Hayatın Öznesi Olmak — Mustafa Alagöz

Hayatın Öznesi Olmak
Mustafa AlagözSARMAL KİTABEVİ
Hayatın Öznesi Olmak
Mustafa AlagözKendini Bil tarihte söylenmiş en özlü bir çağrı bir uyarı bir öğüt olsa gerek Ancak hazırda bir kendi yoktur İnsan evrimin son aşamasının bir ürünü olarak yaratılmıştır Biyolojik donanım olarak tamdır bilinç varlığı olarak ise sadece bir potansiyeldir Bir zalim bir bilge bir bilim insanı bir sanatçı bir dindar bir halk kahramanı da olabilir Doğuştan verili olarak taşıdığı potansiyeli nasıl kullanacağı onun iradesine verilmiştir Seçimi yapmak kendisinin sorumluğundadır Bir Tabula Rasa üzeri hiç çizilmemiş hiçbir şey yazılmamış beyaz bir sayfa gibi Yaşama adım atıktan sonra mutlaka bir şeyler yazıp çizecektir Çizdikleri onun kişilik profili yazdıkları da eylemleri Bu yazma çizme serüveni hayatı boyunca devam edecektir Tüm bunlar onun Kendi olmasının dayanaklarıdır sorumluluk ondadır Yaşamın en yüksek ereği özgülüktür Özgürlük keyfilik değil ama sorumlulukla sınırlanmış keyfiliktir Özgürlüğün belirleyici olmadığı ahlak vicdan paylaşım ve ilişki sevgi dostluk kendi doğalarına uygun olarak gerçeklik kazanamazlar Bu durumda bireysel ilişkiler karşılıklı bir sığınma olmaktan birbirlerini araçsal kılmaktan öteye geçemez Var olduğu sınırlarının ötesine taşınayamayan yaşam rutinleşir nicelik çokluğunun içerisinde ne denli gezinirse gezinsin özlenen o içsel tatmini sevincin tazeliğini deneyimleyemez anlam bulamaz Anlamsızlık ve değersizlik duygusu ruhsal olarak katlanılması güç bir hal yaratır Modern yaşam bu hakikatin somut olarak yaşandığı ve gözlemlendiği deneyimlerle dolup taşıyor Bunun yanında kendi olmanın imkanlarına erişmesi kendi yaşamı hakkında bağımsız karar verebilme olanaklarına kavuşması istediği bilgiyi kolayca elde edebiliyor olması onun bağımsız ve özgür birey olma yollarını açtı Günümüz modern yaşamı bireyi kendiyle baş başa getirmiştir Kendi yaşamının anlamını kendisi belirleyecektir Aidiyetler bireylerin içsel bütünlüğünü ruhsal canlılığını sağlayamıyor çünkü bu bireyin kendi dışında bir güce teslim olmasıdır Bu güç ideoloji dinsel inanç etnik köken geçmişten kalma çürümüş gelenek bağları olsa da Sorun bireyin kendi farkındalığı ile kendi yaşamının öznesi olabilmekte

Sarmal Kitabevi
Kendini Bil tarihte söylenmiş en özlü bir çağrı bir uyarı bir öğüt olsa gerek Ancak hazırda bir kendi yoktur İnsan evrimin son aşamasının bir ürünü olarak yaratılmıştır Biyolojik donanım olarak tamdır bilinç varlığı olarak ise sadece bir potansiyeldir Bir zalim bir bilge bir bilim insanı bir sanatçı bir dindar bir halk kahramanı da olabilir Doğuştan verili olarak taşıdığı potansiyeli nasıl kullanacağı onun iradesine verilmiştir Seçimi yapmak kendisinin sorumluğundadır Bir Tabula Rasa üzeri hiç çizilmemiş hiçbir şey yazılmamış beyaz bir sayfa gibi Yaşama adım atıktan sonra mutlaka bir şeyler yazıp çizecektir Çizdikleri onun kişilik profili yazdıkları da eylemleri Bu yazma çizme serüveni hayatı boyunca devam edecektir Tüm bunlar onun Kendi olmasının dayanaklarıdır sorumluluk ondadır Yaşamın en yüksek ereği özgülüktür Özgürlük keyfilik değil ama sorumlulukla sınırlanmış keyfiliktir Özgürlüğün belirleyici olmadığı ahlak vicdan paylaşım ve ilişki sevgi dostluk kendi doğalarına uygun olarak gerçeklik kazanamazlar Bu durumda bireysel ilişkiler karşılıklı bir sığınma olmaktan birbirlerini araçsal kılmaktan öteye geçemez Var olduğu sınırlarının ötesine taşınayamayan yaşam rutinleşir nicelik çokluğunun içerisinde ne denli gezinirse gezinsin özlenen o içsel tatmini sevincin tazeliğini deneyimleyemez anlam bulamaz Anlamsızlık ve değersizlik duygusu ruhsal olarak katlanılması güç bir hal yaratır Modern yaşam bu hakikatin somut olarak yaşandığı ve gözlemlendiği deneyimlerle dolup taşıyor Bunun yanında kendi olmanın imkanlarına erişmesi kendi yaşamı hakkında bağımsız karar verebilme olanaklarına kavuşması istediği bilgiyi kolayca elde edebiliyor olması onun bağımsız ve özgür birey olma yollarını açtı Günümüz modern yaşamı bireyi kendiyle baş başa getirmiştir Kendi yaşamının anlamını kendisi belirleyecektir Aidiyetler bireylerin içsel bütünlüğünü ruhsal canlılığını sağlayamıyor çünkü bu bireyin kendi dışında bir güce teslim olmasıdır Bu güç ideoloji dinsel inanç etnik köken geçmişten kalma çürümüş gelenek bağları olsa da Sorun bireyin kendi farkındalığı ile kendi yaşamının öznesi olabilmekte

