Havuz Başı — Sait Faik Abasıyanık

Havuz Başı
Sait Faik Abasıyanıkİş Bankası Kültür Yayınları
Havuz Başı
Sait Faik AbasıyanıkBir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Sait Faik i 1940 ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım Nurullah Ataç Burgaz a gidip Sait Faik i görmemizi önerdi O da kim diye sordum Türkiye nin en iyi hikaye yazarı dedi Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi inanıyorum Neden derseniz benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan Ve Sait öykülerinde şairdir Minâ Urgan Ben iskambil oynarken yanımda birisi durursa pek memnun olurum o zaman oyunu da iyi oynarım Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur ama insanlarla beraber olan insan hakiki kıymetini ölçer biçer diyen büyük yazarın ilk kez 1952 de yayımlanan hikâye kitabı Havuz Başı yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı Mektuplar manüskriler ve gün ışığına çıkmamış yepyeni metinler sırada

Yapı Kredi Yayınları
Sait Faik i 1940 ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım Nurullah Ataç Burgaz a gidip Sait Faik i görmemizi önerdi O da kim diye sordum Türkiye nin en iyi hikâye yazarı dedi Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi de inanıyorum Neden derseniz benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan Ve Sait öykülerinde şairdir Mina Urgan Ben iskambil oynarken yanımda birisi durursa pek memnun olurum o zaman oyunu da iyi oynarım Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur ama insanlarla beraber olan insan hakiki kıymetini ölçer biçer diyen büyük yazarın ilk kez 1952 de yayımlanan hikâye kitabı Havuz Başı yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandır

Yapı Kredi Yayınları

çev. Onca Tapınç Uğurlu
Sait Faiki 1940ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım Nurullah Ataç Burgaza gidip Sait Faiki görmemizi önerdi O da kim diye sordum Türkiyenin en iyi hikâye yazarı dedi Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi de inanıyorum Neden derseniz benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan Ve Sait öykülerinde şairdir Mina Urgan Ben iskambil oynarken yanımda birisi durursa pek memnun olurum o zaman oyunu da iyi oynarım Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur ama insanlarla beraber olan insan hakiki kıymetini ölçer biçer diyen büyük yazarın ilk kez 1952de yayımlanan hikâye kitabı Havuz Başı yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandır Yazar Sait Faik Abasıyanık Sayfa Sayısı 106 Çeviri Onca Tapınç Uğurlu Ebat 14X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mart 2011 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Yapı Kredi Yayınları
Sait Faik i 1940 ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım Nurullah Ataç Burgaz a gidip Sait Faik i görmemizi önerdi O da kim diye sordum Türkiye nin en iyi hikâye yazarı dedi Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi de inanıyorum Neden derseniz benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan Ve Sait öykülerinde şairdir Mina Urgan Ben iskambil oynarken yanımda birisi durursa pek memnun olurum o zaman oyunu da iyi oynarım Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur ama insanlarla beraber olan insan hakiki kıymetini ölçer biçer diyen büyük yazarın ilk kez 1952 de yayımlanan hikâye kitabı Havuz Başı yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandır

Yapı Kredi Yayınları
Sait Faik i 1940 ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım Nurullah Ataç Burgaz a gidip Sait Faik i görmemizi önerdi O da kim diye sordum Türkiye nin en iyi hikaye yazarı dedi Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi inanıyorum Neden derseniz benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan Ve Sait öykülerinde şairdir Minâ Urgan Ben iskambil oynarken yanımda birisi durursa pek memnun olurum o zaman oyunu da iyi oynarım Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur ama insanlarla beraber olan insan hakiki kıymetini ölçer biçer diyen büyük yazarın ilk kez 1952 de yayımlanan hikâye kitabı Havuz Başı yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı Mektuplar manüskriler ve gün ışığına çıkmamış yepyeni metinler sırada

İş Bankası Kültür Yayınları
Havuz Başı İş Bankası Kültür Yayınlarıİçindekiler Havuz BaşıKumarbaz Hayri EfendiÇatışmaİyilik UnutulmazBir Sonbahar AkşamıBir Ev SahibiBayan GülserenYüksek KaldırımOn Milyonerle On MetresiJimnastik Yapan Adamİnsan Gibi Birşey HuySu BasmasıMektupSur Dışında HayatSerseri Çocukla KöpekSonbaharİnsanlar Türküler MasallarParkların Sabahı Akşamı GecesiCezayir MahallesiSimitle ÇayŞehrin Sabahları ve Adamlarından BiriŞehrâyinGüğüm O Mayıs Günü Kalkan Saat Yedi Vapuru Oktay Akbal Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz BaşıBeyazıt Havuzu nun kenarındaki kanepelerden birine oturmuş sizi bekliyorum Yaşını almış bir adamın yirmi yaşındaki çocuk kederlerini sevinçlerini yaşaması ne demektir diye düşünüyorum Belki bir geç olma hadisesi Belki de bir çeşit hazları kederleri çocuklukları uzatma temayülü

Yapı Kredi Yayınları
Sait Faik i 1940 ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım Nurullah Ataç Burgaz a gidip Sait Faik i görmemizi önerdi O da kim diye sordum Türkiye nin en iyi hikâye yazarı dedi Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi de inanıyorum Neden derseniz benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan Ve Sait öykülerinde şairdir Mîna Urgan Ben iskambil oynarken yanımda birisi durursa pek memnun olurum o zaman oyunu da iyi oynarım Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur ama insanlarla beraber olan insan hakiki kıymetini ölçer biçer diyen büyük yazarın ilk kez 1952 de yayımlanan hikâye kitabı Havuz Başı yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı

YAPI KREDİ YAYINLARI
Sait Faik i 1940 ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım Nurullah Ataç Burgaz a gidip Sait Faik i görmemizi önerdi O da kim diye sordum Türkiye nin en iyi hikâye yazarı dedi Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi de inanıyorum Neden derseniz benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan Ve Sait öykülerinde şairdir Mina Urgan Ben iskambil oynarken yanımda birisi durursa pek memnun olurum o zaman oyunu da iyi oynarım Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur ama insanlarla beraber olan insan hakiki kıymetini ölçer biçer diyen büyük yazarın ilk kez 1952 de yayımlanan hikâye kitabı Havuz Başı yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandır Yayınevi YAPI KREDİ YAYINLARI Yazar SAİT FAİK ABASIYANIK Baskı 18 BASKI Sayfa Sayısı 97 SAYFA Yıl 2025

