MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Hiçlik Defteri 6 — Esat Korkmaz

Hiçlik Defteri 6
50,00
Türk EdebiyatıGenelRoman

Hiçlik Defteri 6

Esat Korkmaz

Anahtar Kitaplar Yayınevi

Ocak 2016125 sf.
13.50x13.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap AlEn ucuz

Hiçlik Defteri 6

Esat Korkmaz

Esat Korkmaz tarafından kaleme alınan Hiçlik Defteri 7 Anahtar Kitaplar Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hiçlik Defteri 7 Esat Korkmaz Kitap Özeti Hiçlik Defteri serisinin 7 kitabı 3 bölümden oluşuyor Hiçlik Şiirleri Mutluluk ve Olanak Bir Katildir Gün Gelecek Çocuklarımız Bizi Hançerleyecek Yayınevi Anahtar Kitaplar Yayınevi Yazar Esat Korkmaz Sayfa 125 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x13 50 cm Basım Yılı Ocak 2016 Barkod 9786059989022 Kategori Diğer Felsefe Kitapları Edebiyat Kitapları Seç Al 10 Kitap 350TL

Ucuz Kitap Al
50,00

Anahtar Kitaplar Yayınevi

Kasım 2011155 sf.
13.50x13.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Esat Korkmaz tarafından kaleme alınan Hiçlik Defteri 5 Anahtar Kitaplar Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hiçlik Defteri 5 Esat Korkmaz Kitap Özeti Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 5 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Erkanlar Erkeğin İçinde Eriyen Kadın Ses Gölgesinde Çığlık Bir yaşama baktığımızda yaşanacak olandan çok yaşanmış olanı düşünürüz doğal olarak geçmişin kalıntıları arasına taşırız kendimizi Peki yaşam bize baksa neyi düşünür ve nereye taşır kendini Yayınevi Anahtar Kitaplar Yayınevi Yazar Esat Korkmaz Sayfa 155 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x13 50 cm Basım Yılı Kasım 2011 Barkod 9789758612642 Kategori Edebiyat Kitapları Türk Edebiyatı Seç Al 10 Kitap 350TL

Ucuz Kitap Al
50,00

Anahtar Kitaplar Yayınevi

Mart 2009144 sf.
13.50x13.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Esat Korkmaz tarafından kaleme alınan Hiçlik Defteri 3 Anahtar Kitaplar Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hiçlik Defteri 3 Esat Korkmaz Kitap Özeti Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Bana göre düşünsel deneyim yapmak düşünce düşü kurmaktır Bu deneyimi bedene yöneltmek düşü kırmak ve yeni bir düşe kulaç atmak demektir Bedene yönelik düşünsel deneyim kendini davranış olarak dışa vurur Davranış yazgı kimliği olarak nedenin yazdığı bir öyküdür bir bakıma Öykü okunduğunda ki yaşanarak okunur davranış kendi nedenini sese dönüştürür Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Bu anlamda yazan kişi normal insanlara göre bir yabancılaşmayı yaşamış olmalıdır Tam da bu nedenle insan yazmak için yaşar ya da yaşamak için yazar Ne çare yaşam gerçektir yani her gerçek gibi iki yüzlü O zaman düşünürsün Bu iki yüzlü gerçeğin bir felsefesi olsun istersin Yaşamın içerisindeki amaçlı yürüyüşün dışarıdan bir savrulma olarak algılansa da sen iki yüzlülüğü bir erdem olarak gören ya da yetişmişliğin kanıtı kabul eden bir sûfi olmayı yeğlersin Doğru mu yaparsın yanlış mı yaparsın bilemeyiz Ama yaşamının hiçbir anında ne kendini aldatırsın ne de satarsın Yayınevi Anahtar Kitaplar Yayınevi Yazar Esat Korkmaz Sayfa 144 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x13 50 cm Basım Yılı Mart 2009 Barkod 9789758612529 Kategori Edebiyat Kitapları Türk Edebiyatı Seç Al 10 Kitap 350TL

Ucuz Kitap Al
60,00

Anahtar Kitaplar Yayınevi

Mart 2009176 sf.
13.50x13.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Esat Korkmaz tarafından kaleme alınan Hiçlik Defteri 2 Anahtar Kitaplar Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hiçlik Defteri 2 Esat Korkmaz Kitap Özeti Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Varlığa gelen her şey yani hayvan ağaç taş toprak su rüzgâr doğal olarak insan da kendi öyküsünü anlatmanın yazmanın hayalini kurar bunu bir ölçüde başarır da Demek ki her şey bir öykü kitabıdır bir anı defteri ya da güncedir İnsan söz konusu olduğunda o bir gönül defteridir ya da gönül güncesidir İnsan okunacak en büyük kitaptır derken gönül defterinde yazılanlar anlatılmak istenir Bedene davranmak bedene girmek anlamını taşır bunu da hiçlik diye tanımladığımız içimizi nesnelleştirmeden yapamayız Nesnelleştirme işini gerçekleştirdiğimizde bedenimize girebilecek en uygun noktayı saptamış oluruz O noktadan kendimize dokunduğumuzda bedenimiz kapısını bize açar gireriz kendimiz kendi içimize ve bir güzel sevişiriz kendimizle insana özgü sesler çıkmaya başlar bu sesler bizim sevişme seslerimizdir Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Yayınevi Anahtar Kitaplar Yayınevi Yazar Esat Korkmaz Sayfa 176 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x13 50 cm Basım Yılı Mart 2009 Barkod 9789758612512 Kategori Edebiyat Kitapları Türk Edebiyatı Seç Al 10 Kitap 500TL

Ucuz Kitap Al
62,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

Kasım 2011136 sf.
13.50x13.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Esat Korkmaz tarafından kaleme alınan Hiçlik Defteri 4 Anahtar Kitaplar Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hiçlik Defteri 4 Esat Korkmaz Kitap Özeti Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 4 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Çıplaklar Sevişmez Gözlere Gönül İndirmek Yasak Kültürlerin Simge Dili Yayınevi Anahtar Kitaplar Yayınevi Yazar Esat Korkmaz Sayfa 136 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x13 50 cm Basım Yılı Kasım 2011 Barkod 9789758612635 Kategori Türk Edebiyatı Seç Al 10 Kitap 500TL

Ucuz Kitap Al
69,17

Anahtar Kitaplar Yayınevi

Kasım 2011166 sf.
13.50x13.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Esat Korkmaz tarafından kaleme alınan Hiçlik Defteri 6 Anahtar Kitaplar Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hiçlik Defteri 6 Esat Korkmaz Kitap Özeti Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 6 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Kızılbaş Aydınlanma Nefsin Düğünü Üç Renk Üç Dünya Kırmızı ben kanım ben canım diye sevinç çığlıkları atarken sırrının öğrenildiği algısına kapılan beyaz kederli yatağına uzanmış bizi bekler Siyah sır sahibi olmanın gururuyla dolaşır ortalıkta Yayınevi Anahtar Kitaplar Yayınevi Yazar Esat Korkmaz Sayfa 166 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x13 50 cm Basım Yılı Kasım 2011 Barkod 9789758612659 Kategori Türk Edebiyatı Seç Al 10 Kitap 500TL

Ucuz Kitap Al
70,00

Anahtar Kitaplar Yayınevi

Ocak 2016168 sf.
13.50x13.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Esat Korkmaz tarafından kaleme alınan Hiçlik Defteri 9 Anahtar Kitaplar Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hiçlik Defteri 9 Esat Korkmaz Kitap Özeti Hiçlik Defteri serisinin 9 kitabı 3 bölümden oluşuyor Gönül Suyundan Damlalar Hiçliğin Hakikati Yaşama Çağrı Yayınevi Anahtar Kitaplar Yayınevi Yazar Esat Korkmaz Sayfa 168 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x13 50 cm Basım Yılı Ocak 2016 Barkod 9786059989046 Kategori Diğer Felsefe Kitapları Seç Al 10 Kitap 500TL

Kitap Ambarı
109,50

Anahtar Kitaplar

2009
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Varlığa gelen her şey yani hayvan ağaç taş toprak su rüzgâr doğal olarak insan da kendi öyküsünü anlatmanın yazmanın hayalini kurar bunu bir ölçüde başarır da Demek ki her şey bir öykü kitabıdır bir anı defteri ya da güncedir İnsan söz konusu olduğunda o bir gönül defteridir ya da gönül güncesidir İnsan okunacak en büyük kitaptır derken gönül defterinde yazılanlar anlatılmak istenir Bedene davranmak bedene girmek anlamını taşır bunu da hiçlik diye tanımladığımız içimizi nesnelleştirmeden yapamayız Nesnelleştirme işini gerçekleştirdiğimizde bedenimize girebilecek en uygun noktayı saptamış oluruz O noktadan kendimize dokunduğumuzda bedenimiz kapısını bize açar gireriz kendimiz kendi içimize ve bir güzel sevişiriz kendimizle insana özgü sesler çıkmaya başlar bu sesler bizim sevişme seslerimizdir Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Sayfa Sayısı 176 Baskı Yılı 2009 Dili Türkçe Yayınevi Anahtar Kitaplar

