Hastanın Kendi Geleceğini Belirleme Hakkı — Hamide Bağçeci

Hastanın Kendi Geleceğini Belirleme Hakkı
Hamide BağçeciOn İki Levha Yayınları
Hastanın Kendi Geleceğini Belirleme Hakkı
Hamide BağçeciHamide Bağçeci tarafından kaleme alınan Hastanın Kendi Geleceğini Belirleme Hakkı On İki Levha Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Hastanın Kendi Geleceğini Belirleme Hakkı Hamide Bağçeci Kitap Özeti Bugün tıp ve biyoteknoloji alanındaki gelişmelere baktığımızda insan yaşamının uzatılması yaşlanmanın yavaşlatılması yeni teknikler sayesinde hastalıkların önceden bilinmesi ve tedavi edilmesi mümkün hale gelmiş ilaç ve tedavi seçenekleri çoğalmış sigorta sistemlerini çeşitlenmiştir Ancak bu çeşitlilik bunların sunumu ve kullanılması açısından sorunlar yaratmakta gittikçe büyüyen sektör ve gelişmelerin yarattığı karmaşıklık karşısında kendini daha aciz ve güçsüz hisseden hastalar için haklarının korunması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır Bu bağlamda ortaya çıkan hasta haklarının ana çatısını da hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı oluşturmaktadır Bu hak tedavi teşhis ve riskler hakkında bilgilendirilen hastanın kendi tedavisini yönlendirme ve bu konuda karar verici pozisyonda olmasını sa ğlar Buna göre tedavinin kabulü alternatif tedaviler arasından yapılacak seçim veya tedavinin tümüyle reddi hastanın özgür iradesiyle belirlenir Hasta yaşama dair planları tasarıları inançları ve değerleri olan bir kimse olarak kendi sa ğlığını ilgilendiren durumlarda ilke olarak karar verme yetkisine sahip kişidir Hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı da karar verme aşamasında hasta irade ve inisiyatifini esas alan bu anlayışı somutlaştırmaya çalışmaktadır Bu hak aynı zamanda geleneksel hasta hekim anlayışından kayılarak hasta özerkliğinin teşvik edildiği modellerin benimsenmesinde de önemli ölçüde etkili olmuştur Hasta hakları Bildirgelerinde yer verilmiş olmasının dışında hiçbir düzenlemede açıkça yer almayan söz konusu hak çoğu kez bilgilendirilmiş rıza öğretisi veya ötanazi kapsamında düşünülmektedir Oysa bilgilendirilmiş rıza bu hakkın gerçekleşmesini sa ğlayan bir güvence ötanazi ise benimsenen görüşün aksine ölüm hakkının değil bu hakkın kullanımın sonucu olarak ortaya çıkan bir uygulamadır Dolayısıyla bu kavram karışıklığının çözülmesi gerçekte hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı var mıdır sorusuna verilecek yanıtta kendini gösterecektir Çalışmada konu ağırlıklı olarak insan hakları boyutuyla ele alınmış bu açıdan Anayasa ve Biyotıp Sözleşmesi düzenlemeleri kanunlarımızda bulunan çeşitli hükümler hakkın hukuksal temellerini ortaya koymak bakımından yol gösterici olmuştur Yayınevi On İki Levha Yayınları Yazar Hamide Bağçeci Sayfa 378 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Nisan 2023 Barkod 9786254325045 Kategori Hukuk Üzerine Kanun ve Uygulama Kitapları