Sarmal Kitabevi
Kendini Bil tarihte söylenmiş en özlü bir çağrı bir uyarı bir öğüt olsa gerek Ancak hazırda bir kendi yoktur İnsan evrimin son aşamasının bir ürünü olarak yaratılmıştır Biyolojik donanım olarak tamdır bilinç varlığı olarak ise sadece bir potansiyeldir Bir zalim bir bilge bir bilim insanı bir sanatçı bir dindar bir halk kahramanı da olabilir Doğuştan verili olarak taşıdığı potansiyeli nasıl kullanacağı onun iradesine verilmiştir Seçimi yapmak kendisinin sorumluğundadır Bir Tabula Rasa üzeri hiç çizilmemiş hiçbir şey yazılmamış beyaz bir sayfa gibi Yaşama adım atıktan sonra mutlaka bir şeyler yazıp çizecektir Çizdikleri onun kişilik profili yazdıkları da eylemleri Bu yazma çizme serüveni hayatı boyunca devam edecektir Tüm bunlar onun Kendi olmasının dayanaklarıdır sorumluluk ondadır Yaşamın en yüksek ereği özgülüktür Özgürlük keyfilik değil ama sorumlulukla sınırlanmış keyfiliktir Özgürlüğün belirleyici olmadığı ahlak vicdan paylaşım ve ilişki sevgi dostluk kendi doğalarına uygun olarak gerçeklik kazanamazlar Bu durumda bireysel ilişkiler karşılıklı bir sığınma olmaktan birbirlerini araçsal kılmaktan öteye geçemez Var olduğu sınırlarının ötesine taşınayamayan yaşam rutinleşir nicelik çokluğunun içerisinde ne denli gezinirse gezinsin özlenen o içsel tatmini sevincin tazeliğini deneyimleyemez anlam bulamaz Anlamsızlık ve değersizlik duygusu ruhsal olarak katlanılması güç bir hal yaratır Modern yaşam bu hakikatin somut olarak yaşandığı ve gözlemlendiği deneyimlerle dolup taşıyor Bunun yanında kendi olmanın imkanlarına erişmesi kendi yaşamı hakkında bağımsız karar verebilme olanaklarına kavuşması istediği bilgiyi kolayca elde edebiliyor olması onun bağımsız ve özgür birey olma yollarını açtı Günümüz modern yaşamı bireyi kendiyle baş başa getirmiştir Kendi yaşamının anlamını kendisi belirleyecektir Aidiyetler bireylerin içsel bütünlüğünü ruhsal canlılığını sağlayamıyor çünkü bu bireyin kendi dışında bir güce teslim olm

Sarmal
Kendini Bil tarihte söylenmiş en özlü bir çağrı bir uyarı bir öğüt olsa gerek Ancak hazırda bir kendi yoktur İnsan evrimin son aşamasının bir ürünü olarak yaratılmıştır Biyolojik donanım olarak tamdır bilinç varlığı olarak ise sadece bir potansiyeldir Bir zalim bir bilge bir bilim insanı bir sanatçı bir dindar bir halk kahramanı da olabilir Doğuştan verili olarak taşıdığı potansiyeli nasıl kullanacağı onun iradesine verilmiştir Seçimi yapmak kendisinin sorumluğundadır Bir Tabula Rasa üzeri hiç çizilmemiş hiçbir şey yazılmamış beyaz bir sayfa gibi Yaşama adım atıktan sonra mutlaka bir şeyler yazıp çizecektir Çizdikleri onun kişilik profili yazdıkları da eylemleri Bu yazma çizme serüveni hayatı boyunca devam edecektir Tüm bunlar onun Kendi olmasının dayanaklarıdır sorumluluk ondadır Yaşamın en yüksek ereği özgülüktür Özgürlük keyfilik değil ama sorumlulukla sınırlanmış keyfiliktir Özgürlüğün belirleyici olmadığı ahlak vicdan paylaşım ve ilişki sevgi dostluk kendi doğalarına uygun olarak gerçeklik kazanamazlar Bu durumda bireysel ilişkiler karşılıklı bir sığınma olmaktan birbirlerini araçsal kılmaktan öteye geçemez Var olduğu sınırlarının ötesine taşınayamayan yaşam rutinleşir nicelik çokluğunun içerisinde ne denli gezinirse gezinsin özlenen o içsel tatmini sevincin tazeliğini deneyimleyemez anlam bulamaz Anlamsızlık ve değersizlik duygusu ruhsal olarak katlanılması güç bir hal yaratır Modern yaşam bu hakikatin somut olarak yaşandığı ve gözlemlendiği deneyimlerle dolup taşıyor Bunun yanında kendi olmanın imkanlarına erişmesi kendi yaşamı hakkında bağımsız karar verebilme olanaklarına kavuşması istediği bilgiyi kolayca elde edebiliyor olması onun bağımsız ve özgür birey olma yollarını açtı Günümüz modern yaşamı bireyi kendiyle baş başa getirmiştir Kendi yaşamının anlamını kendisi belirleyecektir Aidiyetler bireylerin içsel bütünlüğünü ruhsal canlılığını sağlayamıyor çünkü bu bireyin kendi dışında bir güce teslim olmasıdır Bu güç ideoloji dinsel inanç etnik köken geçmişten kalma çürümüş gelenek bağları olsa da Sorun bireyin kendi farkındalığı ile kendi yaşamının öznesi olabilmekte