Yapı Kredi
Sait Faik i 1940 ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım Nurullah Ataç Burgaz a gidip Sait Faik i görmemizi önerdi O da kim diye sordum Türkiye nin en iyi hikaye yazarı dedi Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi inanıyorum Neden derseniz benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan Ve Sait öykülerinde şairdir Minâ Urgan Ben iskambil oynarken yanımda birisi durursa pek memnun olurum o zaman oyunu da iyi oynarım Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur ama insanlarla beraber olan insan hakiki kıymetini ölçer biçer diyen büyük yazarın ilk kez 1952 de yayımlanan hikâye kitabı Havuz Başı yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı Mektuplar manüskriler ve gün ışığına çıkmamış yepyeni metinler sırada

Yapı Kredi Yayınları
Sait Faik Abasıyanık tarafından kaleme alınan Havuz Başı Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Havuz Başı Sait Faik Abasıyanık Kitap Özeti Sait Faiki 1940ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım Nurullah Ataç Burgaza gidip Sait Faiki görmemizi önerdi O da kim diye sordum Türkiyenin en iyi hikâye yazarı dedi Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi de inanıyorum Neden derseniz benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan Ve Sait öykülerinde şairdir Mina Urgan Ben iskambil oynarken yanımda birisi durursa pek memnun olurum o zaman oyunu da iyi oynarım Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur ama insanlarla beraber olan insan hakiki kıymetini ölçer biçer diyen büyük yazarın ilk kez 1952de yayımlanan hikâye kitabı Havuz Başı yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandır Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Sait Faik Abasıyanık Sayfa 106 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2025 Barkod 9789750804861 Kategori Türk Edebiyatı

Can Yayınları
Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan üzüntüden mi bilmem Havuzun suyu bulanık Kapının saatleri on ikiyi geçmiş Kanepelerde kimseler yok Tramvay ne fena gıcırdadı Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı acaba Ne diye öyle dönüp dönüp baktı Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar Kökü kendinden olan bir yazar olarak Abasıyanık Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar Sait Faik Abasıyanık öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden

Yapı Kredi Yayınları
Yapı Kredi Yayınları Havuz Başı

Can Yayınları
Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan üzüntüden mi bilmem Havuzun suyu bulanık Kapının saatleri on ikiyi geçmiş Kanepelerde kimseler yok Tramvay ne fena gıcırdadı Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı acaba Ne diye öyle dönüp dönüp baktı Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar Kökü kendinden olan bir yazar olarak Abasıyanık Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar Sait Faik Abasıyanık öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan üzüntüden mi bilmem Havuzun suyu bulanık Kapının saatleri on ikiyi geçmiş Kanepelerde kimseler yok Tramvay ne fena gıcırdadı Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı acaba Ne diye öyle dönüp dönüp baktı Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar Kökü kendinden olan bir yazar olarak Abasıyanık Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar Sait Faik Abasıyanık öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden

Can Yayınları
Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan üzüntüden mi bilmem Havuzun suyu bulanık Kapının saatleri on ikiyi geçmiş Kanepelerde kimseler yok Tramvay ne fena gıcırdadı Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı acaba Ne diye öyle dönüp dönüp baktı Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar Kökü kendinden olan bir yazar olarak Abasıyanık Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar Sait Faik Abasıyanık öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden
Havuz Başı
Sait Faik Abasıyanık
Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan üzüntüden mi bilmem Havuzun suyu bulanık Kapının saatleri on ikiyi geçmiş Kanepelerde kimseler yok Tramvay ne fena gıcırdadı Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı acaba Ne diye öyle dönüp dönüp baktı Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar Kökü kendinden olan bir yazar olarak Abasıyanık Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar Sait Faik Abasıyanık öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden Yazar Sait Faik Abasıyanık Sayfa Sayısı 144 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Haziran 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Can Yayınları
Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan üzüntüden mi bilmem Havuzun suyu bulanık Kapının saatleri on ikiyi geçmiş Kanepelerde kimseler yok Tramvay ne fena gıcırdadı Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı acaba Ne diye öyle dönüp dönüp baktı Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar Kökü kendinden olan bir yazar olarak Abasıyanık Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar Sait Faik Abasıyanık öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden

Can Yayınları
Sait Faik Abasıyanık tarafından kaleme alınan Havuz Başı Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Havuz Başı Sait Faik Abasıyanık Kitap Özeti Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan üzüntüden mi bilmem Havuzun suyu bulanık Kapının saatleri on ikiyi geçmiş Kanepelerde kimseler yok Tramvay ne fena gıcırdadı Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı acaba Ne diye öyle dönüp dönüp baktı Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar Kökü kendinden olan bir yazar olarak Abasıyanık Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar Sait Faik Abasıyanık öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden Yayınevi Can Yayınları Yazar Sait Faik Abasıyanık Sayfa 144 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 00 cm Basım Yılı Haziran 2025 Barkod 9789750765834 Kategori Öykü

Can
Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan üzüntüden mi bilmem Havuzun suyu bulanık Kapının saatleri on ikiyi geçmiş Kanepelerde kimseler yok Tramvay ne fena gıcırdadı Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı acaba Ne diye öyle dönüp dönüp baktı Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar Kökü kendinden olan bir yazar olarak Abasıyanık Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar Sait Faik Abasıyanık öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden

Can Yayınları
Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan üzüntüden mi bilmem Havuzun suyu bulanık Kapının saatleri on ikiyi geçmiş Kanepelerde kimseler yok Tramvay ne fena gıcırdadı Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı acaba Ne diye öyle dönüp dönüp baktı Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar Kökü kendinden olan bir yazar olarak Abasıyanık Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar Sait Faik Abasıyanık öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden

Panama Yayıncılık
Havuz Başı Sait Faik Abasıyanık ın insan ilişkilerine sınıfsal karşılaşmalara ve gündelik hayatın görünmeyen gerilimlerine odaklandığı dikkat çekici öykü kitaplarından biridir Bu kitapta Sait Faik bir havuzun çevresinde toplanan insanları yazlık eğlenceleri bakışları ve suskunlukları anlatırken yüzeydeki neşenin altındaki huzursuzluğu da sezdirir Mekânlar yalnızca dinlenme ve eğlence alanları olmakla kalmaz insanların birbirine yaklaştığı birbirinden uzaklaştığı ve kendini fark ettirdiği sahnelere dönüşür Toplumsal farkların içsel çatışmaların ve insanın kendini başkalarının gözünde arama hâlinin öykülerini yalın ama incelikli bir dille anlatır Sait Faik in anlatımı burada gözleme dayalı ironik ve yer yer kırılgandır küçük ayrıntılar büyük anlamlar kazanır

