MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Hatıralar Nereden Başlamıştık Nerelere Gitti İşin Ucu — Münir R Aktolga

Hatıralar Nereden Başlamıştık Nerelere Gitti İşin Ucu
312,00
Hatıralar

Hatıralar Nereden Başlamıştık Nerelere Gitti İşin Ucu

Münir R Aktolga

Alter Yayınları

2018
İnce Kapak13,5 x 23
Kitap AmbarıEn ucuz

Hatıralar Nereden Başlamıştık Nerelere Gitti İşin Ucu

Münir R Aktolga

Bu kitap 68 yılından bu güne Mahir Çayan ın Deniz Gezmiş in Yusuf Aslan ın Hüseyin İnan ın Ulaş Bardakçı nın Sinan Cemgil in çok yakın arkadaşı olan bir devrimcinin Münir Ramazan Aktolga nın 40 50 yıllı değerlendirdiği bir öz eleştiri yazarın kendi deyimiyle 68 den günümüze ideolojik teorik bir arkeoloji çalışmasıdır Son elli yılın bir takım sorularına tutarlı yanıtlar vermektedir Kitabın içinden bir alıntı Bu dünyaya niye gelmişim ben biliyor musunuz Önünüzde linki duran şu siteyi hazırlayarak onu yayınlayabilmek için Oradaki çalışmaların ortaya çıkmasında aracı olabilmek için http www aktolga de Bu görevi yerine getirmeye çalışırken o büyük insanın annem Muazzez Aktolga nın sözleri halâ kulaklarımda idi Bana bak diyordu biz bu mücadeleyi boşuna vermedik sonuna kadar götüreceksin Bütün yaşadıklarını buradan çıkan sonuçları yazacaksın yoksa gözüm açık giderim hakkımı helal etmem Bak işte anacığım sana verdiğim sözü yerine getirdim Ama sadece sana mı söz vermiştim Hey Ulaş Necmettin ve diğer arkadaşlar sizlere sesleniyorum Boşuna ölüp gitmediniz Bakın bayrak özünde yere düşmedi Başkalarını bilmem ama ben sizlere verdiğim sözü de harfiyen yerine getirmeye çalıştım Ne idi bizim mücadelemizin özü modern sınıfsız bir topluma ulaşmak değil miydi İşte ben sizden sonra da hep bu yolda yürüdüm 21 Yüzyıl koşullarında kendimce bu büyük hedefin yolunu aydınlatmaya çalıştım Hey Deniz seni nasıl unuturum dinle bak sana sesleniyorum Şu gerillacılık konusunda seninle hiçbir zaman anlaşamadık Sen bana pasifist derdin hep ben de sana maceracı En çok neden kendime kızarım bazen biliyor musun keşke seni o Hüseyinler le falan tanıştığın eve hiç götürmeseydim Ama şaka tabi öyle olmasa başka türlü olacaktı Sen kendi mecrasında akan bir su idin mutlaka yolunu bulacaktın Sana kızdığım zamanlar da oluyor tabi ama özünde seni çok iyi anladığım için sana da diyorum ki hey Deniz ruhun şad olsun Ve hey Mahir Bak ne diyorum biliyor musun Yahu biz Denizler e maceracı falan derken nasıl oldu da girdik bu işlerin içine İşçi sınıfı diyorduk biz nerden çıkmıştı o gerillacılık öyle Ama boşver senin yerin gene de başka Sen gerçek bir Marksist olmaya çalıştın her zaman Kendi kendine sorduğun soru hep şu olmuştu Neden Küba Devriminden sonra başka hiçbir yerde devrim olmadı olmuyor Hep bu soruyu soruyordun kendine Ve sonra da bunun nedenlerini bulmaya çalışıyordun Söyler misin bana o zaman kendine bu soruyu soran kaç kişi vardı ortalıkta Yani sen kendine devrimci deyipte öyle yan gelip yatan biri olmadın hiçbir zaman Seni o öncü savaşı na gerillacılığa götüren süreç de bu araştırıcı ruhun olmuştu zaten Yani öyle duygusal bir Che ya da Ho Şi Minh hayranlığı değildi senin çıkış noktan Sen tıkanan devrim yolunun açılması için teorik bir çözüm arıyordun Halkın devrimci öncülerinin vuracağı darbeler kitlelere artık çok güçlü hale geldiği düşünülen emperyalist zincirin aslında halâ eskiden olduğu gibi zayıf halkalardan oluştuğunu gösterecekti Görünüşteki suni dengenin aldatıcı olduğunu gösterecekti Ve de başta işçi sınıfı olmak üzere geniş halk kitleleri bir süre sonra halkın devrimci öncülerinin arkasından yola çıkarak devrimi gerçekleştireceklerdi Biliyor musun Mahir tabi sana kızıyorum da bazen Diyorum ki ey Mahir bak hapisten kaçtıktan sonraki o buluşmamızda eğer beni dinleseydin ve hep birlikte yurt dışına çıkabilseydik orada rahat rahat tartışabilirdik bütün bu sorunları ve bu kadar insan da ölmezdi belki Ama boşver bunları artık sen de inandığın yolda yürüdün sonuna kadar Bak senin beğenmediğin ve partiden attığın

