Her Şey Geçip Gider — Vasili Grossman

Her Şey Geçip Gider
Vasili GrossmanCan Yayınları
Her Şey Geçip Gider
Vasili GrossmanYaşam ve Yazgı adlı dev epik romanıyla XX yüzyılın en büyük yazarlarından biri olarak kabul edilen Vasili Grossman son eseri olan Her Şey Geçip Gider de hikâyeyi Yaşam ve Yazgı nın kaldığı yerden Stalin sonrası dönemden başlatıyor Şaşırtıcı bir dinginlikle insanı tarihsel ve felsefi bir derinliğin içinde gösterişten uzak bir şekilde ele alarak belki de en kalıcı romanını yazıyor Bu üslup bir yandan Çehov un lirizminin öbür yandan Tolstoy un dramatik dünya görüşünün izlerini taşıyor Her Şey Geçip Gider Rusya tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan zorunlu çalışma kampları döneminin sonrasını anlatıyor O kamplarda otuz yıl geçirdikten sonra Moskova ya dönen İvan Grigoryeviç artık tamamen yabancısı olduğu bir toplumda yerini aramakta geçmişiyle hesaplaşmaktadır İvan ın hikâyesi vicdanı ile kariyeri arasında bir seçim yapmak zorunda kalan bilimadamı Nikolay utanç içinde yaşamını sürdürmeye çalışan ihbarcı muhbirler ve son olarak da sevgilisi Anna Sergevya nın yaşadığı derin acılarla kesişerek bu eski mahkûmu tarihin en büyük trajedilerinden birinin simgesi haline getirecektir Ancak bu büyük trajediyi Dante nin Cehennem ini aratmayacak bir berraklıkla aktaran Grossman ın asıl büyüklüğü insana olan inancını asla kaybetmemesinde ve tüm acılara rağmen tarihin özgürlüğe doğru engellenemez ilerleyişini anlatabilmesindedir

Can Yayınları
İvan Grigoryeviç şafak sökerken kuşetli vagonun kanepesinde uyandı tekerleklerin gürültüsüne kulak kabarttı gözlerini araladı pencerenin ardındaki şafak vaktinin alacakaranlığına bakmaya başladı Hapisliğinin yirmi dokuz yılı boyunca düşlerinde birkaç kez çocukluğunu görmüştü Bir keresinde küçük bir koy girmişti düşüne sakin suyun içinde dibi örten küçük taşların üstünde birkaç küçük çağanoz sessiz yürüyüşleriyle yan yan koşmuş ve yosunların arasına gizlenmişti İvan Grigoryeviç ayağının altında yumuşacık su yosunlarını hissederek yuvarlak taşların üstünden ağır ağır yürüyordu uskumru ve istavrit yavruları cıva akıntısı gibi fışkırıyor onlarca uzun damlacık halinde sağa sola saçılıyordu Güneş yeşil su çayırlarını köknar ağaçlarını ışığa boğuyordu Bu sevimli koy tuzlu suyla değil tuzlu ışıkla doluydu sanki Sabah yeryüzünün havasını soluyan hiçbir varlığın dayanamayacağını düşündüğü o yalnızlık duygusuyla gözlerini açtı Öğrencilik yıllarının geçtiği sevdiği kadının yaşadığı kente gidiyordu Sevdiği kadın yıllar önce mektup yazmayı kestiğinde onun ardından gözyaşı dökerken mektuplaşmalarını ancak ve ancak ölümün kesebileceğinden kuşkusu yoktu Ama sevdiği kadın yaşıyordu hayattaydı Her Şey Geçip Gider Vasili Grossman ın epik başyapıtı Yaşam ve Yazgı nın kaldığı yerden başlayan Stalin dönemindeki zorunlu çalışma kamplarının sonrasını anlatan lirik ve dramatik bir roman

