Herşey Sevmekle Başladı — Orhan Ermiş

Herşey Sevmekle Başladı
Orhan ErmişGece Kitaplığı
Herşey Sevmekle Başladı
Orhan ErmişYıl 1985 Murat babası İbrahim Bey ile birlikte evlerinin bahçesine ekmiş oldukları çiçekler arasında geziyorlardı Bu bahçede öyle güzel çiçekler vardı ki her biri kendisini yaratan Yüce Allah ın o büyük kudretini ve sonsuz sevgisini yansıtıyordu Murat ise bu güzellikleri büyük bir hayranlıkla izliyor gözlerini onlardan alamıyordu Murat çiçekler arasında gezinmeye devam ederken biraz ileride kırmızı bir gül dikkatini çekti Öylesine parlak ve öylesine güzeldi ki Murat ondan çok etkilenmişti Hızlı adımlarla O kırmızı gül ün yanına gitti Biraz daha yakından seyrettikten sonra tez canlılıkla ve hırpalayarak gül e dokunmak istedi Fakat gül ün dikeni eline battı Murat ın canı yanmış olacak ki hemen elini çekti Murat ın bu durumu gören Babası İbrahim Bey biraz tebessüm ettikten sonra Elin acıdı mı oğlum diye sordu sonrada sözüne şöyle devam etti Sevdiğin şeylere tez canlılıkla ve hırpalayarak yaklaşmaya çalışırsan hem can yakarsın hem de canın yanar Fakat sevgiyle merhametle ve hassasiyetle yaklaşırsan o zaman gül ün kokusunu içine çekersin Unutma gönüllerde tıpkı bu gül gibi zariftir oğlum o yüzden de zorbalıkla değil zarafetle fethedilir dedi Murat Tamam babacığım dedi Ve sonra da elini hassasiyetle Gül e uzattı Gül e dokundu ve kokusunu içine çekti

Gece Kitaplığı
Yıl 1985 Murat babası İbrahim Bey ile birlikte evlerinin bahçesine ekmiş oldukları çiçekler arasında geziyorlardı Bu bahçede öyle güzel çiçekler vardı ki her biri kendisini yaratan Yüce Allah ın o büyük kudretini ve sonsuz sevgisini yansıtıyordu Murat ise bu güzellikleri büyük bir hayranlıkla izliyor gözlerini onlardan alamıyordu Murat çiçekler arasında gezinmeye devam ederken biraz ileride kırmızı bir gül dikkatini çekti Öylesine parlak ve öylesine güzeldi ki Murat ondan çok etkilenmişti Hızlı adımlarla O kırmızı gül ün yanına gitti Biraz daha yakından seyrettikten sonra tez canlılıkla ve hırpalayarak gül e dokunmak istedi Fakat gül ün dikeni eline battı Murat ın canı yanmış olacak ki hemen elini çekti Murat ın bu durumu gören Babası İbrahim Bey biraz tebessüm ettikten sonra Elin acıdı mı oğlum diye sordu sonrada sözüne şöyle devam etti Sevdiğin şeylere tez canlılıkla ve hırpalayarak yaklaşmaya çalışırsan hem can yakarsın hem de canın yanar Fakat sevgiyle merhametle ve hassasiyetle yaklaşırsan o zaman gül ün kokusunu içine çekersin Unutma gönüllerde tıpkı bu gül gibi zariftir oğlum o yüzden de zorbalıkla değil zarafetle fethedilir dedi Murat Tamam babacığım dedi Ve sonra da elini hassasiyetle Gül e uzattı Gül e dokundu ve kokusunu içine çekti Tanıtım Bülteninden

