MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Hiç — Saim Kayadibi

Hiç
126,75
RomanRoman Çağdaş Dünya Edebiyatı

Hiç

Saim Kayadibi

İkinci Adam Yayınları

2018278 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Hiç

Saim Kayadibi

Bir söğüt dalı gibi nârin elini uzatıp benim adım Sarah dedi Aynısını da benden beklermişçesine alıcı gözlerle gözüme baktı Kurumuş dudaklarımın arasından korku ve heyecanla Umut dedim O anlatıyor ben dinliyordum Malezyalı olmadığı gözlerinden belliydi Her ne kadar bu bölgenin insanlarını henüz daha ayırt edecek yüz çizgilerini tanıma fırsatım olmamış olsa da bu kızın Asyalı olamayacağını pekala bilebilirdim Sağ eli ile kitabın sayfalarını çevirdi ve Yokluk Tepesi dedi ve sakin içimize kuş tüyü hafifliğinde serinlik veren sesi ile kalbimiz arasında bir yol bulmuşçasına okumaya başladı Gözlerim kamaştı Karardı Dizlerimin bağı çözüldü Gözlerinden çıkan şehvet ışığı o kadar çekici dudaklarındaki gülümseme o derece arzu uyandırıcıydı ki heyecanımın şiddetinden ayağa kalkmağa gücüm yetmiyerek sürüne sürüne yatağın yanına kadar gittim Merhamet dilercesine aşağılaşarak dilenerek nemli gözlerimi o eşsiz güzele çevirdim Gözlerindeki şehvet nuru çoğaldı Dudakları arzu ve gücenmeyi ima eden can alıcı bir titreme ile titremeye başladı Al yanağı hırs ve şehvet ateşi ile bir kat daha kızardı Kollarını açtı Siyah saçları derin bir aşkla titreyen gümüş gerdanını sardı Keşke dedim geçen hafta gelmiş olsaydım şimdi Aynalı Baba nın kim oldğunu Raci nin ne aradığını da baştan öğrenebilirdim Ama Buda yı ziyarete gittiklerine göre Raci de ben gibi sonsuzluğu arıyor olmalıydı İyi ki tanışmıştım bu Ferhun hoca ile diye geçirdim içimden çayımın son yudumunu ince belliden alırken

Şehadet Kitap
128,70

İkinci Adam Yayınları

2018278 sf.
Şehadet Kitap

Bir söğüt dalı gibi nârin elini uzatıp benim adım Sarah dedi Aynısını da benden beklermişçesine alıcı gözlerle gözüme baktı Kurumuş dudaklarımın arasından korku ve heyecanla Umut dedim O anlatıyor ben dinliyordum Malezyalı olmadığı gözlerinden belliydi Her ne kadar bu bölgenin insanlarını henüz daha ayırt edecek yüz çizgilerini tanıma fırsatım olmamış olsa da bu kızın Asyalı olamayacağını pekala bilebilirdim Sağ eli ile kitabın sayfalarını çevirdi ve Yokluk Tepesi dedi ve sakin içimize kuş tüyü hafifliğinde serinlik veren sesi ile kalbimiz arasında bir yol bulmuşçasına okumaya başladı Gözlerim kamaştı Karardı Dizlerimin bağı çözüldü Gözlerinden çıkan şehvet ışığı o kadar çekici dudaklarındaki gülümseme o derece arzu uyandırıcıydı ki heyecanımın şiddetinden ayağa kalkmağa gücüm yetmiyerek sürüne sürüne yatağın yanına kadar gittim Merhamet dilercesine aşağılaşarak dilenerek nemli gözlerimi o eşsiz güzele çevirdim Gözlerindeki şehvet nuru çoğaldı Dudakları arzu ve gücenmeyi imâ eden can alıcı bir titreme ile titremeye başladı Al yanağı hırs ve şehvet ateşi ile bir kat daha kızardı Kollarını açtı Siyah saçları derin bir aşkla titreyen gümüş gerdanını sardı Keşke dedim geçen hafta gelmiş olsaydım şimdi Aynalı Baba nın kim oldğunu Raci nin ne aradığını da baştan öğrenebilirdim Ama Buda yı ziyarete gittiklerine göre Raci de ben gibi sonsuzluğu arıyor olmalıydı İyi ki tanışmıştım bu Ferhun hoca ile diye geçirdim içimden çayımın son yudumunu ince belliden alırken

Nobel Kitap
150,15

İkinci Adam Yayınları

2018278 sf.
Nobel Kitap

Bir söğüt dalı gibi nârin elini uzatıp benim adım Sarah dedi Aynısını da benden beklermişçesine alıcı gözlerle gözüme baktı Kurumuş dudaklarımın arasından korku ve heyecanla Umut dedim O anlatıyor ben dinliyordum Malezyalı olmadığı gözlerinden belliydi Her ne kadar bu bölgenin insanlarını henüz daha ayırt edecek yüz çizgilerini tanıma fırsatım olmamış olsa da bu kızın Asyalı olamayacağını pekala bilebilirdim Sağ eli ile kitabın sayfalarını çevirdi ve Yokluk Tepesi dedi ve sakin içimize kuş tüyü hafifliğinde serinlik veren sesi ile kalbimiz arasında bir yol bulmuşçasına okumaya başladı Gözlerim kamaştı Karardı Dizlerimin bağı çözüldü Gözlerinden çıkan şehvet ışığı o kadar çekici dudaklarındaki gülümseme o derece arzu uyandırıcıydı ki heyecanımın şiddetinden ayağa kalkmağa gücüm yetmiyerek sürüne sürüne yatağın yanına kadar gittim Merhamet dilercesine aşağılaşarak dilenerek nemli gözlerimi o eşsiz güzele çevirdim Gözlerindeki şehvet nuru çoğaldı Dudakları arzu ve gücenmeyi ima eden can alıcı bir titreme ile titremeye başladı Al yanağı hırs ve şehvet ateşi ile bir kat daha kızardı Kollarını açtı Siyah saçları derin bir aşkla titreyen gümüş gerdanını sardı Keşke dedim geçen hafta gelmiş olsaydım şimdi Aynalı Baba nın kim oldğunu Raci nin ne aradığını da baştan öğrenebilirdim Ama Buda yı ziyarete gittiklerine göre Raci de ben gibi sonsuzluğu arıyor olmalıydı İyi ki tanışmıştım bu Ferhun hoca ile diye geçirdim içimden çayımın son yudumunu ince belliden alırken