Kitap Ambarı
109,50

Anahtar Kitaplar

2009
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Yeryüzü gövdemizi geri çağırdığında yani acıktım dediğinde son âşığımız ölüm ile buluşuruz Yaşarken bize bağırmış mıydı ölüm azarlamış mıydı bizi diye düşünürüz Tam hatırlayamasak da yapmış da olabilir yargısı çakılır beynimize Çünkü ölüm yaşama bağırma hakkını hep kendinde görmüştür Son aşkımız ölümle seviştiğimizde hiçleşiriz kusursuz duruma gelerek doğuran hiçliğin bir parçası yani ölüm oluruz Artık yaşama yaşam verebiliriz Hiçliğin gölgesi yaşam olduğuna göre ölüm yaşama âşıktır Söylencelerde kimi kez gölgelerin korktuğuna tanık oluruz O zaman soralım gölgeler korkar mı diye Gölgelerin korkusu şüphesiz bir gerçekliktir Canın gölgesi beden bedenin gölgesi can ise eğer ölüm dediğimiz şey can gölgesinin iptalidir Geriye bedenin gölgesi kalır Canın gölgesi durumunda iken yani yaşarken nasıl korktuğumuzu ya da korkunun ne olduğunu hemen algılarız Öyleyse ölümden sonra geride kalan can yani bedenin gölgesi de korkar Bir bedene sahip olamama korkusu gölgenin temel endişesidir Öyleyse geride kalanlar ölenleri Beden Beden diye feryat ettirmemelidir Ölmeden evvel ölmek ise yaşarken ölümle aşk yaşamaktır ölümle sevişmektir Yaşarken ölümle zamanı birlikte yuttular algısını öne aldığımızda bu ilişkinin çocuğunu beklemek onların hakkıdır deriz Burada çocuk kültürel bir berekettir Sayfa Sayısı 160 Baskı Yılı 2009 Dili Türkçe Yayınevi Anahtar Kitaplar

Kitap Ambarı
109,50

Anahtar Kitaplar

2009
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Bana göre düşünsel deneyim yapmak düşünce düşü kurmaktır Bu deneyimi bedene yöneltmek düşü kırmak ve yeni bir düşe kulaç atmak demektir Bedene yönelik düşünsel deneyim kendini davranış olarak dışa vurur Davranış yazgı kimliği olarak nedenin yazdığı bir öyküdür bir bakıma Öykü okunduğunda ki yaşanarak okunur davranış kendi nedenini sese dönüştürür Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Bu anlamda yazan kişi normal insanlara göre bir yabancılaşmayı yaşamış olmalıdır Tam da bu nedenle insan yazmak için yaşar ya da yaşamak için yazar Ne çare yaşam gerçektir yani her gerçek gibi iki yüzlü O zaman düşünürsün Bu iki yüzlü gerçeğin bir felsefesi olsun istersin Yaşamın içerisindeki amaçlı yürüyüşün dışarıdan bir savrulma olarak algılansa da sen iki yüzlülüğü bir erdem olarak gören ya da yetişmişliğin kanıtı kabul eden bir sûfi olmayı yeğlersin Doğru mu yaparsın yanlış mı yaparsın bilemeyiz Ama yaşamının hiçbir anında ne kendini aldatırsın ne de satarsın Sayfa Sayısı 144 Baskı Yılı 2009 Dili Türkçe Yayınevi Anahtar Kitaplar

Kitap Ambarı
109,50

Anahtar Kitaplar

2012
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 6 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Kızılbaş Aydınlanma Nefsin Düğünü Üç Renk Üç Dünya Kırmızı ben kanım ben canım diye sevinç çığlıkları atarken sırrının öğrenildiği algısına kapılan beyaz kederli yatağına uzanmış bizi bekler Siyah sır sahibi olmanın gururuyla dolaşır ortalıkta Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi Anahtar Kitaplar

Kitap Ambarı
109,50

Anahtar Kitaplar

2012
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 4 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Çıplaklar Sevişmez Gözlere Gönül İndirmek Yasak Kültürlerin Simge Dili Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi Anahtar Kitaplar

Kitap Ambarı
109,50

Anahtar Kitaplar

2012
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 5 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Erkanlar Erkeğin İçinde Eriyen Kadın ve Ses Gölgesinde Çığlık Bir yaşama baktığımızda yaşanacak olandan çok yaşanmış olanı düşünürüz doğal olarak geçmişin Kalıntıları arasına taşırız kendimizi Peki yaşam bize baksa neyi düşünür ve nereye taşır kendini Sayfa Sayısı 155 Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi Anahtar Kitaplar

Yaykoop
112,50

Anahtar Kitaplar

2012155 sf.
Karton Kapak14-14Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 5 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Erkanlar Erkeğin İçinde Eriyen Kadın ve Ses Gölgesinde Çığlık Bir yaşama baktığımızda yaşanacak olandan çok yaşanmış olanı düşünürüz doğal olarak geçmişin kalıntıları arasına taşırız kendimizi Peki yaşam bize baksa neyi düşünür ve nereye taşır kendini

Yaykoop
112,50

Anahtar Kitaplar

2009160 sf.
Karton Kapak14-14Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Yeryüzü gövdemizi geri çağırdığında yani acıktım dediğinde son âşığımız ölüm ile buluşuruz Yaşarken bize bağırmış mıydı ölüm azarlamış mıydı bizi diye düşünürüz Tam hatırlayamasak da yapmış da olabilir yargısı çakılır beynimize Çünkü ölüm yaşama bağırma hakkını hep kendinde görmüştür Son aşkımız ölümle seviştiğimizde hiçleşiriz kusursuz duruma gelerek doğuran hiçliğin bir parçası yani ölüm oluruz Artık yaşama yaşam verebiliriz Hiçliğin gölgesi yaşam olduğuna göre ölüm yaşama âşıktır Söylencelerde kimi kez gölgelerin korktuğuna tanık oluruz O zaman soralım gölgeler korkar mı diye Gölgelerin korkusu şüphesiz bir gerçekliktir Canın gölgesi beden bedenin gölgesi can ise eğer ölüm dediğimiz şey can gölgesinin iptalidir Geriye bedenin gölgesi kalır Canın gölgesi durumunda iken yani yaşarken nasıl korktuğumuzu ya da korkunun ne olduğunu hemen algılarız Öyleyse ölümden sonra geride kalan can yani bedenin gölgesi de korkar Bir bedene sahip olamama korkusu gölgenin temel endişesidir Öyleyse geride kalanlar ölenleri Beden Beden diye feryat ettirmemelidir Ölmeden evvel ölmek ise yaşarken ölümle aşk yaşamaktır ölümle sevişmektir Yaşarken ölümle zamanı birlikte yuttular algısını öne aldığımızda bu ilişkinin çocuğunu beklemek onların hakkıdır deriz Burada çocuk kültürel bir berekettir

Yaykoop
112,50

Anahtar Kitaplar

2009176 sf.
Karton Kapak14-14Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Varlığa gelen her şey yani hayvan ağaç taş toprak su rüzgâr doğal olarak insan da kendi öyküsünü anlatmanın yazmanın hayalini kurar bunu bir ölçüde başarır da Demek ki her şey bir öykü kitabıdır bir anı defteri ya da güncedir İnsan söz konusu olduğunda o bir gönül defteridir ya da gönül güncesidir İnsan okunacak en büyük kitaptır derken gönül defterinde yazılanlar anlatılmak istenir Bedene davranmak bedene girmek anlamını taşır bunu da hiçlik diye tanımladığımız içimizi nesnelleştirmeden yapamayız Nesnelleştirme işini gerçekleştirdiğimizde bedenimize girebilecek en uygun noktayı saptamış oluruz O noktadan kendimize dokunduğumuzda bedenimiz kapısını bize açar gireriz kendimiz kendi içimize ve bir güzel sevişiriz kendimizle insana özgü sesler çıkmaya başlar bu sesler bizim sevişme seslerimizdir Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız

Yaykoop
112,50

Anahtar Kitaplar

2009144 sf.
Karton Kapak14-14Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Bana göre düşünsel deneyim yapmak düşünce düşü kurmaktır Bu deneyimi bedene yöneltmek düşü kırmak ve yeni bir düşe kulaç atmak demektir Bedene yönelik düşünsel deneyim kendini davranış olarak dışa vurur Davranış yazgı kimliği olarak nedenin yazdığı bir öyküdür bir bakıma Öykü okunduğunda ki yaşanarak okunur davranış kendi nedenini sese dönüştürür Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Bu anlamda yazan kişi normal insanlara göre bir yabancılaşmayı yaşamış olmalıdır Tam da bu nedenle insan yazmak için yaşar ya da yaşamak için yazar Ne çare yaşam gerçektir yani her gerçek gibi iki yüzlü O zaman düşünürsün Bu iki yüzlü gerçeğin bir felsefesi olsun istersin Yaşamın içerisindeki amaçlı yürüyüşün dışarıdan bir savrulma olarak algılansa da sen iki yüzlülüğü bir erdem olarak gören ya da yetişmişliğin kanıtı kabul eden bir sûfi olmayı yeğlersin Doğru mu yaparsın yanlış mı yaparsın bilemeyiz Ama yaşamının hiçbir anında ne kendini aldatırsın ne de satarsın

Yaykoop
112,50

Anahtar Kitaplar

2012136 sf.
Karton Kapak14-14Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 4 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Çıplaklar Sevişmez Gözlere Gönül İndirmek Yasak Kültürlerin Simge Dili

Yaykoop
112,50

Anahtar Kitaplar

2012166 sf.
Karton Kapak14-14Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 6 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Kızılbaş Aydınlanma Nefsin Düğünü Üç Renk Üç Dünya Kırmızı ben kanım ben canım diye sevinç çığlıkları atarken sırrının öğrenildiği algısına kapılan beyaz kederli yatağına uzanmış bizi bekler Siyah sır sahibi olmanın gururuyla dolaşır ortalıkta

