Hayatımın Renkleri — Fatoş Yıldız Yeysideş

Hayatımın Renkleri
Fatoş Yıldız YeysideşKarahan Kitabevi
Hayatımın Renkleri
Fatoş Yıldız YeysideşAslında her şey annemin ablama kalem alıp bana bebek aldığı gün başladı Soğuk bir kış günüydü çarşıya götürmüştü bizi annem canım benim bizlere oyuncak kıyafet almayı ne çok sever hep bizi mutlu etmek isterdi O günde oyuncakçıya götürmüştü Ben sanırım altı yaşındaydım ablam da on O oyuncakçıya gitmeyi çok seviyordum duvarlar zeminden tavana kadar bebek doluydu Ortada değişik oyuncaklar da vardı mesela yandan kurmalı yüzen bebek veya tam tam çalan maymun gibi Benim yaşımda olanlar hatırlarlar Ben gözlerimi bebeklerden alamıyordum Evde o kadar bebeğim olmasına rağmen ille de bebek alacaktım İnadım inat kolum iki kanattı Adama istediğim bebeği gösterdim Ağzından biberonla su içiriyorsun kabak kafalı oğlan bebek altını ıslatıyor beşiği de vardı bir güzel uyutuyorsun falan Annem bana o bebeği aldı ablam artık büyümüşmüş oyuncak istemezmiş kalem alacakmış Mız mız İstemezsen isteme Neyse ordan çıktık ablam yolda satılan uzun renkli kalemlerden istedi Annem de aldı Nasıl ağlıyorum bana da alıııın diye Annem bana bebek aldığını ve kalem almayacağını söyledi bir de okula da gitmiyorum ne yazacam Allah aşkına Olsun bana da alınacak illa ki Çok güzel kalem ya alın alın noluur Ben böğürerek ağlıyordum Sümüğüm gözyaşıma karışmıştı Kış günü olduğu için hava erken kararmıştı Dolmuşa atlayıp eve gittik Ben çok sinirlenmiştim bir kere gururumla oynanmıştı bana da kalem alınmalıydı Yolda plan yaptım benim bu kalemi yok etmem lazımdı Ablam mutlu olmamalıydı çünkü ben değildim Eve geldik ve ben ablama alınan o güzelim kalemi balkondan aşağı attım Zaferin verdiği rahatlıkla oturma odasında çekyata uzandım televizyon izledim Ablam ödev yapıyordu o sırada aklına kalemi geldi Arıyorlar annemle ama kalem yok Aradılaaar aradılaaar İçim acımıştı artık bu çaresiz eyleme En sonunda dayanamayıp itiraf ettim Boşuna aramayın ben o kalemi aşşağı attım dedim bilmiş bilmiş Ayyy annemin ve ablamın yüzlerindeki şaşkınlığı ve siniri unutamıyorum Annem beni parçalayacaktı ama bir şey yapmadı O sinirle aşşağı inip kalemi aramaya başladılar Hava karanlık ki nerden bulacaklar Nitekim bulamadılar Ben kazanmıştım oh olmuştu Çok egoist bir hareket olduğunu biliyorum fakat çocuğum ben napiiim Ben olsam annemin ya da ablamın yerinde benim saçımı başımı yolardım Ucuz kurtulmuştum Ablam zaten çok sessizdi İçine içine ağladı sadece yazık Annem de çok kızdı bana döveydi daha iyiydi

Karahan Kitabevi
Aslında her şey annemin ablama kalem alıp bana bebek aldığı gün başladı Soğuk bir kış günüydü çarşıya götürmüştü bizi annem canım benim bizlere oyuncak kıyafet almayı ne çok sever hep bizi mutlu etmek isterdi O günde oyuncakçıya götürmüştü Ben sanırım altı yaşındaydım ablam da on O oyuncakçıya gitmeyi çok seviyordum duvarlar zeminden tavana kadar bebek doluydu Ortada değişik oyuncaklar da vardı mesela yandan kurmalı yüzen bebek veya tam tam çalan maymun gibi Benim yaşımda olanlar hatırlarlar Ben gözlerimi bebeklerden alamıyordum Evde o kadar bebeğim olmasına rağmen ille de bebek alacaktım İnadım inat kolum iki kanattı Adama istediğim bebeği gösterdim Ağzından biberonla su içiriyorsun kabak kafalı oğlan bebek altını ıslatıyor beşiği de vardı bir güzel uyutuyorsun falan Annem bana o bebeği aldı ablam artık büyümüşmüş oyuncak istemezmiş kalem alacakmış Mız mız İstemezsen isteme Neyse ordan çıktık ablam yolda satılan uzun renkli kalemlerden istedi Annem de aldı Nasıl ağlıyorum bana da alıııın diye Annem bana bebek aldığını ve kalem almayacağını söyledi bir de okula da gitmiyorum ne yazacam Allah aşkına Olsun bana da alınacak illa ki Çok güzel kalem ya alın alın noluur Ben böğürerek ağlıyordum Sümüğüm gözyaşıma karışmıştı Kış günü olduğu için hava erken kararmıştı Dolmuşa atlayıp eve gittik Ben çok sinirlenmiştim bir kere gururumla oynanmıştı bana da kalem alınmalıydı Yolda plan yaptım benim bu kalemi yok etmem lazımdı Ablam mutlu olmamalıydı çünkü ben değildim Eve geldik ve ben ablama alınan o güzelim kalemi balkondan aşağı attım Zaferin verdiği rahatlıkla oturma odasında çekyata uzandım televizyon izledim Ablam ödev yapıyordu o sırada aklına kalemi geldi Arıyorlar annemle ama kalem yok Aradılaaar aradılaaar İçim acımıştı artık bu çaresiz eyleme En sonunda dayanamayıp itiraf ettim Boşuna aramayın ben o kalemi aşşağı attım dedim bilmiş bilmiş Ayyy annemin ve ablamın yüzlerindeki şaşkınlığı ve siniri unutamıyorum Annem beni parçalayacaktı ama bir şey yapmadı O sinirle aşşağı inip kalemi aramaya başladılar Hava karanlık ki nerden bulacaklar Nitekim bulamadılar Ben kazanmıştım oh olmuştu Çok egoist bir hareket olduğunu biliyorum fakat çocuğum ben napiiim Ben olsam annemin ya da ablamın yerinde benim saçımı başımı yolardım Ucuz kurtulmuştum Ablam zaten çok sessizdi İçine içine ağladı sadece yazık Annem de çok kızdı bana döveydi daha iyiydi

