Hastalık — Onur Gürleyen

Hastalık
Onur GürleyenNota Bene Yayınları
Hastalık
Onur GürleyenArka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Spiker karşı yakadaki bir muhabir ile canlı bağlantı yapıyordu Koyu renk kalın bir manto giymiş adamın burnu kıpkırmızı kesilmişti Beyaz bir binanın önündeydi kapı görevlilerce kilitleniyordu tam o sırada Söylediklerine göre henüz ismi bilinmeyen bir hastalık nedeniyle on üç kişi kızarıklıklar ve ağrılarla hastanelere başvurmuştu Doktorlar kısa sürede bunun bir salgın olduğunu fark etmişlerdi çünkü iki gün geçmeden görevliler arasında da aynı vaka görülmüştü Böylece ileride de bir isim alamayan bu hastalık ilk defa insanları ağına düşürdü Hastalık İnsanlığın sonunu getirecek olan bir hastalık olabilir mi Gezegen deki yaşamın insan la birlikte bitmesi yine insanın kurgusu değil midir Değişen hayatta kalırken değişmeyenin yok olması yaşamın sonu olabilir mi Hastalık romanı başından sonuna kadar Neye kime göre sorularını sordururken insanın kendisiyle özdeş saydığı yaşama dair de önemli sorular soruyor Onur Gürleyen hastalık metaforunu kullandığı distopik romanında huzur ve refah içinde yaşayan bir toplumun umulmadık gelişmeler sonucunda her şeyi kaybederek yok olmasını anlatıyor Yazar insanın karşısına yine insanı koyarak türcü bakış açısını merkezindeki taşları oynatarak sorguluyor Kendi dışındaki her şeyi kullanmak ve sömürmeyi kendisine bahşedilmiş bir hak sayan insan bir gün aynı yaklaşımın kurbanı oluyor Yeşil adam asıl hastanın değişime uğramamış insanlar olduğunu anlatıyor bize İnsan uygarlığının zamanın karşısında tutunamayacağını çünkü değişmekten korktuğumuzu Ve bizi kendi silahımızla vuruyor Kapak Tasarımı Erkal Tülek

Nota Bene Yayınları
Spiker karşı yakadaki bir muhabir ile canlı bağlantı yapıyordu Koyu renk kalın bir manto giymiş adamın burnu kıpkırmızı kesilmişti Beyaz bir binanın önündeydi kapı görevlilerce kilitleniyordu tam o sırada Söylediklerine göre henüz ismi bilinmeyen bir hastalık nedeniyle on üç kişi kızarıklıklar ve ağrılarla hastanelere başvurmuştu Doktorlar kısa sürede bunun bir salgın olduğunu fark etmişlerdi çünkü iki gün geçmeden görevliler arasında da aynı vaka görülmüştü Böylece ileride de bir isim alamayan bu hastalık ilk defa insanları ağına düşürdü Hastalık İnsanlığın sonunu getirecek olan bir hastalık olabilir mi Gezegen deki yaşamın insan la birlikte bitmesi yine insanın kurgusu değil midir Değişen hayatta kalırken değişmeyenin yok olması yaşamın sonu olabilir mi Hastalık romanı başından sonuna kadar Neye kime göre sorularını sordururken insanın kendisiyle özdeş saydığı yaşama dair de önemli sorular soruyor Onur Gürleyen hastalık metaforunu kullandığı distopik romanında huzur ve refah içinde yaşayan bir toplumun umulmadık gelişmeler sonucunda her şeyi kaybederek yok olmasını anlatıyor Yazar insanın karşısına yine insanı koyarak türcü bakış açısını merkezindeki taşları oynatarak sorguluyor Kendi dışındaki her şeyi kullanmak ve sömürmeyi kendisine bahşedilmiş bir hak sayan insan bir gün aynı yaklaşımın kurbanı oluyor Yeşil adam asıl hastanın değişime uğramamış insanlar olduğunu anlatıyor bize İnsan uygarlığının zamanın karşısında tutunamayacağını çünkü değişmekten korktuğumuzu Ve bizi kendi silahımızla vuruyor