Yaykoop
112,50

Anahtar Kitaplar

2016125 sf.
Karton Kapak14-14Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Hiçlik Defteri serisinin 7 kitabı 3 bölümden oluşuyor Hiçlik Şiirleri Mutluluk ve Olanak Bir Katildir Gün Gelecek Çocuklarımız Bizi Hançerleyecek

Yaykoop
112,50

Anahtar Kitaplar

2016175 sf.
Karton Kapak14-14Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Hiçlik Defteri serisinin 8 kitabı 3 bölümden oluşuyor Sevgili Aşkına Doğa Aşkına Ölüm Aşkına

Yaykoop
112,50

Anahtar Kitaplar

2016168 sf.
Karton Kapak14-14Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Hiçlik Defteri serisinin 9 kitabı 3 bölümden oluşuyor Gönül Suyundan Damlalar Hiçliğin Hakikati Yaşama Çağrı

Kitap Yurdu
118,95

ANAHTAR KİTAPLAR YAYINEVİ

19.01.2012136 sf.
Karton Kapak13.3 x 13.7 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 4 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Çıplaklar Sevişmez Gözlere Gönül İndirmek Yasak Kültürlerin Simge Dili

Kitap Yurdu
118,95

ANAHTAR KİTAPLAR YAYINEVİ

07.05.2009176 sf.
Karton Kapak13.5 x 13.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Varlığa gelen her şey yani hayvan ağaç taş toprak su rüzgâr doğal olarak insan da kendi öyküsünü anlatmanın yazmanın hayalini kurar bunu bir ölçüde başarır da Demek ki her şey bir öykü kitabıdır bir anı defteri ya da güncedir İnsan söz konusu olduğunda o bir gönül defteridir ya da gönül güncesidir İnsan okunacak en büyük kitaptır derken gönül defterinde yazılanlar anlatılmak istenir Bedene davranmak bedene girmek anlamını taşır bunu da hiçlik diye tanımladığımız içimizi nesnelleştirmeden yapamayız Nesnelleştirme işini gerçekleştirdiğimizde bedenimize girebilecek en uygun noktayı saptamış oluruz O noktadan kendimize dokunduğumuzda bedenimiz kapısını bize açar gireriz kendimiz kendi içimize ve bir güzel sevişiriz kendimizle insana özgü sesler çıkmaya başlar bu sesler bizim sevişme seslerimizdir Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız

Kitap Yurdu
118,95

ANAHTAR KİTAPLAR YAYINEVİ

07.05.2009160 sf.
Karton Kapak13.5 x 13.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Yeryüzü gövdemizi geri çağırdığında yani acıktım dediğinde son âşığımız ölüm ile buluşuruz Yaşarken bize bağırmış mıydı ölüm azarlamış mıydı bizi diye düşünürüz Tam hatırlayamasak da yapmış da olabilir yargısı çakılır beynimize Çünkü ölüm yaşama bağırma hakkını hep kendinde görmüştür Son aşkımız ölümle seviştiğimizde hiçleşiriz kusursuz duruma gelerek doğuran hiçliğin bir parçası yani ölüm oluruz Artık yaşama yaşam verebiliriz Hiçliğin gölgesi yaşam olduğuna göre ölüm yaşama âşıktır Söylencelerde kimi kez gölgelerin korktuğuna tanık oluruz O zaman soralım gölgeler korkar mı diye Gölgelerin korkusu şüphesiz bir gerçekliktir Canın gölgesi beden bedenin gölgesi can ise eğer ölüm dediğimiz şey can gölgesinin iptalidir Geriye bedenin gölgesi kalır Canın gölgesi durumunda iken yani yaşarken nasıl korktuğumuzu ya da korkunun ne olduğunu hemen algılarız Öyleyse ölümden sonra geride kalan can yani bedenin gölgesi de korkar Bir bedene sahip olamama korkusu gölgenin temel endişesidir Öyleyse geride kalanlar ölenleri Beden Beden diye feryat ettirmemelidir Ölmeden evvel ölmek ise yaşarken ölümle aşk yaşamaktır ölümle sevişmektir Yaşarken ölümle zamanı birlikte yuttular algısını öne aldığımızda bu ilişkinin çocuğunu beklemek onların hakkıdır deriz Burada çocuk kültürel bir berekettir

Kitap Yurdu
118,95

ANAHTAR KİTAPLAR YAYINEVİ

07.05.2009144 sf.
Karton Kapak13.5 x 13.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Bana göre düşünsel deneyim yapmak düşünce düşü kurmaktır Bu deneyimi bedene yöneltmek düşü kırmak ve yeni bir düşe kulaç atmak demektir Bedene yönelik düşünsel deneyim kendini davranış olarak dışa vurur Davranış yazgı kimliği olarak nedenin yazdığı bir öyküdür bir bakıma Öykü okunduğunda ki yaşanarak okunur davranış kendi nedenini sese dönüştürür Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Bu anlamda yazan kişi normal insanlara göre bir yabancılaşmayı yaşamış olmalıdır Tam da bu nedenle insan yazmak için yaşar ya da yaşamak için yazar Ne çare yaşam gerçektir yani her gerçek gibi iki yüzlü O zaman düşünürsün Bu iki yüzlü gerçeğin bir felsefesi olsun istersin Yaşamın içerisindeki amaçlı yürüyüşün dışarıdan bir savrulma olarak algılansa da sen iki yüzlülüğü bir erdem olarak gören ya da yetişmişliğin kanıtı kabul eden bir sûfi olmayı yeğlersin Doğru mu yaparsın yanlış mı yaparsın bilemeyiz Ama yaşamının hiçbir anında ne kendini aldatırsın ne de satarsın

Kitap Yurdu
118,95

ANAHTAR KİTAPLAR YAYINEVİ

29.01.2016175 sf.
Karton Kapak13.5 x 13.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Hiçlik Defteri serisinin 8 kitabı 3 bölümden oluşuyor Sevgili Aşkına Doğa Aşkına Ölüm Aşkına

Tamadres
120,00

Anahtar Kitaplar

Kasım 2011166 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 6 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Kızılbaş Aydınlanma Nefsin Düğünü Üç Renk Üç Dünya Kırmızı ben kanım ben canım diye sevinç çığlıkları atarken sırrının öğrenildiği algısına kapılan beyaz kederli yatağına uzanmış bizi bekler Siyah sır sahibi olmanın gururuyla dolaşır ortalıkta

Tamadres
120,00

Anahtar Kitaplar

Kasım 2011136 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 4 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Çıplaklar Sevişmez Gözlere Gönül İndirmek Yasak Kültürlerin Simge Dili

Tamadres
120,00

Anahtar Kitaplar

Mart 2009176 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Varlığa gelen her şey yani hayvan ağaç taş toprak su rüzgâr doğal olarak insan da kendi öyküsünü anlatmanın yazmanın hayalini kurar bunu bir ölçüde başarır da Demek ki her şey bir öykü kitabıdır bir anı defteri ya da güncedir İnsan söz konusu olduğunda o bir gönül defteridir ya da gönül güncesidir İnsan okunacak en büyük kitaptır derken gönül defterinde yazılanlar anlatılmak istenir Bedene davranmak bedene girmek anlamını taşır bunu da hiçlik diye tanımladığımız içimizi nesnelleştirmeden yapamayız Nesnelleştirme işini gerçekleştirdiğimizde bedenimize girebilecek en uygun noktayı saptamış oluruz O noktadan kendimize dokunduğumuzda bedenimiz kapısını bize açar gireriz kendimiz kendi içimize ve bir güzel sevişiriz kendimizle insana özgü sesler çıkmaya başlar bu sesler bizim sevişme seslerimizdir Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız

Tamadres
120,00

Anahtar Kitaplar

Ocak 2016125 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Hiçlik Defteri serisinin 7 kitabı 3 bölümden oluşuyor Hiçlik Şiirleri Mutluluk ve Olanak Bir Katildir Gün Gelecek Çocuklarımız Bizi Hançerleyecek

Ucuz Kitap Al
120,00

Anahtar Kitaplar Yayınevi

Ocak 20181 sf.
13.50x19.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Esat Korkmaz tarafından kaleme alınan Hiçlik ve Kuantum Anahtar Kitaplar Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hiçlik ve Kuantum Esat Korkmaz Kitap Özeti Sağduyunun egemenlik kurduğu kritik zaman gelip çattığında teori yalnızca ev işlerine bakarmış ya da kapıda erketeye yatarmış Daha da kötüsü istisna kaideyi bozmazmış 20 yüzyılın fizik biliminde haber vermeden gelen ve Newton mekaniğinin bilincine buradan kaynağını alan sağduyuya başkaldıran bir durum ortaya çıkınca işler tersine döndü Bilim dünyası uzay ve zaman akıl ve madde konularında tuhaf ve dudak uçuklatan düşüncelerin saldırısına uğradı Saldırıyla birlikte teori işe koyuldu sağduyu temizlik işlerinde görevlendirildi istisna da kaideyi param parça etti Suçlu kuantum idi çünkü kuantum dünyasının sınırına geldiğimizde duyu organlarımızın işlevleri silinir nöbet değişimi vardır duyu organlarının duyu algıları yerini soyut matematiğin simgelerine bırakır Bize de bu simgeleri kullanarak sonsuz küçükler dünyasının aklıyla buluşup sonsuz büyükler dünyasının aklını tedavi etmek kalır Yayınevi Anahtar Kitaplar Yayınevi Yazar Esat Korkmaz Sayfa 1 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Ocak 2018 Barkod 9786059989077 Kategori Roman