Can Yayınları
İvan Grigoryeviç şafak sökerken kuşetli vagonun kanepesinde uyandı tekerleklerin gürültüsüne kulak kabarttı gözlerini araladı pencerenin ardındaki şafak vaktinin alacakaranlığına bakmaya başladı Hapisliğinin yirmi dokuz yılı boyunca düşlerinde birkaç kez çocukluğunu görmüştü Bir keresinde küçük bir koy girmişti düşüne sakin suyun içinde dibi örten küçük taşların üstünde birkaç küçük çağanoz sessiz yürüyüşleriyle yan yan koşmuş ve yosunların arasına gizlenmişti İvan Grigoryeviç ayağının altında yumuşacık su yosunlarını hissederek yuvarlak taşların üstünden ağır ağır yürüyordu uskumru ve istavrit yavruları cıva akıntısı gibi fışkırıyor onlarca uzun damlacık halinde sağa sola saçılıyordu Güneş yeşil su çayırlarını köknar ağaçlarını ışığa boğuyordu Bu sevimli koy tuzlu suyla değil tuzlu ışıkla doluydu sanki Sabah yeryüzünün havasını soluyan hiçbir varlığın dayanamayacağını düşündüğü o yalnızlık duygusuyla gözlerini açtı Öğrencilik yıllarının geçtiği sevdiği kadının yaşadığı kente gidiyordu Sevdiği kadın yıllar önce mektup yazmayı kestiğinde onun ardından gözyaşı dökerken mektuplaşmalarını ancak ve ancak ölümün kesebileceğinden kuşkusu yoktu Ama sevdiği kadın yaşıyordu hayattaydı Her Şey Geçip Gider Vasili Grossman ın epik başyapıtı Yaşam ve Yazgı nın kaldığı yerden başlayan Stalin dönemindeki zorunlu çalışma kamplarının sonrasını anlatan lirik ve dramatik bir roman

Can Yayınları
İvan Grigoryeviç şafak sökerken kuşetli vagonun kanepesinde uyandı tekerleklerin gürültüsüne kulak kabarttı gözlerini araladı pencerenin ardındaki şafak vaktinin alacakaranlığına bakmaya başladı Hapisliğinin yirmi dokuz yılı boyunca düşlerinde birkaç kez çocukluğunu görmüştü Bir keresinde küçük bir koy girmişti düşüne sakin suyun içinde dibi örten küçük taşların üstünde birkaç küçük çağanoz sessiz yürüyüşleriyle yan yan koşmuş ve yosunların arasına gizlenmişti İvan Grigoryeviç ayağının altında yumuşacık su yosunlarını hissederek yuvarlak taşların üstünden ağır ağır yürüyordu uskumru ve istavrit yavruları cıva akıntısı gibi fışkırıyor onlarca uzun damlacık halinde sağa sola saçılıyordu Güneş yeşil su çayırlarını köknar ağaçlarını ışığa boğuyordu Bu sevimli koy tuzlu suyla değil tuzlu ışıkla doluydu sanki Sabah yeryüzünün havasını soluyan hiçbir varlığın dayanamayacağını düşündüğü o yalnızlık duygusuyla gözlerini açtı Öğrencilik yıllarının geçtiği sevdiği kadının yaşadığı kente gidiyordu Sevdiği kadın yıllar önce mektup yazmayı kestiğinde onun ardından gözyaşı dökerken mektuplaşmalarını ancak ve ancak ölümün kesebileceğinden kuşkusu yoktu Ama sevdiği kadın yaşıyordu hayattaydı Her Şey Geçip Gider Vasili Grossman ın epik başyapıtı Yaşam ve Yazgı nın kaldığı yerden başlayan Stalin dönemindeki zorunlu çalışma kamplarının sonrasını anlatan lirik ve dramatik bir roman Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
İvan Grigoryeviç şafak sökerken kuşetli vagonun kanepesinde uyandı tekerleklerin gürültüsüne kulak kabarttı gözlerini araladı pencerenin ardındaki şafak vaktinin alacakaranlığına bakmaya başladı Hapisliğinin yirmi dokuz yılı boyunca düşlerinde birkaç kez çocukluğunu görmüştü Bir keresinde küçük bir koy girmişti düşüne sakin suyun içinde dibi örten küçük taşların üstünde birkaç küçük çağanoz sessiz yürüyüşleriyle yan yan koşmuş ve yosunların arasına gizlenmişti İvan Grigoryeviç ayağının altında yumuşacık su yosunlarını hissederek yuvarlak taşların üstünden ağır ağır yürüyordu uskumru ve istavrit yavruları cıva akıntısı gibi fışkırıyor onlarca uzun damlacık halinde sağa sola saçılıyordu Güneş yeşil su çayırlarını köknar ağaçlarını ışığa boğuyordu Bu sevimli koy tuzlu suyla değil tuzlu ışıkla doluydu sanki Sabah yeryüzünün havasını soluyan hiçbir varlığın dayanamayacağını düşündüğü o yalnızlık duygusuyla gözlerini açtı Öğrencilik yıllarının geçtiği sevdiği kadının yaşadığı kente gidiyordu Sevdiği kadın yıllar önce mektup yazmayı kestiğinde onun ardından gözyaşı dökerken mektuplaşmalarını ancak ve ancak ölümün kesebileceğinden kuşkusu yoktu Ama sevdiği kadın yaşıyordu hayattaydı Her Şey Geçip Gider Vasili Grossman ın epik başyapıtı Yaşam ve Yazgı nın kaldığı yerden başlayan Stalin dönemindeki zorunlu çalışma kamplarının sonrasını anlatan lirik ve dramatik bir roman

