Hayat Mektebinden Anılar — Abdulkadir Nur Gördük

Hayat Mektebinden Anılar
Abdulkadir Nur GördükÜrün Yayınları
Hayat Mektebinden Anılar
Abdulkadir Nur GördükMüdavimi olduğumuz kahvenin bir değişik portresiydi suskun adam Kahve sahibinin dışında kim olduğunu pek kimse bilmezdi suskunluğunu da Her gün aynı saatlerde gelip çayını yudumlar bir saat kadar oturup giderdi sessizce Kalktığında cebinde hazırladığı bozuk parayı çay tabağına koyar öyle ayrılırdı kahveden 50 yaşlarında olmasına rağmen daha yaşlı görünürdü Hem yürüyüşü ağırlaşmış hem sırtı hafif kamburlaşmıştı Ayakları vücudunu taşımayı reddedecek gibiydi Kim bilir onu bu şekilde yaşama küstüren sessizleştiren sebepler neydi Oturduğu sürece kimseyle konuşmaz sadece elindeki gümüş püsküllü siyah renkli tespihin birer birer çektiği tanelerine bakardı Her çektiği tanede kim bilir ne hatıralar anılar acılar ibretler vardı

Ürün Yayınları
Müdavimi olduğumuz kahvenin bir değişik portresiydi suskun adam Kahve sahibinin dışında kim olduğunu pek kimse bilmezdi suskunluğunu da Her gün aynı saatlerde gelip çayını yudumlar bir saat kadar oturup giderdi sessizce Kalktığında cebinde hazırladığı bozuk parayı çay tabağına koyar öyle ayrılırdı kahveden 50 yaşlarında olmasına rağmen daha yaşlı görünürdü Hem yürüyüşü ağırlaşmış hem sırtı hafif kamburlaşmıştı Ayakları vücudunu taşımayı reddedecek gibiydi Kim bilir onu bu şekilde yaşama küstüren sessizleştiren sebepler neydi Oturduğu sürece kimseyle konuşmaz sadece elindeki gümüş püsküllü siyah renkli tespihin birer birer çektiği tanelerine bakardı Her çektiği tanede kim bilir ne hatıralar anılar acılar ibretler vardı

Ürün Yayınları
Müdavimi olduğumuz kahvenin bir değişik portresiydi suskun adam Kahve sahibinin dışında kim olduğunu pek kimse bilmezdi suskunluğunu da Her gün aynı saatlerde gelip çayını yudumlar bir saat kadar oturup giderdi sessizce Kalktığında cebinde hazırladığı bozuk parayı çay tabağına koyar öyle ayrılırdı kahveden 50 yaşlarında olmasına rağmen daha yaşlı görünürdü Hem yürüyüşü ağırlaşmış hem sırtı hafif kamburlaşmıştı Ayakları vücudunu taşımayı reddedecek gibiydi Kim bilir onu bu şekilde yaşama küstüren sessizleştiren sebepler neydi Oturduğu sürece kimseyle konuşmaz sadece elindeki gümüş püsküllü siyah renkli tespihin birer birer çektiği tanelerine bakardı Her çektiği tanede kim bilir ne hatıralar anılar acılar ibretler vardı

Ürün Yayınları
Müdavimi olduğumuz kahvenin bir değişik portresiydi suskun adam Kahve sahibinin dışında kim olduğunu pek kimse bilmezdi suskunluğunu da Her gün aynı saatlerde gelip çayını yudumlar bir saat kadar oturup giderdi sessizce Kalktığında cebinde hazırladığı bozuk parayı çay tabağına koyar öyle ayrılırdı kahveden 50 yaşlarında olmasına rağmen daha yaşlı görünürdü Hem yürüyüşü ağırlaşmış hem sırtı hafif kamburlaşmıştı Ayakları vücudunu taşımayı reddedecek gibiydi Kim bilir onu bu şekilde yaşama küstüren sessizleştiren sebepler neydi Oturduğu sürece kimseyle konuşmaz sadece elindeki gümüş püsküllü siyah renkli tespihin birer birer çektiği tanelerine bakardı Her çektiği tanede kim bilir ne hatıralar anılar acılar ibretler vardı

Ürün Yayınları
Müdavimi olduğumuz kahvenin bir değişik portresiydi suskun adam Kahve sahibinin dışında kim olduğunu pek kimse bilmezdi suskunluğunu da Her gün aynı saatlerde gelip çayını yudumlar bir saat kadar oturup giderdi sessizce Kalktığında cebinde hazırladığı bozuk parayı çay tabağına koyar öyle ayrılırdı kahveden 50 yaşlarında olmasına rağmen daha yaşlı görünürdü Hem yürüyüşü ağırlaşmış hem sırtı hafif kamburlaşmıştı Ayakları vücudunu taşımayı reddedecek gibiydi Kim bilir onu bu şekilde yaşama küstüren sessizleştiren sebepler neydi Oturduğu sürece kimseyle konuşmaz sadece elindeki gümüş püsküllü siyah renkli tespihin birer birer çektiği tanelerine bakardı Her çektiği tanede kim bilir ne hatıralar anılar acılar ibretler vardı

Ürün Yayınları
Müdavimi olduğumuz kahvenin bir değişik portresiydi suskun adam Kahve sahibinin dışında kim olduğunu pek kimse bilmezdi suskunluğunu da Her gün aynı saatlerde gelip çayını yudumlar bir saat kadar oturup giderdi sessizce Kalktığında cebinde hazırladığı bozuk parayı çay tabağına koyar öyle ayrılırdı kahveden 50 yaşlarında olmasına rağmen daha yaşlı görünürdü Hem yürüyüşü ağırlaşmış hem sırtı hafif kamburlaşmıştı Ayakları vücudunu taşımayı reddedecek gibiydi Kim bilir onu bu şekilde yaşama küstüren sessizleştiren sebepler neydi Oturduğu sürece kimseyle konuşmaz sadece elindeki gümüş püsküllü siyah renkli tespihin birer birer çektiği tanelerine bakardı Her çektiği tanede kim bilir ne hatıralar anılar acılar ibretler vardı