Pandora
120,00

Anahtar Kitaplar

2009160 sf.
Pandora

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Yeryüzü gövdemizi geri çağırdığında yani acıktım dediğinde son âşığımız ölüm ile buluşuruz Yaşarken bize bağırmış mıydı ölüm azarlamış mıydı bizi diye düşünürüz Tam hatırlayamasak da yapmış da olabilir yargısı çakılır beynimize Çünkü ölüm yaşama bağırma hakkını hep kendinde görmüştür Son aşkımız ölümle seviştiğimizde hiçleşiriz kusursuz duruma gelerek doğuran hiçliğin bir parçası yani ölüm oluruz Artık yaşama yaşam verebiliriz Hiçliğin gölgesi yaşam olduğuna göre ölüm yaşama âşıktır Söylencelerde kimi kez gölgelerin korktuğuna tanık oluruz O zaman soralım gölgeler korkar mı diye Gölgelerin korkusu şüphesiz bir gerçekliktir Canın gölgesi beden bedenin gölgesi can ise eğer ölüm dediğimiz şey can gölgesinin iptalidir Geriye bedenin gölgesi kalır Canın gölgesi durumunda iken yani yaşarken nasıl korktuğumuzu ya da korkunun ne olduğunu hemen algılarız Öyleyse ölümden sonra geride kalan can yani bedenin gölgesi de korkar Bir bedene sahip olamama korkusu gölgenin temel endişesidir Öyleyse geride kalanlar ölenleri Beden Beden diye feryat ettirmemelidir Ölmeden evvel ölmek ise yaşarken ölümle aşk yaşamaktır ölümle sevişmektir Yaşarken ölümle zamanı birlikte yuttular algısını öne aldığımızda bu ilişkinin çocuğunu beklemek onların hakkıdır deriz Burada çocuk kültürel bir berekettir Arka Kapak

Pandora
120,00

Anahtar Kitaplar

2009176 sf.
Pandora

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Varlığa gelen her şey yani hayvan ağaç taş toprak su rüzgâr doğal olarak insan da kendi öyküsünü anlatmanın yazmanın hayalini kurar bunu bir ölçüde başarır da Demek ki her şey bir öykü kitabıdır bir anı defteri ya da güncedir İnsan söz konusu olduğunda o bir gönül defteridir ya da gönül güncesidir İnsan okunacak en büyük kitaptır derken gönül defterinde yazılanlar anlatılmak istenir Bedene davranmak bedene girmek anlamını taşır bunu da hiçlik diye tanımladığımız içimizi nesnelleştirmeden yapamayız Nesnelleştirme işini gerçekleştirdiğimizde bedenimize girebilecek en uygun noktayı saptamış oluruz O noktadan kendimize dokunduğumuzda bedenimiz kapısını bize açar gireriz kendimiz kendi içimize ve bir güzel sevişiriz kendimizle insana özgü sesler çıkmaya başlar bu sesler bizim sevişme seslerimizdir Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Arka Kapak

Pandora
120,00

Anahtar Kitaplar

2009144 sf.
Pandora

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Bana göre düşünsel deneyim yapmak düşünce düşü kurmaktır Bu deneyimi bedene yöneltmek düşü kırmak ve yeni bir düşe kulaç atmak demektir Bedene yönelik düşünsel deneyim kendini davranış olarak dışa vurur Davranış yazgı kimliği olarak nedenin yazdığı bir öyküdür bir bakıma Öykü okunduğunda ki yaşanarak okunur davranış kendi nedenini sese dönüştürür Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Bu anlamda yazan kişi normal insanlara göre bir yabancılaşmayı yaşamış olmalıdır Tam da bu nedenle insan yazmak için yaşar ya da yaşamak için yazar Ne çare yaşam gerçektir yani her gerçek gibi iki yüzlü O zaman düşünürsün Bu iki yüzlü gerçeğin bir felsefesi olsun istersin Yaşamın içerisindeki amaçlı yürüyüşün dışarıdan bir savrulma olarak algılansa da sen iki yüzlülüğü bir erdem olarak gören ya da yetişmişliğin kanıtı kabul eden bir sûfi olmayı yeğlersin Doğru mu yaparsın yanlış mı yaparsın bilemeyiz Ama yaşamının hiçbir anında ne kendini aldatırsın ne de satarsın Arka Kapak

Pandora
120,00

Anahtar Kitaplar

2012136 sf.
Pandora

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 4 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Çıplaklar Sevişmez Gözlere Gönül İndirmek Yasak Kültürlerin Simge Dili

Pandora
120,00

Anahtar Kitaplar

2012155 sf.
Pandora

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 5 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Erkanlar Erkeğin İçinde Eriyen Kadın Ses Gölgesinde Çığlık Bir yaşama baktığımızda yaşanacak olandan çok yaşanmış olanı düşünürüz doğal olarak geçmişin kalıntıları arasına taşırız kendimizi Peki yaşam bize baksa neyi düşünür ve nereye taşır kendini

Pandora
120,00

Anahtar Kitaplar

2012166 sf.
Pandora

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 6 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Kızılbaş Aydınlanma Nefsin Düğünü Üç Renk Üç Dünya Kırmızı ben kanım ben canım diye sevinç çığlıkları atarken sırrının öğrenildiği algısına kapılan beyaz kederli yatağına uzanmış bizi bekler Siyah sır sahibi olmanın gururuyla dolaşır ortalıkta

Pandora
120,00

Anahtar Kitaplar

2016125 sf.
Pandora

Hiçlik Defteri serisinin 7 kitabı 3 bölümden oluşuyor Hiçlik Şiirleri Mutluluk ve Olanak Bir Katildir Gün Gelecek Çocuklarımız Bizi Hançerleyecek

Pandora
120,00

Anahtar Kitaplar

2016175 sf.
Pandora

Hiçlik Defteri serisinin 8 kitabı 3 bölümden oluşuyor Sevgili Aşkına Doğa Aşkına Ölüm Aşkına

Pandora
120,00

Anahtar Kitaplar

2016168 sf.
Pandora

Hiçlik Defteri serisinin 9 kitabı 3 bölümden oluşuyor Gönül Suyundan Damlalar Hiçliğin Hakikati Yaşama Çağrı

Kitap Sepeti
124,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2016125 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Hiçlik Defteri serisinin 7 kitabı 3 bölümden oluşuyor Hiçlik Şiirleri Mutluluk ve Olanak Bir Katildir Gün Gelecek Çocuklarımız Bizi Hançerleyecek

Kitap Sepeti
124,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2016175 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Hiçlik Defteri serisinin 8 kitabı 3 bölümden oluşuyor Sevgili Aşkına Doğa Aşkına Ölüm Aşkına

Kitap Sepeti
124,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2016168 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Hiçlik Defteri serisinin 9 kitabı 3 bölümden oluşuyor Gönül Suyundan Damlalar Hiçliğin Hakikati Yaşama Çağrı

Kitap Sepeti
124,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2009160 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Yeryüzü gövdemizi geri çağırdığında yani acıktım dediğinde son âşığımız ölüm ile buluşuruz Yaşarken bize bağırmış mıydı ölüm azarlamış mıydı bizi diye düşünürüz Tam hatırlayamasak da yapmış da olabilir yargısı çakılır beynimize Çünkü ölüm yaşama bağırma hakkını hep kendinde görmüştür Son aşkımız ölümle seviştiğimizde hiçleşiriz kusursuz duruma gelerek doğuran hiçliğin bir parçası yani ölüm oluruz Artık yaşama yaşam verebiliriz Hiçliğin gölgesi yaşam olduğuna göre ölüm yaşama âşıktır Söylencelerde kimi kez gölgelerin korktuğuna tanık oluruz O zaman soralım gölgeler korkar mı diye Gölgelerin korkusu şüphesiz bir gerçekliktir Canın gölgesi beden bedenin gölgesi can ise eğer ölüm dediğimiz şey can gölgesinin iptalidir Geriye bedenin gölgesi kalır Canın gölgesi durumunda iken yani yaşarken nasıl korktuğumuzu ya da korkunun ne olduğunu hemen algılarız Öyleyse ölümden sonra geride kalan can yani bedenin gölgesi de korkar Bir bedene sahip olamama korkusu gölgenin temel endişesidir Öyleyse geride kalanlar ölenleri Beden Beden diye feryat ettirmemelidir Ölmeden evvel ölmek ise yaşarken ölümle aşk yaşamaktır ölümle sevişmektir Yaşarken ölümle zamanı birlikte yuttular algısını öne aldığımızda bu ilişkinin çocuğunu beklemek onların hakkıdır deriz Burada çocuk kültürel bir berekettir

Kitap Sepeti
124,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2009176 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Varlığa gelen her şey yani hayvan ağaç taş toprak su rüzgâr doğal olarak insan da kendi öyküsünü anlatmanın yazmanın hayalini kurar bunu bir ölçüde başarır da Demek ki her şey bir öykü kitabıdır bir anı defteri ya da güncedir İnsan söz konusu olduğunda o bir gönül defteridir ya da gönül güncesidir İnsan okunacak en büyük kitaptır derken gönül defterinde yazılanlar anlatılmak istenir Bedene davranmak bedene girmek anlamını taşır bunu da hiçlik diye tanımladığımız içimizi nesnelleştirmeden yapamayız Nesnelleştirme işini gerçekleştirdiğimizde bedenimize girebilecek en uygun noktayı saptamış oluruz O noktadan kendimize dokunduğumuzda bedenimiz kapısını bize açar gireriz kendimiz kendi içimize ve bir güzel sevişiriz kendimizle insana özgü sesler çıkmaya başlar bu sesler bizim sevişme seslerimizdir Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız

