Hiçlikte Kainatım — Haşim Aktaş

Hiçlikte Kainatım
Haşim AktaşGece Kitaplığı
Hiçlikte Kainatım
Haşim AktaşÇok zaman geçmedi ve şimdi ikinci kitabıyla karşınızda Haşim Aktaş İlk şiirlerindeki dağları ovaları ceylanları akarsuları yine taşıyıp gelmiş olağanüstü imge dağarcığıyla yine Anadolu da çınlayıp duran eski bir ses yankılanmış deyiş kokulu şiirlerinde Usta ozan Ahmed Arif tadında yazılmış dizelerde yeni duyuşlarla gelmiş Haşim Aktaş Önceki imgelere duyuşlara bir de Yol un sezgilerini eklemiş İnsan ı kâmil olma hedefini gizlemiş dize aralarına Yol her şeyden uludur der eskiler Peki nedir bu yol Ruhun yolculuğunda mineralden bitkiye bitkiden hayvana hayvandan insana ve onun ötesine akan serüvene yol diyoruz Ruh insan kılığında bu dem ya sonrası İnsan bir ara durak doğa yalnız yeryüzü değil İnsan bedeni yıldızlar yıldızlar arası da doğadır Yol deyince Anadolu da en başta Alevilik Bektaşilik gelir akıllara İnsanın kaynağını özünü bildiği altın çağlardan kalma bilgiler bu günlere dört kapı kırk makam ile semah danslarıyla şiirlerle taşınıp durmuş Bir de Şems i Tebrizi Muhyiddin Arabî gibi bilgeler gelmiş Konya ya Anadolu erdemlere böyle sahip çıkmış Yol ta Ana Tanrıça ya Anadolu da bilinen adıyla Ma Ana ya dek uzanır İnsanın kadim ezelden başlayan ve ebede giden öyküsüdür sırların sırrıdır Yol kendini Alevilik olarak da anlatır Bütün inançların özü odur Yol öyle büyük bir kaptır ki içine her şeyi alır Her yerde insana gideceği yönü göstermiştir Bütün den kopup gelen ışık kararak aşağıların aşağısına inmiş ve kaynağa dönmek için çırpınan canlar her zaman her yerde yol u izlemek zorunda kalmıştır

Gece Kitaplığı
Çok zaman geçmedi ve şimdi ikinci kitabıyla karşınızda Haşim Aktaş İlk şiirlerindeki dağları ovaları ceylanları akarsuları yine taşıyıp gelmiş olağanüstü imge dağarcığıyla yine Anadolu da çınlayıp duran eski bir ses yankılanmış deyiş kokulu şiirlerinde Usta ozan Ahmed Arif tadında yazılmış dizelerde yeni duyuşlarla gelmiş Haşim Aktaş Önceki imgelere duyuşlara bir de Yol un sezgilerini eklemiş İnsan ı kâmil olma hedefini gizlemiş dize aralarına Yol her şeyden uludur der eskiler Peki nedir bu yol Ruhun yolculuğunda mineralden bitkiye bitkiden hayvana hayvandan insana ve onun ötesine akan serüvene yol diyoruz Ruh insan kılığında bu dem ya sonrası İnsan bir ara durak doğa yalnız yeryüzü değil İnsan bedeni yıldızlar yıldızlar arası da doğadır Yol deyince Anadolu da en başta Alevilik Bektaşilik gelir akıllara İnsanın kaynağını özünü bildiği altın çağlardan kalma bilgiler bu günlere dört kapı kırk makam ile semah danslarıyla şiirlerle taşınıp durmuş Bir de Şems i Tebrizi Muhyiddin Arabî gibi bilgeler gelmiş Konya ya Anadolu erdemlere böyle sahip çıkmış Yol ta Ana Tanrıça ya Anadolu da bilinen adıyla Ma Ana ya dek uzanır İnsanın kadim ezelden başlayan ve ebede giden öyküsüdür sırların sırrıdır Yol kendini Alevilik olarak da anlatır Bütün inançların özü odur Yol öyle büyük bir kaptır ki içine her şeyi alır Her yerde insana gideceği yönü göstermiştir Bütün den kopup gelen ışık kararak aşağıların aşağısına inmiş ve kaynağa dönmek için çırpınan canlar her zaman her yerde yol u izlemek zorunda kalmıştır

