Hayata Dair Kitaplar Seti 2 6 Kitap — Kolektif

Hayata Dair Kitaplar Seti 2 6 Kitap
Kolektif
Hayata Dair Kitaplar Seti 2 6 Kitap
Kolektif
İyiliğin Bilim Hali Yaşamın boyunca bu soruyu defalarca kendine sormadın mı Sordun Şu anda elinde tuttuğun kitap işte bu sorunun cevabı olman için yazıldı Tarih boyunca iyilik olgusunun karşısında her zaman şu iki muhalif düşünce yapısı vardı 1 İnsan doğası kötüdür kabul et İyiliğin Bilim Hali 2 Dünyayı tek başına nasıl değiştirebilirsin ki İyiliğin Hareket Hali İYİLİĞİN BİLİM HALİ ilk maddeye yanıt vermek için kaleme alındı Bu kitapta yer alan 210 adet bilimsel çalışma insan doğasını tartışılmaz biçimde gözler önüne seriyor Aslında senin de hep bildiğin bir gerçeğin altını çiziyor İnsanların iyi olduğunu Bu lidersiz iyilik hareketi kendinden başlayan iyilik hali ni etrafa yaymaya karar vermenle mümkün Dünyayı değiştirmek mi istiyorsun Önce kendinden başla İyiliği uzakta arama Küçük de olsa bir adım at Tuzu Uzatır Mısın Hayat Üzdüler seni değil mi kırdılar canını sıktılar Bırakıp gitmek istedin ne varsa Allah belasını versin dediğin zamanlar oldu mutlaka Gözyaşın aktı annenin öpmeye kıyamadığı yanaklarına Çıkmak istemedin evden bazen sarılıp yastığa kimsede hissedemediğin sıcaklığı aradın yatağında Üstüne üstüne geldiler anlamını yitirdi sevdiğin ne varsa Yaklaş bir şey söyleyeceğim kulağına boş ver aptal onlar halden anlamazlar Sen iyi bak kendine Dikkat et yemene içmene sıkı giyin çorapsız basma yere Gördün işte kimsen yok senden başka İçindeki çocuğun ellerini hiç bırakma ve sımsıkı tutun inandıklarına Tabii bir de kendini bir şey sananlar var Şey ne demek peki Hiçbir şey İsimsiz tanımsız anlamsız Sıfırın sözelci olanı En Yakın Arkadaşım Daha Deli Daha Öfkeli Sözümü tutacağımı beklemiyordunuz umarım En Yakın Arkadaşım Bir Deliydi Bu olacaktı kitabın ismi Hedeflediğim başkaydı çünkü Hedef asla koymamam gereken Kökten bir çözüm bekliyordum Bir sonuç En yakın arkadaşımla bir vedalaşma Kopma Ama olmadı Olamadı Olamayacağını bilemedim Bir sonu olmadığını öngöremedim Bilemeyeceğimi anca öğreniyorum Yol muş her şey Kavgayla tespitle dövüşerek biter sandım Mevzu barışmakmış anlayamadım Bir konuda sözümü tuttum ama filtresiz olacaktı Olacaktık Oldu Gerçek neyse o Bu sefer daha derinden daha geçirgen daha sert bir çarpışma Çünkü en yakın arkadaşım daha deli daha öfkeli Anlam Arama Yaş alıyorum Yüzümde güneşten kısılan gözler kafamın tepesinde dolaşan düşünce balonlarına eşlik eden çatık kaşlar büyük kahkahalar The Notebook gibi filmlerde mütemadiyen ağlamama sebep sulu gözler sebebiyle artan çizgileri üst üste içilen ve karıştırılan içkilerin ertesi günü bedenimi çarpan yorgunluğu bavul çekiştirmekten sırtıma saplanan spazmları saymazsam hoşuma gidiyor Artık hikâye biriktirmek için yaşamıyorum Eski hikâyeleri kafamda döndürüp nerede hata yaptığımı aramıyorum Beşiktaş Kadıköy vapur iskelesinden Londra nın parklarına meydanlarına koşan Hazal Yılmaz çocukluğu ve olgunluğu arasındaki labirentte dolaşıyor ve bazen bilinç akışı bazen çözümleyici bir yazma dürtüsüyle kendini izliyor Çocukluğun kesilmiş sahnelerini hayalleriyle süslüyor

Hayykitap
