MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Her Dağın Gölgesi Deniz e Düşer — Evrim Alataş

Her Dağın Gölgesi Deniz e Düşer
265,20
Türk EdebiyatıÇağdaş Türkiye EdebiyatıROMAN ÖYKÜ

Her Dağın Gölgesi Deniz e Düşer

Evrim Alataş

İletişim Yayınları

2009261 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Her Dağın Gölgesi Deniz e Düşer

Evrim Alataş

Büyüyordum Nenem Xacênin eteğinin altında jandarma baskınları arasında radyonun dibinde duydukları haberlerle asılan yüzleri izleyerek asılanların isimlerini duyarak toprak yiyip köpek kovalayarak telden arabalarla ıı ınnn yaparak büyüyordum Arada bir annemden mektuplar geliyordu Nenem Xacê mektupları okutup Hımm diyor anlaşılmaz biçimde ağzında bir şeyler geveliyordu Mektuplarda Çocukların hali vaziyeti nasıl diye sorulan soruları okuyanlar ise iç çekip bana bakıyordu Oysa çoktan unutmuştum annemi Ama yine de her çocuğun bakışlarının mazlumluğundan derinliğinden olsa gerek kabuklu göz kapaklarımın altındaki fıldır gözlerimin bir an mahzunlaştığını görenler bunu anne özlemine ve yetimliğe yoruyor ağlıyorlardı Hele de kadınlar Köy kadınları acıyı unutturma derdine girerken daha fazla hatırlatırlardı Hangi kadın yolda yolakta beni görse çağırıp memelerinin arasına bastırır ben öyle üzerlerindeki kadınlık annelik köylülük karışımı kokuyu içime çekerken onlar ise yazmalarının ucundan tutup gözlerini silerlerdi Bu içli anlar artık benim de farkında olduğum keyif aldığım birer oyuna dönüşmüştü Kadınları gördüğüm zaman boynumu büker ağır adımlarla yanlarına yaklaşır içerleyip de beni memelerine bastırmalarını beklerdim Bir Alevi Kürt köyünün ve insanlarının hikâyesi Vecizeleri mesajları ve yasalarıyla bedene oturmaya çalışan yer yer beline vurulan penslerle daralan yer yer dikişleri patlayan Cumhuriyetin uzak hatırası 1960lar ve 70ler Nurhakın yası Rüyalardan keramet ocaklardan derman dedelerden ikrar almaya alışmış köylünün devrim düşüne dalışı Ve tüm zamanların her şeyin intikamını alma öfkesini biriktiren 12 Eylül kâbusu Evrim Alataşın neşesini öfke kıyamet içinde de yitirmeyen kaleminden

Kitap Ambarı
265,20

İletişim Yayınları

2009
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Büyüyordum Nenem Xacê nin eteğinin altında jandarma baskınları arasında radyonun dibinde duydukları haberlerle asılan yüzleri izleyerek asılanların isimlerini duyarak toprak yiyip köpek kovalayarak telden arabalarla ıı ınnn yaparak büyüyordum Arada bir annemden mektuplar geliyordu Nenem Xacê mektupları okutup Hımm diyor anlaşılmaz biçimde ağzında bir şeyler geveliyordu Mektuplarda Çocukların hali vaziyeti nasıl diye sorulan soruları okuyanlar ise iç çekip bana bakıyordu Oysa çoktan unutmuştum annemi Ama yine de her çocuğun bakışlarının mazlumluğundan derinliğinden olsa gerek kabuklu göz kapaklarımın altındaki fıldır gözlerimin bir an mahzunlaştığını görenler bunu anne özlemine ve yetimliğe yoruyor ağlıyorlardı Hele de kadınlar Köy kadınları acıyı unutturma derdine girerken daha fazla hatırlatırlardı Hangi kadın yolda yolakta beni görse çağırıp memelerinin arasına bastırır ben öyle üzerlerindeki kadınlık annelik köylülük karışımı kokuyu içime çekerken onlar ise yazmalarının ucundan tutup gözlerini silerlerdi Bu içli anlar artık benim de farkında olduğum keyif aldığım birer oyuna dönüşmüştü Kadınları gördüğüm zaman boynumu büker ağır adımlarla yanlarına yaklaşır içerleyip de beni memelerine bastırmalarını beklerdim Bir Alevi Kürt köyünün ve insanlarının hikâyesi Vecizeleri mesajları ve yasalarıyla bedene oturmaya çalışan yer yer beline vurulan penslerle daralan yer yer dikişleri patlayan Cumhuriyet in uzak hatırası 1960 lar ve 70 ler Nurhak ın yası Rüyalardan keramet ocaklardan derman dedelerden ikrar almaya alışmış köylü nün devrim düşüne dalışı Ve tüm zamanların her şeyin intikamını alma öfkesini biriktiren 12 Eylül kâbusu Evrim Alataş ın neşesini öfke kıyamet içinde de yitirmeyen kaleminden Sayfa Sayısı 261 Baskı Yılı 2009 Dili Türkçe Yayınevi İletişim Yayıncılık