The Kitap
Modern Türk öykücülüğünün dönüm noktalarından Sait Faik Abasıyanık sıradan insanların balıkçıların sokak satıcılarının kahvehanelerde pinekleyenlerin çocukların yalnızların ama her şeyden önce de İstanbul un yazarıdır Onun öykülerinde sevgi dostluk hüzün ve yaşam sevinci birbirine karışır denizin tuzu kahvehanelerin dumanı yoksulluğun sessizliğiyle iç içe geçer Sait Faik Abasıyanık eserlerinde sıkça karşımıza çıkan an kavramını bir daha geri gelmeyecek olan o özel zaman dilimlerini yakalayarak onları ölümsüz kılmayı başarır Havuz Başı nda da bu anların izini sürerken edebiyatın hayatla olan derin bağını hissedersiniz Bu öyküler Abasıyanık ın sade ama bir o kadar da etkileyici diliyle bizlere hayatta kaçırılmaması gereken anların değerini hatırlatır Havuz Başı nı okurken sadece hikâye okumakla kalmaz aynı zamanda Sait Faik in dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarsınız Bu yolculuk bize insanı doğayı ve yaşamı yeniden keşfetme fırsatı sunar Bu kitabı elinize aldığınızda Sait Faik in derinlikli anlatımı ve insana dair sunduğu evrensel bakış açısıyla kendinizi zenginleşmiş hissedeceksiniz Sait Faik Bir insanı sevmekle başlar her şey diyordu Biz de Bir Sait Faik öyküsüyle başlar her şey diyoruz Tanıtım Bülteninden

The Kitap
Modern Türk öykücülüğünün dönüm noktalarından Sait Faik Abasıyanık sıradan insanların balıkçıların sokak satıcılarının kahvehanelerde pinekleyenlerin çocukların yalnızların ama her şeyden önce de İstanbul un yazarıdır Onun öykülerinde sevgi dostluk hüzün ve yaşam sevinci birbirine karışır denizin tuzu kahvehanelerin dumanı yoksulluğun sessizliğiyle iç içe geçer Sait Faik Abasıyanık eserlerinde sıkça karşımıza çıkan an kavramını bir daha geri gelmeyecek olan o özel zaman dilimlerini yakalayarak onları ölümsüz kılmayı başarır Havuz Başı nda da bu anların izini sürerken edebiyatın hayatla olan derin bağını hissedersiniz Bu öyküler Abasıyanık ın sade ama bir o kadar da etkileyici diliyle bizlere hayatta kaçırılmaması gereken anların değerini hatırlatır Havuz Başı nı okurken sadece hikâye okumakla kalmaz aynı zamanda Sait Faik in dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarsınız Bu yolculuk bize insanı doğayı ve yaşamı yeniden keşfetme fırsatı sunar Bu kitabı elinize aldığınızda Sait Faik in derinlikli anlatımı ve insana dair sunduğu evrensel bakış açısıyla kendinizi zenginleşmiş hissedeceksiniz Sait Faik Bir insanı sevmekle başlar her şey diyordu Biz de Bir Sait Faik öyküsüyle başlar her şey diyoruz

Panama Yayıncılık
Havuz Başı Sait Faik Abasıyanık ın insan ilişkilerine sınıfsal karşılaşmalara ve gündelik hayatın görünmeyen gerilimlerine odaklandığı dikkat çekici öykü kitaplarından biridir Bu kitapta Sait Faik bir havuzun çevresinde toplanan insanları yazlık eğlenceleri bakışları ve suskunlukları anlatırken yüzeydeki neşenin altındaki huzursuzluğu da sezdirir Mekânlar yalnızca dinlenme ve eğlence alanları olmakla kalmaz insanların birbirine yaklaştığı birbirinden uzaklaştığı ve kendini fark ettirdiği sahnelere dönüşür Toplumsal farkların içsel çatışmaların ve insanın kendini başkalarının gözünde arama hâlinin öykülerini yalın ama incelikli bir dille anlatır Sait Faik in anlatımı burada gözleme dayalı ironik ve yer yer kırılgandır küçük ayrıntılar büyük anlamlar kazanır

Panama Yayıncılık
Havuz Başı Sait Faik Abasıyanık ın insan ilişkilerine sınıfsal karşılaşmalara ve gündelik hayatın görünmeyen gerilimlerine odaklandığı dikkat çekici öykü kitaplarından biridir Bu kitapta Sait Faik bir havuzun çevresinde toplanan insanları yazlık eğlenceleri bakışları ve suskunlukları anlatırken yüzeydeki neşenin altındaki huzursuzluğu da sezdirir Mekânlar yalnızca dinlenme ve eğlence alanları olmakla kalmaz insanların birbirine yaklaştığı birbirinden uzaklaştığı ve kendini fark ettirdiği sahnelere dönüşür Toplumsal farkların içsel çatışmaların ve insanın kendini başkalarının gözünde arama hâlinin öykülerini yalın ama incelikli bir dille anlatır Sait Faik in anlatımı burada gözleme dayalı ironik ve yer yer kırılgandır küçük ayrıntılar büyük anlamlar kazanır Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
Havuz Başı Kitap Açıklaması Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan üzüntüden mi bilmem Havuzun suyu bulanık Kapının saatleri on ikiyi geçmiş Kanepelerde kimseler yok Tramvay ne fena gıcırdadı Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı acaba Ne diye öyle dönüp dönüp baktı Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur Kimseler âşık değil mi bu şehirde Kimseler bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi yüzünü bir dakika görmek için kimsenin Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar Kökü kendinden olan bir yazar olarak Abasıyanık Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar Sait Faik Abasıyanık öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden

Panama Yayıncılık
Havuz Başı Sait Faik Abasıyanık ın insan ilişkilerine sınıfsal karşılaşmalara ve gündelik hayatın görünmeyen gerilimlerine odaklandığı dikkat çekici öykü kitaplarından biridir Bu kitapta Sait Faik bir havuzun çevresinde toplanan insanları yazlık eğlenceleri bakışları ve suskunlukları anlatırken yüzeydeki neşenin altındaki huzursuzluğu da sezdirir Mekânlar yalnızca dinlenme ve eğlence alanları olmakla kalmaz insanların birbirine yaklaştığı birbirinden uzaklaştığı ve kendini fark ettirdiği sahnelere dönüşür Toplumsal farkların içsel çatışmaların ve insanın kendini başkalarının gözünde arama hâlinin öykülerini yalın ama incelikli bir dille anlatır Sait Faik in anlatımı burada gözleme dayalı ironik ve yer yer kırılgandır küçük ayrıntılar büyük anlamlar kazanır

