MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Hegel in Gölgesi Bakunin den Adorno ya — Yener Orkunoğlu

Hegel in Gölgesi Bakunin den Adorno ya
509,20
GenelDiğerDEĞİŞKEN KATEGORİ

Hegel in Gölgesi Bakunin den Adorno ya

Yener Orkunoğlu

Nota Bene Yayınları

2022488 sf.
İnce Kapak13,5 x 19,5
Kitap AmbarıEn ucuz

Hegel in Gölgesi Bakunin den Adorno ya

Yener Orkunoğlu

Ölümlü olmamak gibi bir huyu vardır düşüncenin Çoğunlukla üreticisinin belli bir şimdi ve buradaya sıkışıp kalmış bireysel yaşamının ötesine geçer üretildiği dönemin sınırlarını aşıp çok daha uzak zamanlara hitap eder niyet edilenin dışında başlangıçta öngörülemeyen geniş kapsamlı sonuçları olur Öyle ki düşüncenin mi düşünüre yoksa düşünürün mü düşünceye ait olduğu bile sorulabilir Hegel de böylesi görkemli düşünceler içeren bir felsefe sisteminin mimarıydı daha yaşarken bile etkisini hissettiren ve aynı zamanda karşı çıkışlara maruz kalan ölümünden sonra felsefesi farklı ve hatta sağ Hegelciler ve sol Hegelciler ifadelerinden de anlaşılacağı üzere karşıt perspektiflere kaynaklık etmeye devam eden neredeyse yüzyılın ardından yine zihinsel dünyanın şekillenmesinde gerek olumlanarak gerek olumsuzlanarak büyük bir rol oynayan ve düşüncesi özellikle de devrimin cebiri denen diyalektiği akademik tartışmaların dışına taşıp bir şekilde Marksistler aracılığıyla mevcut realiteye öğrencilere dahası eğitimsiz halk kitlelerine işçilere köylülere taşınan Düşünceler kitleler tarafından sahiplendiğinde maddi bir güce dönüşür demişti Marx Gerçekten de ondokuzuncu ve yirminci yüzyıl dünyayı rasyonel bir şekilde değiştirmek isteyenlerin düşüncelerinin Varlık karşısında salt öznel bir şey olarak kalmayıp ete kemiğe büründüğüne giderek nesnel bir hal aldığına tanıklık etti Tüm bu düşüncenin nesnelleşme sürecinde Hegel in Gölgesi ni görmemek mümkün değil Hegel in Gölgesi Bakunin den Adorno ya Hegel in felsefesinin neredeyse tüm yönlerine işaret eden bir girişin ardından Hegel tartışmalarına ışık tutmaya çalışıyor ona yöneltilmiş değişik suçlamaları gündeme getiriyor ve özellikle de dört ülkedeki Rusya Fransa İtalya ve Almanya Bakunin den Adorno ya dek pek çok önemli ismin Hegel in felsefesiyle kurdukları ilişkinin izini sürüyor Bu bakımdan Türkçede eksikliğini hissettiğimiz bir boşluğu doldurarak önemli bir kaynak oluşturuyor Marksist bir perspektiften hareket eden yazarın tüm bu tartışmalar boyunca idealizm ve materyalizmin birliği temelinde geliştirilmiş bir diyalektik kavrayışın önemine dikkat çektiğini de ayrıca belirtmek gerek Doğan Barış Kılınç Tanıtım Büteninden

