MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Hazin Göç — Jadi Şakenuli

Hazin Göç
227,50
Tarihsel RomanlarRoman TarihiROMAN ÖYKÜ

Hazin Göç

Jadi Şakenuli

Kalender Yayınevi

2016
İnce Kapak
Kitap AmbarıEn ucuz

Hazin Göç

Jadi Şakenuli

Hazin Göç Kazakların yedi bin kilometrelik büyük göçünü olayın canlı tanıklarının ve o dönemle ilgili birinci ağızdan yazılan eserlerin kaynaklığında bir Kazak yazarın yazdığı tam anlamıyla bir destanın romanıdır 1934 1935 yıllarında Altay Dağı civarında başlayan bu ilk göç Taklamakan Çölü nden ve Himalayaların zirvesinden geçerek 1941 yılında Hindistan a ulaşabilmiştir Göç sırasında altı bin kadar Kazak düşmanlar tarafından katledilmiş ya da doğa şartlarından ve hastalıktan vefat etmiştir Göçün lideri Elishan Batur 1943 yılında Pakistan da hastalıktan vefat etmiştir Kazak Türklerinden ilk kafile 15 Ocak 1953 te İstanbul a ulaşabilmiştir Okurun bilmesi gerekiyor ki bu eser özgürlük ve yaşam savaşı veren toplumların ortak kaderinin bir yansımasıdır Elishan Batur Bizi doğduğumuz topraklarda yuvamızdan eden zalimlerin canlarına okuyup halkımı öz vatanına geri götürmeyi düşünüyordum Zalimlerin yaktığı ateş vatanımızı alevler içinde bırakıp geri dönecek miyiz diye hayalini kurduğumuz altın yuvamızı küle döndürdü Hiçbir zaman düşman önünde boynunuzu eğmeyin her zaman dimdik olun Canın çıkmak üzere olsa canını teslim edeceksen dahi düşmanının gözlerine bakarak ölmek gerekir Her tarafa dağılan halkı bir araya toplayıp Türkiye ye gitmenin yolunu arayın Ne de olsa kanımız bir Dışlamayacak kabul edeceklerdir Ben yuvası parçalansa da fırtınaya karşı koymaya çalışan serçe gibiyim Ben ölsem de ruhum o küçük kuşa dönüşerek sizin çevrenizde uçuyor olacak Biz Kazak denen milletteniz Muzafferabad a geldiğimizde Bunlar Kazaklar diyerek bizi Rus Kozaklarıyla karıştırdıkları için çekinerek bakmışlardı O yüzden göçümüz birkaç gün beklemek zorunda kaldı Kazak milleti ezelden beri hürriyeti seven bir millettir Özellikle dağların asi nehirlerin olduğu yerlerde konar göçer hayat sürdürmeyi severler Yaşadıkları yerin tabiatı gibi kendileri de iyi niyetli sakin ve huzurlu olurlar Birisine kötülük yapmak bizim kanımızda olmayan bir özelliktir Lakin bize kötülük yapanı da affedemeyen bir yanımız da vardır Elveda vatanım Elveda kutsal ülkem Elishan ın gözlerinden dökülen acı yaşlar dünyanın en yüksek tepesini çökertecekmişçesine Himalaya ya döküldü Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 440 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Kalender Yayınevi