Gece Kitaplığı
Yıl 1985 Murat babası İbrahim Bey ile birlikte evlerinin bahçesine ekmiş oldukları çiçekler arasında geziyorlardı Bu bahçede öyle güzel çiçekler vardı ki her biri kendisini yaratan Yüce Allah ın o büyük kudretini ve sonsuz sevgisini yansıtıyordu Murat ise bu güzellikleri büyük bir hayranlıkla izliyor gözlerini onlardan alamıyordu Murat çiçekler arasında gezinmeye devam ederken biraz ileride kırmızı bir gül dikkatini çekti Öylesine parlak ve öylesine güzeldi ki Murat ondan çok etkilenmişti Hızlı adımlarla O kırmızı gül ün yanına gitti Biraz daha yakından seyrettikten sonra tez canlılıkla ve hırpalayarak gül e dokunmak istedi Fakat gül ün dikeni eline battı Murat ın canı yanmış olacak ki hemen elini çekti Murat ın bu durumu gören Babası İbrahim Bey biraz tebessüm ettikten sonra Elin acıdı mı oğlum diye sordu sonrada sözüne şöyle devam etti Sevdiğin şeylere tez canlılıkla ve hırpalayarak yaklaşmaya çalışırsan hem can yakarsın hem de canın yanar Fakat sevgiyle merhametle ve hassasiyetle yaklaşırsan o zaman gül ün kokusunu içine çekersin Unutma gönüllerde tıpkı bu gül gibi zariftir oğlum o yüzden de zorbalıkla değil zarafetle fethedilir dedi Murat Tamam babacığım dedi Ve sonra da elini hassasiyetle Gül e uzattı Gül e dokundu ve kokusunu içine çekti

Gece Kitaplığı Yayınları
Yıl 1985 Murat babası İbrahim Bey ile birlikte evlerinin bahçesine ekmiş oldukları çiçekler arasında geziyorlardı Bu bahçede öyle güzel çiçekler vardı ki her biri kendisini yaratan Yüce Allah ın o büyük kudretini ve sonsuz sevgisini yansıtıyordu Murat ise bu güzellikleri büyük bir hayranlıkla izliyor gözlerini onlardan alamıyordu Murat çiçekler arasında gezinmeye devam ederken biraz ileride kırmızı bir gül dikkatini çekti Öylesine parlak ve öylesine güzeldi ki Murat ondan çok etkilenmişti Hızlı adımlarla O kırmızı gül ün yanına gitti Biraz daha yakından seyrettikten sonra tez canlılıkla ve hırpalayarak gül e dokunmak istedi Fakat gül ün dikeni eline battı Murat ın canı yanmış olacak ki hemen elini çekti Murat ın bu durumu gören Babası İbrahim Bey biraz tebessüm ettikten sonra Elin acıdı mı oğlum diye sordu sonrada sözüne şöyle devam etti Sevdiğin şeylere tez canlılıkla ve hırpalayarak yaklaşmaya çalışırsan hem can yakarsın hem de canın yanar Fakat sevgiyle merhametle ve hassasiyetle yaklaşırsan o zaman gül ün kokusunu içine çekersin Unutma gönüllerde tıpkı bu gül gibi zariftir oğlum o yüzden de zorbalıkla değil zarafetle fethedilir dedi Murat Tamam babacığım dedi Ve sonra da elini hassasiyetle Gül e uzattı Gül e dokundu ve kokusunu içine çekti

Gece Kitaplığı
Yıl 1985 Murat babası İbrahim Bey ile birlikte evlerinin bahçesine ekmiş oldukları çiçekler arasında geziyorlardı Bu bahçede öyle güzel çiçekler vardı ki her biri kendisini yaratan Yüce Allah ın o büyük kudretini ve sonsuz sevgisini yansıtıyordu Murat ise bu güzellikleri büyük bir hayranlıkla izliyor gözlerini onlardan alamıyordu Murat çiçekler arasında gezinmeye devam ederken biraz ileride kırmızı bir gül dikkatini çekti Öylesine parlak ve öylesine güzeldi ki Murat ondan çok etkilenmişti Hızlı adımlarla O kırmızı gül ün yanına gitti Biraz daha yakından seyrettikten sonra tez canlılıkla ve hırpalayarak gül e dokunmak istedi Fakat gül ün dikeni eline battı Murat ın canı yanmış olacak ki hemen elini çekti Murat ın bu durumu gören Babası İbrahim Bey biraz tebessüm ettikten sonra Elin acıdı mı oğlum diye sordu sonrada sözüne şöyle devam etti Sevdiğin şeylere tez canlılıkla ve hırpalayarak yaklaşmaya çalışırsan hem can yakarsın hem de canın yanar Fakat sevgiyle merhametle ve hassasiyetle yaklaşırsan o zaman gül ün kokusunu içine çekersin Unutma gönüllerde tıpkı bu gül gibi zariftir oğlum o yüzden de zorbalıkla değil zarafetle fethedilir dedi Murat Tamam babacığım dedi Ve sonra da elini hassasiyetle Gül e uzattı Gül e dokundu ve kokusunu içine çekti