Şehadet Kitap
539,60

Nota Bene Yayınları

2022488 sf.
Şehadet Kitap

Ölümlü olmamak gibi bir huyu vardır düşüncenin Çoğunlukla üreticisinin belli bir şimdi ve buradaya sıkışıp kalmış bireysel yaşamının ötesine geçer üretildiği dönemin sınırlarını aşıp çok daha uzak zamanlara hitap eder niyet edilenin dışında başlangıçta öngörülemeyen geniş kapsamlı sonuçları olur Öyle ki düşüncenin mi düşünüre yoksa düşünürün mü düşünceye ait olduğu bile sorulabilir Hegel de böylesi görkemli düşünceler içeren bir felsefe sisteminin mimarıydı daha yaşarken bile etkisini hissettiren ve aynı zamanda karşı çıkışlara maruz kalan ölümünden sonra felsefesi farklı ve hatta sağ Hegelciler ve sol Hegelciler ifadelerinden de anlaşılacağı üzere karşıt perspektiflere kaynaklık etmeye devam eden neredeyse yüzyılın ardından yine zihinsel dünyanın şekillenmesinde gerek olumlanarak gerek olumsuzlanarak büyük bir rol oynayan ve düşüncesi özellikle de devrimin cebiri denen diyalektiği akademik tartışmaların dışına taşıp bir şekilde Marksistler aracılığıyla mevcut realiteye öğrencilere dahası eğitimsiz halk kitlelerine işçilere köylülere taşınan Düşünceler kitleler tarafından sahiplendiğinde maddi bir güce dönüşür demişti Marx Gerçekten de ondokuzuncu ve yirminci yüzyıl dünyayı rasyonel bir şekilde değiştirmek isteyenlerin düşüncelerinin Varlık karşısında salt öznel bir şey olarak kalmayıp ete kemiğe büründüğüne giderek nesnel bir hal aldığına tanıklık etti Tüm bu düşüncenin nesnelleşme sürecinde Hegel in Gölgesi ni görmemek mümkün değil Hegel in Gölgesi Bakunin den Adorno ya Hegel in felsefesinin neredeyse tüm yönlerine işaret eden bir girişin ardından Hegel tartışmalarına ışık tutmaya çalışıyor ona yöneltilmiş değişik suçlamaları gündeme getiriyor ve özellikle de dört ülkedeki Rusya Fransa İtalya ve Almanya Bakunin den Adorno ya dek pek çok önemli ismin Hegel in felsefesiyle kurdukları ilişkinin izini sürüyor Bu bakımdan Türkçede eksikliğini hissettiğimiz bir boşluğu doldurarak önemli bir kaynak oluşturuyor Marksist bir perspektiften hareket eden yazarın tüm bu tartışmalar boyunca idealizm ve materyalizmin birliği temelinde geliştirilmiş bir diyalektik kavrayışın önemine dikkat çektiğini de ayrıca belirtmek gerek

Yaykoop
570,00

NotaBene Yayınları

20221. baskı488 sf.
Karton Kapak13,5x19,5 cmKitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Ölümlü olmamak gibi bir huyu vardır düşüncenin Çoğunlukla üreticisinin belli bir şimdi ve buradaya sıkışıp kalmış bireysel yaşamının ötesine geçer üretildiği dönemin sınırlarını aşıp çok daha uzak zamanlara hitap eder niyet edilenin dışında başlangıçta öngörülemeyen geniş kapsamlı sonuçları olur Öyle ki düşüncenin mi düşünüre yoksa düşünürün mü düşünceye ait olduğu bile sorulabilir Hegel de böylesi görkemli düşünceler içeren bir felsefe sisteminin mimarıydı daha yaşarken bile etkisini hissettiren ve aynı zamanda karşı çıkışlara maruz kalan ölümünden sonra felsefesi farklı ve hatta sağ Hegelciler ve sol Hegelciler ifadelerinden de anlaşılacağı üzere karşıt perspektiflere kaynaklık etmeye devam eden neredeyse yüzyılın ardından yine zihinsel dünyanın şekillenmesinde gerek olumlanarak gerek olumsuzlanarak büyük bir rol oynayan ve düşüncesi özellikle de devrimin cebiri denen diyalektiği akademik tartışmaların dışına taşıp bir şekilde Marksistler aracılığıyla mevcut realiteye öğrencilere dahası eğitimsiz halk kitlelerine işçilere köylülere taşınan Düşünceler kitleler tarafından sahiplendiğinde maddi bir güce dönüşür demişti Marx Gerçekten de ondokuzuncu ve yirminci yüzyıl dünyayı rasyonel bir şekilde değiştirmek isteyenlerin düşüncelerinin Varlık karşısında salt öznel bir şey olarak kalmayıp ete kemiğe büründüğüne giderek nesnel bir hal aldığına tanıklık etti Tüm bu düşüncenin nesnelleşme sürecinde Hegel in Gölgesi ni görmemek mümkün değil Hegel in Gölgesi Bakunin den Adorno ya Hegel in felsefesinin neredeyse tüm yönlerine işaret eden bir girişin ardından Hegel tartışmalarına ışık tutmaya çalışıyor ona yöneltilmiş değişik suçlamaları gündeme getiriyor ve özellikle de dört ülkedeki Rusya Fransa İtalya ve Almanya Bakunin den Adorno ya dek pek çok önemli ismin Hegel in felsefesiyle kurdukları ilişkinin izini sürüyor Bu bakımdan Türkçede eksikliğini hissettiğimiz bir boşluğu doldurarak önemli bir kaynak oluşturuyor Marksist bir perspektiften hareket eden yazarın tüm bu tartışmalar boyunca idealizm ve materyalizmin birliği temelinde geliştirilmiş bir diyalektik kavrayışın önemine dikkat çektiğini de ayrıca belirtmek gerek Doğan Barış Kılınç

