Haydut — Oğuzhan Öz

Haydut
Oğuzhan ÖzLiman Yayınevi
Haydut
Oğuzhan ÖzHayatın labirentlerinde ömür tüketendir insan Geçtiği yollarda caddelerde sokaklarda ayak izlerini bırakır Ne için ve ne amaçla tüketmiştir ki ömrünü Heybesine ne katmıştır Dünyanın yüklerini sırtlayıp hamalı mı olmuştur Pişmanlıklar küskünlükler kavgalar dövüşler yalanlar riyalar günahlar sevaplar mutluluklar iyilikler kötülükler savaşlar binalar evler villalar topraklar yatlar katlar fakirlikler yokluklar garibanlıklar açlıklar sefaletler Neler gömülü şu yeryüzünün koca mezarlığında Savruluyor insan bu zamansız yolculukta Aklı ve ruhu aynı yerde olamayan insanların vicdanında yaşadığı büyük zelzelelerde kim bilir nice yaşamlar karanlığın bağrına saplandılar Bazı şeyler öyledir ki önünde duramazsınız Bir kar kütlesinin sesin şiddetiyle ya da bir rüzgârın kuvvetiyle zirvelerden aşağıya yığılarak gelmesi gibidir Siz önünde durmaya çalışsanız da altında kalır ve feryatlarınız işitilmez olur Göçük altında kalan hayallerin rüyaların ümitlerin inançların tezahürü bambaşka bir acun olup tabutlarla bir düğün alayı gibi çıkar içimizden Tanıtım Bülteninden

Siyah Beyaz
Hayat bir labirenttir İnsan bu labirentte yürürken ardında ayak izleri geride ise pişmanlıklar kavgalar sevinçler ve yarım kalmış hayaller bırakır Bazen yük taşır bazen mutluluk bazen de hiçbir şeye anlam veremeden savrulur Dünyanın sırtımıza yüklediği hamallıkla ezilirken vicdanımızın derinliklerinde kopan sessiz çığlıklar çoğu kez duyulmaz Ama her şey bir gün kar kütlesi gibi üzerimize yığılır Hayaller göçük altında kalır umutlar tabutlarla içimizden çıkar İnsan bu acı yolculukta aslında kimin için ne için yaşadığını sorgulamaya başlar Ömrün heybesine kattıkları yalnızca bir sınavın şahitliğidir Ve geriye dönüp bakıldığında tek bir soru kalır zihinde Sizin yolculuğunuzun sonunda heybenizde ne kalacak Tanıtım Bülteninden

Siyah Beyaz Yayınları
Hayat bir labirenttir İnsan bu labirentte yürürken ardında ayak izleri geride ise pişmanlıklar kavgalar sevinçler ve yarım kalmış hayaller bırakır Bazen yük taşır bazen mutluluk bazen de hiçbir şeye anlam veremeden savrulur Dünyanın sırtımıza yüklediği hamallıkla ezilirken vicdanımızın derinliklerinde kopan sessiz çığlıklar çoğu kez duyulmaz Ama her şey bir gün kar kütlesi gibi üzerimize yığılır Hayaller göçük altında kalır umutlar tabutlarla içimizden çıkar İnsan bu acı yolculukta aslında kimin için ne için yaşadığını sorgulamaya başlar Ömrün heybesine kattıkları yalnızca bir sınavın şahitliğidir Ve geriye dönüp bakıldığında tek bir soru kalır zihinde Sizin yolculuğunuzun sonunda heybenizde ne kalacak

Haydut Hayat bir labirenttir İnsan bu labirentte yürürken ardında ayak izleri geride ise pişmanlıklar kavgalar sevinçler ve yarım kalmış hayaller bırakır Bazen yük taşır bazen mutluluk bazen de hiçbir şeye anlam veremeden savrulur Dünyanın sırtımıza yüklediği hamallıkla ezilirken vicdanımızın derinliklerinde kopan sessiz çığlıklar çoğu kez duyulmaz Ama her şey bir gün kar kütlesi gibi üzerimize yığılır Hayaller göçük altında kalır umutlar tabutlarla içimizden çıkar İnsan bu acı yolculukta aslında kimin için ne için yaşadığını sorgulamaya başlar Ömrün heybesine kattıkları yalnızca bir sınavın şahitliğidir Ve geriye dönüp bakıldığında tek bir soru kalır zihinde Sizin yolculuğunuzun sonunda heybenizde ne kalacak Yazar Oğuzhan Öz Sayfa Sayısı 219 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Siyah Beyaz Yayınları
Hayat bir labirenttir İnsan bu labirentte yürürken ardında ayak izleri geride ise pişmanlıklar kavgalar sevinçler ve yarım kalmış hayaller bırakır Bazen yük taşır bazen mutluluk bazen de hiçbir şeye anlam veremeden savrulur Dünyanın sırtımıza yüklediği hamallıkla ezilirken vicdanımızın derinliklerinde kopan sessiz çığlıklar çoğu kez duyulmaz Ama her şey bir gün kar kütlesi gibi üzerimize yığılır Hayaller göçük altında kalır umutlar tabutlarla içimizden çıkar İnsan bu acı yolculukta aslında kimin için ne için yaşadığını sorgulamaya başlar Ömrün heybesine kattıkları yalnızca bir sınavın şahitliğidir Ve geriye dönüp bakıldığında tek bir soru kalır zihinde Sizin yolculuğunuzun sonunda heybenizde ne kalacak

