursuzluk verir diye söylendi kendi kendine Oturup çalışmanın son ana son nefese kadar hizmet etmenin şart olduğunu bilmeliydi insan Sızlayan ayaklarıyla geniş odanın öbür köşesindeki oymalı çekmeceyi açtı Birbirine karışmış kâğıtları desteleyip çıkarttı Okkasını divitini aldı eline Diz kırıp oturdu Yıllarını verdiği eserdi bu Belki bütün hayatını verdiği eser Bitmek üzere Yazılacak üç dört sahife kalmış Yazılacak bu üç dört sahifeyi geciktirmiş şimdiye kadar İçinde yüreğinin gizli bir yerinde fısıldayan bir ses dolaba her varışında kâğıtlar eline değdiğinde bırak sonra yazarsın vakti değil demiş Ya bu akşam günlerdir fısıldayan ses yok Onu duymadı Öyleyse her şey bitti Hayatına benzeyen bu eser bittiğinde her şey bitecek Hayatı da Onu hissediyor

Nar Yayınları
Ahmet Efe tarafından kaleme alınan Hançer Nar Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Hançer Ahmet Efe Kitap Özeti Her saadet bir zaman sonra zevâle erer dedi Bâki olan Allah dır Sonra namaza durdu Sanki İsfahan da kılacağı sayılı namazlardan birini kılar gibiydi Namazın hitamında Kuruntular huzursuzluk verir diye söylendi kendi kendine Oturup çalışmanın son ana son nefese kadar hizmet etmenin şart olduğunu bilmeliydi insan Sızlayan ayaklarıyla geniş odanın öbür köşesindeki oymalı çekmeceyi açtı Birbirine karışmış kâğıtları desteleyip çıkarttı Okkasını divitini aldı eline Diz kırıp oturdu Yıllarını verdiği eserdi bu Belki bütün hayatını verdiği eser Bitmek üzere Yazılacak üç dört sahife kalmış Yazılacak bu üç dört sahifeyi geciktirmiş şimdiye kadar İçinde yüreğinin gizli bir yerinde fısıldayan bir ses dolaba her varışında kâğıtlar eline değdiğinde bırak sonra yazarsın vakti değil demiş Ya bu akşam günlerdir fısıldayan ses yok Onu duymadı Öyleyse her şey bitti Hayatına benzeyen bu eser bittiğinde her şey bitecek Hayatı da Onu hissediyor Yayınevi Nar Yayınları Yazar Ahmet Efe Sayfa 126 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2016 Barkod 9786054047239 Kategori Tarihsel Romanlar

Nar Yayınları
Her saadet bir zaman sonra zevâle erer dedi Bâki olan Allah dır Sonra namaza durdu Sanki İsfahan da kılacağı sayılı namazlardan birini kılar gibiydi Namazın hitamında Kuruntular huzursuzluk verir diye söylendi kendi kendine Oturup çalışmanın son ana son nefese kadar hizmet etmenin şart olduğunu bilmeliydi insan Sızlayan ayaklarıyla geniş odanın öbür köşesindeki oymalı çekmeceyi açtı Birbirine karışmış kâğıtları desteleyip çıkarttı Okkasını divitini aldı eline Diz kırıp oturdu Yıllarını verdiği eserdi bu Belki bütün hayatını verdiği eser Bitmek üzere Yazılacak üç dört sahife kalmış Yazılacak bu üç dört sahifeyi geciktirmiş şimdiye kadar İçinde yüreğinin gizli bir yerinde fısıldayan bir ses dolaba her varışında kâğıtlar eline değdiğinde bırak sonra yazarsın vakti değil demiş Ya bu akşam günlerdir fısıldayan ses yok Onu duymadı Öyleyse her şey bitti Hayatına benzeyen bu eser bittiğinde her şey bitecek Hayatı da Onu hissediyor

Nar Yayınları
Her saadet bir zaman sonra zevâle erer dedi Bâki olan Allah dır Sonra namaza durdu Sanki İsfahan da kılacağı sayılı namazlardan birini kılar gibiydi Namazın hitamında Kuruntular huzursuzluk verir diye söylendi kendi kendine Oturup çalışmanın son ana son nefese kadar hizmet etmenin şart olduğunu bilmeliydi insan Sızlayan ayaklarıyla geniş odanın öbür köşesindeki oymalı çekmeceyi açtı Birbirine karışmış kâğıtları desteleyip çıkarttı Okkasını divitini aldı eline Diz kırıp oturdu Yıllarını verdiği eserdi bu Belki bütün hayatını verdiği eser Bitmek üzere Yazılacak üç dört sahife kalmış Yazılacak bu üç dört sahifeyi geciktirmiş şimdiye kadar İçinde yüreğinin gizli bir yerinde fısıldayan bir ses dolaba her varışında kâğıtlar eline değdiğinde bırak sonra yazarsın vakti değil demiş Ya bu akşam günlerdir fısıldayan ses yok Onu duymadı Öyleyse her şey bitti Hayatına benzeyen bu eser bittiğinde her şey bitecek Hayatı da Onu hissediyor