Tamadres
292,50

İletişim Yayınları

Ağustos 2009261 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Büyüyordum Nenem Xacê nin eteğinin altında jandarma baskınları arasında radyonun dibinde duydukları haberlerle asılan yüzleri izleyerek asılanların isimlerini duyarak toprak yiyip köpek kovalayarak telden arabalarla ıı ınnn yaparak büyüyordum Arada bir annemden mektuplar geliyordu Nenem Xacê mektupları okutup Hımm diyor anlaşılmaz biçimde ağzında bir şeyler geveliyordu Mektuplarda Çocukların hali vaziyeti nasıl diye sorulan soruları okuyanlar ise iç çekip bana bakıyordu Oysa çoktan unutmuştum annemi Ama yine de her çocuğun bakışlarının mazlumluğundan derinliğinden olsa gerek kabuklu göz kapaklarımın altındaki fıldır gözlerimin bir an mahzunlaştığını görenler bunu anne özlemine ve yetimliğe yoruyor ağlıyorlardı Hele de kadınlar Köy kadınları acıyı unutturma derdine girerken daha fazla hatırlatırlardı Hangi kadın yolda yolakta beni görse çağırıp memelerinin arasına bastırır ben öyle üzerlerindeki kadınlık annelik köylülük karışımı kokuyu içime çekerken onlar ise yazmalarının ucundan tutup gözlerini silerlerdi Bu içli anlar artık benim de farkında olduğum keyif aldığım birer oyuna dönüşmüştü Kadınları gördüğüm zaman boynumu büker ağır adımlarla yanlarına yaklaşır içerleyip de beni memelerine bastırmalarını beklerdim Bir Alevi Kürt köyünün ve insanlarının hikâyesi Vecizeleri mesajları ve yasalarıyla bedene oturmaya çalışan yer yer beline vurulan penslerle daralan yer yer dikişleri patlayan Cumhuriyet in uzak hatırası 1960 lar ve 70 ler Nurhak ın yası Rüyalardan keramet ocaklardan derman dedelerden ikrar almaya alışmış köylü nün devrim düşüne dalışı Ve tüm zamanların her şeyin intikamını alma öfkesini biriktiren 12 Eylül kâbusu Evrim Alataş ın neşesini öfke kıyamet içinde de yitirmeyen kaleminden

Kitap Sepeti
308,10

İletişim Yayınevi

2020260 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Büyüyordum Nenem Xacê nin eteğinin altında jandarma baskınları arasında radyonun dibinde duydukları haberlerle asılan yüzleri izleyerek asılanların isimlerini duyarak toprak yiyip köpek kovalayarak telden arabalarla ıı ınnn yaparak büyüyordum Arada bir annemden mektuplar geliyordu Nenem Xacê mektupları okutup Hımm diyor anlaşılmaz biçimde ağzında bir şeyler geveliyordu Mektuplarda Çocukların hali vaziyeti nasıl diye sorulan soruları okuyanlar ise iç çekip bana bakıyordu Oysa çoktan unutmuştum annemi Ama yine de her çocuğun bakışlarının mazlumluğundan derinliğinden olsa gerek kabuklu göz kapaklarımın altındaki fıldır gözlerimin bir an mahzunlaştığını görenler bunu anne özlemine ve yetimliğe yoruyor ağlıyorlardı Hele de kadınlar Köy kadınları acıyı unutturma derdine girerken daha fazla hatırlatırlardı Hangi kadın yolda yolakta beni görse çağırıp memelerinin arasına bastırır ben öyle üzerlerindeki kadınlık annelik köylülük karışımı kokuyu içime çekerken onlar ise yazmalarının ucundan tutup gözlerini silerlerdi Bu içli anlar artık benim de farkında olduğum keyif aldığım birer oyuna dönüşmüştü Kadınları gördüğüm zaman boynumu büker ağır adımlarla yanlarına yaklaşır içerleyip de beni memelerine bastırmalarını beklerdim Bir Alevi Kürt köyünün ve insanlarının hikâyesi Vecizeleri mesajları ve yasalarıyla bedene oturmaya çalışan yer yer beline vurulan penslerle daralan yer yer dikişleri patlayan Cumhuriyet in uzak hatırası 1960 lar ve 70 ler Nurhak ın yası Rüyalardan keramet ocaklardan derman dedelerden ikrar almaya alışmış köylü nün devrim düşüne dalışı Ve tüm zamanların her şeyin intikamını alma öfkesini biriktiren 12 Eylül kâbusu Evrim Alataş ın neşesini öfke kıyamet içinde de yitirmeyen kaleminden

