Hanefî İçtihat Taklit Anlayışı — Shahin Khanjanov

Hanefî İçtihat Taklit Anlayışı
Shahin KhanjanovİSAM (İslam Araştırmaları Merkezi)
Hanefî İçtihat Taklit Anlayışı
Shahin KhanjanovHanefî içtihat ve taklit anlayışını Memlükler dönemi bağlamında inceleyen bu çalışma Memlükler dönemi öncesi klasik Hanefî içtihat ve taklit anlayışını ortaya koymanın yanı sıra bu dönemin çok mezhepli ve hukukî bakımdan çoğulcu yapısı çerçevesinde Hanefî usul düşüncesinde yaşanan değişim ve dönüşümleri ele almaktadır Dört mezhebin resmî olarak bir arada varlık gösterdiği kadılık ve fetva mekanizmalarının mezhepler arası etkileşme açık olduğu bu dönem Hanefî fıkıh düşüncesinin klasik mirasla yeni şartlar arasında yeniden şekillendiği kritik bir tarihsel bağlam sunmaktadır Hanefî usûl i fıkıh literatürünü merkeze alan bu serde içtihadın tanımı ve şartları içtihadın bölünmesi müçtehitsiz asır tartışmaları hadis mezhep ilişkisi telfik mezhepler arası intikal tek mezhebe bağlılık ve taklit anlayışındaki değişimler dönemin ilmî ve hukukî ortamı dikkate alınarak incelenmektedir Bu yönüyle çalışma Memlükler dönemindeki mezhepler arası etkileşimin Hanefî içtihat ve taklit teorisine etkilerini ortaya koyarken modern dönemde içtihat taklit ve hukukî çoğulculuk meseleleri etrafında yürütülen tartışmalara tarihsel derinlik ve farklı bir bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır

İSAM (İslam Araştırmaları Merkezi)
Hanefî içtihat ve taklit anlayışını Memlükler dönemi bağlamında inceleyen bu çalışma Memlükler dönemi öncesi klasik Hanefî içtihat ve taklit anlayışını ortaya koymanın yanı sıra bu dönemin çok mezhepli ve hukukî bakımdan çoğulcu yapısı çerçevesinde Hanefî usul düşüncesinde yaşanan değişim ve dönüşümleri ele almaktadır Dört mezhebin resmî olarak bir arada varlık gösterdiği kadılık ve fetva mekanizmalarının mezhepler arası etkileşme açık olduğu bu dönem Hanefî fıkıh düşüncesinin klasik mirasla yeni şartlar arasında yeniden şekillendiği kritik bir tarihsel bağlam sunmaktadır Hanefî usûl i fıkıh literatürünü merkeze alan bu serde içtihadın tanımı ve şartları içtihadın bölünmesi müçtehitsiz asır tartışmaları hadis mezhep ilişkisi telfik mezhepler arası intikal tek mezhebe bağlılık ve taklit anlayışındaki değişimler dönemin ilmî ve hukukî ortamı dikkate alınarak incelenmektedir Bu yönüyle çalışma Memlükler dönemindeki mezhepler arası etkileşimin Hanefî içtihat ve taklit teorisine etkilerini ortaya koyarken modern dönemde içtihat taklit ve hukukî çoğulculuk meseleleri etrafında yürütülen tartışmalara tarihsel derinlik ve farklı bir bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır

İsam Yayınları
Ebû Mansûr el Mâtürîdî ö 333 944 bugünkü Özbekistan ın sınırları içinde yer alan Semerkant şehrinin Mâtürîd mahallesinde doğmuş ve aynı şehirde vefat etmiş Türk asıllı olma ihtimali kuvvetli olan bir kelâm âlimidir Mâtürîdî nin yaşadığı bölge önceleri Abbâsî Devleti ne bağlı iken Mütevekkil Alellah döneminde Sâmânîler in hâkimiyeti altına girmişti Bu dönemde çeşitli alanlarda yetkin âlimlerin yetişmesi için gerekli zemin devlet eliyle hazırlanmıştı İmam Mâtürîdî böyle bir ortamda ilim tahsil edip eserler vermiştir Mâtürîdî Ebü l Hasan el Eş arî ile birlikte Ehl i sünnet in kelâm akîdesini sistemleştiren Hz Peygamber in ve ashabının İslâm ın temel konularına dair anlayışlarını savunup Müslümanlar arasında yerleşmesine çaba gösteren ayrıca Mu tezile Şîa ve benzeri fırkalarla aşırı görüşleri sebebiyle mücadele etmiş olan büyük bir İslâm âlimidir Bu iki âlim akıl nakil ilişkisindeki mutedil tutumları dolayısıyla dikkatleri çekmiş ve geniş kitleler tarafından kabul görmüştür Ebû Hanîfe çizgisinde ve Ebû Mansûr el Mâtürîdî ye nispetle kurulan Mâtürîdiyye mezhebi tek başına bütün Müslümanların yarısını kendisine bağlamayı başaran bir ekoldür Mâtürîdî nin Kitâbü t Tevhîd i bu ekolün temel kitaplarından biridir Buna rağmen Kitâbü t Tevhîd in başta Mâtürîdiyye mensupları olmak üzere ilim adamları tarafından yeterince bilindiğini söylemek mümkün değildir Tanıtım Bülteninden