Kitap Sepeti
124,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2009144 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Bana göre düşünsel deneyim yapmak düşünce düşü kurmaktır Bu deneyimi bedene yöneltmek düşü kırmak ve yeni bir düşe kulaç atmak demektir Bedene yönelik düşünsel deneyim kendini davranış olarak dışa vurur Davranış yazgı kimliği olarak nedenin yazdığı bir öyküdür bir bakıma Öykü okunduğunda ki yaşanarak okunur davranış kendi nedenini sese dönüştürür Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Bu anlamda yazan kişi normal insanlara göre bir yabancılaşmayı yaşamış olmalıdır Tam da bu nedenle insan yazmak için yaşar ya da yaşamak için yazar Ne çare yaşam gerçektir yani her gerçek gibi iki yüzlü O zaman düşünürsün Bu iki yüzlü gerçeğin bir felsefesi olsun istersin Yaşamın içerisindeki amaçlı yürüyüşün dışarıdan bir savrulma olarak algılansa da sen iki yüzlülüğü bir erdem olarak gören ya da yetişmişliğin kanıtı kabul eden bir sûfi olmayı yeğlersin Doğru mu yaparsın yanlış mı yaparsın bilemeyiz Ama yaşamının hiçbir anında ne kendini aldatırsın ne de satarsın

Kitap Sepeti
124,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2011136 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 4 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Çıplaklar SevişmezGözlere Gönül İndirmekYasak Kültürlerin Simge Dili

Kitap Sepeti
124,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2011166 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 6 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Kızılbaş Aydınlanma Nefsin Düğünü Üç Renk Üç Dünya Kırmızı ben kanım ben canım diye sevinç çığlıkları atarken sırrının öğrenildiği algısına kapılan beyaz kederli yatağına uzanmış bizi bekler Siyah sır sahibi olmanın gururuyla dolaşır ortalıkta

Kitap Sepeti
124,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2011155 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 5 Kitabı 3 bölümden oluşuyor ErkanlarErkeğin İçinde Eriyen KadınSes Gölgesinde Çığlık Bir yaşama baktığımızda yaşanacak olandan çok yaşanmış olanı düşünürüz doğal olarak geçmişin kalıntıları arasına taşırız kendimizi Peki yaşam bize baksa neyi düşünür ve nereye taşır kendini

D&R
135,00

Anahtar Kitaplar - Bilgelik Dizisi

2012
Türkçe
D&R

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 4 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Çıplaklar Sevişmez Gözlere Gönül İndirmek Yasak Kültürlerin Simge DiliBaskı Yılı 2012Dili TürkçeYayınevi Anahtar Kitaplar

D&R
135,00

Anahtar Kitaplar

2009
Türkçe
D&R

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Varlığa gelen her şey yani hayvan ağaç taş toprak su rüzgâr doğal olarak insan da kendi öyküsünü anlatmanın yazmanın hayalini kurar bunu bir ölçüde başarır da Demek ki her şey bir öykü kitabıdır bir anı defteri ya da güncedir İnsan söz konusu olduğunda o bir gönül defteridir ya da gönül güncesidir İnsan okunacak en büyük kitaptır derken gönül defterinde yazılanlar anlatılmak istenir Bedene davranmak bedene girmek anlamını taşır bunu da hiçlik diye tanımladığımız içimizi nesnelleştirmeden yapamayız Nesnelleştirme işini gerçekleştirdiğimizde bedenimize girebilecek en uygun noktayı saptamış oluruz O noktadan kendimize dokunduğumuzda bedenimiz kapısını bize açar gireriz kendimiz kendi içimize ve bir güzel sevişiriz kendimizle insana özgü sesler çıkmaya başlar bu sesler bizim sevişme seslerimizdir Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Sayfa Sayısı 176Baskı Yılı 2009Dili TürkçeYayınevi Anahtar Kitaplar

D&R
135,00

Anahtar Kitaplar

2009
Türkçe
D&R

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Yeryüzü gövdemizi geri çağırdığında yani acıktım dediğinde son âşığımız ölüm ile buluşuruz Yaşarken bize bağırmış mıydı ölüm azarlamış mıydı bizi diye düşünürüz Tam hatırlayamasak da yapmış da olabilir yargısı çakılır beynimize Çünkü ölüm yaşama bağırma hakkını hep kendinde görmüştür Son aşkımız ölümle seviştiğimizde hiçleşiriz kusursuz duruma gelerek doğuran hiçliğin bir parçası yani ölüm oluruz Artık yaşama yaşam verebiliriz Hiçliğin gölgesi yaşam olduğuna göre ölüm yaşama âşıktır Söylencelerde kimi kez gölgelerin korktuğuna tanık oluruz O zaman soralım gölgeler korkar mı diye Gölgelerin korkusu şüphesiz bir gerçekliktir Canın gölgesi beden bedenin gölgesi can ise eğer ölüm dediğimiz şey can gölgesinin iptalidir Geriye bedenin gölgesi kalır Canın gölgesi durumunda iken yani yaşarken nasıl korktuğumuzu ya da korkunun ne olduğunu hemen algılarız Öyleyse ölümden sonra geride kalan can yani bedenin gölgesi de korkar Bir bedene sahip olamama korkusu gölgenin temel endişesidir Öyleyse geride kalanlar ölenleri Beden Beden diye feryat ettirmemelidir Ölmeden evvel ölmek ise yaşarken ölümle aşk yaşamaktır ölümle sevişmektir Yaşarken ölümle zamanı birlikte yuttular algısını öne aldığımızda bu ilişkinin çocuğunu beklemek onların hakkıdır deriz Burada çocuk kültürel bir berekettir Sayfa Sayısı 160Baskı Yılı 2009Dili TürkçeYayınevi Anahtar Kitaplar

D&R
135,00

Anahtar Kitaplar

2009
Türkçe
D&R

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Bana göre düşünsel deneyim yapmak düşünce düşü kurmaktır Bu deneyimi bedene yöneltmek düşü kırmak ve yeni bir düşe kulaç atmak demektir Bedene yönelik düşünsel deneyim kendini davranış olarak dışa vurur Davranış yazgı kimliği olarak nedenin yazdığı bir öyküdür bir bakıma Öykü okunduğunda ki yaşanarak okunur davranış kendi nedenini sese dönüştürür Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Bu anlamda yazan kişi normal insanlara göre bir yabancılaşmayı yaşamış olmalıdır Tam da bu nedenle insan yazmak için yaşar ya da yaşamak için yazar Ne çare yaşam gerçektir yani her gerçek gibi iki yüzlü O zaman düşünürsün Bu iki yüzlü gerçeğin bir felsefesi olsun istersin Yaşamın içerisindeki amaçlı yürüyüşün dışarıdan bir savrulma olarak algılansa da sen iki yüzlülüğü bir erdem olarak gören ya da yetişmişliğin kanıtı kabul eden bir sûfi olmayı yeğlersin Doğru mu yaparsın yanlış mı yaparsın bilemeyiz Ama yaşamının hiçbir anında ne kendini aldatırsın ne de satarsın Sayfa Sayısı 144Baskı Yılı 2009Dili TürkçeYayınevi Anahtar Kitaplar

D&R
135,00

Anahtar Kitaplar - Bilgelik Dizisi

2012
Türkçe
D&R

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 5 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Erkanlar Erkeğin İçinde Eriyen Kadın ve Ses Gölgesinde Çığlık Bir yaşama baktığımızda yaşanacak olandan çok yaşanmış olanı düşünürüz doğal olarak geçmişin Kalıntıları arasına taşırız kendimizi Peki yaşam bize baksa neyi düşünür ve nereye taşır kendini Sayfa Sayısı 155Baskı Yılı 2012Dili TürkçeYayınevi Anahtar Kitaplar

Ucuz Kitap Al
136,00

Anahtar Kitaplar Yayınevi

Mart 2009160 sf.
13.50x13.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Esat Korkmaz tarafından kaleme alınan Hiçlik Defteri 1 Anahtar Kitaplar Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hiçlik Defteri 1 Esat Korkmaz Kitap Özeti Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Yeryüzü gövdemizi geri çağırdığında yani acıktım dediğinde son âşığımız ölüm ile buluşuruz Yaşarken bize bağırmış mıydı ölüm azarlamış mıydı bizi diye düşünürüz Tam hatırlayamasak da yapmış da olabilir yargısı çakılır beynimize Çünkü ölüm yaşama bağırma hakkını hep kendinde görmüştür Son aşkımız ölümle seviştiğimizde hiçleşiriz kusursuz duruma gelerek doğuran hiçliğin bir parçası yani ölüm oluruz Artık yaşama yaşam verebiliriz Hiçliğin gölgesi yaşam olduğuna göre ölüm yaşama âşıktır Söylencelerde kimi kez gölgelerin korktuğuna tanık oluruz O zaman soralım gölgeler korkar mı diye Gölgelerin korkusu şüphesiz bir gerçekliktir Canın gölgesi beden bedenin gölgesi can ise eğer ölüm dediğimiz şey can gölgesinin iptalidir Geriye bedenin gölgesi kalır Canın gölgesi durumunda iken yani yaşarken nasıl korktuğumuzu ya da korkunun ne olduğunu hemen algılarız Öyleyse ölümden sonra geride kalan can yani bedenin gölgesi de korkar Bir bedene sahip olamama korkusu gölgenin temel endişesidir Öyleyse geride kalanlar ölenleri Beden Beden diye feryat ettirmemelidir Ölmeden evvel ölmek ise yaşarken ölümle aşk yaşamaktır ölümle sevişmektir Yaşarken ölümle zamanı birlikte yuttular algısını öne aldığımızda bu ilişkinin çocuğunu beklemek onların hakkıdır deriz Burada çocuk kültürel bir berekettir Yayınevi Anahtar Kitaplar Yayınevi Yazar Esat Korkmaz Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x13 50 cm Basım Yılı Mart 2009 Barkod 9789758612505 Kategori Türk Edebiyatı

