Herşey Bana Karşı — Murat Koç

Herşey Bana Karşı
Murat KoçEren Yayıncılık
Herşey Bana Karşı
Murat KoçAhmet Hamdi kim diye sorsalar kendimi de tam olarak tanımlayamıyorum Cevap olarak sadece şu dağınık cümleler geliyor aklıma 1923 te Erzurum da yayından yeni çıkmış ok ardından Konya da Selçuk mimarisinde kaybolan ve Mevlana nın güneşiyle ısınan yolunu kaybetmiş biri Ankara da resim ve musiki peşinde bir gurbetzede İstanbul da hülyalarının mücadelesinin adamı Paris te ilerleyen yaşına rağmen yine edebiyattaki yolunu arayan şair Bütün bu dağınık portreler ve kendime sorduğum cevapsız sorular ortasında kendimi iyice sıkışmış hissediyorum Bir de Prevantoryumda yatarken hayatın beni böyle sıkıştırdığını hissetmiştim Kendime sürekli nerede hata yaptım diye sormaktan yoruldum Hamdi kim sorusuna belki de bu kadar uzun bir cevap aramamalıyım Şu sözler yeterli sanki Hamdi şiir ve hülya peşinde kaybedilmiş bir hayatın sahibi Takvimler birkaç saat sonra yeni bir yılı gösterecek Zaman her an değişiyor ve yenileniyor fakat ben âdeta durmuş bir saate benziyorum Bu garip durumdan bir kurtuluş yolu da bulamadım Etrafımdaki hayat kendi saatini devam ettirerek akıp gidiyor Ben hem bu devam eden saatin içinde bir yere sahibim hem de kendi şartlarım içinde durmuş saatimin emrindeyim Yani zamanın ne içinde ne de dışındayım Ama yine de onun bir parçasıyım Beni zaman dışına itmek isteyenler kesin bir çözüm bulup tamamen kurtulmak yolunu neden seçmediler ki Bütün dalları kendi üzerine kapanmış ve bu dalların ağırlığı altında ezilen bir ağaç gibiyim Dallar köklerle toprağın altında buluşmak için sabırsızlanıyor Bense gövdemden hayat emareleri göstermek için çırpınıyorum Ancak sonuç kaçınılmaz En sonunda dallar köklerle toprağın altında buluşacak ve gövdemi de peşinden sürükleyecek

Eren Yayıncılık
Ahmet Hamdi kim diye sorsalar kendimi de tam olarak tanımlayamıyorum Cevap olarak sadece şu dağınık cümleler geliyor aklıma 1923 te Erzurum da yayından yeni çıkmış ok ardından Konya da Selçuk mimarisinde kaybolan ve Mevlana nın güneşiyle ısınan yolunu kaybetmiş biri Ankara da resim ve musiki peşinde bir gurbetzede İstanbul da hülyalarının mücadelesinin adamı Paris te ilerleyen yaşına rağmen yine edebiyattaki yolunu arayan şair Bütün bu dağınık portreler ve kendime sorduğum cevapsız sorular ortasında kendimi iyice sıkışmış hissediyorum Bir de Prevantoryumda yatarken hayatın beni böyle sıkıştırdığını hissetmiştim Kendime sürekli nerede hata yaptım diye sormaktan yoruldum Hamdi kim sorusuna belki de bu kadar uzun bir cevap aramamalıyım Şu sözler yeterli sanki Hamdi şiir ve hülya peşinde kaybedilmiş bir hayatın sahibi Takvimler birkaç saat sonra yeni bir yılı gösterecek Zaman her an değişiyor ve yenileniyor fakat ben âdeta durmuş bir saate benziyorum Bu garip durumdan bir kurtuluş yolu da bulamadım Etrafımdaki hayat kendi saatini devam ettirerek akıp gidiyor Ben hem bu devam eden saatin içinde bir yere sahibim hem de kendi şartlarım içinde durmuş saatimin emrindeyim Yani zamanın ne içinde ne de dışındayım Ama yine de onun bir parçasıyım Beni zaman dışına itmek isteyenler kesin bir çözüm bulup tamamen kurtulmak yolunu neden seçmediler ki Bütün dalları kendi üzerine kapanmış ve bu dalların ağırlığı altında ezilen bir ağaç gibiyim Dallar köklerle toprağın altında buluşmak için sabırsızlanıyor Bense gövdemden hayat emareleri göstermek için çırpınıyorum Ancak sonuç kaçınılmaz En sonunda dallar köklerle toprağın altında buluşacak ve gövdemi de peşinden sürükleyecek

