Heyetler Yılı — Abdülhamid Cude Es Sahhar

Heyetler Yılı
Abdülhamid Cude Es Sahharİnkılab Yayınları
Heyetler Yılı
Abdülhamid Cude Es SahharHicretin dokuzuncu senesinde Medine ye her taraftan heyetler gelmeye başlamıştı Bu arada Ukayloğulları kabilesinden Ebû Harb bin Huveylid de Peygamber Efendimiz in yanına geldi Rasûlullah s a v ona Kur ân okuyup Müslümanlığı seçmeyi teklif etti Ebû Harb Kur ân ın olağanüstü güzelliğinin etkisinde kalsa da kalbi hâlâ cahiliyye karanlığındaydı O yüzden tereddüt etti Vallahi sen ya Allah a ya da Allah a kavuşana kavuşmuşsun Öyle sözler söylüyorsun ki doğrusu onun gibi güzel bir söz hiç işitmedik Şimdi beni davet ettiğin şeyler ve üzerinde bulunduğum din hakkında fal okumu çekip bir bakayım dedi Fal okunu çekti küfür oku çıktı Aynı şeyi üç defa tekrarladı ve üçünde de küfür oku çıktı Bunun üzerine Allah Rasûlü ne s a v dönerek Gördüğün gibi oklar râzı olmadı dedi İnsan ruhunu herkesten iyi bilen Allah Elçisi s a v sabretti Ebû Harb in kalbinin derinliklerinde hâlâ küfrün izleri vardı Gönlünü kazanmak ve İslâm ı sevdirmek için onunla her zamanki nezaketiyle konuşmaya devam etti Müslüman olması hâlinde kendisine bir toprak parçası vereceğini vadetti Devesine atlayarak ailesinin yanına dönen Ebû Harb Allah Rasûlü nün s a v sözlerini de aklından çıkarmamıştı Dinlediği Kur ân ı Kerim önyargılarını kökten sarsmıştı Kardeşi İkâl b Huveylid in yanına vardığında Hayrı az olasıca Sen de Muhammed in yanına varsaydın o seni de İslâm dinine davet etseydi sana Kur ân okusaydı olmaz mıydı Eğer müslüman olsaydım bana Akik i vermişti dedi İkâl bu sözleri duyunca irkildi Katı kalpli kıt anlayışlı biriydi Aklı başında birinin atalarının tapındığı putları terk etme cesareti gösterebileceğini düşünemiyordu Kardeşine Vallahi ben Muhammed in sana vereceğinden daha fazlasını verebilirim dedi Sonra eline mızrağını alıp atına atladı ve doğruca Akik e gitti Allah ın dinine girmesin diye Akik in aşağı bölgesinden kardeşine vereceği toprakların sınırlarını belirleyecekti Ebû Harb Akik in aşağı bölgesini ve içindeki su kuyularını aldı ama Allah Rasûlü s a v ve ondan dinlediği Kur ân ı unutamıyordu Bu duruma canı sıkılan İkâl bin Huveylid bineğini hazırlayıp Medine ye doğru yola çıktı Aklınca gökten haber getiren zâtı alaya alacaktı Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 188 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi İnkılab Yayınları

İnkılab Yayınları
Hicretin dokuzuncu senesinde Medine ye her taraftan heyetler gelmeye başlamıştı Bu arada Ukayloğulları kabilesinden Ebu Harb bin Huveylid de Peygamber Efendimiz in yanına geldi Rasulullah s a v ona Kur ân okuyup Müslümanlığı seçmeyi teklif etti Ebû Harb Kur an ın olağanüstü güzelliğinin etkisinde kalsa da kalbi hala cahiliyye karanlığındaydı O yüzden tereddüt etti Vallahi sen ya Allah a ya da Allah a kavuşana kavuşmuşsun Öyle sözler söylüyorsun ki doğrusu onun gibi güzel bir söz hiç işitmedik Şimdi beni davet ettiğin şeyler ve üzerinde bulunduğum din hakkında fal okumu çekip bir bakayım dedi Fal okunu çekti küfür oku çıktı Aynı şeyi üç defa tekrarladı ve üçünde de