The Kitap
Modern Türk öykücülüğünün dönüm noktalarından Sait Faik Abasıyanık sıradan insanların balıkçıların sokak satıcılarının kahvehanelerde pinekleyenlerin çocukların yalnızların ama her şeyden önce de İstanbul un yazarıdır Onun öykülerinde sevgi dostluk hüzün ve yaşam sevinci birbirine karışır denizin tuzu kahvehanelerin dumanı yoksulluğun sessizliğiyle iç içe geçer Sait Faik Abasıyanık eserlerinde sıkça karşımıza çıkan an kavramını bir daha geri gelmeyecek olan o özel zaman dilimlerini yakalayarak onları ölümsüz kılmayı başarır Havuz Başı nda da bu anların izini sürerken edebiyatın hayatla olan derin bağını hissedersiniz Bu öyküler Abasıyanık ın sade ama bir o kadar da etkileyici diliyle bizlere hayatta kaçırılmaması gereken anların değerini hatırlatır Havuz Başı nı okurken sadece hikâye okumakla kalmaz aynı zamanda Sait Faik in dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarsınız Bu yolculuk bize insanı doğayı ve yaşamı yeniden keşfetme fırsatı sunar Bu kitabı elinize aldığınızda Sait Faik in derinlikli anlatımı ve insana dair sunduğu evrensel bakış açısıyla kendinizi zenginleşmiş hissedeceksiniz Sait Faik Bir insanı sevmekle başlar her şey diyordu Biz de Bir Sait Faik öyküsüyle başlar her şey diyoruz

Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

İş Bankası Kültür Yayınları
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

İş Bankası Kültür Yayınları
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm Tanıtım Bülteninden

çev. Rüken Kızıler
Havuz Başı Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm Yazar Sait Faik Abasıyanık Sayfa Sayısı 160 Çeviri Rüken Kızıler Ebat 12X20 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2022 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Panama Yayıncılık
Havuz Başı Sait Faik Abasıyanık ın insan ilişkilerine sınıfsal karşılaşmalara ve gündelik hayatın görünmeyen gerilimlerine odaklandığı dikkat çekici öykü kitaplarından biridir Bu kitapta Sait Faik bir havuzun çevresinde toplanan insanları yazlık eğlenceleri bakışları ve suskunlukları anlatırken yüzeydeki neşenin altındaki huzursuzluğu da sezdirir Mekânlar yalnızca dinlenme ve eğlence alanları olmakla kalmaz insanların birbirine yaklaştığı birbirinden uzaklaştığı ve kendini fark ettirdiği sahnelere dönüşür Toplumsal farkların içsel çatışmaların ve insanın kendini başkalarının gözünde arama hâlinin öykülerini yalın ama incelikli bir dille anlatır Sait Faik in anlatımı burada gözleme dayalı ironik ve yer yer kırılgandır küçük ayrıntılar büyük anlamlar kazanır
Havuz Başı
Sait Faik Abasıyanık
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

Panama
Havuz Başı Sait Faik Abasıyanık ın insan ilişkilerine sınıfsal karşılaşmalara ve gündelik hayatın görünmeyen gerilimlerine odaklandığı dikkat çekici öykü kitaplarından biridir Bu kitapta Sait Faik bir havuzun çevresinde toplanan insanları yazlık eğlenceleri bakışları ve suskunlukları anlatırken yüzeydeki neşenin altındaki huzursuzluğu da sezdirir Mekânlar yalnızca dinlenme ve eğlence alanları olmakla kalmaz insanların birbirine yaklaştığı birbirinden uzaklaştığı ve kendini fark ettirdiği sahnelere dönüşür Toplumsal farkların içsel çatışmaların ve insanın kendini başkalarının gözünde arama hâlinin öykülerini yalın ama incelikli bir dille anlatır Sait Faik in anlatımı burada gözleme dayalı ironik ve yer yer kırılgandır küçük ayrıntılar büyük anlamlar kazanır

İş Bankası Kültür Yayınları
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

İş Bankası Kültür Yayınları
Havuz Başı Havuz Başı Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

İŞ BANKASI KÜLTÜR YAY.
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Yayınevi İŞ BANKASI KÜLTÜR YAY Yazar SAİT FAİK ABASIYANIK Sayfa Sayısı 143 SAYFA Yıl 2013

İş Bankası Kültür Yayınları
Sait Faik Abasıyanık tarafından kaleme alınan Havuz Başı İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Havuz Başı Sait Faik Abasıyanık Kitap Özeti Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Sait Faik Abasıyanık Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Ağustos 2024 Barkod 9786254057090 Kategori Klasikler

Thekitap
Modern Türk öykücülüğünün dönüm noktalarından Sait Faik Abasıyanık sıradan insanların balıkçıların sokak satıcılarının kahvehanelerde pinekleyenlerin çocukların yalnızların ama her şeyden önce de İstanbul un yazarıdır Onun öykülerinde sevgi dostluk hüzün ve yaşam sevinci birbirine karışır denizin tuzu kahvehanelerin dumanı yoksulluğun sessizliğiyle iç içe geçer Sait Faik Abasıyanık eserlerinde sıkça karşımıza çıkan an kavramını bir daha geri gelmeyecek olan o özel zaman dilimlerini yakalayarak onları ölümsüz kılmayı başarır Havuz Başı nda da bu anların izini sürerken edebiyatın hayatla olan derin bağını hissedersiniz Bu öyküler Abasıyanık ın sade ama bir o kadar da etkileyici diliyle bizlere hayatta kaçırılmaması gereken anların değerini hatırlatır Havuz Başı nı okurken sadece hikâye okumakla kalmaz aynı zamanda Sait Faik in dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarsınız Bu yolculuk bize insanı doğayı ve yaşamı yeniden keşfetme fırsatı sunar Bu kitabı elinize aldığınızda Sait Faik in derinlikli anlatımı ve insana dair sunduğu evrensel bakış açısıyla kendinizi zenginleşmiş hissedeceksiniz Sait Faik Bir insanı sevmekle başlar her şey diyordu Biz de Bir Sait Faik öyküsüyle başlar her şey diyoruz