NotaBene Yayınları
Spiker karşı yakadaki bir muhabir ile canlı bağlantı yapıyordu Koyu renk kalın bir manto giymiş adamın burnu kıpkırmızı kesilmişti Beyaz bir binanın önündeydi kapı görevlilerce kilitleniyordu tam o sırada Söylediklerine göre henüz ismi bilinmeyen bir hastalık nedeniyle on üç kişi kızarıklıklar ve ağrılarla hastanelere başvurmuştu Doktorlar kısa sürede bunun bir salgın olduğunu fark etmişlerdi çünkü iki gün geçmeden görevliler arasında da aynı vaka görülmüştü Böylece ileride de bir isim alamayan bu hastalık ilk defa insanları ağına düşürdü Hastalık İnsanlığın sonunu getirecek olan bir hastalık olabilir mi Gezegen deki yaşamın insan la birlikte bitmesi yine insanın kurgusu değil midir Değişen hayatta kalırken değişmeyenin yok olması yaşamın sonu olabilir mi Hastalık romanı başından sonuna kadar Neye kime göre sorularını sordururken insanın kendisiyle özdeş saydığı yaşama dair de önemli sorular soruyor Onur Gürleyen hastalık metaforunu kullandığı distopik romanında huzur ve refah içinde yaşayan bir toplumun umulmadık gelişmeler sonucunda her şeyi kaybederek yok olmasını anlatıyor Yazar insanın karşısına yine insanı koyarak türcü bakış açısını merkezindeki taşları oynatarak sorguluyor Kendi dışındaki her şeyi kullanmak ve sömürmeyi kendisine bahşedilmiş bir hak sayan insan bir gün aynı yaklaşımın kurbanı oluyor Yeşil adam asıl hastanın değişime uğramamış insanlar olduğunu anlatıyor bize İnsan uygarlığının zamanın karşısında tutunamayacağını çünkü değişmekten korktuğumuzu Ve bizi kendi silahımızla vuruyor

Nota Bene Yayınları
Spiker karşı yakadaki bir muhabir ile canlı bağlantı yapıyordu Koyu renk kalın bir manto giymiş adamın burnu kıpkırmızı kesilmişti Beyaz bir binanın önündeydi kapı görevlilerce kilitleniyordu tam o sırada Söylediklerine göre henüz ismi bilinmeyen bir hastalık nedeniyle on üç kişi kızarıklıklar ve ağrılarla hastanelere başvurmuştu Doktorlar kısa sürede bunun bir salgın olduğunu fark etmişlerdi çünkü iki gün geçmeden görevliler arasında da aynı vaka görülmüştü Böylece ileride de bir isim alamayan bu hastalık ilk defa insanları ağına düşürdü Hastalık İnsanlığın sonunu getirecek olan bir hastalık olabilir mi Gezegen deki yaşamın insan la birlikte bitmesi yine insanın kurgusu değil midir Değişen hayatta kalırken değişmeyenin yok olması yaşamın sonu olabilir mi Hastalık romanı başından sonuna kadar Neye kime göre sorularını sordururken insanın kendisiyle özdeş saydığı yaşama dair de önemli sorular soruyor Onur Gürleyen hastalık metaforunu kullandığı distopik romanında huzur ve refah içinde yaşayan bir toplumun umulmadık gelişmeler sonucunda her şeyi kaybederek yok olmasını anlatıyor Yazar insanın karşısına yine insanı koyarak türcü bakış açısını merkezindeki taşları oynatarak sorguluyor Kendi dışındaki her şeyi kullanmak ve sömürmeyi kendisine bahşedilmiş bir hak sayan insan bir gün aynı yaklaşımın kurbanı oluyor Yeşil adam asıl hastanın değişime uğramamış insanlar olduğunu anlatıyor bize İnsan uygarlığının zamanın karşısında tutunamayacağını çünkü değişmekten korktuğumuzu Ve bizi kendi silahımızla vuruyor