Kitap Sepeti
592,80

Nota Bene Yayınları

2022488 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Ölümlü olmamak gibi bir huyu vardır düşüncenin Çoğunlukla üreticisinin belli bir şimdi ve buradaya sıkışıp kalmış bireysel yaşamının ötesine geçer üretildiği dönemin sınırlarını aşıp çok daha uzak zamanlara hitap eder niyet edilenin dışında başlangıçta öngörülemeyen geniş kapsamlı sonuçları olur Öyle ki düşüncenin mi düşünüre yoksa düşünürün mü düşünceye ait olduğu bile sorulabilir Hegel de böylesi görkemli düşünceler içeren bir felsefe sisteminin mimarıydı daha yaşarken bile etkisini hissettiren ve aynı zamanda karşı çıkışlara maruz kalan ölümünden sonra felsefesi farklı ve hatta sağ Hegelciler ve sol Hegelciler ifadelerinden de anlaşılacağı üzere karşıt perspektiflere kaynaklık etmeye devam eden neredeyse yüzyılın ardından yine zihinsel dünyanın şekillenmesinde gerek olumlanarak gerek olumsuzlanarak büyük bir rol oynayan ve düşüncesi özellikle de devrimin cebiri denen diyalektiği akademik tartışmaların dışına taşıp bir şekilde Marksistler aracılığıyla mevcut realiteye öğrencilere dahası eğitimsiz halk kitlelerine işçilere köylülere taşınan Düşünceler kitleler tarafından sahiplendiğinde maddi bir güce dönüşür demişti Marx Gerçekten de ondokuzuncu ve yirminci yüzyıl dünyayı rasyonel bir şekilde değiştirmek isteyenlerin düşüncelerinin Varlık karşısında salt öznel bir şey olarak kalmayıp ete kemiğe büründüğüne giderek nesnel bir hal aldığına tanıklık etti Tüm bu düşüncenin nesnelleşme sürecinde Hegel in Gölgesi ni görmemek mümkün değil Hegel in Gölgesi Bakunin den Adorno ya Hegel in felsefesinin neredeyse tüm yönlerine işaret eden bir girişin ardından Hegel tartışmalarına ışık tutmaya çalışıyor ona yöneltilmiş değişik suçlamaları gündeme getiriyor ve özellikle de dört ülkedeki Rusya Fransa İtalya ve Almanya Bakunin den Adorno ya dek pek çok önemli ismin Hegel in felsefesiyle kurdukları ilişkinin izini sürüyor Bu bakımdan Türkçede eksikliğini hissettiğimiz bir boşluğu doldurarak önemli bir kaynak oluşturuyor Marksist bir perspektiften hareket eden yazarın tüm bu tartışmalar boyunca idealizm ve materyalizmin birliği temelinde geliştirilmiş bir diyalektik kavrayışın önemine dikkat çektiğini de ayrıca belirtmek gerek Doğan Barış Kılınç

