Henüz Vakit Varken — Oya Akçizmeci

Henüz Vakit Varken
Oya AkçizmeciAyrıkotu Yayınları
Henüz Vakit Varken
Oya AkçizmeciZihninde her dakika biraz daha artan korku kalbinde geçmişin kırık dökükhatıralarından kalma acı Usulca araladı kapıyı Her şey bıraktığı gibi duruyordu Yatağı dantel işlemeli örtülerle jiletgibi hazırlanmıştı Babasının eczaneye giderken yol üstündeki oyuncakçının vitrininde görüpaldığı porselen bebek tuvalet aynasının önünde ona bakıyordu Kitapları çalışma masasınınüzerinde kapakları uzun zamandır açılmadığından mahzun uzanıyorlardı O çok sevdiğiMarmara ve üzerindeki gemiler pencerenin bir ucundan elini uzatsa tutuverecekmiş gibioradaydılar Çantasını yatağın üzerine bırakıp eldivenlerini çıkardı Kendini yatağabıraktığında tavandaki soluk izleri bile özlediğini fark etti Kendini güvende hissettiğiyegâne yer bu evdi Ayaklandı Gözü çalışma masasının üzerindeki sarı saman kâğıtlarailişti Belki de hep yaptığı şeyin vakti gelmişti Kendiyle Lio yla ve tüm olan bitenlehesaplaşmasının başka bir yolu yoktu Sandalyeyi çekip ucuna ilişti Kâğıtlardan birinialırken elinde keskin bir sızı hissetti Saman kâğıdın üzerine bir damla kan düştü Acıyla kıvrıldı dudakları Kanla başlayan bir sevda ancak kanla bitebilirdi diye geçirdi aklından Satırlar elinin titrek hareketlerine karıştı Tanıtım Bülteninden

Ayrıkotu Yayınları
Usulca araladı kapıyı Her şey bıraktığı gibi duruyordu Yatağı dantel işlemeli örtülerle jilet gibi hazırlanmıştı Babasının eczaneye giderken yol üstündeki oyuncakçının vitrininde görüp aldığı porselen bebek tuvalet aynasının önünde ona bakıyordu Kitapları çalışma masasının üzerinde kapakları uzun zamandır açılmadığından mahzun uzanıyorlardı O çok sevdiği Marmara ve üzerindeki gemiler pencerenin bir ucundan elini uzatsa tutuverecekmiş gibi oradaydılar Çantasını yatağın üzerine bırakıp eldivenlerini çıkardı Kendini yatağa bıraktığında tavandaki soluk izleri bile özlediğini fark etti Kendini güvende hissettiği yegâne yer bu evdi Ayaklandı Gözü çalışma masasının üzerindeki sarı saman kâğıtlara ilişti Belki de hep yaptığı şeyin vakti gelmişti Kendiyle Lio yla ve tüm olan bitenle hesaplaşmasının başka bir yolu yoktu Sandalyeyi çekip ucuna ilişti Kâğıtlardan birini alırken elinde keskin bir sızı hissetti Saman kâğıdın üzerine bir damla kan düştü Acıyla kıvrıldı dudakları Kanla başlayan bir sevda ancak kanla bitebilirdi diye geçirdi aklından Satırlar elinin titrek hareketlerine karıştı

Ayrıkotu Yayınları
Zihninde her dakika biraz daha artan korku kalbinde geçmişin kırık dökükhatıralarından kalma acı Usulca araladı kapıyı Her şey bıraktığı gibi duruyordu Yatağı dantel işlemeli örtülerle jiletgibi hazırlanmıştı Babasının eczaneye giderken yol üstündeki oyuncakçının vitrininde görüpaldığı porselen bebek tuvalet aynasının önünde ona bakıyordu Kitapları çalışma masasınınüzerinde kapakları uzun zamandır açılmadığından mahzun uzanıyorlardı O çok sevdiğiMarmara ve üzerindeki gemiler pencerenin bir ucundan elini uzatsa tutuverecekmiş gibioradaydılar Çantasını yatağın üzerine bırakıp eldivenlerini çıkardı Kendini yatağabıraktığında tavandaki soluk izleri bile özlediğini fark etti Kendini güvende hissettiğiyegâne yer bu evdi Ayaklandı Gözü çalışma masasının üzerindeki sarı saman kâğıtlarailişti Belki de hep yaptığı şeyin vakti gelmişti Kendiyle Lio yla ve tüm olan bitenlehesaplaşmasının başka bir yolu yoktu Sandalyeyi çekip ucuna ilişti Kâğıtlardan birinialırken elinde keskin bir sızı hissetti Saman kâğıdın üzerine bir damla kan düştü Acıylakıvrıldı dudakları Kanla başlayan bir sevda ancak kanla bitebilirdi diye geçirdi aklından Satırlar elinin titrek hareketlerine karıştı

