MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Heybe — Yıldırım Alkış

Heybe
53,11
DenemeDenemelerDiğer

Heybe

Yıldırım Alkış

İlahiyat Kitap

2022-09-211. baskı128 sf.
Karton135-210-0Kitap KağıdıTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

Heybe

Yıldırım Alkış

Türkiye nin dört taraftan rüzgâr alan tek ovasıymış Göksun Ovası işte o ovanın toprağında doğdum ve güneşiyle büyüdüm Fasulye sularken ovanın fotoğrafı çekilse nokta kadar bile gözükmeyeceğime eminim ne var ki Güneş herkesi unutmuş sanki yalnız beni yakıyor yakıyor ne kelime kavuruyor Hele bir de zaman ramazan ayı ise iftarla buluşmadan ölecek gibi oluyor insan İyi ki ayaklarım içemediğim suyun içinde Bir taraftan tarladaki fasulyeyi sularken diğer taraftan da Kayseri yolu üzerindeki gelip geçen otobüslere içindeki yolculara imrenirdim hayal kaçamakları yapardım Har har ses çıkartan eski model magirus otobüslerin sesi kulağıma ne de hoş gelirdi Halil dedemi hep dışarda iken hatırlarım Ya camız manda güderdi ya hindi Ya mısır beklerdi ya da üzüm bağını Beklerdi derken hırsıza karşı değil ayı ve yaban domuzlarına karşı Kimsenin hırsızlamasına gerek yoktu tüm mahsulden herkese göz hakkı verilirdi Elmalar olgunlaştığında kasa kasa caminin önüne götürür koyardık sebil cemaat yesin diye Üzüm çıkınca üzüm götürürdük aynı şekilde Bahçenin yanından bir adam geçecek olsa tanıdık olsun olmasın gerçi çoğunlukla tanıdık olurdu ya Bre Ali Osman Süleyman Hatice bacı çocuklara elma götür lahana götür üzüm götür gibi nidalar kulağımda capcanlı duruyor hâlâ

Şehadet Kitap
54,90

İlahiyat Kitap

2022128 sf.
Şehadet Kitap

Türkiye nin dört taraftan rüzgâr alan tek ovasıymış Göksun Ovası işte o ovanın toprağında doğdum ve güneşiyle büyüdüm Fasulye sularken ovanın fotoğrafı çekilse nokta kadar bile gözükmeyeceğime eminim ne var ki Güneş herkesi unutmuş sanki yalnız beni yakıyor yakıyor ne kelime kavuruyor Hele bir de zaman ramazan ayı ise iftarla buluşmadan ölecek gibi oluyor insan İyi ki ayaklarım içemediğim suyun içinde Bir taraftan tarladaki fasulyeyi sularken diğer taraftan da Kayseri yolu üzerindeki gelip geçen otobüslere içindeki yolculara imrenirdim hayal kaçamakları yapardım Har har ses çıkartan eski model magirus otobüslerin sesi kulağıma ne de hoş gelirdi Halil dedemi hep dışarda iken hatırlarım Ya camız manda güderdi ya hindi Ya mısır beklerdi ya da üzüm bağını Beklerdi derken hırsıza karşı değil ayı ve yaban domuzlarına karşı Kimsenin hırsızlamasına gerek yoktu tüm mahsulden herkese göz hakkı verilirdi Elmalar olgunlaştığında kasa kasa caminin önüne götürür koyardık sebil cemaat yesin diye Üzüm çıkınca üzüm götürürdük aynı şekilde Bahçenin yanından bir adam geçecek olsa tanıdık olsun olmasın gerçi çoğunlukla tanıdık olurdu ya Bre Ali Osman Süleyman Hatice bacı çocuklara elma götür lahana götür üzüm götür gibi nidalar kulağımda capcanlı duruyor hâlâ