İSAM (İslam Araştırmaları Merkezi)
Hanefî içtihat ve taklit anlayışını Memlükler dönemi bağlamında inceleyen bu çalışma Memlükler dönemi öncesi klasik Hanefî içtihat ve taklit anlayışını ortaya koymanın yanı sıra bu dönemin çok mezhepli ve hukukî bakımdan çoğulcu yapısı çerçevesinde Hanefî usul düşüncesinde yaşanan değişim ve dönüşümleri ele almaktadır Dört mezhebin resmî olarak bir arada varlık gösterdiği kadılık ve fetva mekanizmalarının mezhepler arası etkileşme açık olduğu bu dönem Hanefî fıkıh düşüncesinin klasik mirasla yeni şartlar arasında yeniden şekillendiği kritik bir tarihsel bağlam sunmaktadır Hanefî usûl i fıkıh literatürünü merkeze alan bu serde içtihadın tanımı ve şartları içtihadın bölünmesi müçtehitsiz asır tartışmaları hadis mezhep ilişkisi telfik mezhepler arası intikal tek mezhebe bağlılık ve taklit anlayışındaki değişimler dönemin ilmî ve hukukî ortamı dikkate alınarak incelenmektedir Bu yönüyle çalışma Memlükler dönemindeki mezhepler arası etkileşimin Hanefî içtihat ve taklit teorisine etkilerini ortaya koyarken modern dönemde içtihat taklit ve hukukî çoğulculuk meseleleri etrafında yürütülen tartışmalara tarihsel derinlik ve farklı bir bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır

İsam Yayınları
Hanefî içtihat ve taklit anlayışını Memlükler dönemi bağlamında inceleyen bu çalışma Memlükler dönemi öncesi klasik Hanefî içtihat ve taklit anlayışını ortaya koymanın yanı sıra bu dönemin çok mezhepli ve hukukî bakımdan çoğulcu yapısı çerçevesinde Hanefî usul düşüncesinde yaşanan değişim ve dönüşümleri ele almaktadır Dört mezhebin resmî olarak bir arada varlık gösterdiği kadılık ve fetva mekanizmalarının mezhepler arası etkileşme açık olduğu bu dönem Hanefî fıkıh düşüncesinin klasik mirasla yeni şartlar arasında yeniden şekillendiği kritik bir tarihsel bağlam sunmaktadır

İsam Yayınları
Hanefî içtihat ve taklit anlayışını Memlükler dönemi bağlamında inceleyen bu çalışma Memlükler dönemi öncesi klasik Hanefî içtihat ve taklit anlayışını ortaya koymanın yanı sıra bu dönemin çok mezhepli ve hukukî bakımdan çoğulcu yapısı çerçevesinde Hanefî usul düşüncesinde yaşanan değişim ve dönüşümleri ele almaktadır Dört mezhebin resmî olarak bir arada varlık gösterdiği kadılık ve fetva mekanizmalarının mezhepler arası etkileşme açık olduğu bu dönem Hanefî fıkıh düşüncesinin klasik mirasla yeni şartlar arasında yeniden şekillendiği kritik bir tarihsel bağlam sunmaktadır

İsam Yayınları
Ebû Mansûr el Mâtürîdî ö 333 944 bugünkü Özbekistan ın sınırları içinde yer alan Semerkant şehrinin Mâtürîd mahallesinde doğmuş ve aynı şehirde vefat etmiş Türk asıllı olma ihtimali kuvvetli olan bir kelâm âlimidir Mâtürîdî nin yaşadığı bölge önceleri Abbâsî Devleti ne bağlı iken Mütevekkil Alellah döneminde Sâmânîler in hâkimiyeti altına girmişti Bu dönemde çeşitli alanlarda yetkin âlimlerin yetişmesi için gerekli zemin devlet eliyle hazırlanmıştı İmam Mâtürîdî böyle bir ortamda ilim tahsil edip eserler vermiştir Mâtürîdî Ebü l Hasan el Eş arî ile birlikte Ehl i sünnet in kelâm akîdesini sistemleştiren Hz Peygamber in ve ashabının İslâm ın temel konularına dair anlayışlarını savunup Müslümanlar arasında yerleşmesine çaba gösteren ayrıca Mu tezile Şîa ve benzeri fırkalarla aşırı görüşleri sebebiyle mücadele etmiş olan büyük bir İslâm âlimidir Bu iki âlim akıl nakil ilişkisindeki mutedil tutumları dolayısıyla dikkatleri çekmiş ve geniş kitleler tarafından kabul görmüştür Ebû Hanîfe çizgisinde ve Ebû Mansûr el Mâtürîdî ye nispetle kurulan Mâtürîdiyye mezhebi tek başına bütün Müslümanların yarısını kendisine bağlamayı başaran bir ekoldür Mâtürîdî nin Kitâbü t Tevhîd i bu ekolün temel kitaplarından biridir Buna rağmen Kitâbü t Tevhîd in başta Mâtürîdiyye mensupları olmak üzere ilim adamları tarafından yeterince bilindiğini söylemek mümkün değildir Tanıtım Bülteninden

İSAM
Hanefî içtihat ve taklit anlayışını Memlükler dönemi bağlamında inceleyen bu çalışma Memlükler dönemi öncesi klasik Hanefî içtihat ve taklit anlayışını ortaya koymanın yanı sıra bu dönemin çok mezhepli ve hukukî bakımdan çoğulcu yapısı çerçevesinde Hanefî usul düşüncesinde yaşanan değişim ve dönüşümleri ele almaktadır Dört mezhebin resmî olarak bir arada varlık gösterdiği kadılık ve fetva mekanizmalarının mezhepler arası etkileşme açık olduğu bu dönem Hanefî fıkıh düşüncesinin klasik mirasla yeni şartlar arasında yeniden şekillendiği kritik bir tarihsel bağlam sunmaktadır