küfür oku çıktı Bunun üzerine Allah Rasulü ne s a v dönerek Gördüğün gibi oklar razı olmadı dedi İnsan ruhunu herkesten iyi bilen Allah Elçisi s a v sabretti Ebu Harb in kalbinin derinliklerinde hala küfrün izleri vardı Gönlünü kazanmak ve İslam ı sevdirmek için onunla her zamanki nezaketiyle konuşmaya devam etti Müslüman olması hâlinde kendisine bir toprak parçası vereceğini vadetti Devesine atlayarak ailesinin yanına dönen Ebu Harb Allah Rasulü nün s a v sözlerini de aklından çıkarmamıştı Dinlediği Kur an ı Kerim önyargılarını kökten sarsmıştı Kardeşi İkal b Huveylid in yanına vardığında Hayrı az olasıca Sen de Muhammed in yanına varsaydın o seni de İslam dinine davet etseydi sana Kur an okusaydı olmaz mıydı Eğer müslüman olsaydım bana Akik i vermişti dedi İkal bu sözleri duyunca irkildi Katı kalpli kıt anlayışlı biriydi Aklı başında birinin atalarının tapındığı putları terk etme cesareti gösterebileceğini düşünemiyordu Kardeşine Vallahi ben Muhammed in sana vereceğinden daha fazlasını verebilirim dedi Sonra eline mızrağını alıp atına atladı ve doğruca Akik e gitti Allah ın dinine girmesin diye Akik in aşağı bölgesinden kardeşine vereceği toprakların sınırlarını belirleyecekti Ebu Harb Akik in aşağı bölgesini ve içindeki su kuyularını aldı ama Allah Rasûlü s a v ve ondan dinlediği Kur an ı unutamıyordu Bu duruma canı sıkılan İkal bin Huveylid bineğini hazırlayıp Medine ye doğru yola çıktı Aklınca gökten haber getiren zatı alaya alacaktı

İnkılâb Yayınları
Hicretin dokuzuncu senesinde Medine ye her taraftan heyetler gelmeye başlamıştı Bu arada Ukayloğulları kabilesinden Ebu Harb bin Huveylid de Peygamber Efendimiz in yanına geldi Rasulullah s a v ona Kur ân okuyup Müslümanlığı seçmeyi teklif etti Ebû Harb Kur an ın olağanüstü güzelliğinin etkisinde kalsa da kalbi hala cahiliyye karanlığındaydı O yüzden tereddüt etti Vallahi sen ya Allah a ya da Allah a kavuşana kavuşmuşsun Öyle sözler söylüyorsun ki doğrusu onun gibi güzel bir söz hiç işitmedik Şimdi beni davet ettiğin şeyler ve üzerinde bulunduğum din hakkında fal okumu çekip bir bakayım dedi Fal okunu çekti küfür oku çıktı Aynı şeyi üç defa tekrarladı ve üçünde de küfür oku çıktı Bunun üzerine Allah Rasulü ne s a v dönerek Gördüğün gibi oklar razı olmadı dedi İnsan ruhunu herkesten iyi bilen Allah Elçisi s a v sabretti Ebu Harb in kalbinin derinliklerinde hala küfrün izleri vardı Gönlünü kazanmak ve İslam ı sevdirmek için onunla her zamanki nezaketiyle konuşmaya devam etti Müslüman olması hâlinde kendisine bir toprak parçası vereceğini vadetti Devesine atlayarak ailesinin yanına dönen Ebu Harb Allah Rasulü nün s a v sözlerini de aklından çıkarmamıştı Dinlediği Kur an ı Kerim önyargılarını kökten sarsmıştı Kardeşi İkal b Huveylid in yanına vardığında Hayrı az olasıca Sen de Muhammed in yanına varsaydın o seni de İslam dinine davet etseydi sana Kur an okusaydı olmaz mıydı Eğer müslüman olsaydım bana Akik i vermişti dedi İkal bu sözleri duyunca irkildi Katı kalpli kıt anlayışlı biriydi Aklı başında birinin atalarının tapındığı putları terk etme cesareti gösterebileceğini düşünemiyordu Kardeşine