Can Yayınları
İvan Grigoryeviç şafak sökerken kuşetli vagonun kanepesinde uyandı tekerleklerin gürültüsüne kulak kabarttı gözlerini araladı pencerenin ardındaki şafak vaktinin alacakaranlığına bakmaya başladı Hapisliğinin yirmi dokuz yılı boyunca düşlerinde birkaç kez çocukluğunu görmüştü Bir keresinde küçük bir koy girmişti düşüne sakin suyun içinde dibi örten küçük taşların üstünde birkaç küçük çağanoz sessiz yürüyüşleriyle yan yan koşmuş ve yosunların arasına gizlenmişti İvan Grigoryeviç ayağının altında yumuşacık su yosunlarını hissederek yuvarlak taşların üstünden ağır ağır yürüyordu uskumru ve istavrit yavruları cıva akıntısı gibi fışkırıyor onlarca uzun damlacık halinde sağa sola saçılıyordu Güneş yeşil su çayırlarını köknar ağaçlarını ışığa boğuyordu Bu sevimli koy tuzlu suyla değil tuzlu ışıkla doluydu sanki Sabah yeryüzünün havasını soluyan hiçbir varlığın dayanamayacağını düşündüğü o yalnızlık duygusuyla gözlerini açtı Öğrencilik yıllarının geçtiği sevdiği kadının yaşadığı kente gidiyordu Sevdiği kadın yıllar önce mektup yazmayı kestiğinde onun ardından gözyaşı dökerken mektuplaşmalarını ancak ve ancak ölümün kesebileceğinden kuşkusu yoktu Ama sevdiği kadın yaşıyordu hayattaydı Her Şey Geçip Gider Vasili Grossman ın epik başyapıtı Yaşam ve Yazgı nın kaldığı yerden başlayan Stalin dönemindeki zorunlu çalışma kamplarının sonrasını anlatan lirik ve dramatik bir roman