Pandora
608,00

Nota Bene

2022488 sf.
Pandora

Ölümlü olmamak gibi bir huyu vardır düşüncenin Çoğunlukla üreticisinin belli bir şimdi ve buradaya sıkışıp kalmış bireysel yaşamının ötesine geçer üretildiği dönemin sınırlarını aşıp çok daha uzak zamanlara hitap eder niyet edilenin dışında başlangıçta öngörülemeyen geniş kapsamlı sonuçları olur Öyle ki düşüncenin mi düşünüre yoksa düşünürün mü düşünceye ait olduğu bile sorulabilir Hegel de böylesi görkemli düşünceler içeren bir felsefe sisteminin mimarıydı daha yaşarken bile etkisini hissettiren ve aynı zamanda karşı çıkışlara maruz kalan ölümünden sonra felsefesi farklı ve hatta sağ Hegelciler ve sol Hegelciler ifadelerinden de anlaşılacağı üzere karşıt perspektiflere kaynaklık etmeye devam eden neredeyse yüzyılın ardından yine zihinsel dünyanın şekillenmesinde gerek olumlanarak gerek olumsuzlanarak büyük bir rol oynayan ve düşüncesi özellikle de devrimin cebiri denen diyalektiği akademik tartışmaların dışına taşıp bir şekilde Marksistler aracılığıyla mevcut realiteye öğrencilere dahası eğitimsiz halk kitlelerine işçilere köylülere taşınan Düşünceler kitleler tarafından sahiplendiğinde maddi bir güce dönüşür demişti Marx Gerçekten de ondokuzuncu ve yirminci yüzyıl dünyayı rasyonel bir şekilde değiştirmek isteyenlerin düşüncelerinin Varlık karşısında salt öznel bir şey olarak kalmayıp ete kemiğe büründüğüne giderek nesnel bir hal aldığına tanıklık etti Tüm bu düşüncenin nesnelleşme sürecinde Hegel in Gölgesi ni görmemek mümkün değil Hegel in Gölgesi Bakunin den Adorno ya Hegel in felsefesinin neredeyse tüm yönlerine işaret eden bir girişin ardından Hegel tartışmalarına ışık tutmaya çalışıyor ona yöneltilmiş değişik suçlamaları gündeme getiriyor ve özellikle de dört ülkedeki Rusya Fransa İtalya ve Almanya Bakunin den Adorno ya dek pek çok önemli ismin Hegel in felsefesiyle kurdukları ilişkinin izini sürüyor Bu bakımdan Türkçede eksikliğini hissettiğimiz bir boşluğu doldurarak önemli bir kaynak oluşturuyor Marksist bir perspektiften hareket eden yazarın tüm bu tartışmalar boyunca idealizm ve materyalizmin birliği temelinde geliştirilmiş bir diyalektik kavrayışın önemine dikkat çektiğini de ayrıca belirtmek gerek Doğan Barış Kılınç