Vallahi ben Muhammed in sana vereceğinden daha fazlasını verebilirim dedi Sonra eline mızrağını alıp atına atladı ve doğruca Akik e gitti Allah ın dinine girmesin diye Akik in aşağı bölgesinden kardeşine vereceği toprakların sınırlarını belirleyecekti Ebu Harb Akik in aşağı bölgesini ve içindeki su kuyularını aldı ama Allah Rasûlü s a v ve ondan dinlediği Kur an ı unutamıyordu Bu duruma canı sıkılan İkal bin Huveylid bineğini hazırlayıp Medine ye doğru yola çıktı Aklınca gökten haber getiren zatı alaya alacaktı

İnkılâb Yayınları
Hicretin dokuzuncu senesinde Medine ye her taraftan heyetler gelmeye başlamıştı Bu arada Ukayloğulları kabilesinden Ebu Harb bin Huveylid de Peygamber Efendimiz in yanına geldi Rasulullah s a v ona Kur ân okuyup Müslümanlığı seçmeyi teklif etti Ebû Harb Kur an ın olağanüstü güzelliğinin etkisinde kalsa da kalbi hala cahiliyye karanlığındaydı O yüzden tereddüt etti Vallahi sen ya Allah a ya da Allah a kavuşana kavuşmuşsun Öyle sözler söylüyorsun ki doğrusu onun gibi güzel bir söz hiç işitmedik Şimdi beni davet ettiğin şeyler ve üzerinde bulunduğum din hakkında fal okumu çekip bir bakayım dedi Fal okunu çekti küfür oku çıktı Aynı şeyi üç defa tekrarladı ve üçünde de küfür oku çıktı Bunun üzerine Allah Rasulü ne s a v dönerek Gördüğün gibi oklar razı olmadı dedi İnsan ruhunu herkesten iyi bilen Allah Elçisi s a v sabretti Ebu Harb in kalbinin derinliklerinde hala küfrün izleri vardı Gönlünü kazanmak ve İslam ı sevdirmek için onunla her zamanki nezaketiyle konuşmaya devam etti Müslüman olması hâlinde kendisine bir toprak parçası vereceğini vadetti Devesine atlayarak ailesinin yanına dönen Ebu Harb Allah Rasulü nün s a v sözlerini de aklından çıkarmamıştı Dinlediği Kur an ı Kerim önyargılarını kökten sarsmıştı Kardeşi İkal b Huveylid in yanına vardığında Hayrı az olasıca Sen de Muhammed in yanına varsaydın o seni de İslam dinine davet etseydi sana Kur an okusaydı olmaz mıydı Eğer müslüman olsaydım bana Akik i vermişti dedi İkal bu sözleri duyunca irkildi Katı kalpli kıt anlayışlı biriydi Aklı başında birinin atalarının tapındığı putları terk etme cesareti gösterebileceğini düşünemiyordu Kardeşine Vallahi ben Muhammed in sana vereceğinden daha fazlasını verebilirim dedi Sonra eline mızrağını alıp atına atladı ve doğruca Akik e gitti Allah ın dinine girmesin diye Akik in aşağı bölgesinden kardeşine vereceği toprakların sınırlarını belirleyecekti Ebu Harb Akik in aşağı bölgesini ve içindeki su kuyularını aldı ama Allah Rasûlü s a v ve ondan dinlediği Kur an ı unutamıyordu Bu duruma canı sıkılan İkal bin Huveylid bineğini hazırlayıp Medine ye doğru yola çıktı Aklınca gökten haber getiren zatı alaya alacaktı

İnkılab Yayınları