Nobel Kitap
139,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2011166 sf.
Nobel Kitap

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 6 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Kızılbaş Aydınlanma Nefsin Düğünü Üç Renk Üç Dünya Kırmızı ben kanım ben canım diye sevinç çığlıkları atarken sırrının öğrenildiği algısına kapılan beyaz kederli yatağına uzanmış bizi bekler Siyah sır sahibi olmanın gururuyla dolaşır ortalıkta

Nobel Kitap
139,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2011155 sf.
Nobel Kitap

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 5 Kitabı 3 bölümden oluşuyor ErkanlarErkeğin İçinde Eriyen KadınSes Gölgesinde Çığlık Bir yaşama baktığımızda yaşanacak olandan çok yaşanmış olanı düşünürüz doğal olarak geçmişin kalıntıları arasına taşırız kendimizi Peki yaşam bize baksa neyi düşünür ve nereye taşır kendini

Nobel Kitap
139,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2011136 sf.
Nobel Kitap

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 4 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Çıplaklar SevişmezGözlere Gönül İndirmekYasak Kültürlerin Simge Dili

Nobel Kitap
139,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2009144 sf.
Nobel Kitap

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Bana göre düşünsel deneyim yapmak düşünce düşü kurmaktır Bu deneyimi bedene yöneltmek düşü kırmak ve yeni bir düşe kulaç atmak demektir Bedene yönelik düşünsel deneyim kendini davranış olarak dışa vurur Davranış yazgı kimliği olarak nedenin yazdığı bir öyküdür bir bakıma Öykü okunduğunda ki yaşanarak okunur davranış kendi nedenini sese dönüştürür Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Bu anlamda yazan kişi normal insanlara göre bir yabancılaşmayı yaşamış olmalıdır Tam da bu nedenle insan yazmak için yaşar ya da yaşamak için yazar Ne çare yaşam gerçektir yani her gerçek gibi iki yüzlü O zaman düşünürsün Bu iki yüzlü gerçeğin bir felsefesi olsun istersin Yaşamın içerisindeki amaçlı yürüyüşün dışarıdan bir savrulma olarak algılansa da sen iki yüzlülüğü bir erdem olarak gören ya da yetişmişliğin kanıtı kabul eden bir sûfi olmayı yeğlersin Doğru mu yaparsın yanlış mı yaparsın bilemeyiz Ama yaşamının hiçbir anında ne kendini aldatırsın ne de satarsın

Nobel Kitap
139,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2009176 sf.
Nobel Kitap

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Varlığa gelen her şey yani hayvan ağaç taş toprak su rüzgâr doğal olarak insan da kendi öyküsünü anlatmanın yazmanın hayalini kurar bunu bir ölçüde başarır da Demek ki her şey bir öykü kitabıdır bir anı defteri ya da güncedir İnsan söz konusu olduğunda o bir gönül defteridir ya da gönül güncesidir İnsan okunacak en büyük kitaptır derken gönül defterinde yazılanlar anlatılmak istenir Bedene davranmak bedene girmek anlamını taşır bunu da hiçlik diye tanımladığımız içimizi nesnelleştirmeden yapamayız Nesnelleştirme işini gerçekleştirdiğimizde bedenimize girebilecek en uygun noktayı saptamış oluruz O noktadan kendimize dokunduğumuzda bedenimiz kapısını bize açar gireriz kendimiz kendi içimize ve bir güzel sevişiriz kendimizle insana özgü sesler çıkmaya başlar bu sesler bizim sevişme seslerimizdir Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız

Nobel Kitap
139,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2009160 sf.
Nobel Kitap

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Yeryüzü gövdemizi geri çağırdığında yani acıktım dediğinde son âşığımız ölüm ile buluşuruz Yaşarken bize bağırmış mıydı ölüm azarlamış mıydı bizi diye düşünürüz Tam hatırlayamasak da yapmış da olabilir yargısı çakılır beynimize Çünkü ölüm yaşama bağırma hakkını hep kendinde görmüştür Son aşkımız ölümle seviştiğimizde hiçleşiriz kusursuz duruma gelerek doğuran hiçliğin bir parçası yani ölüm oluruz Artık yaşama yaşam verebiliriz Hiçliğin gölgesi yaşam olduğuna göre ölüm yaşama âşıktır Söylencelerde kimi kez gölgelerin korktuğuna tanık oluruz O zaman soralım gölgeler korkar mı diye Gölgelerin korkusu şüphesiz bir gerçekliktir Canın gölgesi beden bedenin gölgesi can ise eğer ölüm dediğimiz şey can gölgesinin iptalidir Geriye bedenin gölgesi kalır Canın gölgesi durumunda iken yani yaşarken nasıl korktuğumuzu ya da korkunun ne olduğunu hemen algılarız Öyleyse ölümden sonra geride kalan can yani bedenin gölgesi de korkar Bir bedene sahip olamama korkusu gölgenin temel endişesidir Öyleyse geride kalanlar ölenleri Beden Beden diye feryat ettirmemelidir Ölmeden evvel ölmek ise yaşarken ölümle aşk yaşamaktır ölümle sevişmektir Yaşarken ölümle zamanı birlikte yuttular algısını öne aldığımızda bu ilişkinin çocuğunu beklemek onların hakkıdır deriz Burada çocuk kültürel bir berekettir

Nobel Kitap
139,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2016168 sf.
Nobel Kitap

Hiçlik Defteri serisinin 9 kitabı 3 bölümden oluşuyor Gönül Suyundan Damlalar Hiçliğin Hakikati Yaşama Çağrı

Nobel Kitap
139,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2016175 sf.
Nobel Kitap

Hiçlik Defteri serisinin 8 kitabı 3 bölümden oluşuyor Sevgili Aşkına Doğa Aşkına Ölüm Aşkına

Nobel Kitap
139,50

Anahtar Kitaplar Yayınevi

2016125 sf.
Nobel Kitap

Hiçlik Defteri serisinin 7 kitabı 3 bölümden oluşuyor Hiçlik Şiirleri Mutluluk ve Olanak Bir Katildir Gün Gelecek Çocuklarımız Bizi Hançerleyecek

Ucuz Kitap Al
148,75

Anahtar Kitaplar Yayınevi

Ocak 2016175 sf.
13.50x13.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Esat Korkmaz tarafından kaleme alınan Hiçlik Defteri 8 Anahtar Kitaplar Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hiçlik Defteri 8 Esat Korkmaz Kitap Özeti Hiçlik Defteri serisinin 8 kitabı 3 bölümden oluşuyor Sevgili Aşkına Doğa Aşkına Ölüm Aşkına Yayınevi Anahtar Kitaplar Yayınevi Yazar Esat Korkmaz Sayfa 175 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x13 50 cm Basım Yılı Ocak 2016 Barkod 9786059989039 Kategori Diğer Felsefe Kitapları

Kita Kitap
150,00

Anahtar Yayınları

20161. baskı168 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Hiçlik Defteri serisinin 9 kitabı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kita Kitap
150,00

Anahtar Yayınları

20161. baskı175 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Hiçlik Defteri serisinin 8 kitabı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kita Kitap
150,00

Anahtar Yayınları

20161. baskı125 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Hiçlik Defteri serisinin 7 kitabı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Şehadet Kitap
150,00

Anahtar Kitaplar

2016125 sf.
Şehadet Kitap

Hiçlik Defteri serisinin 7 kitabı 3 bölümden oluşuyor Hiçlik Şiirleri Mutluluk ve Olanak Bir Katildir Gün Gelecek Çocuklarımız Bizi Hançerleyecek

Şehadet Kitap
150,00

Anahtar Kitaplar

2012136 sf.
Şehadet Kitap

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 4 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Çıplaklar Sevişmez Gözlere Gönül İndirmek Yasak Kültürlerin Simge Dili

Şehadet Kitap
150,00

Anahtar Kitaplar

2000144 sf.
Şehadet Kitap

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Bana göre düşünsel deneyim yapmak düşünce düşü kurmaktır Bu deneyimi bedene yöneltmek düşü kırmak ve yeni bir düşe kulaç atmak demektir Bedene yönelik düşünsel deneyim kendini davranış olarak dışa vurur Davranış yazgı kimliği olarak nedenin yazdığı bir öyküdür bir bakıma Öykü okunduğunda ki yaşanarak okunur davranış kendi nedenini sese dönüştürür Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız Bu anlamda yazan kişi normal insanlara göre bir yabancılaşmayı yaşamış olmalıdır Tam da bu nedenle insan yazmak için yaşar ya da yaşamak için yazar Ne çare yaşam gerçektir yani her gerçek gibi iki yüzlü O zaman düşünürsün Bu iki yüzlü gerçeğin bir felsefesi olsun istersin Yaşamın içerisindeki amaçlı yürüyüşün dışarıdan bir savrulma olarak algılansa da sen iki yüzlülüğü bir erdem olarak gören ya da yetişmişliğin kanıtı kabul eden bir sûfi olmayı yeğlersin Doğru mu yaparsın yanlış mı yaparsın bilemeyiz Ama yaşamının hiçbir anında ne kendini aldatırsın ne de satarsın