CANIMA SUSUYORUM Bakarsın atar tepemin tası Bi telefon açarım sana Bırak tası tarağı gidiyoruz derim Ne mesaisi kalır saatlerin Ne de başı sonu haftanın Eni sonu ölümlüyüz der Bize ayrılan süreyi yaşarız dolu dolu Gün biter gün gelir mahşerde dikiliriz Hesaplar benden derim ve sığınırız rahmete Pek bir sermayemiz olmaz da kulluktan yana Halimiz Allah ın kanaat notuna kalır Bir de bakmışsın ki emir buyrulmuş ikimize Tutuşun elele hadi Cennet e diye Nedeni sen olursun Neden olmasın 136 Sayfa MÜSAİT BİR YERDE GİDECEK VAR Birileri koşar durmaksızın birilerininse yoktur yürümeye zamanı Yaşanırken hayat birilerince hiç yaşamamıştır hâlbuki bazı soluklar Gidenleri izlemektir bazı vakitler ve bilirsin ki durmuştur duvarında asılı bütün saatler Çabaya yetişmekten öte çırpınışlardır kimileri Oysa anlamaz hiç biri faydasızlığı Akşama herkes evine dönecek nasılsa lakin hanesi yoktur bazı akşamların Sinsi bir siyah kuşatırken caddeleri gün nakliyesini yapacaktı tüm yaşanamamışlıkların Öğrendim ki adetten dolarmış hem bütün komşu tabakları Boş değil dolu dolu vermek gerek dedim içimden ve tüm o boş ver diyenlere buradan saygı selam ve hürmetler 144 Sayfa ŞİZOFRENİK HALLER İnsan acısını tarif edemediği gün ölür ya da öldürür Gün puslu bir bakışın ilk yansıması olduğunda güneşin batması birşey ifade etmez Öldürdüm onu dedi Kimi dedim O işte peşimi bırakmayan adamı dedi Peki nerde diye sordum Yukarıda yatak odasında dedi soğukkanlı bir şekilde Hızlıca üst kata çıktım Baktım yok Bütün odaları dolaştım indim aşağıya Bulamadın mı Gömdüm onu dedi Korku filmi sahnesini andıracak bir olaydı yaşadıklarım Ama mezar benim çocukluğumun en büyük yarasıdır Bir o kadar da cesaretlendirir beni Çünkü annem ve babam bana hayvan katili gözüyle bakmasaydı onlarla kalacak ve buralara hiç gelmeyecektim Ne yapacağı kestirilemeyen seri cinayetler ustasının şeytani fikir deryasında kulaç atmaya başlayabilirsiniz artık Yusuf Öztürk yeni bir üslupla yeni nesil bir seri katil tiplemesiyle Şizofrenik Haller üçlemesinin ilk kitabı ile karşınızda 128 Sayfa ALLAH IN PİYONLARI Özet Işığım yok benim ve pencerem duvarlarımı yıktım özgür bir ölüye dönmeden Bir piyon devleti uğruna neleri feda eder Peki ya bir gazeteci özel haber için neleri göze alır Eylem Tok toplumsal gerçekçi yeni romanıyla karşımızda İnsanın hissettiği acıları okura aracısız aktarmadaki ustalığıyla tanınan Tok bu kez kalemiyle unutulmuş semtlerin üstü çizilmiş gençlerini konuşturuyor Hırpalanmış hor görülmüş kökünden koparılmış insanların yırtmak için neler yapabileceğini gözler önüne seriyor Gündemin sürekli değiştiği ve dudak uçuklatan türden haberleri dahi kanıksar hale gelen Türkiye yine benzeri ancak filmlerde gerçekleşebilecek bir kurguyla koltuklarına kilitlenecek Yoksunluğun ve değersizliğin kol gezdiği İstanbul un en tehlikeli mahallesi Suç şiddet ve uyuşturucu girdabının ortasında çocukluk arkadaşı üç bitirim delikanlı Peşpeşe işlenen ve devletin parmağı olduğundan şüphelenilen 9 seri cinayet Akıllara durgunluk veren bir olay örgüsü Ve çaresizlik örgüsünün ölüm sessizliğiyle atılan ilmekleri Gizli servisin maşa tetikçileri ideolojik piyonlar inancını kaybeden dindarlar sansasyon peşinde koşan gazeteciler ezildikçe erkekleşen erkekler Babadağlı Yusuf Deli Hamza ve Taykurt Vücutlarını birbirine siper edebilecek kadar harbi bu üç canciğer makûs yazgılarını değiştirmek istediler Ama bilmiyorlardı ki kader cilvelidir Bazen ağlarını öyle örer ki birbiri için ölebilecek insanlar birbirlerini öldürebilirler Herkes kendini sorgulayacak ve doğruyu bulma uğraşına girecek lakin doğru tektir o da gerçektir Kendinizle yüzleşme zamanı 400 Sayfa BOYUN EĞDİM Şiir güçlünün de güçsüzün de sığınağıdır Okunmuş efsunlanmış bir edası vardır Ve her şair birbirinden ilham alır birbirinin gölgesi olurlar Fakat Ebru Olur kendi gölgesini büyüterek sergiliyor şiirlerini ve böylece kendi g