Hapishaneden Şiirler — Aytekin Yılmaz

Hapishaneden Şiirler
Aytekin YılmazMetis Yayıncılık
Hapishaneden Şiirler
Aytekin Yılmaz1994 2004 yılları arasında hapishanelerde yazılan şiirler Şairler arasında ilk kitabını yayımlamış belli bir okura ulaşmış olanlar da var duygu ve kavramlardan imgeye geçme sürecinde kendi sesini bulmaya çalışanlar da Şiirler bir ortalama tutturma kaygısından ziyade özgün bir sese sahip olmaları ve ileriye dönük bir potansiyel barındırmaları dikkate alınarak seçildi İçeriden gelen seslere kulak verme çabası olarak adlandırılabilecek olan bu seçki döneminin sosyal ve politik çerçevesini çizen poetik bir belge olma iddiasını da taşıyor kuşkusuz

Metis Yayınları
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Metis Yayınları
1994 2004 yılları arasında hapishanelerde yazılan şiirler Şairler arasında ilk kitabını yayımlamış belli bir okura ulaşmış olanlar da var duygu ve kavramlardan imgeye geçme sürecinde kendi sesini bulmaya çalışanlar da Şiirler bir ortalama tutturma kaygısından ziyade özgün bir sese sahip olmaları ve ileriye dönük bir potansiyel barındırmaları dikkate alınarak seçildi Önsöz s 7 12 Hapishanede yazılan öykü ve şiir konulu bir proje başlatmak Türkiye gibi bir ülkede hiç de kolay değil Hapishanelerindeki sorunlarla ünlü bir ülkede yaşayanlar bu gerçeği yakıcı biçimde duyumsar ve anlar Hapiste yazılmış şiir ve öykülerden oluşacak birer seçki derleme yapmaya karar verdiğimizde zor ama anlamlı bir işe kalkıştığımızı biliyorduk Malum Türkiye nin son 20 yılı hapishaneler açısından hiç de iç açıcı değil 12 Eylül 1980 darbesiyle başlayan bu süreç 1990 lı yıllarda da devam etti ediyor 19 Aralık 2000 e gelindiğinde hapishaneler açısından yeni bir döneme geçildi F Tipi uygulamasıyla yeni bir süreç başladı F Tipi operasyonları 117 tutuklunun ölümü ve yüzlerce tutuklunun yaralanmasıyla sonuçlandı Erkan Canan Tutsaklık edebiyat ve bellek Radikal Kitap Eki 11 Mart 2005 Hayata Dönüş Operasyonu ardından gelen açlık grevi ve ölümlerle Türkiye gündemini işgal eden cezaevleri konusunu çoktandır unutmuştuk Metis Yayınları tarafından yayımlanan Hapishane Öyküleri ve Hapishane Şiirleri adı altındaki toplama öykü ve şiirler tutsaklık ve yaratı arasındaki ilişkiye vurgu yaparken enformasyondan muzdarip dışarıdaki belleğimizi vicdanımızın sorgulayan gözleriyle karşı karşıya bırakıyor Jean Genet nin tüm kötü olayların unutulmaması için hepsinin kayda geçirilmesi düşüncesini hatırlatıp bu anlamda bir bellek oluşturma çabasıyla Gülbahar Salık Hapishanede silinmiş kelimeler Gündem 2 Mart 2005 Kapatılmış hayatların bulundukları ortama ve kendilerine dair ama aynı zamanda anıları üzerinden dışarıya dair izler taşıyan kuşatılmışlığın ortasında direnen insanı anlatan iki seçki Çiğdem Mater Hapishanelerden Mektup Var Bianet 25 Mart 2005 Türkiye biraz da özel koşulları gereği cezaevi edebiyatına yabancı olmayan bir ülke 1930 lardan itibaren hâlâ Türk edebiyatının başyapıtı sayılan pek çok yazın ürünü bu ülkenin hapishanelerinde üretildi Şimdilerde barlarda konserlerde çakmaklar yakılarak söylenen Aldırma Gönül mesela Sabahattin Âli nin tiyatro oyunlarına konu olan Sinop cezaevinde yazdığı bir şiir Nâzım Hikmet in Bursa cezaevinde tutukluyken hem kendi şiirine hem de Orhan Kemalgibi pek çoklarının edebiyatına yaptığı katkılar unutulur gibi değil Hatta bir süre Bursa cezaevinde