Nobel Kitap
312,00

İletişim Yayınevi

2020260 sf.
Ciltsiz13x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Büyüyordum Nenem Xacê nin eteğinin altında jandarma baskınları arasında radyonun dibinde duydukları haberlerle asılan yüzleri izleyerek asılanların isimlerini duyarak toprak yiyip köpek kovalayarak telden arabalarla ıı ınnn yaparak büyüyordum Arada bir annemden mektuplar geliyordu Nenem Xacê mektupları okutup Hımm diyor anlaşılmaz biçimde ağzında bir şeyler geveliyordu Mektuplarda Çocukların hali vaziyeti nasıl diye sorulan soruları okuyanlar ise iç çekip bana bakıyordu Oysa çoktan unutmuştum annemi Ama yine de her çocuğun bakışlarının mazlumluğundan derinliğinden olsa gerek kabuklu göz kapaklarımın altındaki fıldır gözlerimin bir an mahzunlaştığını görenler bunu anne özlemine ve yetimliğe yoruyor ağlıyorlardı Hele de kadınlar Köy kadınları acıyı unutturma derdine girerken daha fazla hatırlatırlardı Hangi kadın yolda yolakta beni görse çağırıp memelerinin arasına bastırır ben öyle üzerlerindeki kadınlık annelik köylülük karışımı kokuyu içime çekerken onlar ise yazmalarının ucundan tutup gözlerini silerlerdi Bu içli anlar artık benim de farkında olduğum keyif aldığım birer oyuna dönüşmüştü Kadınları gördüğüm zaman boynumu büker ağır adımlarla yanlarına yaklaşır içerleyip de beni memelerine bastırmalarını beklerdim Bir Alevi Kürt köyünün ve insanlarının hikâyesi Vecizeleri mesajları ve yasalarıyla bedene oturmaya çalışan yer yer beline vurulan penslerle daralan yer yer dikişleri patlayan Cumhuriyet in uzak hatırası 1960 lar ve 70 ler Nurhak ın yası Rüyalardan keramet ocaklardan derman dedelerden ikrar almaya alışmış köylü nün devrim düşüne dalışı Ve tüm zamanların her şeyin intikamını alma öfkesini biriktiren 12 Eylül kâbusu Evrim Alataş ın neşesini öfke kıyamet içinde de yitirmeyen kaleminden

İletişim Yayınları
312,00

İletişim Yayınları

11. baskı - Mart 2023 (1. baskı - Ağustos 2009)261 sf.
130 mm x 195 mm
İletişim Yayınları

Büyüyordum Nenem Xacê nin eteğinin altında jandarma baskınları arasında radyonun dibinde duydukları haberlerle asılan yüzleri izleyerek asılanların isimlerini duyarak toprak yiyip köpek kovalayarak telden arabalarla ıı ınnn yaparak büyüyordum Arada bir annemden mektuplar geliyordu Nenem Xacê mektupları okutup Hımm diyor anlaşılmaz biçimde ağzında bir şeyler geveliyordu Mektuplarda Çocukların hali vaziyeti nasıl diye sorulan soruları okuyanlar ise iç çekip bana bakıyordu Oysa çoktan unutmuştum annemi Ama yine de her çocuğun bakışlarının mazlumluğundan derinliğinden olsa gerek kabuklu göz kapaklarımın altındaki fıldır gözlerimin bir an mahzunlaştığını görenler bunu anne özlemine ve yetimliğe yoruyor ağlıyorlardı Hele de kadınlar Köy kadınları acıyı unutturma derdine girerken daha fazla hatırlatırlardı Hangi kadın yolda yolakta beni görse çağırıp memelerinin arasına bastırır ben öyle üzerlerindeki kadınlık annelik köylülük karışımı kokuyu içime çekerken onlar ise yazmalarının ucundan tutup gözlerini silerlerdi Bu içli anlar artık benim de farkında olduğum keyif aldığım birer oyuna dönüşmüştü Kadınları gördüğüm zaman boynumu büker ağır adımlarla yanlarına yaklaşır içerleyip de beni memelerine bastırmalarını beklerdim Bir Alevi Kürt köyünün ve insanlarının hikâyesi Vecizeleri mesajları ve yasalarıyla bedene oturmaya çalışan yer yer beline vurulan penslerle daralan yer yer dikişleri patlayan Cumhuriyet in uzak hatırası 1960 lar ve 70 ler Nurhak ın yası Rüyalardan keramet ocaklardan derman dedelerden ikrar almaya alışmış köylü nün devrim düşüne dalışı Ve tüm zamanların her şeyin intikamını alma öfkesini biriktiren 12 Eylül kâbusu Evrim Alataş ın neşesini öfke kıyamet içinde de yitirmeyen kaleminden Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın

