Hevesi Kirpiğinde — Polat Özlüoğlu

Hevesi Kirpiğinde
Polat ÖzlüoğluNotabene Yayınları
Hevesi Kirpiğinde
Polat ÖzlüoğluÖlüyorduk Çocuklar ölüyordu kadınlar ölüyordu gençler ölüyordu travestiler ölüyordu seks işçileri ölüyordu kediler ölüyordu köpekler ölüyordu güvercinler ölüyordu Bir erkeğin bir erkin elinde ölüyorduk Sonra yine çocuklar yine kadınlar yine hepimiz bir döngünün içinde durmadan ölüyorduk Bazen yaşarken bazen yaşama gözlerimizi kapatırken bir heves kalıyordu kirpiğimizde dudağımızın kenarında boşluğa bıraktığımız sesimizde Bazen gelincikler kusuyorduk ölürken tabutumuzun üstünde bir peruğun yanına sıkışıyordu al yazmalar çocukluk canavarlarımıza yem oluyorduk herkesin gözü önünde İkinci kitabı Hevesi Kirpiğinde Polat Özlüoğlu heveslerden heves beğenin ama çoğunun kirpiklerinizde asılı kalacağını aklınızdan çıkartmayın diyor Bildiğimizi unutmayalım diye büyük harflerle bir satır başı olarak yazıyor öykülerine Tenimizi parçalayan bıçakları günlerce buzda bekletilen cansız bedenlerimizi çocuk yaşta çarşaflara akan kanımızı dikine kestiğimiz bileklerimizi Ankara nın garında bıraktığımız sevinçlerimizi Çünkü hepimiz ölüyorduk hevesimiz kirpiğimizde

İthaki Yayınları
Yollar biz yu ru du kçe uzadı uzadıkça canavarlar çoğaldı çoğaldıkça korkularımız hortladı hortladıkça çaldı içimizden birkaçını Eksile eksile her adımda döku le saçıla serçeler gibi yollara biz hep yu ru du k Bakış dediğimiz şey bazen bir yere varmaz asılı kalır Hevesi Kirpiğinde de olan bu bir ânın içinde durup kalmak devam edememek geri dönememek Sanki hayat tam orada gözle kirpik arasında sıkışmış gibi Okudukça fark ediliyor bazı şeyler geçmiyor sadece yer değiştiriyor Bir meydanda dağılan hayatlar yollara düşen çocuklar adı silinen insanlar Polat Özlüoğlu nun öykücülüğünde belirginleşen damarın en yoğun en çıplak hâllerinden birini sunuyor Hevesi Kirpiğinde Tanıdık mekânlarda tanıdık anlarda ama tam ortasında açılan kırılmalarla ilerliyor olanı anlatmaktan çok geride kalanı izliyor hafızanın kolayca kapatamadığı yerlerden konuşuyor

İthaki Yayınları
Yollar biz yu ru du kçe uzadı uzadıkça canavarlar çoğaldı çoğaldıkça korkularımız hortladı hortladıkça çaldı içimizden birkaçını Eksile eksile her adımda döku le saçıla serçeler gibi yollara biz hep yu ru du k Bakış dediğimiz şey bazen bir yere varmaz asılı kalır Hevesi Kirpiğinde de olan bu bir ânın içinde durup kalmak devam edememek geri dönememek Sanki hayat tam orada gözle kirpik arasında sıkışmış gibi Okudukça fark ediliyor bazı şeyler geçmiyor sadece yer değiştiriyor Bir meydanda dağılan hayatlar yollara düşen çocuklar adı silinen insanlar Polat Özlüoğlu nun öykücülüğünde belirginleşen damarın en yoğun en çıplak hâllerinden birini sunuyor Hevesi Kirpiğinde Tanıdık mekânlarda tanıdık anlarda ama tam ortasında açılan kırılmalarla ilerliyor olanı anlatmaktan çok geride kalanı izliyor hafızanın kolayca kapatamadığı yerlerden konuşuyor

İthaki Yayınları
Yollar biz yürüdükçe uzadı uzadıkça canavarlar çoğaldı çoğaldıkça korkularımız hortladı hortladıkça çaldı içimizden birkaçını Eksile eksile her adımda döküle saçıla serçeler gibi yollara biz hep yürüdük Bakış dediğimiz şey bazen bir yere varmaz asılı kalır Hevesi Kirpiğinde de olan bu bir ânın içinde durup kalmak devam edememek geri dönememek Sanki hayat tam orada gözle kirpik arasında sıkışmış gibi Okudukça fark ediliyor bazı şeyler geçmiyor sadece yer değiştiriyor Bir meydanda dağılan hayatlar yollara düşen çocuklar adı silinen insanlar Polat Özlüoğlu nun öykücülüğünde belirginleşen damarın en yoğun en çıplak hâllerinden birini sunuyor Hevesi Kirpiğinde Tanıdık mekânlarda tanıdık anlarda ama tam ortasında açılan kırılmalarla ilerliyor olanı anlatmaktan çok geride kalanı izliyor hafızanın kolayca kapatamadığı yerlerden konuşuyor Tanıtım Bülteninden