Abdülhamid Cude Es Sahhar tarafından kaleme alınan Heyetler Yılı İnkılab Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Heyetler Yılı Abdülhamid Cude Es Sahhar Kitap Özeti Hicretin dokuzuncu senesinde Medine ye her taraftan heyetler gelmeye başlamıştı Bu arada Ukayloğulları kabilesinden Ebu Harb bin Huveylid de Peygamber Efendimiz in yanına geldi Rasulullah s a v ona Kur ân okuyup Müslümanlığı seçmeyi teklif etti Ebû Harb Kur an ın olağanüstü güzelliğinin etkisinde kalsa da kalbi hala cahiliyye karanlığındaydı O yüzden tereddüt etti Vallahi sen ya Allah a ya da Allah a kavuşana kavuşmuşsun Öyle sözler söylüyorsun ki doğrusu onun gibi güzel bir söz hiç işitmedik Şimdi beni davet ettiğin şeyler ve üzerinde bulunduğum din hakkında fal okumu çekip bir bakayım dedi Fal okunu çekti küfür oku çıktı Aynı şeyi üç defa tekrarladı ve üçünde de küfür oku çıktı Bunun üzerine Allah Rasulü ne s a v dönerek Gördüğün gibi oklar razı olmadı dedi İnsan ruhunu herkesten iyi bilen Allah Elçisi s a v sabretti Ebu Harb in kalbinin derinliklerinde hala küfrün izleri vardı Gönlünü kazanmak ve İslam ı sevdirmek için onunla her zamanki nezaketiyle konuşmaya devam etti Müslüman olması hâlinde kendisine bir toprak parçası vereceğini vadetti Devesine atlayarak ailesinin yanına dönen Ebu Harb Allah Rasulü nün s a v sözlerini de aklından çıkarmamıştı Dinlediği Kur an ı Kerim önyargılarını kökten sarsmıştı Kardeşi İkal b Huveylid in yanına vardığında Hayrı az olasıca Sen de Muhammed in yanına varsaydın o seni de İslam dinine davet etseydi sana Kur an okusaydı olmaz mıydı Eğer müslüman olsaydım bana Akik i vermişti dedi İkal bu sözleri duyunca irkildi Katı kalpli kıt anlayışlı biriydi Aklı başında birinin atalarının tapındığı putları terk etme cesareti gösterebileceğini düşünemiyordu Kardeşine Vallahi ben Muhammed in sana vereceğinden daha fazlasını verebilirim dedi Sonra eline mızrağını alıp atına atladı ve doğruca Akik e gitti Allah ın dinine girmesin diye Akik in aşağı bölgesinden kardeşine vereceği toprakların sınırlarını belirleyecekti Ebu Harb Akik in aşağı bölgesini ve içindeki su kuyularını aldı ama Allah Rasûlü s a v ve ondan dinlediği Kur an ı unutamıyordu Bu duruma canı sıkılan İkal bin Huveylid bineğini hazırlayıp Medine ye doğru yola çıktı Aklınca gökten haber getiren zatı alaya alacaktı Yayınevi İnkılab Yayınları Yazar Abdülhamid Cude Es Sahhar Sayfa 188 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2016 Barkod 9786059555005 Kategori Edebiyat Roman

İnkılab Yayınları
Hicretin dokuzuncu senesinde Medine ye her taraftan heyetler gelmeye başlamıştı Bu arada Ukayloğulları kabilesinden Ebu Harb bin Huveylid de Peygamber Efendimiz in yanına geldi Rasulullah s a v ona Kur ân okuyup Müslümanlığı seçmeyi teklif etti Ebû Harb Kur an ın olağanüstü güzelliğinin etkisinde kalsa da kalbi hala cahiliyye karanlığındaydı O yüzden tereddüt etti Vallahi sen ya Allah a ya da Allah a kavuşana kavuşmuşsun Öyle sözler söylüyorsun ki doğrusu onun gibi güzel bir söz hiç işitmedik Şimdi beni davet ettiğin şeyler ve üzerinde bulunduğum din hakkında fal okumu çekip bir bakayım dedi Fal okunu çekti küfür oku çıktı Aynı şeyi üç defa tekrarladı ve üçünde de küfür oku çıktı Bunun üzerine Allah Rasulü ne s a v dönerek Gördüğün gibi oklar razı olmadı dedi İnsan ruhunu herkesten iyi bilen Allah Elçisi s a v sabretti Ebu Harb in kalbinin derinliklerinde hala küfrün izleri vardı Gönlünü kazanmak ve İslam ı sevdirmek için onunla her zamanki nezaketiyle konuşmaya devam etti Müslüman olması