Nota Bene
Spiker karşı yakadaki bir muhabir ile canlı bağlantı yapıyordu Koyu renk kalın bir manto giymiş adamın burnu kıpkırmızı kesilmişti Beyaz bir binanın önündeydi kapı görevlilerce kilitleniyordu tam o sırada Söylediklerine göre henüz ismi bilinmeyen bir hastalık nedeniyle on üç kişi kızarıklıklar ve ağrılarla hastanelere başvurmuştu Doktorlar kısa sürede bunun bir salgın olduğunu fark etmişlerdi çünkü iki gün geçmeden görevliler arasında da aynı vaka görülmüştü Böylece ileride de bir isim alamayan bu hastalık ilk defa insanları ağına düşürdü Hastalık İnsanlığın sonunu getirecek olan bir hastalık olabilir mi Gezegen deki yaşamın insan la birlikte bitmesi yine insanın kurgusu değil midir Değişen hayatta kalırken değişmeyenin yok olması yaşamın sonu olabilir mi Hastalık romanı başından sonuna kadar Neye kime göre sorularını sordururken insanın kendisiyle özdeş saydığı yaşama dair de önemli sorular soruyor Onur Gürleyen hastalık metaforunu kullandığı distopik romanında huzur ve refah içinde yaşayan bir toplumun umulmadık gelişmeler sonucunda her şeyi kaybederek yok olmasını anlatıyor Yazar insanın karşısına yine insanı koyarak türcü bakış açısını merkezindeki taşları oynatarak sorguluyor Kendi dışındaki her şeyi kullanmak ve sömürmeyi kendisine bahşedilmiş bir hak sayan insan bir gün aynı yaklaşımın kurbanı oluyor Yeşil adam asıl hastanın değişime uğramamış insanlar olduğunu anlatıyor bize İnsan uygarlığının zamanın karşısında tutunamayacağını çünkü değişmekten korktuğumuzu Ve bizi kendi silahımızla vuruyor

NOTABENE YAYINLARI
Spiker karşı yakadaki bir muhabir ile canlı bağlantı yapıyordu Koyu renk kalın bir manto giymiş adamın burnu kıpkırmızı kesilmişti Beyaz bir binanın önündeydi kapı görevlilerce kilitleniyordu tam o sırada Söylediklerine göre henüz ismi bilinmeyen bir hastalık nedeniyle on üç kişi kızarıklıklar ve ağrılarla hastanelere başvurmuştu Doktorlar kısa sürede bunun bir salgın olduğunu fark etmişlerdi çünkü iki gün geçmeden görevliler arasında da aynı vaka görülmüştü Böylece ileride de bir isim alamayan bu hastalık ilk defa insanları ağına düşürdü Hastalık İnsanlığın sonunu getirecek olan bir hastalık olabilir mi Gezegen deki yaşamın insan la birlikte bitmesi yine insanın kurgusu değil midir Değişen hayatta kalırken değişmeyenin yok olması yaşamın sonu olabilir mi Hastalık romanı başından sonuna kadar Neye kime göre sorularını sordururken insanın kendisiyle özdeş saydığı yaşama dair de önemli sorular soruyor Onur Gürleyen hastalık metaforunu kullandığı distopik romanında huzur ve refah içinde yaşayan bir toplumun umulmadık gelişmeler sonucunda her şeyi kaybederek yok olmasını anlatıyor Yazar insanın karşısına yine insanı koyarak türcü bakış açısını merkezindeki taşları oynatarak sorguluyor Kendi dışındaki her şeyi kullanmak ve sömürmeyi kendisine bahşedilmiş bir hak sayan insan bir gün aynı yaklaşımın kurbanı oluyor Yeşil adam asıl hastanın değişime uğramamış insanlar olduğunu anlatıyor bize İnsan uygarlığının zamanın karşısında tutunamayacağını çünkü değişmekten korktuğumuzu Ve bizi kendi silahımızla vuruyor

Nota Bene Yayınları
Spiker karşı yakadaki bir muhabir ile canlı bağlantı yapıyordu Koyu renk kalın bir manto giymiş adamın burnu kıpkırmızı kesilmişti Beyaz bir binanın önündeydi kapı görevlilerce kilitleniyordu tam o sırada Söylediklerine göre henüz ismi bilinmeyen bir hastalık nedeniyle on üç kişi kızarıklıklar ve ağrılarla hastanelere başvurmuştu Doktorlar kısa sürede bunun bir salgın olduğunu fark etmişlerdi çünkü iki gün geçmeden görevliler arasında da aynı vaka görülmüştü Böylece ileride de bir isim alamayan bu hastalık ilk defa insanları ağına düşürdü Hastalık İnsanlığın sonunu getirecek olan bir hastalık olabilir mi Gezegen deki yaşamın insan la birlikte bitmesi yine insanın kurgusu değil midir Değişen hayatta kalırken değişmeyenin yok olması yaşamın sonu olabilir mi Hastalık romanı başından sonuna kadar Neye kime göre sorularını sordururken insanın kendisiyle özdeş saydığı yaşama dair de önemli sorular soruyor Onur Gürleyen hastalık metaforunu kullandığı distopik romanında huzur ve refah içinde yaşayan bir toplumun umulmadık gelişmeler sonucunda her şeyi kaybederek yok olmasını anlatıyor Yazar insanın karşısına yine insanı koyarak türcü bakış açısını merkezindeki taşları oynatarak sorguluyor Kendi dışındaki her şeyi kullanmak ve sömürmeyi kendisine bahşedilmiş bir hak sayan insan bir gün aynı yaklaşımın kurbanı oluyor Yeşil adam asıl hastanın değişime uğramamış insanlar olduğunu anlatıyor bize İnsan uygarlığının zamanın karşısında tutunamayacağını çünkü değişmekten korktuğumuzu Ve bizi kendi silahımızla vuruyor