Şehadet Kitap
231,00

Kalender Yayınevi

2016440 sf.
Şehadet Kitap

Hazin Göç Kazakların yedi bin kilometrelik büyük göçünü olayın canlı tanıklarının ve o dönemle ilgili birinci ağızdan yazılan eserlerin kaynaklığında bir Kazak yazarın yazdığı tam anlamıyla bir destanın romanıdır 1934 1935 yıllarında Altay Dağı civarında başlayan bu ilk göç Taklamakan Çölü nden ve Himalayaların zirvesinden geçerek 1941 yılında Hindistan a ulaşabilmiştir Göç sırasında altı bin kadar Kazak düşmanlar tarafından katledilmiş ya da doğa şartlarından ve hastalıktan vefat etmiştir Göçün lideri Elishan Batur 1943 yılında Pakistan da hastalıktan vefat etmiştir Kazak Türklerinden ilk kafile 15 Ocak 1953 te İstanbul a ulaşabilmiştir Okurun bilmesi gerekiyor ki bu eser özgürlük ve yaşam savaşı veren toplumların ortak kaderinin bir yansımasıdır Elishan Batur Bizi doğduğumuz topraklarda yuvamızdan eden zalimlerin canlarına okuyup halkımı öz vatanına geri götürmeyi düşünüyordum Zalimlerin yaktığı ateş vatanımızı alevler içinde bırakıp geri dönecek miyiz diye hayalini kurduğumuz altın yuvamızı küle döndürdü Hiçbir zaman düşman önünde boynunuzu eğmeyin her zaman dimdik olun Canın çıkmak üzere olsa canını teslim edeceksen dahi düşmanının gözlerine bakarak ölmek gerekir Her tarafa dağılan halkı bir araya toplayıp Türkiye ye gitmenin yolunu arayın Ne de olsa kanımız bir Dışlamayacak kabul edeceklerdir Ben yuvası parçalansa da fırtınaya karşı koymaya çalışan serçe gibiyim Ben ölsem de ruhum o küçük kuşa dönüşerek sizin çevrenizde uçuyor olacak Biz Kazak denen milletteniz Muzafferabad a geldiğimizde Bunlar Kazaklar diyerek bizi Rus Kozaklarıyla karıştırdıkları için çekinerek bakmışlardı O yüzden göçümüz birkaç gün beklemek zorunda kaldı Kazak milleti ezelden beri hürriyeti seven bir millettir Özellikle dağların asi nehirlerin olduğu yerlerde konar göçer hayat sürdürmeyi severler Yaşadıkları yerin tabiatı gibi kendileri de iyi niyetli sakin ve huzurlu olurlar Birisine kötülük yapmak bizim kanımızda olmayan bir özelliktir Lakin bize kötülük yapanı da affedemeyen bir yanımız da vardır Elveda vatanım Elveda kutsal ülkem Elishan ın gözlerinden dökülen acı yaşlar dünyanın en yüksek tepesini çökertecekmişçesine Himalaya ya döküldü

Kitap Sepeti
238,00

Kalender Yayınevi

2016440 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Hazin Göç Kazakların yedi bin kilometrelik büyük göçünü olayın canlı tanıklarının ve o dönemle ilgili birinci ağızdan yazılan eserlerin kaynaklığında bir Kazak yazarın yazdığı tam anlamıyla bir destanın romanıdır 1934 1935 yıllarında Altay Dağı civarında başlayan bu ilk göç Taklamakan Çölü nden ve Himalayaların zirvesinden geçerek 1941 yılında Hindistan a ulaşabilmiştir Göç sırasında altı bin kadar Kazak düşmanlar tarafından katledilmiş ya da doğa şartlarından ve hastalıktan vefat etmiştir Göçün lideri Elishan Batur 1943 yılında Pakistan da hastalıktan vefat etmiştir Kazak Türklerinden ilk kafile 15 Ocak 1953 te İstanbul a ulaşabilmiştir Okurun bilmesi gerekiyor ki bu eser özgürlük ve yaşam savaşı veren toplumların ortak kaderinin bir yansımasıdır Elishan Batur Bizi doğduğumuz topraklarda yuvamızdan eden zalimlerin canlarına okuyup halkımı öz vatanına geri götürmeyi düşünüyordum Zalimlerin yaktığı ateş vatanımızı alevler içinde bırakıp geri dönecek miyiz diye hayalini kurduğumuz altın yuvamızı küle döndürdü Hiçbir zaman düşman önünde boynunuzu eğmeyin her zaman dimdik olun Canın çıkmak üzere olsa canını teslim edeceksen dahi düşmanının gözlerine bakarak ölmek gerekir Her tarafa dağılan halkı bir araya toplayıp Türkiye ye gitmenin yolunu arayın Ne de olsa kanımız bir Dışlamayacak kabul edeceklerdir Ben yuvası parçalansa da fırtınaya karşı koymaya çalışan serçe gibiyim Ben ölsem de ruhum o küçük kuşa dönüşerek sizin çevrenizde uçuyor olacak Biz Kazak denen milletteniz Muzafferabad a geldiğimizde Bunlar Kazaklar diyerek bizi Rus Kozaklarıyla karıştırdıkları için çekinerek bakmışlardı O yüzden göçümüz birkaç gün beklemek zorunda kaldı Kazak milleti ezelden beri hürriyeti seven bir millettir Özellikle dağların asi nehirlerin olduğu yerlerde konar göçer hayat sürdürmeyi severler Yaşadıkları yerin tabiatı gibi kendileri de iyi niyetli sakin ve huzurlu olurlar Birisine kötülük yapmak bizim kanımızda olmayan bir özelliktir Lakin bize kötülük yapanı da affedemeyen bir yanımız da vardır Elveda vatanım Elveda kutsal ülkem Elishan ın gözlerinden dökülen acı yaşlar dünyanın en yüksek tepesini çökertecekmişçesine Himalaya ya döküldü

