MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Hicaz Seyahatnâmesi

Hicaz Seyahatnâmesi
151,50

Hicaz Seyahatnâmesi

İz Yayıncılık

Ocak 2012239 sf.
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Hicaz Seyahatnâmesi

Seyahatnâmeler coğrafya ve tarih kitapları gibi beşerî bilimleri yakından ilgilendiren oldukça mühim eserler arasındadır Yayına hazırladığımız seyahatname Süleyman Şefik Söylemezoğlu Bey in Hicâz Seyâhatnâmesi isimli yazma eseridir 1306 1890 tarihinde müsveddesi hazırlanan ve 26 Eylül 1308 08 Ekim 1892 senesinde temize çekilme işlemi tamamlanan eserin iki gün sonra da Sultan II Abdü l hamîd e sunulmuş olması yazılma gerekçesini izah etmektedir Yazma İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi Türkçe Yazmalar Bölümü TY 4199 numarada kayıtlı bulunmaktadır Eser sayfa numarasına göre düzenlenmiş olup 385 sayfadan meydana gelmiş ve rik a hat ile her sayfada 15 satır olarak yazılmıştır Eserde bir hayli harita plan ve sulu boya resimlere yer verilmiştir rnSeyahatnamede verilen malûmâttan anlaşıldığı kadarıyla eserin kaleme alınış sebeplerini şöyle ifade etmek mümkündür Birincisi Süleyman Şefik Bey in babasının Surre Emini olarak Hicaz a gönderilmesidir İkincisi Süleyman Şefik in bu bölgeyi görme merakı ve hac farizasını yerine getirme arzusudur Üçüncüsü Osmanlı idaresinde Hicaz bölgesindeki Osmanlının hakimiyet gücünü ve bu hakimiyetin zaaflarını bölgedeki dinî siyasî sosyal sağlık ve ekonomik durumu bizzat gözlemleyerek ve kaynaklara da dayandırmak suretiyle teferruattan sarf ı nazar ederek esas noktaları ortaya koyma amacını taşır Dördüncüsü ise Vehhabiliğin teşekkülü ve Osmanlıya yaşattığı sıkıntılar anlatılmaktadır

Tamadres
560,00

Yeditepe Yayınevi

Aralık 2025144 sf.
Ciltli
Tamadres

Vakanüvis Ahmed Lütfi Efendi nin Hicaz Seyahatnâmesi Sultan II Abdülhamid in padişahlığının bir döneminde Hicaz bölgesindeki siyasi iktisadi ve sosyokültürel atmosfer hakkında çarpıcı bilgiler içermektedir Ahmed Lütfi Efendi Mekke Emiri Şerif Avnürrefik Paşa ile Hicaz Valisi Osman Nuri Paşa arasındaki anlaşmazlığı çözmek üzere 1886 yılında İstanbul dan Hicaz a gönderilmişti Ahmed Lütfi Efendi nin bu seyahati sırasında cereyan eden gelişmeleri ve gözlemlerini günü gününe not tuttuğu anlaşılmaktadır Bilindiği üzere anılar bir yaşam döneminin zihinsel sürecinden geçerek kaleme alındığı için bazı olaylar hatırlanmayabilir veya eksik aktarılabilir Ayrıca anı türü doğası gereği subjektif bir bakış açısı taşır Buna karşın günlükler olayların yaşandığı anda yazıldığı için gerçekçi bilgiler sunarak tarihçilere önemli bir kaynak niteliği oluşturmaktadır Hicaz Seyahatnâmesi de bu türde bir eserdir Eserde günlüklerin yanı sıra Hicaz bölgesinin tarihsel süreçte geçirdiği aşamalar hakkında da bilgi verilmektedir Ayrıca eser bölgeye dair çok sayıda resim harita kroki ve plan gibi görsellerle de desteklenmiştir Günümüzde yaşanan birtakım gelişmelere de ışık tutan bu kitap mutlaka okunmalı Prof Dr Vahdettin Engin Ahmed Lütfi Efendi bürokrasi ve ilmiye mesleklerinde görev almış bir Osmanlı münevveriydi Asıl şöhretini 1866 1907 yılları arasında ifa ettiği Osmanlı resmî tarihçiliği vesilesiyle elde etti Lütfi vak anüvisliği en uzun süre üzerinde bulunduran Osmanlı tarihçisidir Tarihçiliği yanında ilmiye sınıfında da önemli görevlere atandı ve 1888 yılında Rumeli Kazaskeri olarak tayin edildi Üzerine aldığı vazifelerdeki başarıları devlet tarafından da takdir edildi Osmanî ve Mecîdî nişanları ile gümüş imtiyaz madalyası verildi Hicaz Seyahatnâmesi Mekke Emiri Şerif Avnürrefik Paşa ile Hicaz Valisi Osman Nuri Paşa arasındaki anlaşmazlığı çözmek amacıyla 1886 yılında II Abdülhamid in görevlendirilmesiyle Amedî i Divan ı Hümâyun Muavini Müfid Bey le Hicaz a gidiş ve dönüşü esnasında tutmuş olduğu günlüklerden oluşur Seyahatnâme de deniz yoluyla Cidde ve oradan da Mekke ile Medine ye olan seyahati notlar hâlinde anlatılır Sirkeci den başlayan yolculuk Çanakkale Midilli Adası İzmir Pire İskenderiye Süveyş ve Cidde yoluyla Mekke de sona erer Ahmed Lütfi Efendi nin kaleme aldığı Hicaz Seyahatnâmesi XIX yüzyıl sonunda Hicaz bölgesinin durumu ve seyahat güzergâhındaki ahvâli anlamak açısından oldukça değerli bir hatırattır Prof Dr Cengiz Tomar