Karahan Kitabevi
Aslında her şey annemin ablama kalem alıp bana bebek aldığı gün başladı Soğuk bir kış günüydü çarşıya götürmüştü bizi annem canım benim bizlere oyuncak kıyafet almayı ne çok sever hep bizi mutlu etmek isterdi O günde oyuncakçıya götürmüştü Ben sanırım altı yaşındaydım ablam da on O oyuncakçıya gitmeyi çok seviyordum duvarlar zeminden tavana kadar bebek doluydu Ortada değişik oyuncaklar da vardı mesela yandan kurmalı yüzen bebek veya tam tam çalan maymun gibi Benim yaşımda olanlar hatırlarlar Ben gözlerimi bebeklerden alamıyordum Evde o kadar bebeğim olmasına rağmen ille de bebek alacaktım İnadım inat kolum iki kanattı Adama istediğim bebeği gösterdim Ağzından biberonla su içiriyorsun kabak kafalı oğlan bebek altını ıslatıyor beşiği de vardı bir güzel uyutuyorsun falan Annem bana o bebeği aldı ablam artık büyümüşmüş oyuncak istemezmiş kalem alacakmış Mız mız İstemezsen isteme Neyse ordan çıktık ablam yolda satılan uzun renkli kalemlerden istedi Annem de aldı Nasıl ağlıyorum bana da alıııın diye Annem bana bebek aldığını ve kalem almayacağını söyledi bir de okula da gitmiyorum ne yazacam Allah aşkına Olsun bana da alınacak illa ki Çok güzel kalem ya alın alın noluur Ben böğürerek ağlıyordum Sümüğüm gözyaşıma karışmıştı Kış günü olduğu için hava erken kararmıştı Dolmuşa atlayıp eve gittik Ben çok sinirlenmiştim bir kere gururumla oynanmıştı bana da kalem alınmalıydı Yolda plan yaptım benim bu kalemi yok etmem lazımdı Ablam mutlu olmamalıydı çünkü ben değildim Eve geldik ve ben ablama alınan o güzelim kalemi balkondan aşağı attım Zaferin verdiği rahatlıkla oturma odasında çekyata uzandım televizyon izledim Ablam ödev yapıyordu o sırada aklına kalemi geldi Arıyorlar annemle ama kalem yok Aradılaaar aradılaaar İçim acımıştı artık bu çaresiz eyleme En sonunda dayanamayıp itiraf ettim Boşuna aramayın ben o kalemi aşşağı attım dedim bilmiş bilmiş Ayyy annemin ve ablamın yüzlerindeki şaşkınlığı ve siniri unutamıyorum Ann

Karahan Kitabevi
Sen benim acılarımın sessiz çığlıkları göz pınarlarımın kuruması ben ise sadece ihanet Birbirimizin dünyasına ait olamadık birbirimize kavuşmadan son bulduk ama sen hâlâ bende bir ucunu ateşe vermiş yaprak gibi yanıyorsun küllerini bırakıp uzaklara gittin Şimdi bu küllerinden nasıl kurtulabilirim bana yardımcı olur musun sevgili Bir meltem eser mi bir gün fırtınayla gelip zihnimi temizler mi ruhun Ellerinle başıma dokunduğun andaki zihin durgunluğumu istiyorum şöyle Hücreler arası bütün tepkimeler son buluyor Düşünceler birbirinden ayrılıp yok olacak biçimde uzaklara gidiyor çok yorulmuş bir bedenin sonsuz uykusuna dalması gibi huzur verici Artık çok sessizim sensiz suç işleyip de kaçmayı beceremeyen bir hırsız gibi biraz korkak biraz da sessiz Yangın içinde kalmış bir ev gibiyim bazen alevler yükseliyor sağıma soluma sıçrıyor bazen de duman olup kendi ruhumda yükseliyorum sönmesini bekliyorum Beklerken en büyük aptallığı yapıyorum çünkü biliyorum ki bu yangının sonunda sadece iz olarak küller kalmış olacak Yapmam gerekenin beklememek olduğunu biliyorum Zihnimi ele geçirip hüküm kurmuşken zihnim firar oldu Zihnimin bir firar gibi sana kaçması ve her kaçışın ödettiği ağır bedeller nasıl mı