İş Bankası
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

Dorlion Yayınları
Deniz adanın kıyılarını yer durur Uzaktan motor sesleri duyarım Bir kır kahvesinin sandalyesinde yüzüm sapsarı her gören Sana ne oldu böyle yahu diye sorunca çileden çıkarak kimseye görünmemeye çalışarak dolaşırım Başınıza taç ediyorsunuz Siz yankesicileri hursızları bile hafiften seversiniz Siz katilleri bile benden üstün görürsünüz Korkarsınız onlardan Cezalarını çekip affedildikten sonra kahvelere girdiği zaman ayağa kalkarsınız Ben öyle kahvelerde öyle muhtarlar öyle zenginler öyle ilgi görenler gördüm ki Kendimiz olmadan sesimiz duyulmadan başka birisine bir tek kişiye bir şey söylemek için birtakım şifreler düşündük Yazı sizin için yazıldı Bu yüzden uyduruldu Bir türlü seviyorum diyemedik Belki de ilk defa iki kol resmi iki dudak resmi sonraları kalbin biçimini öğrenince onun resmine bir ok batırarak derdimizi dökmeye çalıştık Havuz Başı nda büyük usta dönemin insanlarını yine bize yalın bir dille halk ağzıyla anlatmış Zevkle okuyacağız düşüncesiyle öykü tadında günler dileriz

Dorlion Yayınevi
Deniz adanın kıyılarını yer durur Uzaktan motor sesleri duyarım Bir kır kahvesinin sandalyesinde yüzüm sapsarı her gören Sana ne oldu böyle yahu diye sorunca çileden çıkarak kimseye görünmemeye çalışarak dolaşırım Başınıza taç ediyorsunuz Siz yankesicileri hursızları bile hafiften seversiniz Siz katilleri bile benden üstün görürsünüz Korkarsınız onlardan Cezalarını çekip affedildikten sonra kahvelere girdiği zaman ayağa kalkarsınız Ben öyle kahvelerde öyle muhtarlar öyle zenginler öyle ilgi görenler gördüm ki Kendimiz olmadan sesimiz duyulmadan başka birisine bir tek kişiye bir şey söylemek için birtakım şifreler düşündük Yazı sizin için yazıldı Bu yüzden uyduruldu Bir türlü seviyorum diyemedik Belki de ilk defa iki kol resmi iki dudak resmi sonraları kalbin biçimini öğrenince onun resmine bir ok batırarak derdimizi dökmeye çalıştık Havuz Başı nda büyük usta dönemin insanlarını yine bize yalın bir dille halk ağzıyla anlatmış Zevkle okuyacağız düşüncesiyle öykü tadında günler dileriz

Kopernik Kitap
Sait Faik in 23 hikâyesinin bulunduğu Havuz Başı nın kitap hâlindeki ilk baskısı 1952 yılında yapılmış Eserdeki hikâyeler 1 i dışında 1934 1952 yılları arasında Yedigün Varlık Kervansaray İşte Büyük Doğu Seçilmiş Hikâyeler Yenilikler ve Kurun da yayımlanmış Yazar kitaptaki İyilik Unutulmaz Bir Ev Sahibi Su Basması İnsanlar Türküler Masallar gibi kimi hikâyele rinde yer yer yoksulların hayatlarından kesitler sunarak dö nemin egemen çizgisi olan toplumcu gerçekçiliğe yaklaşır Ama çoğu hikâyesinin ana niteliği avare veya aylak bir an latıcıya odaklanması parklarda kahvelerde meyhanelerde oturan ya da sokaklarda başıboş dolaşan insanları konu edinmesidir Bu hikâyelerde metinler içeriğine uygun olarak gelişigüzel hür biçimde akar Tanıtım Bülteninden

Kopernik Kitap
Sait Faik in 23 hikâyesinin bulunduğu Havuz Başı nın kitap hâlindeki ilk baskısı 1952 yılında yapılmış Eserdeki hikâyeler 1 i dışında 1934 1952 yılları arasında Yedigün Varlık Kervansaray İşte Büyük Doğu Seçilmiş Hikâyeler Yenilikler ve Kurun da yayımlanmış Yazar kitaptaki İyilik Unutulmaz Bir Ev Sahibi Su Basması İnsanlar Türküler Masallar gibi kimi hikâyelerinde yer yer yoksulların hayatlarından kesitler sunarak dönemin egemen çizgisi olan toplumcu gerçekçiliğe yaklaşır Ama çoğu hikâyesinin ana niteliği avare veya aylak bir anlatıcıya odaklanması parklarda kahvelerde meyhanelerde oturan ya da sokaklarda başıboş dolaşan insanları konu edinmesidir Bu hikâyelerde metinler içeriğine uygun olarak gelişigüzel hür biçimde akar

Kopernik Kitap
Sait Faik in 23 hikâyesinin bulunduğu Havuz Başı nın kitap hâlindeki ilk baskısı 1952 yılında yapılmış Eserdeki hikâyeler 1 i dışında 1934 1952 yılları arasında Yedigün Varlık Kervansaray İşte Büyük Doğu Seçilmiş Hikâyeler Yenilikler ve Kurun da yayımlanmış Yazar kitaptaki İyilik Unutulmaz Bir Ev Sahibi Su Basması İnsanlar Türküler Masallar gibi kimi hikâyele rinde yer yer yoksulların hayatlarından kesitler sunarak dö nemin egemen çizgisi olan toplumcu gerçekçiliğe yaklaşır Ama çoğu hikâyesinin ana niteliği avare veya aylak bir an latıcıya odaklanması parklarda kahvelerde meyhanelerde oturan ya da sokaklarda başıboş dolaşan insanları konu edinmesidir Bu hikâyelerde metinler içeriğine uygun olarak gelişigüzel hür biçimde akar

İş Bankası Kültür Yayınları
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm Tanıtım Bülteninden

İş Bankası Kültür Yayınları
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Dorlion Yayınları
Deniz adanın kıyılarını yer durur Uzaktan motor sesleri duyarım Bir kır kahvesinin sandalyesinde yüzüm sapsarı her gören Sana ne oldu böyle yahu diye sorunca çileden çıkarak kimseye görünmemeye çalışarak dolaşırım Başınıza taç ediyorsunuz Siz yankesicileri hursızları bile hafiften seversiniz Siz katilleri bile benden üstün görürsünüz Korkarsınız onlardan Cezalarını çekip affedildikten sonra kahvelere girdiği zaman ayağa kalkarsınız Ben öyle kahvelerde öyle muhtarlar öyle zenginler öyle ilgi görenler gördüm ki Kendimiz olmadan sesimiz duyulmadan başka birisine bir tek kişiye bir şey söylemek için birtakım şifreler düşündük Yazı sizin için yazıldı Bu yüzden uyduruldu Bir türlü seviyorum diyemedik Belki de ilk defa iki kol resmi iki dudak resmi sonraları kalbin biçimini öğrenince onun resmine bir ok batırarak derdimizi dökmeye çalıştık Havuz Başı nda büyük usta dönemin insanlarını yine bize yalın bir dille halk ağzıyla anlatmış Zevkle okuyacağız düşüncesiyle öykü tadında günler dileriz