Nota Bene Yayınları
Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Spiker karşı yakadaki bir muhabir ile canlı bağlantı yapıyordu Koyu renk kalın bir manto giymiş adamın burnu kıpkırmızı kesilmişti Beyaz bir binanın önündeydi kapı görevlilerce kilitleniyordu tam o sırada Söylediklerine göre henüz ismi bilinmeyen bir hastalık nedeniyle on üç kişi kızarıklıklar ve ağrılarla hastanelere başvurmuştu Doktorlar kısa sürede bunun bir salgın olduğunu fark etmişlerdi çünkü iki gün geçmeden görevliler arasında da aynı vaka görülmüştü Böylece ileride de bir isim alamayan bu hastalık ilk defa insanları ağına düşürdü Hastalık İnsanlığın sonunu getirecek olan bir hastalık olabilir mi Gezegen deki yaşamın insan la birlikte bitmesi yine insanın kurgusu değil midir Değişen hayatta kalırken değişmeyenin yok olması yaşamın sonu olabilir mi Hastalık romanı başından sonuna kadar Neye kime göre sorularını sordururken insanın kendisiyle özdeş saydığı yaşama dair de önemli sorular soruyor Onur Gürleyen hastalık metaforunu kullandığı distopik romanında huzur ve refah içinde yaşayan bir toplumun umulmadık gelişmeler sonucunda her şeyi kaybederek yok olmasını anlatıyor Yazar insanın karşısına yine insanı koyarak türcü bakış açısını merkezindeki taşları oynatarak sorguluyor Kendi dışındaki her şeyi kullanmak ve sömürmeyi kendisine bahşedilmiş bir hak sayan insan bir gün aynı yaklaşımın kurbanı oluyor Yeşil adam asıl hastanın değişime uğramamış insanlar olduğunu anlatıyor bize İnsan uygarlığının zamanın karşısında tutunamayacağını çünkü değişmekten korktuğumuzu Ve bizi kendi silahımızla vuruyor Kapak Tasarımı Erkal Tülek

Nota Bene Yayınları
Spiker karşı yakadaki bir muhabir ile canlı bağlantı yapıyordu Koyu renk kalın bir manto giymiş adamın burnu kıpkırmızı kesilmişti Beyaz bir binanın önündeydi kapı görevlilerce kilitleniyordu tam o sırada Söylediklerine göre henüz ismi bilinmeyen bir hastalık nedeniyle on üç kişi kızarıklıklar ve ağrılarla hastanelere başvurmuştu Doktorlar kısa sürede bunun bir salgın olduğunu fark etmişlerdi çünkü iki gün geçmeden görevliler arasında da aynı vaka görülmüştü Böylece ileride de bir isim alamayan bu hastalık ilk defa insanları ağına düşürdü Hastalık İnsanlığın sonunu getirecek olan bir hastalık olabilir mi Gezegen deki yaşamın insan la birlikte bitmesi yine insanın kurgusu değil midir Değişen hayatta kalırken değişmeyenin yok olması yaşamın sonu olabilir mi Hastalık romanı başından sonuna kadar Neye kime göre sorularını sordururken insanın kendisiyle özdeş saydığı yaşama dair de önemli sorular soruyor Onur Gürleyen hastalık metaforunu kullandığı distopik romanında huzur ve refah içinde yaşayan bir toplumun umulmadık gelişmeler sonucunda her şeyi kaybederek yok olmasını anlatıyor Yazar insanın karşısına yine insanı koyarak türcü bakış açısını merkezindeki taşları oynatarak sorguluyor Kendi dışındaki her şeyi kullanmak ve sömürmeyi kendisine bahşedilmiş bir hak sayan insan bir gün aynı yaklaşımın kurbanı oluyor Yeşil adam asıl hastanın değişime uğramamış insanlar olduğunu anlatıyor bize İnsan uygarlığının zamanın karşısında tutunamayacağını çünkü değişmekten korktuğumuzu Ve bizi kendi silahımızla vuruyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img