Tamadres
360,00

Alter Yayıncılık

Aralık 2018608 sf.
Ciltsiz
Tamadres

68 den günümüze ideolojik teorik bir arkeoloji çalışması Bu kitap 68 yılından bu güne Mahir Çayan ın Deniz Gezmiş in Yusuf Aslan ın Hüseyin İnan ın Ulaş Bardakçı nın Sinan Cemgil in çok yakın arkadaşı olan bir devrimcinin Münir Ramazan Aktolga nın 40 50 yıllı değerlendirdiği bir öz eleştiri yazarın kendi deyimiyle 68 den günümüze ideolojik teorik bir arkeoloji çalışmasıdır Son elli yılın bir takım sorularına tutarlı yanıtlar vermektedir Kitabın içinden bir alıntı Bu dünyaya niye gelmişim ben biliyor musunuz Önünüzde linki duran şu siteyi hazırlayarak onu yayınlayabilmek için Oradaki çalışmaların ortaya çıkmasında aracı olabilmek için http www aktolga de Bu görevi yerine getirmeye çalışırken o büyük insanın annem Muazzez Aktolga nın sözleri halâ kulaklarımda idi Bana bak diyordu biz bu mücadeleyi boşuna vermedik sonuna kadar götüreceksin Bütün yaşadıklarını buradan çıkan sonuçları yazacaksın yoksa gözüm açık giderim hakkımı helal etmem Bak işte anacığım sana verdiğim sözü yerine getirdim Ama sadece sana mı söz vermiştim Hey Ulaş Necmettin ve diğer arkadaşlar sizlere sesleniyorum Boşuna ölüp gitmediniz Bakın bayrak özünde yere düşmedi Başkalarını bilmem ama ben sizlere verdiğim sözü de harfiyen yerine getirmeye çalıştım Ne idi bizim mücadelemizin özü modern sınıfsız bir topluma ulaşmak değil miydi İşte ben sizden sonra da hep bu yolda yürüdüm 21 Yüzyıl koşullarında kendimce bu büyük hedefin yolunu aydınlatmaya çalıştım Hey Deniz seni nasıl unuturum dinle bak sana sesleniyorum Şu gerillacılık konusunda seninle hiçbir zaman anlaşamadık Sen bana pasifist derdin hep ben de sana maceracı En çok neden kendime kızarım bazen biliyor musun keşke seni o Hüseyinler le falan tanıştığın eve hiç götürmeseydim Ama şaka tabi öyle olmasa başka türlü olacaktı Sen kendi mecrasında akan bir su idin mutlaka yolunu bulacaktın Sana kızdığım zamanlar da oluyor tabi ama özünde seni çok iyi anladığım için sana da diyorum ki hey Deniz ruhun şad olsun Ve hey Mahir Bak ne diyorum biliyor musun Yahu biz Denizler e maceracı falan derken nasıl oldu da girdik bu işlerin içine İşçi sınıfı diyorduk biz nerden çıkmıştı o gerillacılık öyle Ama boşver senin yerin gene de başka Sen gerçek bir Marksist olmaya çalıştın her zaman Kendi kendine sorduğun soru hep şu olmuştu Neden Küba Devriminden sonra başka hiçbir yerde devrim olmadı olmuyor Hep bu soruyu soruyordun kendine Ve sonra da bunun nedenlerini bulmaya çalışıyordun Söyler misin bana o zaman kendine bu soruyu soran kaç kişi vardı ortalıkta Yani sen kendine devrimci deyipte öyle yan gelip yatan biri olmadın hiçbir zaman Seni o öncü savaşı na gerillacılığa götüren süreç de bu araştırıcı ruhun olmuştu zaten Yani öyle duygusal bir Che ya da Ho Şi Minh hayranlığı değildi senin çıkış noktan Sen tıkanan devrim yolunun açılması için teorik bir çözüm arıyordun Halkın devrimci öncülerinin vuracağı darbeler kitlelere artık çok güçlü hale geldiği