İthaki Yayınları
Yollar biz yu ru du kçe uzadı uzadıkça canavarlar çoğaldı çoğaldıkça korkularımız hortladı hortladıkça çaldı içimizden birkaçını Eksile eksile her adımda döku le saçıla serçeler gibi yollara biz hep yu ru du k Bakış dediğimiz şey bazen bir yere varmaz asılı kalır Hevesi Kirpiğinde de olan bu bir ânın içinde durup kalmak devam edememek geri dönememek Sanki hayat tam orada gözle kirpik arasında sıkışmış gibi Okudukça fark ediliyor bazı şeyler geçmiyor sadece yer değiştiriyor Bir meydanda dağılan hayatlar yollara düşen çocuklar adı silinen insanlar Polat Özlüoğlu nun öykücülüğünde belirginleşen damarın en yoğun en çıplak hâllerinden birini sunuyor Hevesi Kirpiğinde Tanıdık mekânlarda tanıdık anlarda ama tam ortasında açılan kırılmalarla ilerliyor olanı anlatmaktan çok geride kalanı izliyor hafızanın kolayca kapatamadığı yerlerden konuşuyor

İTHAKİ YAYINLARI
Yollar biz yu ru du kçe uzadı uzadıkça canavarlar çoğaldı çoğaldıkça korkularımız hortladı hortladıkça çaldı içimizden birkaçını Eksile eksile her adımda döku le saçıla serçeler gibi yollara biz hep yu ru du k Bakış dediğimiz şey bazen bir yere varmaz asılı kalır Hevesi Kirpiğinde de olan bu bir ânın içinde durup kalmak devam edememek geri dönememek Sanki hayat tam orada gözle kirpik arasında sıkışmış gibi Okudukça fark ediliyor bazı şeyler geçmiyor sadece yer değiştiriyor Bir meydanda dağılan hayatlar yollara düşen çocuklar adı silinen insanlar Polat Özlüoğlu nun öykücülüğünde belirginleşen damarın en yoğun en çıplak hâllerinden birini sunuyor Hevesi Kirpiğinde Tanıdık mekânlarda tanıdık anlarda ama tam ortasında açılan kırılmalarla ilerliyor olanı anlatmaktan çok geride kalanı izliyor hafızanın kolayca kapatamadığı yerlerden konuşuyor

İthaki
Yollar biz yürüdükçe uzadı uzadıkça canavarlar çoğaldı çoğaldıkça korkularımız hortladı hortladıkça çaldı içimizden birkaçını Eksile eksile her adımda döku le saçıla serçeler gibi yollara biz hep yürüdük Bakış dediğimiz şey bazen bir yere varmaz asılı kalır Hevesi Kirpiğinde de olan bu bir ânın içinde durup kalmak devam edememek geri dönememek Sanki hayat tam orada gözle kirpik arasında sıkışmış gibi Okudukça fark ediliyor bazı şeyler geçmiyor sadece yer değiştiriyor Bir meydanda dağılan hayatlar yollara düşen çocuklar adı silinen insanlar Polat Özlüoğlu nun öykücülüğünde belirginleşen damarın en yoğun en çıplak hâllerinden birini sunuyor Hevesi Kirpiğinde Tanıdık mekânlarda tanıdık anlarda ama tam ortasında açılan kırılmalarla ilerliyor olanı anlatmaktan çok geride kalanı izliyor hafızanın kolayca kapatamadığı yerlerden konuşuyor

