Heydo — Yusuf Mirzanlı

Heydo
Yusuf MirzanlıBabek Yayınları
Heydo
Yusuf MirzanlıElinde tahta bavulu ne yöne gitmesi gerektiğine karar veremiyordu Kendisini karşılamaya da kimse gelmemişti Dikilmiş düşüncelere dalmak üzereyken ardından metal kapının çıkardığı gürültüyle irkildi Bu kapı ki dört metre yüksekliğinde görenin içini karartan simsiyah bir renge büründürülmüş arkasında nasıl bir hayat yaşandığını orada ömürlerinin bir kısmını veya tamamını tüketenlerin bildiği bir dünya vardı Heydo nun iki kanadını açmış kendisini yutmaya hazır bekleyen kapının insana verdiği karamsarlık ne de arkasında geçireceği yıllar umurundaydı O cehennemi tüm azabıyla hak ettiğini düşünmüştü Bir an lacivert ünüformalı bir gardiyanın kapıdan çıkıp şaka yaptık tahliyen gelmedi hadi içeriye demesinden ürkerek arkasına döndü kimseyi göremeyince derin bir nefes aldı

Babek Yayınları
Elinde tahta bavulu ne yöne gitmesi gerektiğine karar veremiyordu Kendisini karşılamaya da kimse gelmemişti Dikilmiş düşüncelere dalmak üzereyken ardından metal kapının çıkardığı gürültüyle irkildi Bu kapı ki dört metre yüksekliğinde görenin içini karartan simsiyah bir renge büründürülmüş arkasında nasıl bir hayat yaşandığını orada ömürlerinin bir kısmını veya tamamını tüketenlerin bildiği bir dünya vardı Heydo nun iki kanadını açmış kendisini yutmaya hazır bekleyen kapının insana verdiği karamsarlık ne de arkasında geçireceği yıllar umurundaydı O cehennemi tüm azabıyla hak ettiğini düşünmüştü Bir an lacivert ünüformalı bir gardiyanın kapıdan çıkıp şaka yaptık tahliyen gelmedi hadi içeriye demesinden ürkerek arkasına döndü kimseyi göremeyince derin bir nefes aldı Tanıtım Bülteninden

Babek Yayınları
Elinde tahta bavulu ne yöne gitmesi gerektiğine karar veremiyordu Kendisini karşılamaya da kimse gelmemişti Dikilmiş düşüncelere dalmak üzereyken ardından metal kapının çıkardığı gürültüyle irkildi Bu kapı ki dört metre yüksekliğinde görenin içini karartan simsiyah bir renge büründürülmüş arkasında nasıl bir hayat yaşandığını orada ömürlerinin bir kısmını veya tamamını tüketenlerin bildiği bir dünya vardı Heydo nun iki kanadını açmış kendisini yutmaya hazır bekleyen kapının insana verdiği karamsarlık ne de arkasında geçireceği yıllar umurundaydı O cehennemi tüm azabıyla hak ettiğini düşünmüştü Bir an lacivert ünüformalı bir gardiyanın kapıdan çıkıp şaka yaptık tahliyen gelmedi hadi içeriye demesinden ürkerek arkasına döndü kimseyi göremeyince derin bir nefes aldı

BABEK YAYINLARI
Elinde tahta bavulu ne yöne gitmesi gerektiğine karar veremiyordu Kendisini karşılamaya da kimse gelmemişti Dikilmiş düşüncelere dalmak üzereyken ardından metal kapının çıkardığı gürültüyle irkildi Bu kapı ki dört metre yüksekliğinde görenin içini karartan simsiyah bir renge büründürülmüş arkasında nasıl bir hayat yaşandığını orada ömürlerinin bir kısmını veya tamamını tüketenlerin bildiği bir dünya vardı Heydo nun iki kanadını açmış kendisini yutmaya hazır bekleyen kapının insana verdiği karamsarlık ne de arkasında geçireceği yıllar umurundaydı O cehennemi tüm azabıyla hak ettiğini düşünmüştü Bir an lacivert ünüformalı bir gardiyanın kapıdan çıkıp şaka yaptık tahliyen gelmedi hadi içeriye demesinden ürkerek arkasına döndü kimseyi göremeyince derin bir nefes aldı

Babek Yayınları
Elinde tahta bavulu ne yöne gitmesi gerektiğine karar veremiyordu Kendisini karşılamaya da kimse gelmemişti Dikilmiş düşüncelere dalmak üzereyken ardından metal kapının çıkardığı gürültüyle irkildi Bu kapı ki dört metre yüksekliğinde görenin içini karartan simsiyah bir renge büründürülmüş arkasında nasıl bir hayat yaşandığını orada ömürlerinin bir kısmını veya tamamını tüketenlerin bildiği bir dünya vardı Heydo nun iki kanadını açmış kendisini yutmaya hazır bekleyen kapının insana verdiği karamsarlık ne de arkasında geçireceği yıllar umurundaydı O cehennemi tüm azabıyla hak ettiğini düşünmüştü Bir an lacivert ünüformalı bir gardiyanın kapıdan çıkıp şaka yaptık tahliyen gelmedi hadi içeriye demesinden ürkerek arkasına döndü kimseyi göremeyince derin bir nefes aldı

Babek Yayınları
Elinde tahta bavulu ne yöne gitmesi gerektiğine karar veremiyordu Kendisini karşılamaya da kimse gelmemişti Dikilmiş düşüncelere dalmak üzereyken ardından metal kapının çıkardığı gürültüyle irkildi Bu kapı ki dört metre yüksekliğinde görenin içini karartan simsiyah bir renge büründürülmüş arkasında nasıl bir hayat yaşandığını orada ömürlerinin bir kısmını veya tamamını tüketenlerin bildiği bir dünya vardı Heydo nun iki kanadını açmış kendisini yutmaya hazır bekleyen kapının insana verdiği karamsarlık ne de arkasında geçireceği yıllar umurundaydı O cehennemi tüm azabıyla hak ettiğini düşünmüştü Bir an lacivert ünüformalı bir gardiyanın kapıdan çıkıp şaka yaptık tahliyen gelmedi hadi içeriye demesinden ürkerek arkasına döndü kimseyi göremeyince derin bir nefes aldı

Babek
Elinde tahta bavulu ne yöne gitmesi gerektiğine karar veremiyordu Kendisini karşılamaya da kimse gelmemişti Dikilmiş düşüncelere dalmak üzereyken ardından metal kapının çıkardığı gürültüyle irkildi Bu kapı ki dört metre yüksekliğinde görenin içini karartan simsiyah bir renge büründürülmüş arkasında nasıl bir hayat yaşandığını orada ömürlerinin bir kısmını veya tamamını tüketenlerin bildiği bir dünya vardı Heydo nun iki kanadını açmış kendisini yutmaya hazır bekleyen kapının insana verdiği karamsarlık ne de arkasında geçireceği yıllar umurundaydı O cehennemi tüm azabıyla hak ettiğini düşünmüştü Bir an lacivert ünüformalı bir gardiyanın kapıdan çıkıp şaka yaptık tahliyen gelmedi hadi içeriye demesinden ürkerek arkasına döndü kimseyi göremeyince derin bir nefes aldı