Kitapsan
312,00

İLETİŞİM YAYINLARI

Kitapsan

Büyüyordum Nenem Xacê nin eteğinin altında jandarma baskınları arasında radyonun dibinde duydukları haberlerle asılan yüzleri izleyerek asılanların isimlerini duyarak toprak yiyip köpek kovalayarak telden arabalarla ıı ınnn yaparak büyüyordum Arada bir annemden mektuplar geliyordu Nenem Xacê mektupları okutup Hımm diyor anlaşılmaz biçimde ağzında bir şeyler geveliyordu Mektuplarda Çocukların hali vaziyeti nasıl diye sorulan soruları okuyanlar ise iç çekip bana bakıyordu Oysa çoktan unutmuştum annemi Ama yine de her çocuğun bakışlarının mazlumluğundan derinliğinden olsa gerek kabuklu göz kapaklarımın altındaki fıldır gözlerimin bir an mahzunlaştığını görenler bunu anne özlemine ve yetimliğe yoruyor ağlıyorlardı Hele de kadınlar Köy kadınları acıyı unutturma derdine girerken daha fazla hatırlatırlardı Hangi kadın yolda yolakta beni görse çağırıp memelerinin arasına bastırır ben öyle üzerlerindeki kadınlık annelik köylülük karışımı kokuyu içime çekerken onlar ise yazmalarının ucundan tutup gözlerini silerlerdi Bu içli anlar artık benim de farkında olduğum keyif aldığım birer oyuna dönüşmüştü Kadınları gördüğüm zaman boynumu büker ağır adımlarla yanlarına yaklaşır içerleyip de beni memelerine bastırmalarını beklerdim Bir Alevi Kürt köyünün ve insanlarının hikâyesi Vecizeleri mesajları ve yasalarıyla bedene oturmaya çalışan yer yer beline vurulan penslerle daralan yer yer dikişleri patlayan Cumhuriyet in uzak hatırası 1960 lar ve 70 ler Nurhak ın yası Rüyalardan keramet ocaklardan derman dedelerden ikrar almaya alışmış köylü nün devrim düşüne dalışı Ve tüm zamanların her şeyin intikamını alma öfkesini biriktiren 12 Eylül kâbusu Evrim Alataş ın neşesini öfke kıyamet içinde de yitirmeyen kaleminden Yayınevi İLETİŞİM YAYINLARI Yazar EVRİM ALATAŞ

Pandora
327,60

İletişim

2009261 sf.
Pandora

Büyüyordum Nenem Xacê nin eteğinin altında jandarma baskınları arasında radyonun dibinde duydukları haberlerle asılan yüzleri izleyerek asılanların isimlerini duyarak toprak yiyip köpek kovalayarak telden arabalarla ıı ınnn yaparak büyüyordum Arada bir annemden mektuplar geliyordu Nenem Xacê mektupları okutup Hımm diyor anlaşılmaz biçimde ağzında bir şeyler geveliyordu Mektuplarda Çocukların hali vaziyeti nasıl diye sorulan soruları okuyanlar ise iç çekip bana bakıyordu Oysa çoktan unutmuştum annemi Ama yine de her çocuğun bakışlarının mazlumluğundan derinliğinden olsa gerek kabuklu göz kapaklarımın altındaki fıldır gözlerimin bir an mahzunlaştığını görenler bunu anne özlemine ve yetimliğe yoruyor ağlıyorlardı Hele de kadınlar Köy kadınları acıyı unutturma derdine girerken daha fazla hatırlatırlardı Hangi kadın yolda yolakta beni görse çağırıp memelerinin arasına bastırır ben öyle üzerlerindeki kadınlık annelik köylülük karışımı kokuyu içime çekerken onlar ise yazmalarının ucundan tutup gözlerini silerlerdi Bu içli anlar artık benim de farkında olduğum keyif aldığım birer oyuna dönüşmüştü Kadınları gördüğüm zaman boynumu büker ağır adımlarla yanlarına yaklaşır içerleyip de beni memelerine bastırmalarını beklerdim Bir Alevi Kürt köyünün ve insanlarının hikâyesi Vecizeleri mesajları ve yasalarıyla bedene oturmaya çalışan yer yer beline vurulan penslerle daralan yer yer dikişleri patlayan Cumhuriyet in uzak hatırası 1960 lar ve 70 ler Nurhak ın yası Rüyalardan keramet ocaklardan derman dedelerden ikrar almaya alışmış köylü nün devrim düşüne dalışı Ve tüm zamanların her şeyin intikamını alma öfkesini biriktiren 12 Eylül kâbusu Evrim Alataş ın neşesini öfke kıyamet içinde de yitirmeyen kaleminden Tanıtım Yazısı ndan