Liman Yayınevi
Hayatın labirentlerinde ömür tüketendir insan Geçtiği yollarda caddelerde sokaklarda ayak izlerini bırakır Ne için ve ne amaçla tüketmiştir ki ömrünü Heybesine ne katmıştır Dünyanın yüklerini sırtlayıp hamalı mı olmuştur Pişmanlıklar küskünlükler kavgalar dövüşler yalanlar riyalar günahlar sevaplar mutluluklar iyilikler kötülükler savaşlar binalar evler villalar topraklar yatlar katlar fakirlikler yokluklar garibanlıklar açlıklar sefaletler Neler gömülü şu yeryüzünün koca mezarlığında Savruluyor insan bu zamansız yolculukta Aklı ve ruhu aynı yerde olamayan insanların vicdanında yaşadığı büyük zelzelelerde kim bilir nice yaşamlar karanlığın bağrına saplandılar Bazı şeyler öyledir ki önünde duramazsınız Bir kar kütlesinin sesin şiddetiyle ya da bir rüzgârın kuvvetiyle zirvelerden aşağıya yığılarak gelmesi gibidir Siz önünde durmaya çalışsanız da altında kalır ve feryatlarınız işitilmez olur Göçük altında kalan hayallerin rüyaların ümitlerin inançların tezahürü bambaşka bir acun olup tabutlarla bir düğün alayı gibi çıkar içimizden

Liman Yayınevi
Hayatın labirentlerinde ömür tüketendir insan Geçtiği yollarda caddelerde sokaklarda ayak izlerini bırakır Ne için ve ne amaçla tüketmiştir ki ömrünü Heybesine ne katmıştır Dünyanın yüklerini sırtlayıp hamalı mı olmuştur Pişmanlıklar küskünlükler kavgalar dövüşler yalanlar riyalar günahlar sevaplar mutluluklar iyilikler kötülükler savaşlar binalar evler villalar topraklar yatlar katlar fakirlikler yokluklar garibanlıklar açlıklar sefaletler Neler gömülü şu yeryüzünün koca mezarlığında Savruluyor insan bu zamansız yolculukta Aklı ve ruhu aynı yerde olamayan insanların vicdanında yaşadığı büyük zelzelelerde kim bilir nice yaşamlar karanlığın bağrına saplandılar Bazı şeyler öyledir ki önünde duramazsınız Bir kar kütlesinin sesin şiddetiyle ya da bir rüzgârın kuvvetiyle zirvelerden aşağıya yığılarak gelmesi gibidir Siz önünde durmaya çalışsanız da altında kalır ve feryatlarınız işitilmez olur Göçük altında kalan hayallerin rüyaların ümitlerin inançların tezahürü bambaşka bir acun olup tabutlarla bir düğün alayı gibi çıkar içimizden

Liman Yayınevi
Hayatın labirentlerinde ömür tüketendir insan Geçtiği yollarda caddelerde sokaklarda ayak izlerini bırakır Ne için ve ne amaçla tüketmiştir ki ömrünü Heybesine ne katmıştır Dünyanın yüklerini sırtlayıp hamalı mı olmuştur Pişmanlıklar küskünlükler kavgalar dövüşler yalanlar riyalar günahlar sevaplar mutluluklar iyilikler kötülükler savaşlar binalar evler villalar topraklar yatlar katlar fakirlikler yokluklar garibanlıklar açlıklar sefaletler Neler gömülü şu yeryüzünün koca mezarlığında Savruluyor insan bu zamansız yolculukta Aklı ve ruhu aynı yerde olamayan insanların vicdanında yaşadığı büyük zelzelelerde kim bilir nice yaşamlar karanlığın bağrına saplandılar Bazı şeyler öyledir ki önünde duramazsınız Bir kar kütlesinin sesin şiddetiyle ya da bir rüzgârın kuvvetiyle zirvelerden aşağıya yığılarak gelmesi gibidir Siz önünde durmaya çalışsanız da altında kalır ve feryatlarınız işitilmez olur Göçük altında kalan hayallerin rüyaların ümitlerin inançların tezahürü bambaşka bir acun olup tabutlarla bir düğün alayı gibi çıkar içimizden

Siyah Beyaz
Hayat bir labirenttir İnsan bu labirentte yürürken ardında ayak izleri geride ise pişmanlıklar kavgalar sevinçler ve yarım kalmış hayaller bırakır Bazen yük taşır bazen mutluluk bazen de hiçbir şeye anlam veremeden savrulur Dünyanın sırtımıza yüklediği hamallıkla ezilirken vicdanımızın derinliklerinde kopan sessiz çığlıklar çoğu kez duyulmaz Ama her şey bir gün kar kütlesi gibi üzerimize yığılır Hayaller göçük altında kalır umutlar tabutlarla içimizden çıkar İnsan bu acı yolculukta aslında kimin için ne için yaşadığını sorgulamaya başlar Ömrün heybesine kattıkları yalnızca bir sınavın şahitliğidir Ve geriye dönüp bakıldığında tek bir soru kalır zihinde Sizin yolculuğunuzun sonunda heybenizde ne kalacak