Dorlion
Deniz adanın kıyılarını yer durur Uzaktan motor sesleri duyarım Bir kır kahvesinin sandalyesinde yüzüm sapsarı her gören Sana ne oldu böyle yahu diye sorunca çileden çıkarak kimseye görünmemeye çalışarak dolaşırım Başınıza taç ediyorsunuz Siz yankesicileri hursızları bile hafiften seversiniz Siz katilleri bile benden üstün görürsünüz Korkarsınız onlardan Cezalarını çekip affedildikten sonra kahvelere girdiği zaman ayağa kalkarsınız Ben öyle kahvelerde öyle muhtarlar öyle zenginler öyle ilgi görenler gördüm ki Kendimiz olmadan sesimiz duyulmadan başka birisine bir tek kişiye bir şey söylemek için birtakım şifreler düşündük Yazı sizin için yazıldı Bu yüzden uyduruldu Bir türlü seviyorum diyemedik Belki de ilk defa iki kol resmi iki dudak resmi sonraları kalbin biçimini öğrenince onun resmine bir ok batırarak derdimizi dökmeye çalıştık Havuz Başı nda büyük usta dönemin insanlarını yine bize yalın bir dille halk ağzıyla anlatmış Zevkle okuyacağız düşüncesiyle öykü tadında günler dileriz

Dorlion Yayınevi
Deniz adanın kıyılarını yer durur Uzaktan motor sesleri duyarım Bir kır kahvesinin sandalyesinde yüzüm sapsarı her gören Sana ne oldu böyle yahu diye sorunca çileden çıkarak kimseye görünmemeye çalışarak dolaşırım Başınıza taç ediyorsunuz Siz yankesicileri hursızları bile hafiften seversiniz Siz katilleri bile benden üstün görürsünüz Korkarsınız onlardan Cezalarını çekip affedildikten sonra kahvelere girdiği zaman ayağa kalkarsınız Ben öyle kahvelerde öyle muhtarlar öyle zenginler öyle ilgi görenler gördüm ki Kendimiz olmadan sesimiz duyulmadan başka birisine bir tek kişiye bir şey söylemek için birtakım şifreler düşündük Yazı sizin için yazıldı Bu yüzden uyduruldu Bir türlü seviyorum diyemedik Belki de ilk defa iki kol resmi iki dudak resmi sonraları kalbin biçimini öğrenince onun resmine bir ok batırarak derdimizi dökmeye çalıştık Havuz Başı nda büyük usta dönemin insanlarını yine bize yalın bir dille halk ağzıyla anlatmış Zevkle okuyacağız düşüncesiyle öykü tadında günler dileriz Yayınevi Dorlion Yayınevi Yazar Sait Faik Abasıyanık Sayfa 120 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2025 Barkod 9786253749200 Kategori Öykü

Dorlion Yayınları
Deniz adanın kıyılarını yer durur Uzaktan motor sesleri duyarım Bir kır kahvesinin sandalyesinde yüzüm sapsarı her gören Sana ne oldu böyle yahu diye sorunca çileden çıkarak kimseye görünmemeye çalışarak dolaşırım Başınıza taç ediyorsunuz Siz yankesicileri hursızları bile hafiften seversiniz Siz katilleri bile benden üstün görürsünüz Korkarsınız onlardan Cezalarını çekip affedildikten sonra kahvelere girdiği zaman ayağa kalkarsınız Ben öyle kahvelerde öyle muhtarlar öyle zenginler öyle ilgi görenler gördüm ki Kendimiz olmadan sesimiz duyulmadan başka birisine bir tek kişiye bir şey söylemek için birtakım şifreler düşündük Yazı sizin için yazıldı Bu yüzden uyduruldu Bir türlü seviyorum diyemedik Belki de ilk defa iki kol resmi iki dudak resmi sonraları kalbin biçimini öğrenince onun resmine bir ok batırarak derdimizi dökmeye çalıştık Havuz Başı nda büyük usta dönemin insanlarını yine bize yalın bir dille halk ağzıyla anlatmış Zevkle okuyacağız düşüncesiyle öykü tadında günler dileriz

Kopernik Kitap
Sait Faik in 23 hikâyesinin bulunduğu Havuz Başı nın kitap hâlindeki ilk baskısı 1952 yılında yapılmış Eserdeki hikâyeler 1 i dışında 1934 1952 yılları arasında Yedigün Varlık Kervansaray İşte Büyük Doğu Seçilmiş Hikâyeler Yenilikler ve Kurun da yayımlanmış Yazar kitaptaki İyilik Unutulmaz Bir Ev Sahibi Su Basması İnsanlar Türküler Masallar gibi kimi hikâyele rinde yer yer yoksulların hayatlarından kesitler sunarak dö nemin egemen çizgisi olan toplumcu gerçekçiliğe yaklaşır Ama çoğu hikâyesinin ana niteliği avare veya aylak bir an latıcıya odaklanması parklarda kahvelerde meyhanelerde oturan ya da sokaklarda başıboş dolaşan insanları konu edinmesidir Bu hikâyelerde metinler içeriğine uygun olarak gelişigüzel hür biçimde akar