Ucuz Kitap Al
608,00

Nota Bene Yayınları

Mayıs 2022488 sf.
13.50x19.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Ölümlü olmamak gibi bir huyu vardır düşüncenin Çoğunlukla üreticisinin belli bir şimdi ve buradaya sıkışıp kalmış bireysel yaşamının ötesine geçer üretildiği dönemin sınırlarını aşıp çok daha uzak zamanlara hitap eder niyet edilenin dışında başlangıçta öngörülemeyen geniş kapsamlı sonuçları olur Öyle ki düşüncenin mi düşünüre yoksa düşünürün mü düşünceye ait olduğu bile sorulabilir Hegel de böylesi görkemli düşünceler içeren bir felsefe sisteminin mimarıydı daha yaşarken bile etkisini hissettiren ve aynı zamanda karşı çıkışlara maruz kalan ölümünden sonra felsefesi farklı ve hatta sağ Hegelciler ve sol Hegelciler ifadelerinden de anlaşılacağı üzere karşıt perspektiflere kaynaklık etmeye devam eden neredeyse yüzyılın ardından yine zihinsel dünyanın şekillenmesinde gerek olumlanarak gerek olumsuzlanarak büyük bir rol oynayan ve düşüncesi özellikle de devrimin cebiri denen diyalektiği akademik tartışmaların dışına taşıp bir şekilde Marksistler aracılığıyla mevcut realiteye öğrencilere dahası eğitimsiz halk kitlelerine işçilere köylülere taşınan Düşünceler kitleler tarafından sahiplendiğinde maddi bir güce dönüşür demişti Marx Gerçekten de ondokuzuncu ve yirminci yüzyıl dünyayı rasyonel bir şekilde değiştirmek isteyenlerin düşüncelerinin Varlık karşısında salt öznel bir şey olarak kalmayıp ete kemiğe büründüğüne giderek nesnel bir hal aldığına tanıklık etti Tüm bu düşüncenin nesnelleşme sürecinde Hegel in Gölgesi ni görmemek mümkün değil Hegel in Gölgesi Bakunin den Adorno ya Hegel in felsefesinin neredeyse tüm yönlerine işaret eden bir girişin ardından Hegel tartışmalarına ışık tutmaya çalışıyor ona yöneltilmiş değişik suçlamaları gündeme getiriyor ve özellikle de dört ülkedeki Rusya Fransa İtalya ve Almanya Bakunin den Adorno ya dek pek çok önemli ismin Hegel in felsefesiyle kurdukları ilişkinin izini sürüyor Bu bakımdan Türkçede eksikliğini hissettiğimiz bir boşluğu doldurarak önemli bir kaynak oluşturuyor Marksist bir perspektiften hareket eden yazarın tüm bu tartışmalar boyunca idealizm ve materyalizmin birliği temelinde geliştirilmiş bir diyalektik kavrayışın önemine dikkat çektiğini de ayrıca belirtmek gerek Doğan Barış Kılınç Yayınevi Nota Bene Yayınları Yazar Yener Orkunoğlu Sayfa 488 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Mayıs 2022 Barkod 9786052603666 Kategori Felsefi Akımlar

Kitap Yurdu
617,50

NOTABENE YAYINLARI

11.05.2022488 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Ölümlü olmamak gibi bir huyu vardır düşüncenin Çoğunlukla üreticisinin belli bir şimdi ve buradaya sıkışıp kalmış bireysel yaşamının ötesine geçer üretildiği dönemin sınırlarını aşıp çok daha uzak zamanlara hitap eder niyet edilenin dışında başlangıçta öngörülemeyen geniş kapsamlı sonuçları olur Öyle ki düşüncenin mi düşünüre yoksa düşünürün mü düşünceye ait olduğu bile sorulabilir Hegel de böylesi görkemli düşünceler içeren bir felsefe sisteminin mimarıydı daha yaşarken bile etkisini hissettiren ve aynı zamanda karşı çıkışlara maruz kalan ölümünden sonra felsefesi farklı ve hatta sağ Hegelciler ve sol Hegelciler ifadelerinden de anlaşılacağı üzere karşıt perspektiflere kaynaklık etmeye devam eden neredeyse yüzyılın ardından yine zihinsel dünyanın şekillenmesinde gerek olumlanarak gerek olumsuzlanarak büyük bir rol oynayan ve düşüncesi özellikle de devrimin cebiri denen diyalektiği akademik tartışmaların dışına taşıp bir şekilde Marksistler aracılığıyla mevcut realiteye öğrencilere dahası eğitimsiz halk kitlelerine işçilere köylülere taşınan Düşünceler kitleler tarafından sahiplendiğinde maddi bir güce dönüşür demişti Marx Gerçekten de ondokuzuncu ve yirminci yüzyıl dünyayı rasyonel bir şekilde değiştirmek isteyenlerin düşüncelerinin Varlık karşısında salt öznel bir şey olarak kalmayıp ete kemiğe büründüğüne giderek nesnel bir hal aldığına tanıklık etti Tüm bu düşüncenin nesnelleşme sürecinde Hegel in Gölgesi ni görmemek mümkün değil Hegel in Gölgesi Bakunin den Adorno ya Hegel in felsefesinin neredeyse tüm yönlerine işaret eden bir girişin ardından Hegel tartışmalarına ışık tutmaya çalışıyor ona yöneltilmiş değişik suçlamaları gündeme getiriyor ve özellikle de dört ülkedeki Rusya Fransa İtalya ve Almanya Bakunin den Adorno ya dek pek çok önemli ismin Hegel in felsefesiyle kurdukları ilişkinin izini sürüyor Bu bakımdan Türkçede eksikliğini hissettiğimiz bir boşluğu doldurarak önemli bir kaynak oluşturuyor Marksist bir perspektiften hareket eden yazarın tüm bu tartışmalar boyunca idealizm ve materyalizmin birliği temelinde geliştirilmiş bir diyalektik kavrayışın önemine dikkat çektiğini de ayrıca belirtmek gerek Doğan Barış Kılınç