Kitap Yurdu
250,25

KALENDER YAYINEVİ

23.11.2016440 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE

çev. Nurgül Berikbolova

Kitap Yurdu

Hazin Göç Kazakların yedi bin kilometrelik büyük göçünü olayın canlı tanıklarının ve o dönemle ilgili birinci ağızdan yazılan eserlerin kaynaklığında bir Kazak yazarın yazdığı tam anlamıyla bir destanın romanıdır 1934 1935 yıllarında Altay Dağı civarında başlayan bu ilk göç Taklamakan Çölü nden ve Himalayaların zirvesinden geçerek 1941 yılında Hindistan a ulaşabilmiştir Göç sırasında altı bin kadar Kazak düşmanlar tarafından katledilmiş ya da doğa şartlarından ve hastalıktan vefat etmiştir Göçün lideri Elishan Batur 1943 yılında Pakistan da hastalıktan vefat etmiştir Kazak Türklerinden ilk kafile 15 Ocak 1953 te İstanbul a ulaşabilmiştir Okurun bilmesi gerekiyor ki bu eser özgürlük ve yaşam savaşı veren toplumların ortak kaderinin bir yansımasıdır Elishan Batur Bizi doğduğumuz topraklarda yuvamızdan eden zalimlerin canlarına okuyup halkımı öz vatanına geri götürmeyi düşünüyordum Zalimlerin yaktığı ateş vatanımızı alevler içinde bırakıp geri dönecek miyiz diye hayalini kurduğumuz altın yuvamızı küle döndürdü Hiçbir zaman düşman önünde boynunuzu eğmeyin her zaman dimdik olun Canın çıkmak üzere olsa canını teslim edeceksen dahi düşmanının gözlerine bakarak ölmek gerekir Her tarafa dağılan halkı bir araya toplayıp Türkiye ye gitmenin yolunu arayın Ne de olsa kanımız bir Dışlamayacak kabul edeceklerdir Ben yuvası parçalansa da fırtınaya karşı koymaya çalışan serçe gibiyim Ben ölsem de ruhum o küçük kuşa dönüşerek sizin çevrenizde uçuyor olacak Biz Kazak denen milletteniz Muzafferabad a geldiğimizde Bunlar Kazaklar diyerek bizi Rus Kozaklarıyla karıştırdıkları için çekinerek bakmışlardı O yüzden göçümüz birkaç gün beklemek zorunda kaldı Kazak milleti ezelden beri hürriyeti seven bir millettir Özellikle dağların asi nehirlerin olduğu yerlerde konar göçer hayat sürdürmeyi severler Yaşadıkları yerin tabiatı gibi kendileri de iyi niyetli sakin ve huzurlu olurlar Birisine kötülük yapmak bizim kanımızda olmayan bir özelliktir Lakin bize kötülük yapanı da affedemeyen bir yanımız da vardır Elveda vatanım Elveda kutsal ülkem Elishan ın gözlerinden dökülen acı yaşlar dünyanın en yüksek tepesini çökertecekmişçesine Himalaya ya döküldü