Can Yayınları
çev. Ayşe Hacıhasanoğlu
İvan Grigoryeviç şafak sökerken kuşetli vagonun kanepesinde uyandı tekerleklerin gürültüsüne kulak kabarttı gözlerini araladı pencerenin ardındaki şafak vaktinin alacakaranlığına bakmaya başladı Hapisliğinin yirmi dokuz yılı boyunca düşlerinde birkaç kez çocukluğunu görmüştü Bir keresinde küçük bir koy girmişti düşüne sakin suyun içinde dibi örten küçük taşların üstünde birkaç küçük çağanoz sessiz yürüyüşleriyle yan yan koşmuş ve yosunların arasına gizlenmişti İvan Grigoryeviç ayağının altında yumuşacık su yosunlarını hissederek yuvarlak taşların üstünden ağır ağır yürüyordu uskumru ve istavrit yavruları cıva akıntısı gibi fışkırıyor onlarca uzun damlacık halinde sağa sola saçılıyordu Güneş yeşil su çayırlarını köknar ağaçlarını ışığa boğuyordu Bu sevimli koy tuzlu suyla değil tuzlu ışıkla doluydu sanki Sabah yeryüzünün havasını soluyan hiçbir varlığın dayanamayacağını düşündüğü o yalnızlık duygusuyla gözlerini açtı Öğrencilik yıllarının geçtiği sevdiği kadının yaşadığı kente gidiyordu Sevdiği kadın yıllar önce mektup yazmayı kestiğinde onun ardından gözyaşı dökerken mektuplaşmalarını ancak ve ancak ölümün kesebileceğinden kuşkusu yoktu Ama sevdiği kadın yaşıyordu hayattaydı Her Şey Geçip Gider Vasili Grossman ın epik başyapıtı Yaşam ve Yazgı nın kaldığı yerden başlayan Stalin dönemindeki zorunlu çalışma kamplarının sonrasını anlatan lirik ve dramatik bir roman

Can Yayınları
Vasili Grossman tarafından kaleme alınan Her Şey Geçip Gider Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Her Şey Geçip Gider Vasili Grossman Kitap Özeti İvan Grigoryeviç şafak sökerken kuşetli vagonun kanepesinde uyandı tekerleklerin gürültüsüne kulak kabarttı gözlerini araladı pencerenin ardındaki şafak vaktinin alacakaranlığına bakmaya başladı Hapisliğinin yirmi dokuz yılı boyunca düşlerinde birkaç kez çocukluğunu görmüştü Bir keresinde küçük bir koy girmişti düşüne sakin suyun içinde dibi örten küçük taşların üstünde birkaç küçük çağanoz sessiz yürüyüşleriyle yan yan koşmuş ve yosunların arasına gizlenmişti İvan Grigoryeviç ayağının altında yumuşacık su yosunlarını hissederek yuvarlak taşların üstünden ağır ağır yürüyordu uskumru ve istavrit yavruları cıva akıntısı gibi fışkırıyor onlarca uzun damlacık halinde sağa sola saçılıyordu Güneş yeşil su çayırlarını köknar ağaçlarını ışığa boğuyordu Bu sevimli koy tuzlu suyla değil tuzlu ışıkla doluydu sanki Sabah yeryüzünün havasını soluyan hiçbir varlığın dayanamayacağını düşündüğü o yalnızlık duygusuyla gözlerini açtı Öğrencilik yıllarının geçtiği sevdiği kadının yaşadığı kente gidiyordu Sevdiği kadın yıllar önce mektup yazmayı kestiğinde onun ardından gözyaşı dökerken mektuplaşmalarını ancak ve ancak ölümün kesebileceğinden kuşkusu yoktu Ama sevdiği kadın yaşıyordu hayattaydı Her Şey Geçip Gider Vasili Grossman ın epik başyapıtı Yaşam ve Yazgı nın kaldığı yerden başlayan Stalin dönemindeki zorunlu çalışma kamplarının sonrasını anlatan lirik ve dramatik bir roman Yayınevi Can Yayınları Yazar Vasili Grossman Sayfa 264 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Ocak 2024 Barkod 9789750759499 Kategori Roman

İvan Grigoryeviç şafak sökerken kuşetli vagonun kanepesinde uyandı tekerleklerin gürültüsüne kulak kabarttı gözlerini araladı pencerenin ardındaki şafak vaktinin alacakaranlığına bakmaya başladı