Nobel Kitap
661,20

Nota Bene Yayınları

2022488 sf.
Ciltsiz13.5x19.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Ölümlü olmamak gibi bir huyu vardır düşüncenin Çoğunlukla üreticisinin belli bir şimdi ve buradaya sıkışıp kalmış bireysel yaşamının ötesine geçer üretildiği dönemin sınırlarını aşıp çok daha uzak zamanlara hitap eder niyet edilenin dışında başlangıçta öngörülemeyen geniş kapsamlı sonuçları olur Öyle ki düşüncenin mi düşünüre yoksa düşünürün mü düşünceye ait olduğu bile sorulabilir Hegel de böylesi görkemli düşünceler içeren bir felsefe sisteminin mimarıydı daha yaşarken bile etkisini hissettiren ve aynı zamanda karşı çıkışlara maruz kalan ölümünden sonra felsefesi farklı ve hatta sağ Hegelciler ve sol Hegelciler ifadelerinden de anlaşılacağı üzere karşıt perspektiflere kaynaklık etmeye devam eden neredeyse yüzyılın ardından yine zihinsel dünyanın şekillenmesinde gerek olumlanarak gerek olumsuzlanarak büyük bir rol oynayan ve düşüncesi özellikle de devrimin cebiri denen diyalektiği akademik tartışmaların dışına taşıp bir şekilde Marksistler aracılığıyla mevcut realiteye öğrencilere dahası eğitimsiz halk kitlelerine işçilere köylülere taşınan Düşünceler kitleler tarafından sahiplendiğinde maddi bir güce dönüşür demişti Marx Gerçekten de ondokuzuncu ve yirminci yüzyıl dünyayı rasyonel bir şekilde değiştirmek isteyenlerin düşüncelerinin Varlık karşısında salt öznel bir şey olarak kalmayıp ete kemiğe büründüğüne giderek nesnel bir hal aldığına tanıklık etti Tüm bu düşüncenin nesnelleşme sürecinde Hegel in Gölgesi ni görmemek mümkün değil Hegel in Gölgesi Bakunin den Adorno ya Hegel in felsefesinin neredeyse tüm yönlerine işaret eden bir girişin ardından Hegel tartışmalarına ışık tutmaya çalışıyor ona yöneltilmiş değişik suçlamaları gündeme getiriyor ve özellikle de dört ülkedeki Rusya Fransa İtalya ve Almanya Bakunin den Adorno ya dek pek çok önemli ismin Hegel in felsefesiyle kurdukları ilişkinin izini sürüyor Bu bakımdan Türkçede eksikliğini hissettiğimiz bir boşluğu doldurarak önemli bir kaynak oluşturuyor Marksist bir perspektif