Eren Yayıncılık
Ahmet Hamdi kim diye sorsalar kendimi de tam olarak tanımlayamıyorum Cevap olarak sadece şu dağınık cümleler geliyor aklıma 1923 te Erzurum da yayından yeni çıkmış ok ardından Konya da Selçuk mimarisinde kaybolan ve Mevlana nın güneşiyle ısınan yolunu kaybetmiş biri Ankara da resim ve musiki peşinde bir gurbetzede İstanbul da hülyalarının mücadelesinin adamı Paris te ilerleyen yaşına rağmen yine edebiyattaki yolunu arayan şair Bütün bu dağınık portreler ve kendime sorduğum cevapsız sorular ortasında kendimi iyice sıkışmış hissediyorum Bir de Prevantoryumda yatarken hayatın beni böyle sıkıştırdığını hissetmiştim Kendime sürekli nerede hata yaptım diye sormaktan yoruldum Hamdi kim sorusuna belki de bu kadar uzun bir cevap aramamalıyım Şu sözler yeterli sanki Hamdi şiir ve hülya peşinde kaybedilmiş bir hayatın sahibi Takvimler birkaç saat sonra yeni bir yılı gösterecek Zaman her an değişiyor ve yenileniyor fakat ben âdeta durmuş bir saate benziyorum Bu garip durumdan bir kurtuluş yolu da bulamadım Etrafımdaki hayat kendi saatini devam ettirerek akıp gidiyor Ben hem bu devam eden saatin içinde bir yere sahibim hem de kendi şartlarım içinde durmuş saatimin emrindeyim Yani zamanın ne içinde ne de dışındayım Ama yine de onun bir parçasıyım Beni zaman dışına itmek isteyenler kesin bir çözüm bulup tamamen kurtulmak yolunu neden seçmediler ki Bütün dalları kendi üzerine kapanmış ve bu dalların ağırlığı altında ezilen bir ağaç gibiyim Dallar köklerle toprağın altında buluşmak için sabırsızlanıyor Bense gövdemden hayat emareleri göstermek için çırpınıyorum Ancak sonuç kaçınılmaz En sonunda dallar köklerle toprağın altında buluşacak ve gövdemi de peşinden sürükleyecek

Eren
Ahmet Hamdi kim diye sorsalar kendimi de tam olarak tanımlayamıyorum Cevap olarak sadece şu dağınık cümleler geliyor aklıma 1923 te Erzurum da yayından yeni çıkmış ok ardından Konya da Selçuk mimarisinde kaybolan ve Mevlâna nın güneşiyle ısınan yolunu kaybetmiş biri Ankara da resim ve musiki peşinde bir gurbetzede İstanbul da hülyalarının mücadelesinin adamı Paris te ilerleyen yaşına rağmen yine edebiyattaki yolunu arayan şair Bütün bu dağınık portreler ve kendime sorduğum cevapsız sorular ortasında kendimi iyice sıkışmış hissediyorum Bir de Prevantoryumda yatarken hayatın beni böyle sıkıştırdığını hissetmiştim Kendime sürekli nerede hata yaptım diye sormaktan yoruldum Hamdi kim sorusuna belki de bu kadar uzun bir cevap aramamalıyım Şu sözler yeterli sanki Hamdi şiir ve hülya peşinde kaybedilmiş bir hayatın sahibi Takvimler birkaç saat sonra yeni bir yılı gösterecek Zaman her an değişiyor ve yenileniyor fakat ben âdeta durmuş bir saate benziyorum Bu garip durumdan bir kurtuluş yolu da bulamadım Etrafımdaki hayat kendi saatini devam ettirerek akıp gidiyor Ben hem bu devam eden saatin içinde bir yere sahibim hem de kendi şartlarım içinde durmuş saatimin emrindeyim Yani zamanın ne içinde ne de dışındayım Ama yine de onun bir parçasıyım Beni zaman dışına itmek isteyenler kesin bir çözüm bulup tamamen kurtulmak yolunu neden seçmediler ki Bütün dalları kendi üzerine kapanmış ve bu dalların ağırlığı altında ezilen bir ağaç gibiyim Dallar köklerle toprağın altında buluşmak için sabırsızlanıyor Bense gövdemden hayat emareleri göstermek için çırpınıyorum Ancak sonuç kaçınılmaz En sonunda dallar köklerle toprağın altında buluşacak ve gövdemi de peşinden sürükleyecek