Gece Kitaplığı
Çok zaman geçmedi ve şimdi ikinci kitabıyla karşınızda Haşim Aktaş İlk şiirlerindeki dağları ovaları ceylanları akarsuları yine taşıyıp gelmiş olağanüstü imge dağarcığıyla yine Anadolu da çınlayıp duran eski bir ses yankılanmış deyiş kokulu şiirlerinde Usta ozan Ahmed Arif tadında yazılmış dizelerde yeni duyuşlarla gelmiş Haşim Aktaş Önceki imgelere duyuşlara bir de Yol un sezgilerini eklemiş İnsan ı kâmil olma hedefini gizlemiş dize aralarına Yol her şeyden uludur der eskiler Peki nedir bu yol Ruhun yolculuğunda mineralden bitkiye bitkiden hayvana hayvandan insana ve onun ötesine akan serüvene yol diyoruz Ruh insan kılığında bu dem ya sonrası İnsan bir ara durak doğa yalnız yeryüzü değil İnsan bedeni yıldızlar yıldızlar arası da doğadır Yol deyince Anadolu da en başta Alevilik Bektaşilik gelir akıllara İnsanın kaynağını özünü bildiği altın çağlardan kalma bilgiler bu günlere dört kapı kırk makam ile semah danslarıyla şiirlerle taşınıp durmuş Bir de Şems i Tebrizi Muhyiddin Arabî gibi bilgeler gelmiş Konya ya Anadolu erdemlere böyle sahip çıkmış Yol ta Ana Tanrıça ya Anadolu da bilinen adıyla Ma Ana ya dek uzanır İnsanın kadim ezelden başlayan ve ebede giden öyküsüdür sırların sırrıdır Yol kendini Alevilik olarak da anlatır Bütün inançların özü odur Yol öyle büyük bir kaptır ki içine her şeyi alır Her yerde insana gideceği yönü göstermiştir Bütün den kopup gelen ışık kararak aşağıların aşağısına inmiş ve kaynağa dönmek için çırpınan canlar her zaman her yerde yol u izlemek zorunda kalmıştır