BKM Kitap
69,30

İlahiyat Yayınları

2022128 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Türkiye nin dört taraftan rüzgâr alan tek ovasıymış Göksun Ovası işte o ovanın toprağında doğdum ve güneşiyle büyüdüm Fasulye sularken ovanın fotoğrafı çekilse nokta kadar bile gözükmeyeceğime eminim ne var ki Güneş herkesi unutmuş sanki yalnız beni yakıyor yakıyor ne kelime kavuruyor Hele bir de zaman ramazan ayı ise iftarla buluşmadan ölecek gibi oluyor insan İyi ki ayaklarım içemediğim suyun içinde Bir taraftan tarladaki fasulyeyi sularken diğer taraftan da Kayseri yolu üzerindeki gelip geçen otobüslere içindeki yolculara imrenirdim hayal kaçamakları yapardım Har har ses çıkartan eski model magirus otobüslerin sesi kulağıma ne de hoş gelirdi Halil dedemi hep dışarda iken hatırlarım Ya camız manda güderdi ya hindi Ya mısır beklerdi ya da üzüm bağını Beklerdi derken hırsıza karşı değil ayı ve yaban domuzlarına karşı Kimsenin hırsızlamasına gerek yoktu tüm mahsulden herkese göz hakkı verilirdi Elmalar olgunlaştığında kasa kasa caminin önüne götürür koyardık sebil cemaat yesin diye Üzüm çıkınca üzüm götürürdük aynı şekilde Bahçenin yanından bir adam geçecek olsa tanıdık olsun olmasın gerçi çoğunlukla tanıdık olurdu ya Bre Ali Osman Süleyman Hatice bacı çocuklara elma götür lahana götür üzüm götür gibi nidalar kulağımda capcanlı duruyor hâlâ

Kitap Sepeti
70,20

İlahiyat Yayınları

2022128 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Türkiye nin dört taraftan rüzgâr alan tek ovasıymış Göksun Ovası işte o ovanın toprağında doğdum ve güneşiyle büyüdüm Fasulye sularken ovanın fotoğrafı çekilse nokta kadar bile gözükmeyeceğime eminim ne var ki Güneş herkesi unutmuş sanki yalnız beni yakıyor yakıyor ne kelime kavuruyor Hele bir de zaman ramazan ayı ise iftarla buluşmadan ölecek gibi oluyor insan İyi ki ayaklarım içemediğim suyun içinde Bir taraftan tarladaki fasulyeyi sularken diğer taraftan da Kayseri yolu üzerindeki gelip geçen otobüslere içindeki yolculara imrenirdim hayal kaçamakları yapardım Har har ses çıkartan eski model magirus otobüslerin sesi kulağıma ne de hoş gelirdi Halil dedemi hep dışarda iken hatırlarım Ya camız manda güderdi ya hindi Ya mısır beklerdi ya da üzüm bağını Beklerdi derken hırsıza karşı değil ayı ve yaban domuzlarına karşı Kimsenin hırsızlamasına gerek yoktu tüm mahsulden herkese göz hakkı verilirdi Elmalar olgunlaştığında kasa kasa caminin önüne götürür koyardık sebil cemaat yesin diye Üzüm çıkınca üzüm götürürdük aynı şekilde Bahçenin yanından bir adam geçecek olsa tanıdık olsun olmasın gerçi çoğunlukla tanıdık olurdu ya Bre Ali Osman Süleyman Hatice bacı çocuklara elma götür lahana götür üzüm götür gibi nidalar kulağımda capcanlı duruyor hâlâ

Nobel Kitap
81,00

İlahiyat Yayınları

2022128 sf.
Nobel Kitap

Türkiye nin dört taraftan rüzgâr alan tek ovasıymış Göksun Ovası işte o ovanın toprağında doğdum ve güneşiyle büyüdüm Fasulye sularken ovanın fotoğrafı çekilse nokta kadar bile gözükmeyeceğime eminim ne var ki Güneş herkesi unutmuş sanki yalnız beni yakıyor yakıyor ne kelime kavuruyor Hele bir de zaman ramazan ayı ise iftarla buluşmadan ölecek gibi oluyor insan İyi ki ayaklarım içemediğim suyun içinde Bir taraftan tarladaki fasulyeyi sularken diğer taraftan da Kayseri yolu üzerindeki gelip geçen otobüslere içindeki yolculara imrenirdim hayal kaçamakları yapardım Har har ses çıkartan eski model magirus otobüslerin sesi kulağıma ne de hoş gelirdi Halil dedemi hep dışarda iken hatırlarım Ya camız manda güderdi ya hindi Ya mısır beklerdi ya da üzüm bağını Beklerdi derken hırsıza karşı değil ayı ve yaban domuzlarına karşı Kimsenin hırsızlamasına gerek yoktu tüm mahsulden herkese göz hakkı verilirdi Elmalar olgunlaştığında kasa kasa caminin önüne götürür koyardık sebil cemaat yesin diye Üzüm çıkınca üzüm götürürdük aynı şekilde Bahçenin yanından bir adam geçecek olsa tanıdık olsun olmasın gerçi çoğunlukla tanıdık olurdu ya Bre Ali Osman Süleyman Hatice bacı çocuklara elma götür lahana götür üzüm götür gibi nidalar kulağımda capcanlı duruyor hâlâ