Can
çev. Hacıhasanoğlu, Ayşe
İvan Grigoryeviç şafak sökerken kuşetli vagonun kanepesinde uyandı tekerleklerin gürültüsüne kulak kabarttı gözlerini araladı pencerenin ardındaki şafak vaktinin alacakaranlığına bakmaya başladı Hapisliğinin yirmi dokuz yılı boyunca düşlerinde birkaç kez çocukluğunu görmüştü Bir keresinde küçük bir koy girmişti düşüne sakin suyun içinde dibi örten küçük taşların üstünde birkaç küçük çağanoz sessiz yürüyüşleriyle yan yan koşmuş ve yosunların arasına gizlenmişti İvan Grigoryeviç ayağının altında yumuşacık su yosunlarını hissederek yuvarlak taşların üstünden ağır ağır yürüyordu uskumru ve istavrit yavruları cıva akıntısı gibi fışkırıyor onlarca uzun damlacık halinde sağa sola saçılıyordu Güneş yeşil su çayırlarını köknar ağaçlarını ışığa boğuyordu Bu sevimli koy tuzlu suyla değil tuzlu ışıkla doluydu sanki Sabah yeryüzünün havasını soluyan hiçbir varlığın dayanamayacağını düşündüğü o yalnızlık duygusuyla gözlerini açtı Öğrencilik yıllarının geçtiği sevdiği kadının yaşadığı kente gidiyordu Sevdiği kadın yıllar önce mektup yazmayı kestiğinde onun ardından gözyaşı dökerken mektuplaşmalarını ancak ve ancak ölümün kesebileceğinden kuşkusu yoktu Ama sevdiği kadın yaşıyordu hayattaydı Her Şey Geçip Gider Vasili Grossman ın epik başyapıtı Yaşam ve Yazgı nın kaldığı yerden başlayan Stalin dönemindeki zorunlu çalışma kamplarının sonrasını anlatan lirik ve dramatik bir roman

Can Yayınları
çev. Ayşe Hacıhasanoğlu
Her Şey Geçip Gider Kitap Açıklaması İvan Grigoryeviç şafak sökerken kuşetli vagonun kanepesinde uyandı tekerleklerin gürültüsüne kulak kabarttı gözlerini araladı pencerenin ardındaki şafak vaktinin alacakaranlığına bakmaya başladı Hapisliğinin yirmi dokuz yılı boyunca düşlerinde birkaç kez çocukluğunu görmüştü Bir keresinde küçük bir koy girmişti düşüne sakin suyun içinde dibi örten küçük taşların üstünde birkaç küçük çağanoz sessiz yürüyüşleriyle yan yan koşmuş ve yosunların arasına gizlenmişti İvan Grigoryeviç ayağının altında yumuşacık su yosunlarını hissederek yuvarlak taşların üstünden ağır ağır yürüyordu uskumru ve istavrit yavruları cıva akıntısı gibi fışkırıyor onlarca uzun damlacık halinde sağa sola saçılıyordu Güneş yeşil su çayırlarını köknar ağaçlarını ışığa boğuyordu Bu sevimli koy tuzlu suyla değil tuzlu ışıkla doluydu sanki Sabah yeryüzünün havasını soluyan hiçbir varlığın dayanamayacağını düşündüğü o yalnızlık duygusuyla gözlerini açtı Öğrencilik yıllarının geçtiği sevdiği kadının yaşadığı kente gidiyordu Sevdiği kadın yıllar önce mektup yazmayı kestiğinde onun ardından gözyaşı dökerken mektuplaşmalarını ancak ve ancak ölümün kesebileceğinden kuşkusu yoktu Ama sevdiği kadın yaşıyordu hayattaydı Her Şey Geçip Gider Vasili Grossman ın epik başyapıtı Yaşam ve Yazgı nın kaldığı yerden başlayan Stalin dönemindeki zorunlu çalışma kamplarının sonrasını anlatan lirik ve dramatik bir roman