Ayrıkotu Yayınları
Zihninde her dakika biraz daha artan korku kalbinde geçmişin kırık dökükhatıralarından kalma acı Usulca araladı kapıyı Her şey bıraktığı gibi duruyordu Yatağı dantel işlemeli örtülerle jiletgibi hazırlanmıştı Babasının eczaneye giderken yol üstündeki oyuncakçının vitrininde görüpaldığı porselen bebek tuvalet aynasının önünde ona bakıyordu Kitapları çalışma masasınınüzerinde kapakları uzun zamandır açılmadığından mahzun uzanıyorlardı O çok sevdiğiMarmara ve üzerindeki gemiler pencerenin bir ucundan elini uzatsa tutuverecekmiş gibioradaydılar Çantasını yatağın üzerine bırakıp eldivenlerini çıkardı Kendini yatağabıraktığında tavandaki soluk izleri bile özlediğini fark etti Kendini güvende hissettiğiyegâne yer bu evdi Ayaklandı Gözü çalışma masasının üzerindeki sarı saman kâğıtlarailişti Belki de hep yaptığı şeyin vakti gelmişti Kendiyle Lio yla ve tüm olan bitenlehesaplaşmasının başka bir yolu yoktu Sandalyeyi çekip ucuna ilişti Kâğıtlardan birinialırken elinde keskin bir sızı hissetti Saman kâğıdın üzerine bir damla kan düştü Acıylakıvrıldı dudakları Kanla başlayan bir sevda ancak kanla bitebilirdi diye geçirdi aklından Satırlar elinin titrek hareketlerine karıştı

Ayrıkotu
Zihninde her dakika biraz daha artan korku kalbinde geçmişin kırık dökük hatıralarından kalma acı Usulca araladı kapıyı Her şey bıraktığı gibi duruyordu Yatağı dantel işlemeli örtülerle jilet gibi hazırlanmıştı Babasının eczaneye giderken yol üstündeki oyuncakçının vitrininde görüp aldığı porselen bebek tuvalet aynasının önünde ona bakıyordu Kitapları çalışma masasının üzerinde kapakları uzun zamandır açılmadığından mahzun uzanıyorlardı O çok sevdiği Marmara ve üzerindeki gemiler pencerenin bir ucundan elini uzatsa tutuverecekmiş gibi oradaydılar Çantasını yatağın üzerine bırakıp eldivenlerini çıkardı Kendini yatağa bıraktığında tavandaki soluk izleri bile özlediğini fark etti Kendini güvende hissettiği yegâne yer bu evdi Ayaklandı Gözü çalışma masasının üzerindeki sarı saman kâğıtlara ilişti Belki de hep yaptığı şeyin vakti gelmişti Kendiyle Lio yla ve tüm olan bitenle hesaplaşmasının başka bir yolu yoktu Sandalyeyi çekip ucuna ilişti Kâğıtlardan birini alırken elinde keskin bir sızı hissetti Saman kâğıdın üzerine bir damla kan düştü Acıyla kıvrıldı dudakları Kanla başlayan bir sevda ancak kanla bitebilirdi diye geçirdi aklından Satırlar elinin titrek hareketlerine karıştı

Ayrıkotu Yayınları
Zihninde her dakika biraz daha artan korku kalbinde geçmişin kırık dökük hatıralarından kalma acı Usulca araladı kapıyı Her şey bıraktığı gibi duruyordu Yatağı dantel işlemeli örtülerle jilet gibi hazırlanmıştı Babasının eczaneye giderken yol üstündeki oyuncakçının vitrininde görüp aldığı porselen bebek tuvalet aynasının önünde ona bakıyordu Kitapları çalışma masasının üzerinde kapakları uzun zamandır açılmadığından mahzun uzanıyorlardı O çok sevdiği Marmara ve üzerindeki gemiler pencerenin bir ucundan elini uzatsa tutuverecekmiş gibi oradaydılar Çantasını yatağın üzerine bırakıp eldivenlerini çıkardı Kendini yatağa bıraktığında tavandaki soluk izleri bile özlediğini fark etti Kendini güvende hissettiği yegâne yer bu evdi Ayaklandı Gözü çalışma masasının üzerindeki sarı saman kâğıtlara ilişti Belki de hep yaptığı şeyin vakti gelmişti Kendiyle Lio yla ve tüm olan bitenle hesaplaşmasının başka bir yolu yoktu Sandalyeyi çekip ucuna ilişti Kâğıtlardan birini alırken elinde keskin bir sızı hissetti Saman kâğıdın üzerine bir damla kan düştü Acıyla kıvrıldı dudakları Kanla başlayan bir sevda ancak kanla bitebilirdi diye geçirdi aklından Satırlar elinin titrek hareketlerine karıştı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img