Kule Kitap
Bir türlü gelmeyen sevgiliyi beklediğiniz Havuz Başı ndan sakın ayrılmayın Sıkıntınızı dağıtmak üzere bir Murtaza Çavuş la Hacer Ana gelip yanınıza oturmak üzeredir Kimdir bu rüyalarına girip Affet beni baba Ölmüş anama acı diyen ve sonra kendisiyle çatışan delikanlı Oysa o hiç evlenmedi Yoksa bu kâbuslar şimdi adını bile hatırlamadığı liseli aşkını rakibine terk ettiği için vicdanında açılan yaradan sızan kanlar mı Peki ya herkesin ona benzettiği adam o da mı o günlerin unutulmak istenen bir parçası Sonbahar taşkınları sinsidir Sakarya nın tek düşmanı fukaralardır Oysa ilkbahar taşkınları merttir zengin fakir ayırt etmeyen bir afettir İşte o gün hem sel sularının elinden almıştır Fadime yi hem de babası Hacı Ağa nın Ve o gün Sakarya zengin Hacı Ali yi fakir damadı ile eşitlemiştir İnsanın kendisiyle baş başa kalmak istediği anlarda bir şehir parkından daha güzel pek az yer vardır Ve bu Parkların Sabahı Akşamı Gecesi başka başka kişilere aittir Gündüzleri çocuklarla dadılarınındır Akşamları tenhalaştıkça sıcak bir yuvadan mahrum olanlar sökün eder Geceleri bekçiler müsaade ederse parklar evsizlere ve serserilere şefkatli bir ana kucağı olur Tanıtım Bülteninden

Kule Kitap
Bir türlü gelmeyen sevgiliyi beklediğiniz Havuz Başı ndan sakın ayrılmayın Sıkıntınızı dağıtmak üzere bir Murtaza Çavuş la Hacer Ana gelip yanınıza oturmak üzeredir Kimdir bu rüyalarına girip Affet beni baba Ölmüş anama acı diyen ve sonra kendisiyle çatışan delikanlı Oysa o hiç evlenmedi Yoksa bu kâbuslar şimdi adını bile hatırlamadığı liseli aşkını rakibine terk ettiği için vicdanında açılan yaradan sızan kanlar mı Peki ya herkesin ona benzettiği adam o da mı o günlerin unutulmak istenen bir parçası Sonbahar taşkınları sinsidir Sakarya nın tek düşmanı fukaralardır Oysa ilkbahar taşkınları merttir zengin fakir ayırt etmeyen bir afettir İşte o gün hem sel sularının elinden almıştır Fadime yi hem de babası Hacı Ağa nın Ve o gün Sakarya zengin Hacı Ali yi fakir damadı ile eşitlemiştir İnsanın kendisiyle baş başa kalmak istediği anlarda bir şehir parkından daha güzel pek az yer vardır Ve bu Parkların Sabahı Akşamı Gecesi başka başka kişilere aittir Gündüzleri çocuklarla dadılarınındır Akşamları tenhalaştıkça sıcak bir yuvadan mahrum olanlar sökün eder Geceleri bekçiler müsaade ederse parklar evsizlere ve serserilere şefkatli bir ana kucağı olur

Kule Kitap
Bir türlü gelmeyen sevgiliyi beklediğiniz Havuz Başı ndan sakın ayrılmayın Sıkıntınızı dağıtmak üzere bir Murtaza Çavuş la Hacer Ana gelip yanınıza oturmak üzeredir Kimdir bu rüyalarına girip Affet beni baba Ölmüş anama acı diyen ve sonra kendisiyle çatışan delikanlı Oysa o hiç evlenmedi Yoksa bu kâbuslar şimdi adını bile hatırlamadığı liseli aşkını rakibine terk ettiği için vicdanında açılan yaradan sızan kanlar mı Peki ya herkesin ona benzettiği adam o da mı o günlerin unutulmak istenen bir parçası Sonbahar taşkınları sinsidir Sakarya nın tek düşmanı fukaralardır Oysa ilkbahar taşkınları merttir zengin fakir ayırt etmeyen bir afettir İşte o gün hem sel sularının elinden almıştır Fadime yi hem de babası Hacı Ağa nın Ve o gün Sakarya zengin Hacı Ali yi fakir damadı ile eşitlemiştir İnsanın kendisiyle baş başa kalmak istediği anlarda bir şehir parkından daha güzel pek az yer vardır Ve bu Parkların Sabahı Akşamı Gecesi başka başka kişilere aittir Gündüzleri çocuklarla dadılarınındır Akşamları tenhalaştıkça sıcak bir yuvadan mahrum olanlar sökün eder Geceleri bekçiler müsaade ederse parklar evsizlere ve serserilere şefkatli bir ana kucağı olur

Kule Kitap
Sait Faik Abasıyanık tarafından kaleme alınan Havuz Başı Kule Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Havuz Başı Sait Faik Abasıyanık Kitap Özeti Bir türlü gelmeyen sevgiliyi beklediğiniz Havuz Başı ndan sakın ayrılmayın Sıkıntınızı dağıtmak üzere bir Murtaza Çavuş la Hacer Ana gelip yanınıza oturmak üzeredir Kimdir bu rüyalarına girip Affet beni baba Ölmüş anama acı diyen ve sonra kendisiyle çatışan delikanlı Oysa o hiç evlenmedi Yoksa bu kâbuslar şimdi adını bile hatırlamadığı liseli aşkını rakibine terk ettiği için vicdanında açılan yaradan sızan kanlar mı Peki ya herkesin ona benzettiği adam o da mı o günlerin unutulmak istenen bir parçası Sonbahar taşkınları sinsidir Sakarya nın tek düşmanı fukaralardır Oysa ilkbahar taşkınları merttir zengin fakir ayırt etmeyen bir afettir İşte o gün hem sel sularının elinden almıştır Fadime yi hem de babası Hacı Ağa nın Ve o gün Sakarya zengin Hacı Ali yi fakir damadı ile eşitlemiştir İnsanın kendisiyle baş başa kalmak istediği anlarda bir şehir parkından daha güzel pek az yer vardır Ve bu Parkların Sabahı Akşamı Gecesi başka başka kişilere aittir Gündüzleri çocuklarla dadılarınındır Akşamları tenhalaştıkça sıcak bir yuvadan mahrum olanlar sökün eder Geceleri bekçiler müsaade ederse parklar evsizlere ve serserilere şefkatli bir ana kucağı olur Yayınevi Kule Kitap Yazar Sait Faik Abasıyanık Sayfa 132 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı 2025 Barkod 9786256086395 Kategori Öykü