kalan Orhan Kemal in aslında şiir yazmak istediği ama Hikmet tarafından romana ve öyküye yöneltildiği de yazarın oğlu tarafından anlatılır Ragıp Zarakolu Tırnakları İle Yazanlar 25 Mart 2005 Dün dolu bir gündü BEKSAV ın 10 yılı kutlandı Zaman ne kadar hızla akıp gidiyor Daha dün gibi Son yıllarda BEKSAV Anadolu da kendini çoğalttı 12 Eylül sonrası kitlelerin kültürsüzleştirilmesi sonucu bugün bu tür kurumlara büyük bir talep yaratıyor Sennur Sezer Dışarıda kırk günlük yerde yaprak kıpırdasa Evrensel Kültür Nisan 2005 Hapishaneler ve hapislik üstüne en çok şiir yazılan en çok türkü yakılan dilin bizim dilimiz olduğunu sanıyorum Reha İsvan bana halkımızın hapishanelerle mahpuslukla iç içe yaşamasından doğduğuna inandığı bir ayrıntıyı söylemişti tahliye duası Mapushane seni yapan kör olsun diye bir türkü vardır bilirsiniz Mapushane çeşmesinin yandan akışını sevdalılığın mahpusluktan daha zor olduğunu anlatan türküyü de duymuşsunuzdur Ayakları pranga kolları zincir olanların acılarını anlatan türküleriyse incir ağaçlarını gördükçe hatırlarsınız Arkadaş Z Özger in türkü tadındaki şiirinin dizesi de sık sık takılabilir dilinize Oy mapusluk mapusluk Yücel Kayıran Hapishanede Şiir Virgül Mayıs 2005 Türk şiiri ortamında hapishanede şiir yazan şairlere özel bir ilgi gösterilir Hapishane ile hapishanede şiir yazanlar arasında poetik ve biyografik bir bağ kurulmaktadır sanki Bu özel ilgiyle işaret edilen hapishane ile şiir yazmak arasında nedensel bir ilişkinin olduğu değil kuşkusuz ama vurgulanmak istenilen daha çok söz konusu şairin politik duruşuna ilişkin varoluşsal samimiyet olsa gerek İnandıkları fikirler veya hal ve durumlar uğruna uzun yıllar hapsedilmeyi yaygın deyimle hayatlarının mahvolmasını göze almış kişiler durmaktadır karşımızda Hapishanede şiir yazan şaire gösterilen bu özel ilgi poetik ve ahlaki gücünü buradan alıyor sanırım Çünkü işte şiir rol kesme oynama ve sahte olan denilen şeyin tam karşısında yer alan bir ruh durumuyla ilgilidir Hapishanedeki şairlere şiir yazmaya hapishanede başlayan şairlere özel bir ilgi gösterilmesinin poetik nedeni bu olsa gerek Sedat İmza Görülmüştür Picus Mayıs 2005 Dönem dönem aydınların uğrak yeri olan hapishaneler Türkiye kültür hayatının mekan türleri arasındaki yerini aldı bile Baylan Pastanesi Küllük Kahvesi der gibi Bursa Cezaevi Sinop Cezaevi diyoruz 1994 2004 yılları arası hapishane tedrisinden geçen yeni bir kuşağın yazdıklarından oluşturulan bu seçkilerdeki şiir ve öyküler içeri den gelen mektuplar olarak da okunabilir Işıl Özgentürk Sıcak bir avluda Cumhuriyet 24 Nisan 2005 Elimde bir kitap var Aytekin Yılmaz ve Sezai Sarıoğlu nun hazırladıkları Metis Yayınları ndan çıkan Hapishaneden Şiirler kitabı Ülkemin bütün hapishanelerinden gelen gencecik şiirlerden oluşmuş Kitabın yapraklarını çevirirken gözüm ister istemez şairlerin yaşlarına kaç yaşında içeri girmiş ve kaç yıldır içerde olduklarına takılıyor Hemen hepsi kızımdan ya bir yaş küçük ya bir yaş büyük 7 8 9 yıldır içerdeler En kötüsü çoğu ölüm orucu sonucu edindikleri ömür boyu sürecek hastalıklarıyla birlikte yaşamaya çalışıyor Lanet olsun İnat değil mi ben de bu pazar günü onları güneşli bir avluya çıkarmaya karar verdim Ama avlu küçük ancak bir ikisi volta atabilir olsun volta atanlar atmayanlara güneşin ve toprağın sıcaklığını kokusunu anlatmanın bir yolunu mutlaka bulurlar