Kita Kitap
150,00

Anahtar Yayınları

20091. baskı176 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Varlığa gelen her şey yani hayvan ağaç taş toprak su rüzgâr doğal olarak insan da kendi öyküsünü anlatmanın yazmanın hayalini kurar bunu bir ölçüde başarır da Demek ki her şey bir öykü kitabıdır bir anı defteri ya da güncedir İnsan söz konusu olduğunda o bir gönül defteridir ya da gönül güncesidir İnsan okunacak en büyük kitaptır derken gönül defterinde yazılanlar anlatılmak istenir Bedene davranmak bedene girmek anlamını taşır bunu da hiçlik diye tanımladığımız içimizi nesnelleştirmeden yapamayız Nesnelleştirme işini gerçekleştirdiğimizde bedenimize girebilecek en uygun noktayı saptamış oluruz O noktadan kendimize dokunduğumuzda bedenimiz kapısını bize açar gireriz kendimiz kendi içimize ve bir güzel sevişiriz kendimizle insana özgü sesler çıkmaya başlar bu sesler bizim sevişme seslerimizdir Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kita Kitap
150,00

Anahtar Yayınları

20091. baskı160 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Yeryüzü gövdemizi geri çağırdığında yani acıktım dediğinde son âşığımız ölüm ile buluşuruz Yaşarken bize bağırmış mıydı ölüm azarlamış mıydı bizi diye düşünürüz Tam hatırlayamasak da yapmış da olabilir yargısı çakılır beynimize Çünkü ölüm yaşama bağırma hakkını hep kendinde görmüştür Son aşkımız ölümle seviştiğimizde hiçleşiriz kusursuz duruma gelerek doğuran hiçliğin bir parçası yani ölüm oluruz Artık yaşama yaşam verebiliriz Hiçliğin gölgesi yaşam olduğuna göre ölüm yaşama âşıktır Söylencelerde kimi kez gölgelerin korktuğuna tanık oluruz O zaman soralım gölgeler korkar mı diye Gölgelerin korkusu şüphesiz bir gerçekliktir Canın gölgesi beden bedenin gölgesi can ise eğer ölüm dediğimiz şey can gölgesinin iptalidir Geriye bedenin gölgesi kalır Canın gölgesi durumunda iken yani yaşarken nasıl korktuğumuzu ya da korkunun ne olduğunu hemen algılarız Öyleyse ölümden sonra geride kalan can yani bedenin gölgesi de korkar Bir bedene sahip olamama korkusu gölgenin temel endişesidir Öyleyse geride kalanlar ölenleri Beden Beden diye feryat ettirmemelidir Ölmeden evvel ölmek ise yaşarken ölümle aşk yaşamaktır ölümle sevişmektir Yaşarken ölümle zamanı birlikte yuttular algısını öne aldığımızda bu ilişkinin çocuğunu beklemek onların hakkıdır deriz Burada çocuk kültürel bir berekettir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Şehadet Kitap
155,00

Anahtar Kitaplar

2012155 sf.
Şehadet Kitap

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 5 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Erkanlar Erkeğin İçinde Eriyen Kadın Ses Gölgesinde Çığlık Bir yaşama baktığımızda yaşanacak olandan çok yaşanmış olanı düşünürüz doğal olarak geçmişin kalıntıları arasına taşırız kendimizi Peki yaşam bize baksa neyi düşünür ve nereye taşır kendini

Şehadet Kitap
160,00

Anahtar Kitaplar

2009160 sf.
Şehadet Kitap

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Yeryüzü gövdemizi geri çağırdığında yani acıktım dediğinde son âşığımız ölüm ile buluşuruz Yaşarken bize bağırmış mıydı ölüm azarlamış mıydı bizi diye düşünürüz Tam hatırlayamasak da yapmış da olabilir yargısı çakılır beynimize Çünkü ölüm yaşama bağırma hakkını hep kendinde görmüştür Son aşkımız ölümle seviştiğimizde hiçleşiriz kusursuz duruma gelerek doğuran hiçliğin bir parçası yani ölüm oluruz Artık yaşama yaşam verebiliriz Hiçliğin gölgesi yaşam olduğuna göre ölüm yaşama âşıktır Söylencelerde kimi kez gölgelerin korktuğuna tanık oluruz O zaman soralım gölgeler korkar mı diye Gölgelerin korkusu şüphesiz bir gerçekliktir Canın gölgesi beden bedenin gölgesi can ise eğer ölüm dediğimiz şey can gölgesinin iptalidir Geriye bedenin gölgesi kalır Canın gölgesi durumunda iken yani yaşarken nasıl korktuğumuzu ya da korkunun ne olduğunu hemen algılarız Öyleyse ölümden sonra geride kalan can yani bedenin gölgesi de korkar Bir bedene sahip olamama korkusu gölgenin temel endişesidir Öyleyse geride kalanlar ölenleri Beden Beden diye feryat ettirmemelidir Ölmeden evvel ölmek ise yaşarken ölümle aşk yaşamaktır ölümle sevişmektir Yaşarken ölümle zamanı birlikte yuttular algısını öne aldığımızda bu ilişkinin çocuğunu beklemek onların hakkıdır deriz Burada çocuk kültürel bir berekettir

Şehadet Kitap
166,00

Anahtar Kitaplar

2012166 sf.
Şehadet Kitap

Esat Korkmaz ın Hiçlik Defteri serisinin 6 Kitabı 3 bölümden oluşuyor Kızılbaş Aydınlanma Nefsin Düğünü Üç Renk Üç Dünya Kırmızı ben kanım ben canım diye sevinç çığlıkları atarken sırrının öğrenildiği algısına kapılan beyaz kederli yatağına uzanmış bizi bekler Siyah sır sahibi olmanın gururuyla dolaşır ortalıkta

Şehadet Kitap
168,00

Anahtar Kitaplar

2016168 sf.
Şehadet Kitap

Hiçlik Defteri serisinin 9 kitabı 3 bölümden oluşuyor Gönül Suyundan Damlalar Hiçliğin Hakikati Yaşama Çağrı

Şehadet Kitap
175,00

Anahtar Kitaplar

2016175 sf.
Şehadet Kitap

Hiçlik Defteri serisinin 8 kitabı 3 bölümden oluşuyor Sevgili Aşkına Doğa Aşkına Ölüm Aşkına

Şehadet Kitap
176,00

Anahtar Kitaplar

2009176 sf.
Şehadet Kitap

Anılarımızın bir güncesini tutmamız gerekir gönül güncesi can gölgesinde hiçlik defterine yazılır Çabamız hiçlik defterine yazılanları okuma uğraşı olarak algılanmalıdır Varlığa gelen her şey yani hayvan ağaç taş toprak su rüzgâr doğal olarak insan da kendi öyküsünü anlatmanın yazmanın hayalini kurar bunu bir ölçüde başarır da Demek ki her şey bir öykü kitabıdır bir anı defteri ya da güncedir İnsan söz konusu olduğunda o bir gönül defteridir ya da gönül güncesidir İnsan okunacak en büyük kitaptır derken gönül defterinde yazılanlar anlatılmak istenir Bedene davranmak bedene girmek anlamını taşır bunu da hiçlik diye tanımladığımız içimizi nesnelleştirmeden yapamayız Nesnelleştirme işini gerçekleştirdiğimizde bedenimize girebilecek en uygun noktayı saptamış oluruz O noktadan kendimize dokunduğumuzda bedenimiz kapısını bize açar gireriz kendimiz kendi içimize ve bir güzel sevişiriz kendimizle insana özgü sesler çıkmaya başlar bu sesler bizim sevişme seslerimizdir Sesleri çözdüğümüzde bunun bilme kültürünün değil değiştirme kültürünün bir parçası olduğunu hemen anlarız

Kitap Ambarı
219,00

Anahtar Kitaplar

2018
İnce Kapak13,5 x 19,5
Kitap Ambarı

Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Sağduyunun egemenlik kurduğu kritik zaman gelip çattığında teori yalnızca ev işlerine bakarmış ya da kapıda erketeye yatarmış Daha da kötüsü istisna kaideyi bozmazmış XX yüzyılın fizik biliminde haber vermeden gelen ve Newton mekaniğinin bilincine buradan kaynağını alan sağduyuya başkaldıran bir durum ortaya çıkınca işler tersine döndü Bilim dünyası uzay ve zaman akıl ve madde konularında tuhaf ve dudak uçuklatan düşüncelerin saldırısına uğradı Saldırıyla birlikte teori işe koyuldu sağduyu temizlik işlerinde görevlendirildi istisna da kaideyi param parça etti E Yayınları Çatalçeme Sok N 46 K 2 34110 Cağaloğlu İstanbul Tel 0212 5268917 18 Fax 0212 5268919 www eyayinlari com bilgi eyayinları com Genel Dağıtım PUNTO KİTAP HİZ A Ş Çobançeşme Mah Altay Sk No 8 Yenibosna 34196 İstanbul T 212 496 10 50 F 212 551 30 13 E demet kiran puntokitap com Suçlu kuantum idi çünkü kuantum dünyasının sınırına geldiğimizde duyu organlarımızın işlevleri silinir nöbet değişimi vardır duyu organlarının duyu algıları yerini soyut matematiğin simgelerine bırakır Bize de bu simgeleri kullanarak sonsuz küçükler dünyasının aklıyla buluşup sonsuz büyükler dünyasının aklını tedavi etmek kalır

