Hermenötik Kur an ve Sünnet — Muhammed Müctehid Şebusteri

Hermenötik Kur an ve Sünnet
Muhammed Müctehid ŞebusteriMana Yayınları
Hermenötik Kur an ve Sünnet
Muhammed Müctehid ŞebusteriMüslüman müfessirlerin Kur an ve Sünneti daima sahip oldukları önkabul ve beklentiler ışığında anlayıp tefsir etmeleri bu kitabın konusunu oluşturmaktadır Bu yüzden de kitap Hermenötik Kur an ve Sünnet adını almıştır Yazar Müslüman âlimlerin yaptıkları içtihat ve tefsirlerin de metinlerin tefsiri ve anlaşılmasının müfessirin önkabul ve beklentilerinden bağımsız olmadığı hermenötik ilkesine dayandığını ve bunun hiçbir istisnası olmadığını göstermeye çalışmaktadır Ayrıca bu kitap doğru tefsir içtihat ve fetvanın temel bir şartı olarak Müslüman âlimleri her asırda başvurdukları önkabul ve beklentileri gözden geçirmeye davet etmektedir Çünkü dini bilginin tekâmülü bu yeniden gözden geçirme olmadan mümkün değildir İslam dünyası Modern Batı Medeniyetinin karşısına çıkardığı oldukça karmaşık teorik ve pratik sorunlardan ancak bu şekilde kurtulabilir

Mana Yayınları
Müslüman müfessirlerin Kur an ve Sünneti daima sahip oldukları önkabul ve beklentiler ışığında anlayıp tefsir etmeleri bu kitabın konusunu oluşturmaktadır Bu yüzden de kitap Hermenötik Kur an ve Sünnet adını almıştır Yazar Müslüman âlimlerin yaptıkları içtihat ve tefsirlerin de metinlerin tefsiri ve anlaşılmasının müfessirin önkabul ve beklentilerinden bağımsız olmadığı hermenötik ilkesine dayandığını ve bunun hiçbir istisnası olmadığını göstermeye çalışmaktadır Ayrıca bu kitap doğru tefsir içtihat ve fetvanın temel bir şartı olarak Müslüman âlimleri her asırda başvurdukları önkabul ve beklentileri gözden geçirmeye davet etmektedir Çünkü dini bilginin tekâmülü bu yeniden gözden geçirme olmadan mümkün değildir İslam dünyası Modern Batı Medeniyetinin karşısına çıkardığı oldukça karmaşık teorik ve pratik sorunlardan ancak bu şekilde kurtulabilir

Mana Yayınları
Müslüman müfessirlerin Kur an ve Sünneti daima sahip oldukları önkabul ve beklentiler ışığında anlayıp tefsir etmeleri bu kitabın konusunu oluşturmaktadır Bu yüzden de kitap Hermenötik Kur an ve Sünnet adını almıştır Yazar Müslüman âlimlerin yaptıkları içtihat ve tefsirlerin de metinlerin tefsiri ve anlaşılmasının müfessirin önkabul ve beklentilerinden bağımsız olmadığı hermenötik ilkesine dayandığını ve bunun hiçbir istisnası olmadığını göstermeye çalışmaktadır Ayrıca bu kitap doğru tefsir içtihat ve fetvanın temel bir şartı olarak Müslüman âlimleri her asırda başvurdukları önkabul ve beklentileri gözden geçirmeye davet etmektedir Çünkü dini bilginin tekâmülü bu yeniden gözden geçirme olmadan mümkün değildir İslam dünyası Modern Batı Medeniyetinin karşısına çıkardığı oldukça karmaşık teorik ve pratik sorunlardan ancak bu şekilde kurtulabilir

Mana Yayınları
Müslüman müfessirlerin Kur an ve Sünneti daima sahip oldukları önkabul ve beklentiler ışığında anlayıp tefsir etmeleri bu kitabın konusunu oluşturmaktadır Bu yüzden de kitap Hermenötik Kur an ve Sünnet adını almıştır Yazar Müslüman âlimlerin yaptıkları içtihat ve tefsirlerin de metinlerin tefsiri ve anlaşılmasının müfessirin önkabul ve beklentilerinden bağımsız olmadığı hermenötik ilkesine dayandığını ve bunun hiçbir istisnası olmadığını göstermeye çalışmaktadır Ayrıca bu kitap doğru tefsir içtihat ve fetvanın temel bir şartı olarak Müslüman âlimleri her asırda başvurdukları önkabul ve beklentileri gözden geçirmeye davet etmektedir Çünkü dini bilginin tekâmülü bu yeniden gözden geçirme olmadan mümkün değildir İslam dünyası Modern Batı Medeniyetinin karşısına çıkardığı oldukça karmaşık teorik ve pratik sorunlardan ancak bu şekilde kurtulabilir

Mana
Müslüman müfessirlerin Kur an ve Sünneti daima sahip oldukları önkabul ve beklentiler ışığında anlayıp tefsir etmeleri bu kitabın konusunu oluşturmaktadır Bu yüzden de kitap Hermenötik Kur an ve Sünnet adını almıştır Yazar Müslüman âlimlerin yaptıkları içtihat ve tefsirlerin de metinlerin tefsiri ve anlaşılmasının müfessirin önkabul ve beklentilerinden bağımsız olmadığı hermenötik ilkesine dayandığını ve bunun hiçbir istisnası olmadığını göstermeye çalışmaktadır Ayrıca bu kitap doğru tefsir içtihat ve fetvanın temel bir şartı olarak Müslüman âlimleri her asırda başvurdukları önkabul ve beklentileri gözden geçirmeye davet etmektedir Çünkü dini bilginin tekâmülü bu yeniden gözden geçirme olmadan mümkün değildir İslam dünyası Modern Batı Medeniyetinin karşısına çıkardığı oldukça karmaşık teorik ve pratik sorunlardan ancak bu şekilde kurtulabilir