Ucuz Kitap Al
262,50

Kalender Yayınevi

Kasım 2016440 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Jadi Şakenuli tarafından kaleme alınan Hazin Göç Kalender Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hazin Göç Jadi Şakenuli Kitap Özeti Hazin Göç Kazakların yedi bin kilometrelik büyük göçünü olayın canlı tanıklarının ve o dönemle ilgili birinci ağızdan yazılan eserlerin kaynaklığında bir Kazak yazarın yazdığı tam anlamıyla bir destanın romanıdır 1934 1935 yıllarında Altay Dağı civarında başlayan bu ilk göç Taklamakan Çölü nden ve Himalayaların zirvesinden geçerek 1941 yılında Hindistan a ulaşabilmiştir Göç sırasında altı bin kadar Kazak düşmanlar tarafından katledilmiş ya da doğa şartlarından ve hastalıktan vefat etmiştir Göçün lideri Elishan Batur 1943 yılında Pakistan da hastalıktan vefat etmiştir Kazak Türklerinden ilk kafile 15 Ocak 1953 te İstanbul a ulaşabilmiştir Okurun bilmesi gerekiyor ki bu eser özgürlük ve yaşam savaşı veren toplumların ortak kaderinin bir yansımasıdır Elishan Batur Bizi doğduğumuz topraklarda yuvamızdan eden zalimlerin canlarına okuyup halkımı öz vatanına geri götürmeyi düşünüyordum Zalimlerin yaktığı ateş vatanımızı alevler içinde bırakıp geri dönecek miyiz diye hayalini kurduğumuz altın yuvamızı küle döndürdü Hiçbir zaman düşman önünde boynunuzu eğmeyin her zaman dimdik olun Canın çıkmak üzere olsa canını teslim edeceksen dahi düşmanının gözlerine bakarak ölmek gerekir Her tarafa dağılan halkı bir araya toplayıp Türkiye ye gitmenin yolunu arayın Ne de olsa kanımız bir Dışlamayacak kabul edeceklerdir Ben yuvası parçalansa da fırtınaya karşı koymaya çalışan serçe gibiyim Ben ölsem de ruhum o küçük kuşa dönüşerek sizin çevrenizde uçuyor olacak Biz Kazak denen milletteniz Muzafferabad a geldiğimizde Bunlar Kazaklar diyerek bizi Rus Kozaklarıyla karıştırdıkları için çekinerek bakmışlardı O yüzden göçümüz birkaç gün beklemek zorunda kaldı Kazak milleti ezelden beri hürriyeti seven bir millettir Özellikle dağların asi nehirlerin olduğu yerlerde konar göçer hayat sürdürmeyi severler Yaşadıkları yerin tabiatı gibi kendileri de iyi niyetli sakin ve huzurlu olurlar Birisine kötülük yapmak bizim kanımızda olmayan bir özelliktir Lakin bize kötülük yapanı da affedemeyen bir yanımız da vardır Elveda vatanım Elveda kutsal ülkem Elishan ın gözlerinden dökülen acı yaşlar dünyanın en yüksek tepesini çökertecekmişçesine Himalaya ya döküldü Yayınevi Kalender Yayınevi Yazar Jadi Şakenuli Sayfa 440 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Kasım 2016 Barkod 9786059080187 Kategori Tarihsel Romanlar

Nobel Kitap
280,00

Kalender Yayınevi

2016440 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Hazin Göç Kazakların yedi bin kilometrelik büyük göçünü olayın canlı tanıklarının ve o dönemle ilgili birinci ağızdan yazılan eserlerin kaynaklığında bir Kazak yazarın yazdığı tam anlamıyla bir destanın romanıdır 1934 1935 yıllarında Altay Dağı civarında başlayan bu ilk göç Taklamakan Çölü nden ve Himalayaların zirvesinden geçerek 1941 yılında Hindistan a ulaşabilmiştir Göç sırasında altı bin kadar Kazak düşmanlar tarafından katledilmiş ya da doğa şartlarından ve hastalıktan vefat etmiştir Göçün lideri Elishan Batur 1943 yılında Pakistan da hastalıktan vefat etmiştir Kazak Türklerinden ilk kafile 15 Ocak 1953 te İstanbul a ulaşabilmiştir Okurun bilmesi gerekiyor ki bu eser özgürlük ve yaşam savaşı veren toplumların ortak kaderinin bir yansımasıdır Elishan Batur Bizi doğduğumuz topraklarda yuvamızdan eden zalimlerin canlarına okuyup halkımı öz vatanına geri götürmeyi düşünüyordum Zalimlerin yaktığı ateş vatanımızı alevler içinde bırakıp geri dönecek miyiz diye hayalini kurduğumuz altın yuvamızı küle döndürdü Hiçbir zaman düşman önünde boynunuzu eğmeyin her zaman dimdik olun Canın çıkmak üzere olsa canını teslim edeceksen dahi düşmanının gözlerine bakarak ölmek gerekir Her tarafa dağılan halkı bir araya toplayıp Türkiye ye gitmenin yolunu arayın Ne de olsa kanımız bir Dışlamayacak kabul edeceklerdir Ben yuvası parçalansa da fırtınaya karşı koymaya çalışan serçe gibiyim Ben ölsem de ruhum o küçük kuşa dönüşerek sizin çevrenizde uçuyor olacak Biz Kazak denen milletteniz Muzafferabad a geldiğimizde Bunlar Kazaklar diyerek bizi Rus Kozaklarıyla karıştırdıkları için çekinerek bakmışlardı O yüzden göçümüz birkaç gün beklemek zorunda kaldı Kazak milleti ezelden beri hürriyeti seven bir millettir Özellikle dağların asi nehirlerin olduğu yerlerde konar göçer hayat sürdürmeyi severler Yaşadıkları yerin tabiatı gibi kendileri de iyi niyetli sakin ve huzurlu olurlar Birisine kötülük yapmak bizim kanımızda olmayan bir özelliktir Lakin bize kötülük