On İki Levha Yayınları
Bugün tıp ve biyoteknoloji alanındaki gelişmelere baktığımızda insan yaşamının uzatılması yaşlanmanın yavaşlatılması yeni teknikler sayesinde hastalıkların önceden bilinmesi ve tedavi edilmesi mümkün hale gelmiş ilaç ve tedavi seçenekleri çoğalmış sigorta sistemlerini çeşitlenmiştir Ancak bu çeşitlilik bunların sunumu ve kullanılması açısından sorunlar yaratmakta gittikçe büyüyen sektör ve gelişmelerin yarattığı karmaşıklık karşısında kendini daha aciz ve güçsüz hisseden hastalar için haklarının korunması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır Bu bağlamda ortaya çıkan hasta haklarının ana çatısını da hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı oluşturmaktadır Bu hak tedavi teşhis ve riskler hakkında bilgilendirilen hastanın kendi tedavisini yönlendirme ve bu konuda karar verici pozisyonda olmasını sağlar Buna göre tedavinin kabulü alternatif tedaviler arasından yapılacak seçim veya tedavinin tümüyle reddi hastanın özgür iradesiyle belirlenir Hasta yaşama dair planları tasarıları inançları ve değerleri olan bir kimse olarak kendi sağlığını ilgilendiren durumlarda ilke olarak karar verme yetkisine sahip kişidir Hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı da karar verme aşamasında hasta irade ve inisiyatifini esas alan bu anlayışı somutlaştırmaya çalışmaktadır Bu hak aynı zamanda geleneksel hasta hekim anlayışından kayılarak hasta özerkliğinin teşvik edildiği modellerin benimsenmesinde de önemli ölçüde etkili olmuştur Hasta hakları Bildirgelerinde yer verilmiş olmasının dışında hiçbir düzenlemede açıkça yer almayan söz konusu hak çoğu kez bilgilendirilmiş rıza öğretisi veya ötanazi kapsamında düşünülmektedir Oysa bilgilendirilmiş rıza bu hakkın gerçekleşmesini sağlayan bir güvence ötanazi ise benimsenen görüşün aksine ölüm hakkının değil bu hakkın kullanımın sonucu olarak ortaya çıkan bir uygulamadır Dolayısıyla bu kavram karışıklığının çözülmesi gerçekte hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı var mıdır sorusuna verilecek yanıtta kendini gösterecektir Çalışmada konu ağırlıklı olarak insan hakları boyutuyla ele alınmış bu açıdan Anayasa ve Biyotıp Sözleşmesi düzenlemeleri kanunlarımızda bulunan çeşitli hükümler hakkın hukuksal temellerini ortaya koymak bakımından yol gösterici olmuştur

On İki Levha Yayınları
Bugün tıp ve biyoteknoloji alanındaki gelişmelere baktığımızda insan yaşamının uzatılması yaşlanmanın yavaşlatılması yeni teknikler sayesinde hastalıkların önceden bilinmesi ve tedavi edilmesi mümkün hale gelmiş ilaç ve tedavi seçenekleri çoğalmış sigorta sistemlerini çeşitlenmiştir Ancak bu çeşitlilik bunların sunumu ve kullanılması açısından sorunlar yaratmakta gittikçe büyüyen sektör ve gelişmelerin yarattığı karmaşıklık karşısında kendini daha aciz ve güçsüz hisseden hastalar için haklarının korunması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır Bu bağlamda ortaya çıkan hasta haklarının ana çatısını da hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı oluşturmaktadır Bu hak tedavi teşhis ve riskler hakkında bilgilendirilen hastanın kendi tedavisini yönlendirme ve bu konuda karar verici pozisyonda olmasını sağlar Buna göre tedavinin kabulü alternatif tedaviler arasından yapılacak seçim veya tedavinin tümüyle reddi hastanın özgür iradesiyle belirlenir Hasta yaşama dair planları tasarıları inançları ve değerleri olan bir kimse olarak kendi sağlığını ilgilendiren durumlarda ilke olarak karar verme yetkisine sahip kişidir Hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı da karar verme aşamasında hasta irade ve inisiyatifini esas alan bu anlayışı somutlaştırmaya çalışmaktadır Bu hak aynı zamanda geleneksel hasta hekim anlayışından kayılarak hasta özerkliğinin teşvik edildiği modellerin benimsenmesinde de önemli ölçüde etkili olmuştur Hasta hakları Bildirgelerinde yer verilmiş olmasının dışında hiçbir düzenlemede açıkça yer almayan söz konusu hak çoğu kez bilgilendirilmiş rıza öğretisi veya ötanazi kapsamında düşünülmektedir Oysa bilgilendirilmiş rıza bu hakkın gerçekleşmesini sağlayan bir güvence ötanazi ise benimsenen görüşün aksine ölüm hakkının değil bu hakkın kullanımın sonucu olarak ortaya çıkan bir uygulamadır Dolayısıyla bu kavram karışıklığının çözülmesi gerçekte hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı var mıdır sorusuna verilecek yanıtta kendini gösterecektir Çalışmada konu ağırlıklı olarak insan hakları boyutuyla ele alınmış bu açıdan Anayasa ve Biyotıp Sözleşmesi düzenlemeleri kanunlarımızda bulunan çeşitli hükümler hakkın hukuksal temellerini ortaya koymak bakımından yol gösterici olmuştur ARKA KAPAKTAN

