Hatıralarım Canlı Tarih

Hatıralarım Canlı Tarih
Dorlion Yayınları
Hatıralarım Canlı Tarih
Bu arada mektep müdürü Kaymakam İhsan Bey beni aratmaya başlamış Ayrıca hafiyeler de İstanbul u aramışlar Evimizi basmışlar Babamı tutuklayıp anneme de baskı uygulamışlar Bana saldıranlara Ne halt ediyorsunuz Ayılar Onu buraya Padişah öldürmek için göndermedi Sizin amiriniz benim çekilin geri emrini verdi Bu suretle ölümden kurtuldum Fakat Dişlek Hasan paçaları sıvadı Yıldız a telgraf üstüne telgraf yağdırdı Bu vaziyet karşısında hiç kimse beni savunamadı Çünkü Dişlek Hasan a açıkça cephe almak yanım sıra hapishanede olmayı göze almak demekti Evladım seni burada mahvolmaktan bu sefaletten kurtarmak için firarına yardım etmeyi vicdanım bana emrediyor Lakin şu nasihatımı unutma Avrupa ya gider gitmez hemen politika mücadelelerine dalma Ne yaparsan yap hukuk oku Günün birinde vatana döndüğün zaman kanunu anlayan bir insan kimliğini kazanmış ol II Abdülhamit devrinin baskıcılarına göğüs germiş sürgün yemiş tıp okumuş gazeteci hürriyet sevdalısı avukat milletvekilliği yapmış Ethem Ruhi Balkan ın anıları akıcı üslubuyla okunmaya değer olup tarihsel olayları anlatıyor Bizi tarih ve yaşam hakkında bilgilendiriyor Okumanızı şiddetle öneriyorum Keyifli okumalar dilerim sevgili okurlar Güngör Kibaroğlu

Dorlion Yayınları
Dede den alacağım fena nota karşın neyi elden bırakıp alnımdan öpmesi ve Reşit Molla ya hitaben Ömrümde segah makamından bu kadar büyülü bir taksimle karşılaşmadım bugün beni çok mutlu ettin Sözü ile Molla yı ve aynı zamanda bu aciz kulu sevinç içinde bırakmıştır İkinci eşiyle çok tatlı bir hayat geçirirken hanımının başka bir erkekle kaçması üzerine de çok üzülmüş ve güftesi de kendinin olan Bir kendi gibi zalimi sevmiş yanıyormuş Şarkısını bestelemiştir Bir çift göz olup gönlüme bir hamlede aktın Sevda beni Mecnun a çevirdin ve bıraktın Varsın gönül aşkınla harab olsun efendim Cananıma nezreylemişim canımı kendim Derman aradım derdime hicran beğendim Yansın gönül aşkınla harab olsun efendim

Dorlion Yayınları
Meğer biz makyajı yalan bir güzelliğin dış kabuğunu görüyormuşuz Lanterne hakikatte bir dilber değil bir kakavandı Hızlı yürümek onu bir an önce görmek için sarf ettiğim enerjiye acıyordum Bu sırada kapı açıldı İçeri Pasteur girdi Bir süre durdu yapılan tedaviyi gördü çekildi gitti Bu fenni önlemler meğer şunlarmış Tımarhanedeki delileri diğer hizmetliler ile beraber öküz arabalarına koyup sahile getirmek oradan yük gemilerine doldurup Marmara daki içinde insan yaşamayan adalardan birine taşımak Bu gülünç kararın fenne uygun olmadığını söyledim Bana söz söyletmek istemiyorsunuz ama dedim bildiklerimi anlatmak görevimdir Hastalığı çıktığı yerde gidermek gerekir Bu ise ayrı bir yerde tutmak ve salgılarını mikroplardan arındırmakla mümkün olur Aynı zamanda hepsinin çamaşırlarını etüvden geçirmek içecekleri suyu kaynatmak yemeklerini sterilize kaplarla taşımak gerekir