Pandora
315,00

Kalender Yayınevi

2016440 sf.

çev. Berikbolova, Nurgül

Pandora

Hazin Göç Kazakların yedi bin kilometrelik büyük göçünü olayın canlı tanıklarının ve o dönemle ilgili birinci ağızdan yazılan eserlerin kaynaklığında bir Kazak yazarın yazdığı tam anlamıyla bir destanın romanıdır 1934 1935 yıllarında Altay Dağı civarında başlayan bu ilk göç Taklamakan Çölü nden ve Himalayaların zirvesinden geçerek 1941 yılında Hindistan a ulaşabilmiştir Göç sırasında altı bin kadar Kazak düşmanlar tarafından katledilmiş ya da doğa şartlarından ve hastalıktan vefat etmiştir Göçün lideri Elishan Batur 1943 yılında Pakistan da hastalıktan vefat etmiştir Kazak Türklerinden ilk kafile 15 Ocak 1953 te İstanbul a ulaşabilmiştir Okurun bilmesi gerekiyor ki bu eser özgürlük ve yaşam savaşı veren toplumların ortak kaderinin bir yansımasıdır Elishan Batur Bizi doğduğumuz topraklarda yuvamızdan eden zalimlerin canlarına okuyup halkımı öz vatanına geri götürmeyi düşünüyordum Zalimlerin yaktığı ateş vatanımızı alevler içinde bırakıp geri dönecek miyiz diye hayalini kurduğumuz altın yuvamızı küle döndürdü Hiçbir zaman düşman önünde boynunuzu eğmeyin her zaman dimdik olun Canın çıkmak üzere olsa canını teslim edeceksen dahi düşmanının gözlerine bakarak ölmek gerekir Her tarafa dağılan halkı bir araya toplayıp Türkiye ye gitmenin yolunu arayın Ne de olsa kanımız bir Dışlamayacak kabul edeceklerdir Ben yuvası parçalansa da fırtınaya karşı koymaya çalışan serçe gibiyim Ben ölsem de ruhum o küçük kuşa dönüşerek sizin çevrenizde uçuyor olacak Biz Kazak denen milletteniz Muzafferabad a geldiğimizde Bunlar Kazaklar diyerek bizi Rus Kozaklarıyla karıştırdıkları için çekinerek bakmışlardı O yüzden göçümüz birkaç gün beklemek zorunda kaldı Kazak milleti ezelden beri hürriyeti seven bir millettir Özellikle dağların asi nehirlerin olduğu yerlerde konar göçer hayat sürdürmeyi severler Yaşadıkları yerin tabiatı gibi kendileri de iyi niyetli sakin ve huzurlu olurlar Birisine kötülük yapmak bizim kanımızda olmayan bir özelliktir Lakin bize kötülük yapanı da affedemeyen bir yanımız da vardır Elveda vatanım Elveda kutsal ülkem Elishan ın gözlerinden dökülen acı yaşlar dünyanın en yüksek tepesini çökertecekmişçesine Himalaya ya döküldü