Yaykoop
225,00

Anahtar Kitaplar

2018
Karton Kapak13,5-19,5Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Sağduyunun egemenlik kurduğu kritik zaman gelip çattığında teori yalnızca ev işlerine bakarmış ya da kapıda erketeye yatarmış Daha da kötüsü istisna kaideyi bozmazmış 20 yüzyılın fizik biliminde haber vermeden gelen ve Newton mekaniğinin bilincine buradan kaynağını alan sağduyuya başkaldıran bir durum ortaya çıkınca işler tersine döndü Bilim dünyası uzay ve zaman akıl ve madde konularında tuhaf ve dudak uçuklatan düşüncelerin saldırısına uğradı Saldırıyla birlikte teori işe koyuldu sağduyu temizlik işlerinde görevlendirildi istisna da kaideyi param parça etti Suçlu kuantum idi çünkü kuantum dünyasının sınırına geldiğimizde duyu organlarımızın işlevleri silinir nöbet değişimi vardır duyu organlarının duyu algıları yerini soyut mateatiğin simgelerine bırakır Bize de bu simgeleri kullanarak sonsuz küçükler dünyasının aklıyla buluşup sonsuz büyükler dünyasının aklını tedavi etmek kalır

Ekin Kitap
246,00

Anahtar Kitaplar Yayınevi

20181 sf.
Ekin Kitap

Sağduyunun egemenlik kurduğu kritik zaman gelip çattığında teori yalnızca ev işlerine bakarmış ya da kapıda erketeye yatarmış Daha da kötüsü istisna kaideyi bozmazmış 20 yüzyılın fizik biliminde haber vermeden gelen ve Newton mekaniğinin bilincine buradan kaynağını alan sağduyuya başkaldıran bir durum ortaya çıkınca işler tersine döndü Bilim dünyası uzay ve zaman akıl ve madde konularında tuhaf ve dudak uçuklatan düşüncelerin saldırısına uğradı Saldırıyla birlikte teori işe koyuldu sağduyu temizlik işlerinde görevlendirildi istisna da kaideyi param parça etti Suçlu kuantum idi çünkü kuantum dünyasının sınırına geldiğimizde duyu organlarımızın işlevleri silinir nöbet değişimi vardır duyu organlarının duyu algıları yerini soyut matematiğin simgelerine bırakır Bize de bu simgeleri kullanarak sonsuz küçükler dünyasının aklıyla buluşup sonsuz büyükler dünyasının aklını tedavi etmek kalır

Kitap Sepeti
249,00

Anahtar Kitaplar Yayınevi

20181 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Sağduyunun egemenlik kurduğu kritik zaman gelip çattığında teori yalnızca ev işlerine bakarmış ya da kapıda erketeye yatarmış Daha da kötüsü istisna kaideyi bozmazmış 20 yüzyılın fizik biliminde haber vermeden gelen ve Newton mekaniğinin bilincine buradan kaynağını alan sağduyuya başkaldıran bir durum ortaya çıkınca işler tersine döndü Bilim dünyası uzay ve zaman akıl ve madde konularında tuhaf ve dudak uçuklatan düşüncelerin saldırısına uğradı Saldırıyla birlikte teori işe koyuldu sağduyu temizlik işlerinde görevlendirildi istisna da kaideyi param parça etti Suçlu kuantum idi çünkü kuantum dünyasının sınırına geldiğimizde duyu organlarımızın işlevleri silinir nöbet değişimi vardır duyu organlarının duyu algıları yerini soyut matematiğin simgelerine bırakır Bize de bu simgeleri kullanarak sonsuz küçükler dünyasının aklıyla buluşup sonsuz büyükler dünyasının aklını tedavi etmek kalır

D&R
270,00

Anahtar Kitaplar

20181. baskı
13,5 x 19,52. Hamur
D&R

Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Sağduyunun egemenlik kurduğu kritik zaman gelip çattığında teori yalnızca ev işlerine bakarmış ya da kapıda erketeye yatarmış Daha da kötüsü istisna kaideyi bozmazmış XX yüzyılın fizik biliminde haber vermeden gelen ve Newton mekaniğinin bilincine buradan kaynağını alan sağduyuya başkaldıran bir durum ortaya çıkınca işler tersine döndü Bilim dünyası uzay ve zaman akıl ve madde konularında tuhaf ve dudak uçuklatan düşüncelerin saldırısına uğradı Saldırıyla birlikte teori işe koyuldu sağduyu temizlik işlerinde görevlendirildi istisna da kaideyi param parça etti E Yayınları Çatalçeme Sok N 46 K 2 34110 Cağaloğlu İstanbul Tel 0212 5268917 18 Fax 0212 5268919 www eyayinlari com bilgi eyayinları com Genel Dağıtım PUNTO KİTAP HİZ A Ş Çobançeşme Mah Altay Sk No 8 Yenibosna 34196 İstanbul T 212 496 10 50 F 212 551 30 13 E demet kiran puntokitap com Suçlu kuantum idi çünkü kuantum dünyasının sınırına geldiğimizde duyu organlarımızın işlevleri silinir nöbet değişimi vardır duyu organlarının duyu algıları yerini soyut matematiğin simgelerine bırakır Bize de bu simgeleri kullanarak sonsuz küçükler dünyasının aklıyla buluşup sonsuz büyükler dünyasının aklını tedavi etmek kalır

Nobel Kitap
279,00

Anahtar Kitaplar Yayınevi

20181 sf.
Nobel Kitap

Sağduyunun egemenlik kurduğu kritik zaman gelip çattığında teori yalnızca ev işlerine bakarmış ya da kapıda erketeye yatarmış Daha da kötüsü istisna kaideyi bozmazmış 20 yüzyılın fizik biliminde haber vermeden gelen ve Newton mekaniğinin bilincine buradan kaynağını alan sağduyuya başkaldıran bir durum ortaya çıkınca işler tersine döndü Bilim dünyası uzay ve zaman akıl ve madde konularında tuhaf ve dudak uçuklatan düşüncelerin saldırısına uğradı Saldırıyla birlikte teori işe koyuldu sağduyu temizlik işlerinde görevlendirildi istisna da kaideyi param parça etti Suçlu kuantum idi çünkü kuantum dünyasının sınırına geldiğimizde duyu organlarımızın işlevleri silinir nöbet değişimi vardır duyu organlarının duyu algıları yerini soyut matematiğin simgelerine bırakır Bize de bu simgeleri kullanarak sonsuz küçükler dünyasının aklıyla buluşup sonsuz büyükler dünyasının aklını tedavi etmek kalır

Şehadet Kitap
300,00

Anahtar Kitaplar

20221 sf.
Şehadet Kitap

Sağduyunun egemenlik kurduğu kritik zaman gelip çattığında teori yalnızca ev işlerine bakarmış ya da kapıda erketeye yatarmış Daha da kötüsü istisna kaideyi bozmazmış XX yüzyılın fizik biliminde haber vermeden gelen ve Newton mekaniğinin bilincine buradan kaynağını alan sağduyuya başkaldıran bir durum ortaya çıkınca işler tersine döndü Bilim dünyası uzay ve zaman akıl ve madde konularında tuhaf ve dudak uçuklatan düşüncelerin saldırısına uğradı Saldırıyla birlikte teori işe koyuldu sağduyu temizlik işlerinde görevlendirildi istisna da kaideyi param parça etti

Kita Kitap
300,00

E Yayınları

Ocak 20181. baskı
Ciltsiz13,50 x 19,50 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Sağduyunun egemenlik kurduğu kritik zaman gelip çattığında teori yalnızca ev işlerine bakarmış ya da kapıda erketeye yatarmış Daha da kötüsü istisna kaideyi bozmazmış XX yüzyılın fizik biliminde haber vermeden gelen ve Newton mekaniğinin bilincine buradan kaynağını alan sağduyuya başkaldıran bir durum ortaya çıkınca işler tersine döndü Bilim dünyası uzay ve zaman akıl ve madde konularında tuhaf ve dudak uçuklatan düşüncelerin saldırısına uğradı Saldırıyla birlikte teori işe koyuldu sağduyu temizlik işlerinde görevlendirildi istisna da kaideyi param parça etti Suçlu kuantum idi çünkü kuantum dünyasının sınırına geldiğimizde duyu organlarımızın işlevleri silinir nöbet değişimi vardır duyu organlarının duyu algıları yerini soyut matematiğin simgelerine bırakır Bize de bu simgeleri kullanarak sonsuz küçükler dünyasının aklıyla buluşup sonsuz büyükler dünyasının aklını tedavi etmek kalır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Pandora

E

2018
Pandora

Sağduyunun egemenlik kurduğu kritik zaman gelip çattığında teori yalnızca ev işlerine bakarmış ya da kapıda erketeye yatarmış Daha da kötüsü istisna kaideyi bozmazmış XX yüzyılın fizik biliminde haber vermeden gelen ve Newton mekaniğinin bilincine buradan kaynağını alan sağduyuya başkaldıran bir durum ortaya çıkınca işler tersine döndü Bilim dünyası uzay ve zaman akıl ve madde konularında tuhaf ve dudak uçuklatan düşüncelerin saldırısına uğradı Saldırıyla birlikte teori işe koyuldu sağduyu temizlik işlerinde görevlendirildi istisna da kaideyi param parça etti