düşünülen emperyalist zincirin aslında halâ eskiden olduğu gibi zayıf halkalardan oluştuğunu gösterecekti Görünüşteki suni dengenin aldatıcı olduğunu gösterecekti Ve de başta işçi sınıfı olmak üzere geniş halk kitleleri bir süre sonra halkın devrimci öncülerinin arkasından yola çıkarak devrimi gerçekleştireceklerdi Biliyor musun Mahir tabi sana kızıyorum da bazen Diyorum ki ey Mahir bak hapisten kaçtıktan sonraki o buluşmamızda eğer beni dinleseydin ve hep birlikte yurt dışına çıkabilseydik orada rahat rahat tartışabilirdik bütün bu sorunları ve bu kadar insan da ölmezdi belki Ama boşver bunları artık sen de inandığın yolda yürüdün sonuna kadar Bak senin beğenmediğin ve partiden attığın o pasifist arkadaşın seni hiç unutmadı Hey Yusuf Taylan Hüseyin Sinan ve diğerleri Sizleri unutur muyum hiç Hele seni Yusuf Aslan Ulaş sen ve ben ODTÜ Fizik Bölümü nde aynı sınıftaydık yani sınıf arkadaşıydık biz ve de sen o ilk zamanlarda bizim gibi solcu falan değildin Vatansever bir delikanlı idin Sonra Ulaş la ikimiz nasıl da seni provoke etmiştik o Amerika ya karşı mitinge katılman için Madem ki sen de Amerika ya karşısın hadi o zaman ispat et diye az mı sıkıştırmıştık seni Ve sen de bizimle beraber gelmiştin o mitinge hatırladın mı 12 Kasım Mitingiydi sanıyorum Ve bu miting senin hayatında bir dönüm noktası olmuştu Orada çıkan bir çatışmada seni alıp götürmüşlerdi de bir ay kadar da hapiste kalmıştın Sonra çıktın tabi ama çıkış o çıkış Hapisten çıkan Yusuf Aslan sanki hapse giren Yusuf değildi artık bambaşka biri olmuştun bizleri bile artık yeteri kadar aktif bulmuyordun Hey gidi günler hey Bak sana bir şey anlatayım Geçenlerde Facebook ta rasladım iyi niyetli genç bir insan senin mezarını ziyarete gidiyor ve orada kağıtlara yazılmış bir sürü dualar falan görüyor Şaşırmış Başka türlü açıklayamadığı için de hemen demiş ki insanları mezarda bile rahat bırakmıyorlar Tabi nereden bilecekti senin ailenin özellikle de babanın dindar insanlar olduğunu Hiç unutmam sen Filistine gittiğin zaman bile baban okula gelip hep seni sorardı o kadar çok severdi ki seni Hatim indirip her gün dualar ettiğini söylerdi Hatta bir seferinde bir de muska vermişti Ulaş a seni görürse vermesi için Bunlar aklıma gelince gözlerim doluyor Ya sen Taylan O son gün benden silah almak için para istediğin gün halâ gözümün önünde Bazan düşünürüm hani yok deseydim ne olurdu diye Ne olacaktı ki o zaman da vicdan azabı çekerdim herhalde yanında silah olsaydı belki vurulmaz kendini savunurdu diye Ve Hüseyin Hüseyin biliyor musun ne zaman sen aklıma gelsen hep o erikler çiçek açınca sözünü hatırlarım Ne güzel bir sözdü o öyle tam da senin kendine çok güvenen az konuşan ama sanki içinde patlamaya hazır bir bombayı barındırıyormuş gibi gizemli olan duruşuna uygun bir sözdü Sonra aklıma hep SFK daki o ilk dönem tartışmalarımız gelir Hani sizlerin TİP li bizim de MDD ci olduğumuz zamanlar Nasıl olmuştu da ta oralardan erikler çiçek açıncaya gelinmişti Ve koca Sinan Bir başkaydın sen