Kule Kitap
Bir türlü gelmeyen sevgiliyi beklediğiniz Havuz Başı ndan sakın ayrılmayın Sıkıntınızı dağıtmak üzere bir Murtaza Çavuş la Hacer Ana gelip yanınıza oturmak üzeredir Kimdir bu rüyalarına girip Affet beni baba Ölmüş anama acı diyen ve sonra kendisiyle çatışan delikanlı Oysa o hiç evlenmedi Yoksa bu kâbuslar şimdi adını bile hatırlamadığı liseli aşkını rakibine terk ettiği için vicdanında açılan yaradan sızan kanlar mı Peki ya herkesin ona benzettiği adam o da mı o günlerin unutulmak istenen bir parçası Sonbahar taşkınları sinsidir Sakarya nın tek düşmanı fukaralardır Oysa ilkbahar taşkınları merttir zengin fakir ayırt etmeyen bir afettir İşte o gün hem sel sularının elinden almıştır Fadime yi hem de babası Hacı Ağa nın Ve o gün Sakarya zengin Hacı Ali yi fakir damadı ile eşitlemiştir İnsanın kendisiyle baş başa kalmak istediği anlarda bir şehir parkından daha güzel pek az yer vardır Ve bu Parkların Sabahı Akşamı Gecesi başka başka kişilere aittir Gündüzleri çocuklarla dadılarınındır Akşamları tenhalaştıkça sıcak bir yuvadan mahrum olanlar sökün eder Geceleri bekçiler müsaade ederse parklar evsizlere ve serserilere şefkatli bir ana kucağı olur

İş Bankası Kültür Yayınları
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

İş Bankası Kültür Yayınları
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm Tanıtım Bülteninden

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

İş Bankası Kültür Yayınları
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

İş Bankası Kültür Yayınları
Havuz Başı Sert Kapak Havuz Başı Sert Kapak Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

Kule
Bir türlü gelmeyen sevgiliyi beklediğiniz Havuz Başı ndan sakın ayrılmayın Sıkıntınızı dağıtmak üzere bir Murtaza Çavuş la Hacer Ana gelip yanınıza oturmak üzeredir Kimdir bu rüyalarına girip Affet beni baba Ölmüş anama acı diyen ve sonra kendisiyle çatışan delikanlı Oysa o hiç evlenmedi Yoksa bu kâbuslar şimdi adını bile hatırlamadığı liseli aşkını rakibine terk ettiği için vicdanında açılan yaradan sızan kanlar mı Peki ya herkesin ona benzettiği adam o da mı o günlerin unutulmak istenen bir parçası Sonbahar taşkınları sinsidir Sakarya nın tek düşmanı fukaralardır Oysa ilkbahar taşkınları merttir zengin fakir ayırt etmeyen bir afettir İşte o gün hem sel sularının elinden almıştır Fadime yi hem de babası Hacı Ağa nın Ve o gün Sakarya zengin Hacı Ali yi fakir damadı ile eşitlemiştir İnsanın kendisiyle baş başa kalmak istediği anlarda bir şehir parkından daha güzel pek az yer vardır Ve bu Parkların Sabahı Akşamı Gecesi başka başka kişilere aittir Gündüzleri çocuklarla dadılarınındır Akşamları tenhalaştıkça sıcak bir yuvadan mahrum olanlar sökün eder Geceleri bekçiler müsaade ederse parklar evsizlere ve serserilere şefkatli bir ana kucağı olur

İş Bankası Kültür Yayınları
Sait Faik Abasıyanık tarafından kaleme alınan Havuz Başı İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Havuz Başı Sait Faik Abasıyanık Kitap Özeti Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Sait Faik Abasıyanık Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Ciltli Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Kasım 2021 Barkod 9786254057106 Kategori Klasikler

İş Bankası
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm

İş Bankası Kültür Yayınları
Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum Üsküdar dan Beykoz a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın Anadoluhisarı İskelesi nin yanında küçük bir kahve vardır Haydi dedi mademki hikâyecisin şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir söyle bakalım Baktım üç dört kişi oturmuş kâğıt oynuyor kahve içiyor duvarda birtakım basma resimler İran şahının Atatürk le resmi falan Bu resimleri belirtirim dedim Kızdı birden Ulan dedi o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya İşte asıl hikâye o be Oktay Akbal Şair Dostlarım 1964 Havuz Başı Kumarbaz Hayri Efendi Çatışma İyilik Unutulmaz Bir Sonbahar Akşamı Bir Ev Sahibi Bayan Gülseren Yüksekkaldırım On Milyonerle On Metresi Jimnastik Yapan Adam İnsan Gibi Bir Şey Huy Su Basması Mektup Sur Dışında Hayat Serseri Çocukla Köpek Sonbahar İnsanlar Türküler Masallar Parkların Sabahı Akşamı Gecesi Cezayir Mahallesi Simitle Çay Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri Şehrâyin Güğüm img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

The Kitap
Modern Türk öykücülüğünün dönüm noktalarından Sait Faik Abasıyanık sıradan insanların balıkçıların sokak satıcılarının kahvehanelerde pinekleyenlerin çocukların yalnızların ama her şeyden önce de İstanbul un yazarıdır Onun öykülerinde sevgi dostluk hüzün ve yaşam sevinci birbirine karışır denizin tuzu kahvehanelerin dumanı yoksulluğun sessizliğiyle iç içe geçer Sait Faik Abasıyanık eserlerinde sıkça karşımıza çıkan an kavramını bir daha geri gelmeyecek olan o özel zaman dilimlerini yakalayarak onları ölümsüz kılmayı başarır Havuz Başı nda da bu anların izini sürerken edebiyatın hayatla olan derin bağını hissedersiniz Bu öyküler Abasıyanık ın sade ama bir o kadar da etkileyici diliyle bizlere hayatta kaçırılmaması gereken anların değerini hatırlatır Havuz Başı nı okurken sadece hikâye okumakla kalmaz aynı zamanda Sait Faik in dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarsınız Bu yolculuk bize insanı doğayı ve yaşamı yeniden keşfetme fırsatı sunar Bu kitabı elinize aldığınızda Sait Faik in derinlikli anlatımı ve insana dair sunduğu evrensel bakış açısıyla kendinizi zenginleşmiş hissedeceksiniz Sait Faik Bir insanı sevmekle başlar her şey diyordu Biz de Bir Sait Faik öyküsüyle başlar her şey diyoruz

YAPI KREDİ YAYINLARI
Sait Faik i 1940 ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım Nurullah Ataç Burgaz a gidip Sait Faik i görmemizi önerdi O da kim diye sordum Türkiye nin en iyi hikaye yazarı dedi Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi inanıyorum Neden derseniz benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan Ve Sait öykülerinde şairdir Minâ Urgan Ben iskambil oynarken yanımda birisi durursa pek memnun olurum o zaman oyunu da iyi oynarım Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur ama insanlarla beraber olan insan hakiki kıymetini ölçer biçer diyen büyük yazarın ilk kez 1952 de yayımlanan hikâye kitabı Havuz Başı yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı Mektuplar manüskriler ve gün ışığına çıkmamış yepyeni metinler sırada