On İki Levha Yayınları
Bugün tıp ve biyoteknoloji alanındaki gelişmelere baktığımızda insan yaşamının uzatılması yaşlanmanın yavaşlatılması yeni teknikler sayesinde hastalıkların önceden bilinmesi ve tedavi edilmesi mümkün hale gelmiş ilaç ve tedavi seçenekleri çoğalmış sigorta sistemlerini çeşitlenmiştir Ancak bu çeşitlilik bunların sunumu ve kullanılması açısından sorunlar yaratmakta gittikçe büyüyen sektör ve gelişmelerin yarattığı karmaşıklık karşısında kendini daha aciz ve güçsüz hisseden hastalar için haklarının korunması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır Bu bağlamda ortaya çıkan hasta haklarının ana çatısını da hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı oluşturmaktadır Bu hak tedavi teşhis ve riskler hakkında bilgilendirilen hastanın kendi tedavisini yönlendirme ve bu konuda karar verici pozisyonda olmasını sağlar Buna göre tedavinin kabulü alternatif tedaviler arasından yapılacak seçim veya tedavinin tümüyle reddi hastanın özgür iradesiyle belirlenir Hasta yaşama dair planları tasarıları inançları ve değerleri olan bir kimse olarak kendi sağlığını ilgilendiren durumlarda ilke olarak karar verme yetkisine sahip kişidir Hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı da karar verme aşamasında hasta irade ve inisiyatifini esas alan bu anlayışı somutlaştırmaya çalışmaktadır Bu hak aynı zamanda geleneksel hasta hekim anlayışından kayılarak hasta özerkliğinin teşvik edildiği modellerin benimsenmesinde de önemli ölçüde etkili olmuştur Hasta hakları Bildirgelerinde yer verilmiş olmasının dışında hiçbir düzenlemede açıkça yer almayan söz konusu hak çoğu kez bilgilendirilmiş rıza öğretisi veya ötanazi kapsamında düşünülmektedir Oysa bilgilendirilmiş rıza bu hakkın gerçekleşmesini sağlayan bir güvence ötanazi ise benimsenen görüşün aksine ölüm hakkının değil bu hakkın kullanımın sonucu olarak ortaya çıkan bir uygulamadır Dolayısıyla bu kavram karışıklığının çözülmesi gerçekte hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı var mıdır sorusuna verilecek yanıtta kendini gösterecektir

On İki Levha Yayıncılık
Bugün tıp ve biyoteknoloji alanındaki gelişmelere baktığımızda insan yaşamının uzatılması yaşlanmanın yavaşlatılması yeni teknikler sayesinde hastalıkların önceden bilinmesi ve tedavi edilmesi mümkün hale gelmiş ilaç ve tedavi seçenekleri çoğalmış sigorta sistemlerini çeşitlenmiştir Ancak bu çeşitlilik bunların sunumu ve kullanılması açısından sorunlar yaratmakta gittikçe büyüyen sektör ve gelişmelerin yarattığı karmaşıklık karşısında kendini daha aciz ve güçsüz hisseden hastalar için haklarının korunması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır Bu bağlamda ortaya çıkan hasta haklarının ana çatısını da hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı oluşturmaktadır Bu hak tedavi teşhis ve riskler hakkında bilgilendirilen hastanın kendi tedavisini yönlendirme ve bu konuda karar verici pozisyonda olmasını sağlar Buna göre tedavinin kabulü alternatif tedaviler arasından yapılacak seçim veya tedavinin tümüyle reddi hastanın özgür iradesiyle belirlenir Hasta yaşama dair planları tasarıları inançları ve değerleri olan bir kimse olarak kendi sağlığını ilgilendiren durumlarda ilke olarak karar verme yetkisine sahip kişidir Hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı da karar verme aşamasında hasta irade ve inisiyatifini esas alan bu anlayışı somutlaştırmaya çalışmaktadır Bu hak aynı zamanda geleneksel hasta hekim anlayışından kayılarak hasta özerkliğinin teşvik edildiği modellerin benimsenmesinde de önemli ölçüde etkili olmuştur Hasta hakları Bildirgelerinde yer verilmiş olmasının dışında hiçbir düzenlemede açıkça yer almayan söz konusu hak çoğu kez bilgilendirilmiş rıza öğretisi veya ötanazi kapsamında düşünülmektedir Oysa bilgilendirilmiş rıza bu hakkın gerçekleşmesini sağlayan bir güvence ötanazi ise benimsenen görüşün aksine ölüm hakkının değil bu hakkın kullanımın sonucu olarak ortaya çıkan bir uygulamadır Dolayısıyla bu kavram karışıklığının çözülmesi gerçekte hastanın kendi geleceğini belirleme hakkı var mıdır sorusuna verilecek yanıtta kendini gösterecektir Çalışmada konu ağırlıklı olarak insan hakları boyutuyla ele alınmış bu açıdan Anayasa ve Biyotıp Sözleşmesi düzenlemeleri kanunlarımızda bulunan çeşitli hükümler hakkın hukuksal temellerini ortaya koymak bakımından yol gösterici olmuştur ARKA KAPAKTAN