Sinan O son konuşmamızın yankıları hala kulaklarımda Münir bunlar işi başlatınca ben buralarda kalamam sözünü nasıl unutabilirim ki Senin de ruhun şad olsun Bu arada bir de Fikret Sporel geçti bu dünyadan Hani hayat yollarında yürürken bazan yol tıkanır ve kendini köşeye sıkışmış hissedersin ya işte o zaman umudunu kaybetme ay gecenin karanlığında doğar hiç beklemediğin bir anda bir yol açılır önünde ve yola devam edersin Sevgili Fikret işte sen de benim için cezaevinden çıktıktan sonra yurtdışına çıkma sürecinde karanlıklarda doğan o ay tıkanan yolu açan o anahtar olmuştun Çok ilginç bir şeydi bu gerçekten aynı süreci benimle birlikte yaşamadığın halde duygusal olarak da olsa meseleyi kavrama yönünde olağanüstü pratik bir zekaya yeteneğe sahiptin Belki de seni o noktaya insan ilişkilerinde uzman yanın getiriyordu Seni nasıl unutabilirim ki benden bir yıl sonra senin de İsviçre ye gelerek orada iltica edişini gelirken beraberinde bir çuval sahte dolarla birlikte geldiğini bana al işte paraysa para ben hazırım işin bir ucundan tutmaya deyişini fakat sonra ben bu paraları derhal gözümün önünde yakacaksın yoksa seninle ilişkiyi keserim deyince de hiç düşünmeden anında o bir çuval doları ocakta yakışını nasıl unuturum Hele akciğer kanseri teşhisi konduktan sonra bu sefer de kendi içine yerleşen o düşmana kanserli hücrelere karşı verdiğin mücadeleyi nasıl unuturum Kansere karşı bile son an a kadar hiç pes etmeyen o duruşunu nasıl unuturum Sevgili Fikret bu kitabın ortaya çıkmasında senin de çok büyük payın var Senin de ruhun şad olsun Şimdi de sıra kendimde Ya sen bugünden bakınca sen kendini nasıl değerlendiriyorsun o sürecin içinde Ben mi Ben hem vardım hem de yoktum o zaman Vardım açık Ama yoktum Yoktum çünkü bütün bu işler olurken bir şeylerin sakat olduğunu hep görüyordum ben ama işin köklerinin çok derinlerde olduğunu hissettiğimden midir nedir bunların yerine neyin konması gerektiğine bir türlü karar veremiyordum müthiş bir arayış içindeydim İki şey yapabilirdim o durumda Birincisi bu işler yanlış diyerek çekilebilirdim Ama bunu yapmadım yapamazdım Çünkü o zaman beraber yola çıktığımız arkadaşlarımı yarı yolda bırakarak kendimi kurtarma yoluna girmiş olacaktım Peki ne mi yaptım Daha çok insanın ölmemesi için bulunduğum yerde durarak kendimi de dönen o tekerlerin altına attım Attım da ne oldu peki bir Ulaş ı bile kurtaramadın Ama bakın bir nokta daha var öbür türlü ortaya http www aktolga de çıkmazdı Artık gerisini siz düşünün

Kitap Yurdu

ALTER YAYINCILIK

24.07.2019608 sf.
Karton Kapak13.5 x 23 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Bu kitap 68 yılından bu güne Mahir Çayan ın Deniz Gezmiş in Yusuf Aslan ın Hüseyin İnan ın Ulaş Bardakçı nın Sinan Cemgil in çok yakın arkadaşı olan bir devrimcinin Münir Ramazan Aktolga nın 40 50 yıllı değerlendirdiği bir öz eleştiri yazarın kendi deyimiyle 68 den günümüze ideolojik teorik bir arkeoloji çalışmasıdır Son elli yılın bir takım sorularına tutarlı yanıtlar vermektedir