Dorlion Yayınları
Abdülhamit bu sırada tabakasından bir sigara çıkardı Ben de aklım sıra hürmet olsun diye kibrit çakmak istedim ve ayağa kalktım Bunu gören Padişah da hemen yerinden fırlamasın mı Üstelik benzi de sapsarı O zaman aklım başıma geldi ve iradesiz ayağa kalkmamdan Abdülhamit II nin korktuğunu anladım ne yapacağımı şaşırdım Damarların dikilmesi hakkında henüz o tarihte cerrahlık âleminde bilinmeyen bir usule dair tebliğde bulundum Talat Paşa düşündüğü gibi konuşan işi kestirmeden halleden pratik bir adamdı Onun için atlatır derlerdi Fakat bana verdiği sözleri bir iki istisnayla hep tutmuştu Şimdi sırası gelmişken şunu da söyleyeceğim Bir yandan kolera ile uğraşırken bir yandan da Sultanahmet Parkı nı yapmaya çalışıyordum Meşhur yazar doktor rahmetli Cenap Şahabeddin sahil karantina meclisi üyelerindendi Benim sözlerimi dinledikten sonra heyecanla Paşa hazretleri yerden göğe kadar haklıdırlar Değil 20 000 lira hatta bütün kasa mevcudunu vermeliyiz dedi

Dorlion Yayınları
Rusları Anadolu nun göbeğine sokmamak ve baskılarını da önlemek amacıyla Ankara ile Erzurum u birbirine bağlayacak demiryolunun Hicaz hattı gibi Türk parası ve işçisiyle inşa edilmesi kararlaştırılmıştı Yola ne İstanbul daki ilgili makamların ne de Anadolu daki vali ve komutanların bilgisi olmadan çıktık 23 Temmuz 1908 Perşembe günü Meşrutiyet in ilan edildiği gün Trabzon dayken vapurla İstanbul a gelirken bahsi geçen olası devrim gerçekleşmişti Hükûmet şekli ve yönetim tarzı değişmişti Memleket gösterilerle çalkalanıyordu Pek az zamanda artı kırk dört hararet derecesinden eksi otuz iki hararet derecesi arasında karlı fırtınalı havalarda harp eden Karayazı gibi sayılı yerlerden geçerek ayakları donmuş bir hâlde Kılıçgediği ne yetişmiş ve zaten maneviyatı bozuk olan bu erlerin dağılması büyük bir felâket olabilirdi

Dorlion Yayınları
Hünkâr ın kadeh yönetimi görülmeye değerdi çok ikiyüzlüceydi Şampanya kadehini dudaklarına zorlukla değdirebiliyordu Halbuki keyif düşkünü olduğunu hatta rakı bile içtiğini biliyorduk On binlerce halk erkek kadın hatta çocuklardan oluşan bir kalabalık mabeyn in ve yeni köşkün cephe ve etrafına toplanarak Yaşa Horra nidalarıyla sürekli alkışlarla dünyayı çınlatıyorlardı Sultan Hamit ziyafette bunun farkına varmamış ve gürültüyü işitince rengi uçmuştu Kaçmak ve kaçınmakta hakları vardı Gidenler sefil çıplak kalıyor pek azı çürümüş bitik ölü hâlde geri dönüyor Türk kanı Türk canı heder oluyor boş yere harcanıyor halis Türk kanı akıyor Türklük ölüyordu Diğer örnekler gibi çukur doldurmadım benden önce oraya sürgün edilip ölen babam gibi ölmeyerek çile doldurdum Ordu değiştirdim Meşrutiyet ilan edildiğinde on altı yıl yedi aydır kıdemli sürgünden kurtulup İstanbul a döndüm Nizamettin Delilbaşı Abdülhamit in sarayında gördüklerini geçirdiklerini gençliğe ibretle bildirmek için yazdığı anılarında eski bozuk düzenle şimdiki rejim arasındaki büyük farkları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor

Dorlion Yayınları
Artık sefalet yakamıza yapışmıştı Aylıklar çıkmıyordu Annem elinde avucunda ne kaldıysa onları satarak bizi beslemeye uğraşıyordu Küçük ablam İsmet verem olmuştu Zavallıyı bir sene sonra toprağa vermiştik Durumumuzun çaresizliği yüzünden annem bir Singer dikiş makinesi alarak dikiş dikmeye başladı Bana Spor delisi diyorlardı Dünkü yaptıklarını işittim Sen galiba eceline susamışsın Saray daha yerinde duruyor Neyine güvenip böyle tehlikeli bir işe girdin Sözlerini söyledi İşte bu şekilde Filozof Rıza Tevfik ile iş birliği yaptık Kendi kendimizi İstanbul Komiseri ilan ederek on yedi gün boyunca saltanat ve hilafet merkezini idaremiz altına aldık Sabit Bey karşıdan başını öne doğru eğerek evet manasına bana talimat vermeye çalışıyordu Sultan Reşat a şu cevabı verdim Hayır efendim Zat ı şahanelerinin jimnastik yapmaları uygun değildir Aksine efendimize başkaları jimnastik yapmalı

Dorlion Yayınları
Çöllerde konaklaya konaklaya Bağdat a tam 2 günde vardım İngiliz Linç şirketinin vapurlarından birine binerek Amare ye gittim Dicle içinde yaptığım bu yolculuk 7 gün sürdü Gelmesin kalbine gurur Aynî Kendini gör misal i mûr Aynî Bu sırada İstanbul a defalarca telgraf çekerek limana Hamidiye kruvazörünü getirttim Zira ecnebi filoları arasında Sancağımızı taşıyan tek bir geminin bulunmaması ayıptı Ayrıca Suriye adlı beylik şilebi de istettim Sahilde ağaçlı bir yer seçtim Buralarda barakalar inşa ettirdim Ermenilerin bir kısmını Suriye ye bindirerek oraya taşıttım Etraflarını yine asker ile çevirdim ve kimsenin burnunu kanatmadım Az sonra Halep ve Keseb de dahi asayiş temin olundu Değerli Okurlar Mehmet Ali Ayni nin çarpıcı anılarından çok şey öğreneceksiniz Bu anılar tarihimize ışık tutması yöneyle de okunmaya değerdir

Dorlion Yayınları
Ahmet Vefik Paşa kime sopa çekerse Al sana bir maide Göreceksin bin faide der veriştirirmiş Bir hafta geçmez Padişah Sadrazam a bir akşam daha Saray da kalmasını emreder Ahmet Vefik Paşa Emret Padişahım Fakat müsaade et Evime kadar gidip geleyim Karım hastadır İlacını vereyim geleyim der izin alır gider Bir de ne baksınlar arabasına evindeki yatağını yorganını doldurmuş entarisini giymiş terlikler ayağında Sadrazam Paşa Saray dan içeri giriyor İkinci Sultan Hamit haftalarca gülmüş ve kime rast geldiyse bu hikâyeyi uzun uzun anlatmıştır Zekâ başka akıl başkadır Ayrı ayrı işe yaramazlar dediği gibi zekâsını işine ve aklını başına iliştirememişti Daha fazlası kitabın sayfalarındadır sevgili okurlar

Dorlion Yayınları
Abdülhamit bu sırada tabakasından bir sigara çıkardı Ben de aklım sıra hürmet olsun diye kibrit çakmak istedim ve ayağa kalktım Bunu gören Padişah da hemen yerinden fırlamasın mı Üstelik benzi de sapsarı O zaman aklım başıma geldi ve iradesiz ayağa kalkmamdan Abdülhamit II nin korktuğunu anladım ne yapacağımı şaşırdım Damarların dikilmesi hakkında henüz o tarihte cerrahlık âleminde bilinmeyen bir usule dair tebliğde bulundum Talat Paşa düşündüğü gibi konuşan işi kestirmeden halleden pratik bir adamdı Onun için atlatır derlerdi Fakat bana verdiği sözleri bir iki istisnayla hep tutmuştu Şimdi sırası gelmişken şunu da söyleyeceğim Bir yandan kolera ile uğraşırken bir yandan da Sultanahmet Parkı nı yapmaya çalışıyordum Meşhur yazar doktor rahmetli Cenap Şahabeddin sahil karantina meclisi üyelerindendi Benim sözlerimi dinledikten sonra heyecanla Paşa hazretleri yerden göğe kadar haklıdırlar Değil 20 000 lira hatta bütün kasa mevcudunu vermeliyiz dedi