Gece Kitaplığı
Çok zaman geçmedi ve şimdi ikinci kitabıyla karşınızda Haşim Aktaş İlk şiirlerindeki dağları ovaları ceylanları akarsuları yine taşıyıp gelmiş olağanüstü imge dağarcığıyla yine Anadolu da çınlayıp duran eski bir ses yankılanmış deyiş kokulu şiirlerinde Usta ozan Ahmed Arif tadında yazılmış dizelerde yeni duyuşlarla gelmiş Haşim Aktaş Önceki imgelere duyuşlara bir de Yol un sezgilerini eklemiş İnsan ı kâmil olma hedefini gizlemiş dize aralarına Yol her şeyden uludur der eskiler Peki nedir bu yol Ruhun yolculuğunda mineralden bitkiye bitkiden hayvana hayvandan insana ve onun ötesine akan serüvene yol diyoruz Ruh insan kılığında bu dem ya sonrası İnsan bir ara durak doğa yalnız yeryüzü değil İnsan bedeni yıldızlar yıldızlar arası da doğadır Yol deyince Anadolu da en başta Alevilik Bektaşilik gelir akıllara İnsanın kaynağını özünü bildiği altın çağlardan kalma bilgiler bu günlere dört kapı kırk makam ile semah danslarıyla şiirlerle taşınıp durmuş Bir de Şems i Tebrizi Muhyiddin Arabî gibi bilgeler gelmiş Konya ya Anadolu erdemlere böyle sahip çıkmış Yol ta Ana Tanrıça ya Anadolu da bilinen adıyla Ma Ana ya dek uzanır İnsanın kadim ezelden başlayan ve ebede giden öyküsüdür sırların sırrıdır Yol kendini Alevilik olarak da anlatır Bütün inançların özü odur Yol öyle büyük bir kaptır ki içine her şeyi alır Her yerde insana gideceği yönü göstermiştir Bütün den kopup gelen ışık kararak aşağıların aşağısına inmiş ve kaynağa dönmek için çırpınan canlar her zaman her yerde yol u izlemek zorunda kalmıştır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Gece Kitaplığı Yayınları
Çok zaman geçmedi ve şimdi ikinci kitabıyla karşınızda Haşim Aktaş İlk şiirlerindeki dağları ovaları ceylanları akarsuları yine taşıyıp gelmiş olağanüstü imge dağarcığıyla yine Anadolu da çınlayıp duran eski bir ses yankılanmış deyiş kokulu şiirlerinde Usta ozan Ahmed Arif tadında yazılmış dizelerde yeni duyuşlarla gelmiş Haşim Aktaş Önceki imgelere duyuşlara bir de Yol un sezgilerini eklemiş İnsan ı kâmil olma hedefini gizlemiş dize aralarına Yol her şeyden uludur der eskiler Peki nedir bu yol Ruhun yolculuğunda mineralden bitkiye bitkiden hayvana hayvandan insana ve onun ötesine akan serüvene yol diyoruz Ruh insan kılığında bu dem ya sonrası İnsan bir ara durak doğa yalnız yeryüzü değil İnsan bedeni yıldızlar yıldızlar arası da doğadır Yol deyince Anadolu da en başta Alevilik Bektaşilik gelir akıllara İnsanın kaynağını özünü bildiği altın çağlardan kalma bilgiler bu günlere dört kapı kırk makam ile semah danslarıyla şiirlerle taşınıp durmuş Bir de Şems i Tebrizi Muhyiddin Arabî gibi bilgeler gelmiş Konya ya Anadolu erdemlere böyle sahip çıkmış Yol ta Ana Tanrıça ya Anadolu da bilinen adıyla Ma Ana ya dek uzanır İnsanın kadim ezelden başlayan ve ebede giden öyküsüdür sırların sırrıdır Yol kendini Alevilik olarak da anlatır Bütün inançların özü odur Yol öyle büyük bir kaptır ki içine her şeyi alır Her yerde insana gideceği yönü göstermiştir Bütün den kopup gelen ışık kararak aşağıların aşağısına inmiş ve kaynağa dönmek için çırpınan canlar her zaman her yerde yol u izlemek zorunda kalmıştır

Gece Kitaplığı
Çok zaman geçmedi ve şimdi ikinci kitabıyla karşınızda Haşim Aktaş İlk şiirlerindeki dağları ovaları ceylanları akarsuları yine taşıyıp gelmiş olağanüstü imge dağarcığıyla yine Anadolu da çınlayıp duran eski bir ses yankılanmış deyiş kokulu şiirlerinde Usta ozan Ahmed Arif tadında yazılmış dizelerde yeni duyuşlarla gelmiş Haşim Aktaş Önceki imgelere duyuşlara bir de Yol un sezgilerini eklemiş İnsan ı kâmil olma hedefini gizlemiş dize aralarına Yol her şeyden uludur der eskiler Peki nedir bu yol Ruhun yolculuğunda mineralden bitkiye bitkiden hayvana hayvandan insana ve onun ötesine akan serüvene yol diyoruz Ruh insan kılığında bu dem ya sonrası İnsan bir ara durak doğa yalnız yeryüzü değil İnsan bedeni yıldızlar yıldızlar arası da doğadır Yol deyince Anadolu da en başta Alevilik Bektaşilik gelir akıllara İnsanın kaynağını özünü bildiği altın çağlardan kalma bilgiler bu günlere dört kapı kırk makam ile semah danslarıyla şiirlerle taşınıp durmuş Bir de Şems i Tebrizi Muhyiddin Arabî gibi bilgeler gelmiş Konya ya Anadolu erdemlere böyle sahip çıkmış Yol ta Ana Tanrıça ya Anadolu da bilinen adıyla Ma Ana ya dek uzanır İnsanın kadim ezelden başlayan ve ebede giden öyküsüdür sırların sırrıdır Yol kendini Alevilik olarak da anlatır Bütün inançların özü odur Yol öyle büyük bir kaptır ki içine her şeyi alır Her yerde insana gideceği yönü göstermiştir Bütün den kopup gelen ışık kararak aşağıların aşağısına inmiş ve kaynağa dönmek için çırpınan canlar her zaman her yerde yol u izlemek zorunda kalmıştır