NotaBene Yayınları
Ölüyorduk Çocuklar ölüyordu kadınlar ölüyordu gençler ölüyordu travestiler ölüyordu seks işçileri ölüyordu kediler ölüyordu köpekler ölüyordu güvercinler ölüyordu Bir erkeğin bir erkin elinde ölüyorduk Sonra yine çocuklar yine kadınlar yine hepimiz bir döngünün içinde durmadan ölüyorduk Bazen yaşarken bazen yaşama gözlerimizi kapatırken bir heves kalıyordu kirpiğimizde dudağımızın kenarında boşluğa bıraktığımız sesimizde Bazen gelincikler kusuyorduk ölürken tabutumuzun üstünde bir peruğun yanına sıkışıyordu al yazmalar çocukluk canavarlarımıza yem oluyorduk herkesin gözü önünde İkinci kitabı Hevesi Kirpiğinde Polat Özlüoğlu heveslerden heves beğenin ama çoğunun kirpiklerinizde asılı kalacağını aklınızdan çıkartmayın diyor Bildiğimizi unutmayalım diye büyük harflerle bir satır başı olarak yazıyor öykülerine Tenimizi parçalayan bıçakları günlerce buzda bekletilen cansız bedenlerimizi çocuk yaşta çarşaflara akan kanımızı dikine kestiğimiz bileklerimizi Ankara nın garında bıraktığımız sevinçlerimizi Çünkü hepimiz ölüyorduk hevesimiz kirpiğimizde

İthaki Yayınları
Yollar biz yu ru du kçe uzadı uzadıkça canavarlar çoğaldı çoğaldıkça korkularımız hortladı hortladıkça çaldı içimizden birkaçını Eksile eksile her adımda döku le saçıla serçeler gibi yollara biz hep yu ru du k Bakış dediğimiz şey bazen bir yere varmaz asılı kalır Hevesi Kirpiğinde de olan bu bir ânın içinde durup kalmak devam edememek geri dönememek Sanki hayat tam orada gözle kirpik arasında sıkışmış gibi Okudukça fark ediliyor bazı şeyler geçmiyor sadece yer değiştiriyor Bir meydanda dağılan hayatlar yollara düşen çocuklar adı silinen insanlar Polat Özlüoğlu nun öykücülüğünde belirginleşen damarın en yoğun en çıplak hâllerinden birini sunuyor Hevesi Kirpiğinde Tanıdık mekânlarda tanıdık anlarda ama tam ortasında açılan kırılmalarla ilerliyor olanı anlatmaktan çok geride kalanı izliyor hafızanın kolayca kapatamadığı yerlerden konuşuyor

İthaki Yayınları
Yollar biz yürüdükçe uzadı uzadıkça canavarlar çoğaldı çoğaldıkça korkularımız hortladı hortladıkça çaldı içimizden birkaçını Eksile eksile her adımda döküle saçıla serçeler gibi yollara biz hep yürüdük Bakış dediğimiz şey bazen bir yere varmaz asılı kalır Hevesi Kirpiğinde de olan bu bir ânın içinde durup kalmak devam edememek geri dönememek Sanki hayat tam orada gözle kirpik arasında sıkışmış gibi Okudukça fark ediliyor bazı şeyler geçmiyor sadece yer değiştiriyor Bir meydanda dağılan hayatlar yollara düşen çocuklar adı silinen insanlar Polat Özlüoğlu nun öykücülüğünde belirginleşen damarın en yoğun en çıplak hâllerinden birini sunuyor Hevesi Kirpiğinde Tanıdık mekânlarda tanıdık anlarda ama tam ortasında açılan kırılmalarla ilerliyor olanı anlatmaktan çok geride kalanı izliyor hafızanın kolayca kapatamadığı yerlerden konuşuyor Tanıtım Bülteninden

NOTABENE YAYINLARI
Ölüyorduk Çocuklar ölüyordu kadınlar ölüyordu gençler ölüyordu travestiler ölüyordu seks işçileri ölüyordu kediler ölüyordu köpekler ölüyordu güvercinler ölüyordu Bir erkeğin bir erkin elinde ölüyorduk Sonra yine çocuklar yine kadınlar yine hepimiz bir döngünün içinde durmadan ölüyorduk Bazen yaşarken bazen yaşama gözlerimizi kapatırken bir heves kalıyordu kirpiğimizde dudağımızın kenarında boşluğa bıraktığımız sesimizde Bazen gelincikler kusuyorduk ölürken tabutumuzun üstünde bir peruğun yanına sıkışıyordu al yazmalar çocukluk canavarlarımıza yem oluyorduk herkesin gözü önünde İkinci kitabı Hevesi Kirpiğinde Polat Özlüoğlu heveslerden heves beğenin ama çoğunun kirpiklerinizde asılı kalacağını aklınızdan çıkartmayın diyor Bildiğimizi unutmayalım diye büyük harflerle bir satır başı olarak yazıyor öykülerine Tenimizi parçalayan bıçakları günlerce buzda bekletilen cansız bedenlerimizi çocuk yaşta çarşaflara akan kanımızı dikine kestiğimiz bileklerimizi Ankara nın garında bıraktığımız sevinçlerimizi Çünkü hepimiz ölüyorduk hevesimiz kirpiğimizde