hâlinde kendisine bir toprak parçası vereceğini vadetti Devesine atlayarak ailesinin yanına dönen Ebu Harb Allah Rasulü nün s a v sözlerini de aklından çıkarmamıştı Dinlediği Kur an ı Kerim önyargılarını kökten sarsmıştı Kardeşi İkal b Huveylid in yanına vardığında Hayrı az olasıca Sen de Muhammed in yanına varsaydın o seni de İslam dinine davet etseydi sana Kur an okusaydı olmaz mıydı Eğer müslüman olsaydım bana Akik i vermişti dedi İkal bu sözleri duyunca irkildi Katı kalpli kıt anlayışlı biriydi Aklı başında birinin atalarının tapındığı putları terk etme cesareti gösterebileceğini düşünemiyordu Kardeşine Vallahi ben Muhammed in sana vereceğinden daha fazlasını verebilirim dedi Sonra eline mızrağını alıp atına atladı ve doğruca Akik e gitti Allah ın dinine girmesin diye Akik in aşağı bölgesinden kardeşine vereceği toprakların sınırlarını belirleyecekti Ebu Harb Akik in aşağı bölgesini ve içindeki su kuyularını aldı ama All

İnkılab
çev. Yerinde, Adem
Hicretin dokuzuncu senesinde Medine ye her taraftan heyetler gelmeye başlamıştı Bu arada Ukayloğulları kabilesinden Ebû Harb bin Huveylid de Peygamber Efendimiz in yanına geldi Rasûlullah s a v ona Kur ân okuyup Müslümanlığı seçmeyi teklif etti Ebû Harb Kur ân ın olağanüstü güzelliğinin etkisinde kalsa da kalbi hâlâ cahiliyye karanlığındaydı O yüzden tereddüt etti Vallahi sen ya Allah a ya da Allah a kavuşana kavuşmuşsun Öyle sözler söylüyorsun ki doğrusu onun gibi güzel bir söz hiç işitmedik Şimdi beni davet ettiğin şeyler ve üzerinde bulunduğum din hakkında fal okumu çekip bir bakayım dedi Fal okunu çekti küfür oku çıktı Aynı şeyi üç defa tekrarladı ve üçünde de küfür oku çıktı Bunun üzerine Allah Rasûlü ne s a v dönerek Gördüğün gibi oklar râzı olmadı dedi İnsan ruhunu herkesten iyi bilen Allah Elçisi s a v sabretti Ebû Harb in kalbinin derinliklerinde hâlâ küfrün izleri vardı Gönlünü kazanmak ve İslâm ı sevdirmek için onunla her zamanki nezaketiyle konuşmaya devam etti Müslüman olması hâlinde kendisine bir toprak parçası vereceğini vadetti Devesine atlayarak ailesinin yanına dönen Ebû Harb Allah Rasûlü nün s a v sözlerini de aklından çıkarmamıştı Dinlediği Kur ân ı Kerim önyargılarını kökten sarsmıştı Kardeşi İkâl b Huveylid in yanına vardığında Hayrı az olasıca Sen de Muhammed in yanına varsaydın o seni de İslâm dinine davet etseydi sana Kur ân okusaydı olmaz mıydı Eğer müslüman olsaydım bana Akik i vermişti dedi İkâl bu sözleri duyunca irkildi Katı kalpli kıt anlayışlı biriydi Aklı başında birinin atalarının tapındığı putları terk etme cesareti gösterebileceğini düşünemiyordu Kardeşine Vallahi ben Muhammed in sana vereceğinden daha fazlasını verebilirim dedi Sonra eline mızrağını alıp atına atladı ve doğruca Akik e gitti Allah ın dinine girmesin diye Akik in aşağı bölgesinden kardeşine vereceği toprakların sınırlarını belirleyecekti Ebû Harb Akik in aşağı bölgesini ve içindeki su kuyularını aldı ama Allah Rasûlü s a v ve ondan dinlediği Kur ân ı unutamıyordu Bu duruma canı sıkılan İkâl bin Huveylid bineğini hazırlayıp Medine ye doğru yola çıktı Aklınca gökten haber getiren zâtı alaya alacaktı